Kamo'nun tutuklanmasından sonra Lenin tutuklanmaktan korktu ve eşiyle birlikte Finlandiya'dan ayrıldı.بعد سماع خبر القبض على كامو، خشي لينين أن يُقبض عليه هو أيضاً، فهرب من فنلندا مع زوجته.
"Bilgisayar suçundan genç biri tutuklandı", "Banka tahrifatından sonra hacker yakalandı"..."تم القبض على شاب لجريمة حاسوب"، "تم القبض على هاكر لتلاعبه بالبنك"...
El-Şerif'in tutuklanmasından bir gün sonra, araba kullanmaktan başka bir kadın gözaltına alındı.وتلى اليوم الذي اعتقلت فيه الشريف، اعتقال سيدة أخرى بسبب قيادتها السيارة.
Lizzie belgeyi imzalamamakta direnince, onu hayat kadını olmak suçundan tutuklamakla tehdit ederler.بينما تُقاوم ليزى لعدم التوقيع يهددوا في نفس اللحظة بالقبض عليها كونها عاهرة .
Lizzie'ye eğer imzalamazsa Thomas'ın cinayet sebebiyle tutuklanacağı söylenir.يقال أنه إذا لم تُوقِع ليزى ستُعتقل بسبب جناية طوماس .
Rawi, Irak'ın ABD liderliğindeki işgali sonrasında 4 Haziran 2003'te tutuklandı.ألقي القبض على الراوي في 4 يونيو 2003، عقب غزو العراق بقيادة الولايات المتحدة.
Camm, cinayetlerden üç gün sonra hatalı kanıtlar nedeniyle tutuklanmıştı.أُلقي القبض على كام بعد ثلاثة أيّام مِن وقوع الجرائم بناءً على أدِلَّة مغلوطة.
Jace'in inkar etmesine rağmen, Sorgucu bir kez daha Jace'i tutuklar.وعند إنكار جايس, يسجن المحقق جايس مرة أخرى.
2009'da Suriye İstihbarat Genel Müdürlüğü tarafından tekrar tutuklandı ve 8 ay hapis cezasına çarptırıldı.وفي عام 2009 اُعتقل مرة أخرى من قبل قوات الأمن السورية وحُكِم عليه بالسجن ثمانية أشهر.
28 Şubat 1948 tarihinde çiftin saklandığı yer tespit edildi ve tutuklandılar.وفي 28 فبراير 1984 تم العثور على مكان اختفاء الزوجين وتم اعتقالهم.
12 Mart döneminde tekrar tutuklandı ve 3 yıl cezaevinde kaldı.و الٌقي القبض على سفيم بللي مرة أخرى في فترة 12 مارس و قضت في السجن ثلاثة أعوام.
Burada Fransız hükümeti tarafından tutuklanır.يتم دعمه من طرف الحكومة الفرنسية.
1965 yılında tutuklanmış ve 10 sene hapis yatmıştır.اعتقل في العام 1965 وقضى عشر سنوات في السجن .
“Yasak yayınları okumak ve muhalif derneklere üye olmak” nedeniyle 1898’de tutuklandı.عام 1898تم إلقاءالقبض عليه بسبب"قراءة المنشورات الممنوعةوانتمائه لجمعيات معارضة".
Terakki ve Amin döneminde tutuklananların sayısının, 17,000 ila 45,000 kişi arasında olduğu düşünülmektedir.وكان إجمالي عدد المقبوض عليهم خلال عدد عهد تراقي وأمين بين 17.000 إلى 45.000 شخص.
Tutuklandı ve polis şiddetinden dolayı acı çekti.وألقي القبض عليها وعانت من وحشية الشرطة.
İnsanlar tutuklanmaya, gözaltına alınmaya, kovuşturulmaya başlandı, davalar birbirini izledi.طُلب منهم ان يقوموا ويجلسوا ثم يقوموا مرة أخرى ثم فتح احدهم النار على اليهود وتبعه البقية.
