Ana içeriğe geç
Sözlük

tutulma ile cümle

tutulma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu yüzden Dünya’nın umbra konisi, ay tutulması esnasında Ay’ı tamamen kaplayabilir.Z toho dôvodu dokáže kužeľ umbry na Zemi úplne zakryť Mesiac počas zatmenia Mesiaca.
Bu yıl içinde iki tam ay tutulması oldu.V tomto mesiaci objavila meteority až dva.
Tam güneş tutulmasında Ay Güneş diskini tamamen kapatır ve Güneş koronası çıplak gözle görünür hâle gelir.Pri úplnom zatmení Mesiac celkom zakrýva slnečný disk a slnečná koróna je viditeľná voľným okom.
Güneş tutulması yeni ay evresinde, Ay Güneş ile Dünya'nın arasında iken oluşur.Nov je prvá fáza Mesiaca, pri ktorej sa Mesiac nachádza medzi Slnkom a Zemou.
Bunların çoğu sonuçlardan sorumlu tutulmayacaklarına dair güvence aldıktan sonra devam ediyordu.Niektorí pokračovali po uistení, že nebudú braní na zodpovednosť.
O dönemlerde Kızılkaya'da vergi defterleri tutulmaktaydı.Počas natáčania Upírskych denníkov žila v Atlante.
Bence geçmişte yaptıklarından sorumlu tutulmasına artık gerek kalmamalı.Už sa viac nemusíte báť o svoje životy, tie sú už minulosťou.
Saros 14 serisi 1298.1 yıl sürmüş ve 73 tane Ay tutulması evresi kapsamıştır.Za obdobie saros nastane 29 zatmení Mesiaca a 41 zatmení Slnka.
Sonraki en uzun Ay tutulması15 Haziran, 2011 tarihinde olacak.Úplné zatmenie Mesiaca nastalo dňa 15. júna 2011.
Daha sonra bu hayvanlar sürekli el altında tutulmaya gidildi.Ľavá ruka musela byť po celý čas jedenia ukrytá.
Gövdenin ince tutulması helikopterin isabet alma ihtimalini azaltacaktı.Pri nehode mohlo byť núdzovo odrezané lano.
Fakat yeniçeriler tarafından çok tutulmaktaydı ve bunun için canına dokunulması uygun görülmemekteydi.Viselo však pre ňu veľmi vysoko, nedosiahla na neho a musela si nechať prejsť chuť.
Ama seyirci tarafından pek tutulmadı.Odvracia sa ľahko od diváka.
Writeback (yüksek riskli) Bu yöntemde de sadece metaların günlüğü tutulur, dosya içeriklerinin tutulmaz.Writeback (voľbou „data=writeback“), kedy sa žurnálujú metadáta, ale nie obsah.
Devlet mührünün mührü Slovakya cumhurbaşkanı tarafından tutulmaktadır.Pečatidlo štátnej pečate uschováva prezident Slovenskej republiky.
1922 yönettiği bir ekip Avustralya'daki güneş tutulmasını fotoğrafladı.V letu 1922 je vodil odpravo v Avstralijo kjer je fotografiral Sončev mrk.
Bu yüzden herhangi bir bölge için güneş tutulması çok ender bir olaydır.Zaradi tega je približevanje planetom zelo redko.
1851'de bir Güneş tutulması esnasında protuberansların Güneş'e ait olduğunu ispat etti.Ob Sončevem mrku leta 1851 je dokazal da protuberance pripadajo Soncu in ne Luni.
Espri yapmayı çok sever ama esprileri pek tutulmaz.Rad se je šalil, čeprav so bile njegove šale pogosto krute.
Bu hat devriyerle tutulmaktaydı ve özellikle geceleri çok güvensizdi.Ob suši so jih celo stražili, posebno ponoči.
Güneş tutulmasını incelemek için birçok gezi heyetine başkanlık etti.Odpotoval je na večje število odprav za opazovanje Sončevih mrkov.
22 Temmuz - Tarihin en uzun süreli Güneş tutulması gerçekleşti.22. julij - Najdaljši sončev mrk v 21. stoletju.
Olaydan bir kız çocuğu sorumlu tutulmaktadır.Deklica je tista, zaradi katere se vrši dogajanje.
10 Mayıs - Güneş tutulması gerçekleşti.31. maj - obročast Sončev mrk.
Alacakaranlık Efsanesi: Tutulma'da karakteri Boo Boo Stewart canlandırmıştır.Filmsko je Setha Clearwaterja upodobil Boo Boo Stewart.
Tesislere kadar olan yol asfalt olup yıl boyunca açık tutulmaya çalışılmaktadır.Cesta je večinoma dvopasovna, asfaltna in odprta vse leto.
Güneş tutulmasını gözlemledi ve Güneş'in spektroskopisi üzerinde çalıştı.Prvi je proučeval spektre Sončeve korone in se ukvarjal s spektroskopijo Sonca.
Demek ki depremin nedeni güneş tutulmasıdır.Zgled za posmrtno življenje je bilo potovanje Sonca.
