Hiçbir kimyasal işleme tabi tutulmamıştır.Δεν υπάρχουν χημικοί έλεγχοι.
Tutulma'da, Bella ile Edward nişanlanıyor ve Şafak Vakti'inde de evleniyorlar.Στο τέλος της Έκλειψης, η Μπέλα αρραβωνιάζεται τον Έντουαρντ, και παντρεύονται στη Χαραυγή.
Buna Ay tutulması denir.Ο χρόνος αυτός ονομάζεται συνοδικός μήνας.
Mesela İrlanda'da 1990'lı yılların başına kadar kontrol altında tutulmaya devam edilmiştir.Στην Ιρλανδία ήταν υπό λογοκρισία μέχρι το 2000.
Güneş ve ayın tutulması Yelbeğen’in bu gökcisimlerini yemesi olarak anlatılır.Το ότι ζούμε και υγιαίνουμε το οφείλουμε στον ήλιο.
Demek ki depremin nedeni güneş tutulmasıdır.Έτσι θα πρέπει να πω, «Ο ήλιος είναι η αιτία της θέρμανσης».
Bu veriler ayrı iki dosyada tutulmaktadır.Το αποτέλεσμα περιλήφθηκε σε δύο αναφορές.
Uzun süre tedavi edilen hastalar (özellikle bir yıldan fazla) düzenli kontrol altında tutulmalıdır.Η νόσος μπορεί να σταθεροποιηθεί σε κάποιους ασθενείς για μεγάλα χρονικά διαστήματα (μακροχρόνια ύφεση).
General bu üç takımın en iyi elemanlarının iyi bir çalışmaya tabi tutulmaları emrini verdi.Μάλιστα διέθεσε επτά από τους καλύτερους αξιωματικούς της προσωπικής φρουράς του για τον έλεγχό τους.
Onlar evin temiz tutulmasını isterler.Holde hjemmet ryddeligt.
Ancak bu görüş pek tutulmamıştı.Som bekendt var denne indstilling forgæves.
4 Ocak — Parçalı güneş tutulması yaşandı.4. november – delvis solformørkelse.
Ay ve Güneş tutulmasını hesapladılar.Jeg har bestemt Solen og Månens bane.
Baltık ülkelerinde sıcaklık değerlerinin kaydı 250 yıldır tutulmaktadır.Kontinuerlige temperaturmålinger fra det baltiske område dækker ca. 250 år.
Bu opera eseri İtalya'da hiç tutulmadı.Serien har aldrig rigtigt slået an i Italien.
(Daha çok Prof. Farnsworth'le aynı kan grubundan olduğu için yakınında tutulmaktadır.)(Her boede han blandt andet sammen med Larica-sanger Kristian Nielsen).
15 Ocak - Halkalı güneş tutulması meydana geldi.15. juni – Total måneformørkelse.
Kullanılmadığı zamanlarda Kadeh mücevher işlemeli bir kutunun içinde tutulmaktadır.Når pokalen ikke er i brug, bliver den opbevaret i et juvelbesat skrin.
Her halukarda bu iddiaların Britannicus'un düşmanları tarafından yapıldığı hatırda tutulmalıdır.Herfra angives historien at være fra nefiternes kongers optegnelser.
Tam güneş tutulmasında Ay Güneş diskini tamamen kapatır ve Güneş koronası çıplak gözle görünür hâle gelir.Ved en total formørkelse dækker Månen helt solskiven, og Solens korona bliver synlig for det blotte øje.
Dünya, Ay ve Güneş'in bazı değişik durumları kısmi Ay tutulmasını sağlar.Derfor forløber Månens og Solens tilsyneladende baner tæt ved hinanden.
Tesislere kadar olan yol asfalt olup yıl boyunca açık tutulmaya çalışılmaktadır.Register for Selvmordsforsøg er under udvidelse, og skal på sigt dække hele landet.
Fakat miktar çok yüksek tutulmamalıdır.Stavene må ikke være for høje.
Bu itibar daha sonraki bilgisayar fraktral yapılarının tutulmasının habercisi oldu.Mark I blev forløberen for de senere EDB-anlæg.
20 Mayıs - Güneş tutulması, Pasifik, Kuzey Amerika ve Asya'dan görüldü.20. mai – En ringformet solformørkelse var synlig over Stillehavet, Asia og Nord-Amerika.
Baltık ülkelerinde sıcaklık değerlerinin kaydı 250 yıldır tutulmaktadır.Temperaturmålinger fra Baltikum har funnet sted i 250 år.
Amerika Birleşik Devletleri Kuvvetleri tarafından kontrol altında tutulmaktadır.Han holdes imidlertid i forvaring av amerikanske myndigheter.
Bu 2007 yılında meydana gelen iki ay tutulmasının ikincisidir.Det var den andre av to måneformørkelser i 2010.
Fakat miktar çok yüksek tutulmamalıdır.Hale: Skal ikke bæres ikke altfor høyt.
Tam güneş tutulmasında Ay Güneş diskini tamamen kapatır ve Güneş koronası çıplak gözle görünür hâle gelir.Under en total formørkelse dekker månen solskiven fullstendig, og koronaen blir synlig for det blotte øye.
Bu tahmini sonradan Arthur Eddington’un 1919’daki güneş tutulması gözleminde doğrulanmıştır.Fenomenet er oppkalt etter Arthur Eddingtons innsats på 1920-tallet.
Hibrit tutulmalar ender olarak görülür.Ordet hybrid er antagelig beslektet.
Bu nedenle yaban domuzu nüfusu kontrol altında tutulmaya çalışılır.Derfor er det bred interesse for å holde bestanden under kontroll.
Bart, Homer'ın güneş tutulması için yaptığı aleti bozar.Bart spør Homer om hva han skal gjøre.
Adamlarının cesaretine ve disipline güvenen Sezar hatların tutulmasını emretti.Cæsar stolte på disiplinen og motet til sine soldater, og gav ordre om at de bare skulle holde linjen.
Bu yıl içinde iki tam ay tutulması oldu.Dermed ble det avholdt to avstemninger dette året.
Şubat 2009'da Summit Tutulma için çalışmalara başlayacaklarını doğruladı.I februar 2009 ble det meldt at byggingen ville begynne neste måned.
Gut hastalığına tutulması nedeniyle geri döndü ve sadece üç ay sonra öldü.På grunn av alvorlig sykdom ble han løslatt fra fengsel etter tre måneder og døde kort etter.
Olaydan bir kız çocuğu sorumlu tutulmaktadır.Et kvinneliv er styrt av tilfeldighetene.
Bence geçmişte yaptıklarından sorumlu tutulmasına artık gerek kalmamalı.Han skal tidligere ha vært ansvarlig for arbeidet i India.
Kulaklar düzenli olarak kontrol edilmeli ve tırnaklar kısa tutulmalıdır.Ørene er store og hengende og bør kontrolleres regelmessig.
Bunlardan en çok ikisi tam tutulma olabilir.Selvsagt klarer de å komplisere begge deler mer enn nødvendig.
26 Ocak - Güneş tutulması, Güney Afrika, Antarktika ve Güney Atlantik'ten görüldü.26. februar – En total solformørkelse er synlig fra Jorden i Stillehavet, Mellom-Amerika og Atlanterhavet.
"Delik kapatıldı, Gördes Barajı'nda tekrar su tutulmaya başlandı".«Rob frisk og snart tilbake i hockey-buret».
Ay tutulması gerçekleşti.Gjennomførte andre månelanding.
Yahudilikte dinden çıkanlar için yas tutulmaz.Sebagai imbalannya negara-negara kafir berjanji tidak akan menganiaya orang-orang Yahudi.
Deneyin başarılı olmasına rağmen tasarım Mehmet Ali Paşa tarafından tutulmadı.Meskipun percobaannya sukses, tapi desain pompanya ditolak oleh Muhammad Ali Pasha.
29 Nisan - Güneş tutulması oldu.29 April – gerhana matahari cincin terjadi.
Roket basınçlandırılır ve fırlatılırken, seyirciler güvenli bir mesafede tutulmalıdır.Pada saat memompa dan peluncuran roket, para personel harus menjaga jarak yang aman.
Onun öldüğü gün bir tutulma da yaşanmıştır.Hari kematiannya itu diperingati sebagai hari perayaannya.
Saros 14 serisi 1298.1 yıl sürmüş ve 73 tane Ay tutulması evresi kapsamıştır.Durasi seri Saros 33 adalah 1298,1 tahun, dan berisi 73 gerhana bulan.
Bazı tıp uzmanları, seviyenin 120/80 mmHg’den aşağıda tutulmasını tavsiye etmektedir.Sejumlah praktisi medis menyarankan agar tekanan darah dijaga pada level di bawah 120/80 mmHg.
Uygulanması durumunda ise tek seferde 15 dakika ile sınırlı tutulmalıdır.Dan jika hal ini dilakukan, harus dibatasi hanya selama 15 menit saja setiap kali.
Diğer taraftan Phobos'un tam olarak tutulması neredeyse her gece görülür.Di sisi lain, Gerhana Bulan dari Phobos sangat umum, terjadi hampir setiap malam.
MÖ 780 — İlk tarihi Güneş tutulması Çin'de kaydedildi.781 SM - Gerhana matahari pertama dicatat di Tiongkok.
Ancak görevliler gözetim altında tutulmalıdır.Segeralah mereka mengontak petugas pengawas.
Bu yüzden herhangi bir bölge için güneş tutulması çok ender bir olaydır.Karena hal ini, rilisan single-singlenya menjadi jarang.
Bu veriler ayrı iki dosyada tutulmaktadır.Hal ini disahkan dengan dua dokumen.
Buna karşın Ay tutulması dolunay evresinde Dünya Güneş ile Ay'ın arasında olduğunda oluşur.Sebaliknya, gerhana bulan terjadi saat bulan purnama, ketika Bumi berada di antara Matahari dan Bulan.
Güneş tutulması yeni ay evresinde, Ay Güneş ile Dünya'nın arasında iken oluşur.Gerhana matahari terjadi ketika bulan baru, saat Bulan berada di antara Matahari dan Bulan.