O 1896 yılında tutuklandı ve Erivan'ın hapishanede bir yıl geçirdi.اعتُقل إساهاجيان في 1896 وقضى سنة في سجن في يريفان.
Kim Dotcom (eski adıyla Kim Schmitz) Yeni Zelanda'da tutuklandı ve iadeyi bekledi.وتم اعتقال كيم دوتكوم المعروف سابقاً ب كيم إشمتز في نيوزيلندا, وهو بانتظار تسليمه لحكومته.
Anna tutuklandıktan sonra Alex onun hayat hikayesini medya reklamcısı Max Clifford'a sattı.بعد اعتقال آنا في نيويورك، استأجر اليكس الإعلامية ماكس كليفورد، وباع قصته لصحيفة الديلي تلغراف.
23 kişi tutuklandı.تم القبض على تسعة وعشرين شخصا.
Yüzlerce OMON üyesi de tutuklandı.أكثر من مئة شخص أويغوري أعدموا .
Olaylarda beş kişi tutuklandı.وتم إلقاء القبض على خمسة أشخاص آخرين في القضية.
Tutuklanıp öldürülenlerin tam sayısı halen bilinmemektedir.لم يتم التعرف على أغلب القتلى والمفقودين حتى اليوم.
Olay günü tutuklananlar arasında marksist ekonomist Hacime Kavakami de bulunmaktaydı.ومن بين الأشخاص الذين ألقي القبض عليهم في هذا الحادث عالم الاقتصاد السياسي الماركسي كواكامي هاجيمي.
13 Mart 1978'de Eşber Yağmurdereli "Acilciler grubu kurucusu ve lideri olduğu" iddiasıyla tutuklanmıştır.وفي 13 مارس عام 1978م، تم اعتقاله بتهمة أنه مؤسس وقائد مجموعة جبهة حزب التحرير الشعبي التركي.
3000 kadar örgüt üyesi de tutuklandı .تم اعتقال أكثر من ثلاثة آلاف شخص.
Tutuklananlardan bazıları da çalışma kamplarına gönderildi.وتم إرسال الآخرين إلى معسكرات العمل.
Yaklaşık 1.700 kişi tutuklandı.اعتقال نحو 1700 شخص بسوريا.
1960 yılında 27 Mayıs Darbesinde Cumhurbaşkanı Celâl Bayar'ın tutuklanma operasyonunda görev aldı.وفى 2 مايو 1966 عين رئيساً للإذاعة وقت النكسة.
Gençlik yıllarında birkaç kez tutuklandı.وقد سبق اعتقاله عدة مرات في الثمانينيات.
İktidara gelir gelmez eski İttihat ve Terakkî liderlerinin birçoğu tutuklandı.وبمجرد مجيئهم الي السلطه تم القاء القبض علي الكثير من قاده الاتحاد والترقي السابقه.
Kızların suçlamaları yüzünden çok sayıda kişi tutuklanır.صدرت أحكام بالسجن على العديد من النساء اللواتي يخطفن الفتيات.
Tutuklanan iki beyazın erkek kıyafetleri giymiş kadınlar olduğu anlaşıldı.الشخصين ذوى البشرة البيضاء الذين اعتُقلوا عرف أنهم نساء مرتديين ملابس رجال .
Olaylarla ilgili olarak önce 3.151 kişi tutuklandı.وقد تقدم 1،415 شخص آخر بطلب للجوء.
4 Nisan 1553'de Servet Roma Katolik yetkilileri tarafından tutuklanmıştır ve Vienne'de hapsedilmiştir.في 4 أبريل من نفس العام، اعتقل سيرفيت بواسطة السلطات الكاثوليكية الرومانية، وسجن في فيين.
6 gazeteci daha tutuklandı".وأضاف أنه تم توقيف أربعة طلاب آخرين السبت.»
John Lilburne Parlamento üyelerine hakaret ettiği için tutuklanır.جون Limeburner كان محكوم عليه في شارلوت.
1970'li yıllarda hükümet karşıtı gösterilerde iki kez tutuklanır.في السبعينات تم سجنه عدة مرات من قبل السلطات بسبب نشاطاته السياسية في المنفى.
On üç kişi tutuklanmıştı.وألقي القبض على ثلاثة عشر المحتجين.
Darbecilerden biri intihar etti, diğerleri ise tutuklandı.وقتل أحد المتسللين وألقي القبض على آخر بينما فر الآخرون.
İlk icraat olarak kocasının katillerinin üzerine yürüyen Caterina çok geniş çaplı bir tutuklama başlatır.ومن اولى الخطوات الجدية التى اتخذتها كاترينا على نطاق واسع هى اعتقال كل من ساهم في قتل زوجها .
Tutuklanmasından sonra Sierra Leone'da büyük kutlamalar yapıldı.أدى اعتقاله إلى احتفالات ضخمة في جميع أنحاء سيراليون.
Tutuklamaların vardığı boyutu "İstanbul il teşkilatımız 50 kişiden oluşuyordu."ما نعرفه عن عمر متين، الذي قتل 50 شخصا في اورلاندو".
Çünkü kimse borçlarından dolayı tutuklanmamaktadır.فيما لم يلق القبض على أحد بسبب هذه الجرائم.
Stossel onların tutuklanmasını istemektedir.إلا أن الناصر أمر بالقبض عليه.
25 Ocak 2003 : 43 kişi tutuklandı.وأفرج عن سبعة وأربعين من 50 في يناير 1946؛ الثلاثة المتبقين أمضوا أشهرا إضافية في السجن.
Atilhan da tutuklandı ve 11 ay hapsedildi.واعتقل الطيهان وسجن 11 شهر.
1983 - Lyon Kasabı olarak da bilinen Nazi savaş suçlusu Klaus Barbie, Bolivya'da tutuklandı.1983 - بوليفيا تعتقل الضابط النازي كلاوس باربي.
Çapan Türk sınırında Türk Jandarma Güçleri tarafından yakalandı ve tutuklandı.غير أنها تمت محاصرتها، على الحدود التركية الفارسية، من قبل قوات المدفعية التركية ودمرت بالكامل تقريبًا.
Burada tutuklanıp 15 ay hapiste kaldıktan sonra serbest bırakıldı.أطلق سراحه وفريق الويب الخاص به بعد 15 يوما في الحبس.
Ancak orada tutuklanıp sorguya çekildi.مع ذلك، تم القبض عليه واعتقاله.
Pek çok üye toplama kamplarında tutuklandı, işkence edildi veya idam edildi.وتم القبض على العديد من الناشطين عبر الإنترنت في الرقة وتعذيبهم أو إعدامهم.
Ancak bu faaliyetleri sırasında defalarca kez tutuklanıp serbest bırakıldı.وقد أدت به هذه الأنشطة إلى تعرضه للسجن والنفي لمرات عديدة.
Şubat 1947'de ise bu partinin liderlerini Cumhuriyet'e karşı komplo kurmak iddiasıyla tutuklamışlardır.وفي ديسمبر 1961، ألقي القبض على زعماء أحزاب المعارضة لأنهم اتهموا بإعداد مؤامرة مناهضة للحكومة.
Olaylar sonunda yalanan veya tutuklanan biri yoktu.وفي النهاية الأخرى عدم التعلق أو فقد التعلق.
2004'te Yemen'da yakalanarak tutuklandı ve cezaevine konuldu; ancak Şubat 2006'da cezaevinden kaçtı.وسلمته أسبانيا في عام 2006 وتمت محاكمته؛ ومات في السجن في يونيو 2009.
Bu iddianın asılsız olduğu anlaşılınca eski eşi Emir Şeyh Hasan tutuklanmayıp bağışlandı.لحسن الحظ، تم تجاهل شهادتها ولم يلق القبض على القس فرانسيس دان.
Tutuklanıp hapse atıldılar.واعتقل وسجن.
Operasyon sırasında, şüpheli bir binbaşı tutuklanmıştır.ألقى القبض على جاسوس وقاده للقيادة.