Kocasının gölgesi yüzüne düştüğünde ise, tutulma olduğuna inanılırdı.Ko vidita ženin obraz, opazita, da je zelo pretepena.
Hiçbir kimyasal işleme tabi tutulmamıştır.Vendar zaradi novih idej pri kemikih ni bila pozitivno sprejeta.
Cenaze töreninin olduğu gün Güneş Tutulması vardı.Jo laidojimo dieną buvo saulės užtemimas.
Hayvanlar stes faktörlerinden uzak tutulmalıdır.Gyvūnai laikosi būriais.
Bu opera eseri İtalya'da hiç tutulmadı.Dailininkas niekuomet nebuvo išvykęs iš Italijos.
Bir tutulması esnasında ortaya çıkan gölge tam olarak saniyede 1 km hızla ilerler.Objektas, kuris juda pastoviu 1 m/s greičiu, per vieną sekundę įveikia vieną metrą atstumo.
2 milyon kişinin insanlık suçu işlenerek öldürülmesinden sorumlu tutulmaktadır.Atsakinga už milijonų žmonių genocidą.
Köyde ilköğretim okulu vardir ama ögrenci sayisi az oldugundan su an kapali tutulmaktadair.Mokykla kaimelyje uždaroma, o senelis staiga pajunta mirties artėjimą.
Espri yapmayi çok sever ama esprileri pek tutulmaz.Nemėgsta niurkymo, tačiau suerzintos skaudžiai nesidrasko.
Bunların çoğu sonuçlardan sorumlu tutulmayacaklarına dair güvence aldıktan sonra devam ediyordu.Enamus jätkasid, kui neile kinnitati, et nad ei vastuta tagajärgede eest.
MÖ 780 — İlk tarihi Güneş tutulması Çin'de kaydedildi.0781 eKr – Hiinas registreeriti esimene ajalooline päikesevarjutus.
Piyade Tümeni tarafından tutulmaktadır.Või hoidsid nad jalaväge?
Bu sistemle hizmet maliyeti çok düşük tutulmaktaydı.Loomulikult arvestati teenuselt ka väike tasu.
Güneş tutulmasını incelemek için birçok gezi heyetine başkanlık etti.Homöopaatia toimimise kontrollimiseks on läbi viidud mitmeid uuringuid.
Ancak sigorta şirketinin sağladığı hizmetlerde meydana gelen kusurlardan acente sorumlu tutulmaz.Alati on ka riske, mida kindlustusseltsid ei kindlusta.
Çin'de güneş tutulması yaşandı.Hiinas sai valdavaks mahajaana.
Kulaklar düzenli olarak kontrol edilmeli ve tırnaklar kısa tutulmalıdır.Silmi ja kõrvu tuleb regulaarselt puhastada, et need puhtad püsiksid.
4 Ocak — Parçalı güneş tutulması yaşandı.2011. aasta 4. jaanuari päikesevarjutus: leidis aset osaline päikesevarjutus.
2006 - Dünya'nın büyük bir bölümünde gözlemlenen tam güneş tutulması gerçekleşti.1999 – toimus Euroopas nähtav täielik päikesevarjutus.
Hiçkimsenin veya hiçbir şeyin yaptıklarından dolayı sorumlu tutulmasını istemedi.Mitte kedagi ei tohi panna vastutama tegude eest, mida ta ei ole toime pannud.
Mükemmel bir şekilde yeniden işleme tabi tutulmasıyla LFTR'ler, toryum yakıtının yaklaşık %99'unu tüketebilir.Hall-Heroult meetodil on võimalik toota 99% sisaldusega alumiiniumi.
Ancak bu görüş pek tutulmamıştı.Selline käsitlus ei tundu aga ammendav.
Günümüzde taşın parçaları gümüş bir çerçeveyle bir arada tutulmaktadır.Praegu on linnus koos Kiviloo mõisahoonega eravalduses.
Bu hükümet Avusturya-Macaristan tarafından tutulmaktaydı.Bosnia läks Austria-Ungari kontrolli alla.
Piyade Tümeni tarafından tutulmakta olan mevziler üzerinden bir kaçış başarıldı.Sõjaväe territooriumi piiravate okastraattõkete juures toimus miiting.
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötü5분동안 아무 표정도 짓지 않아요. 이건 야유를 듣는 것보다 더 힘들어요.
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötüCinci minute, nu primesc nimic. E chiar mai rău decât avalanşa de întrebări.
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötüDat is erger dan bespot worden. Mensen haten dit.
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötüDonc pendant 5 minutes, rien. C'est pire que d'être interrompu.
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötüDurante 5 minutos, nada, e isso é pior do que ser-se interrogado publicamente.
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötüDurante 5 minutos no pasa nada. Esto es peor que las interrupciones.
5 dakika boyunca, tepkisiz ve bu soru yağmuruna tutulmaktan bile daha kötüEi minkäänlaista palautetta -- pahempaa kuin tulla keskeytetyksi ikävillä kommenteilla.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod