Bernardo Provenzano, 1963'ten beri aranıyordu, 11 Nisan 2006 da tutuklandı.Bernardo Provenzano (Cosa nostra), ricercato dal 1963 e arrestato l'11 aprile 2006 a Corleone (PA).
O ve müritleri tutuklandılar.Fu incarcerato, lui e i suoi attori.
1942 yılında tutuklandı.Fu arrestato nel 1942.
Tutuklanmasından sonra Sierra Leone'da büyük kutlamalar yapıldı.Il suo arresto portò a numerose celebrazioni in tutta la Sierra Leone.
Sonrasında yapılan inceleme sonucu tutuklanmıştır.Successivamente l'indagine fu archiviata.
El-Şerif'in tutuklanmasından bir gün sonra, araba kullanmaktan başka bir kadın gözaltına alındı.Il giorno dopo l'arresto di al-Sharif, un'altra donna è stata arrestata per aver guidato un'auto.
1940'ta tekrar tutuklanıp, bir kez daha hapse atıldı.Venne arrestato e imprigionato nuovamente nel 1940.
Neredeyse bir yıl boyunca tutuklanmadı.Fu sospeso per un anno.
Almanya'nın teslim olması üzerine Mussert, 7 Mayıs 1945 tarihinde Lahey'deki NSB ofisinde tutuklandı.Dopo la resa della Germania, il 7 maggio 1945 Mussert fu arrestato nell'ufficio dell'NSB a L'Aia.
Ancak orada tutuklanıp sorguya çekildi.Esso fu portato via per essere interrogato.
O esnada aşağıdan siren sesleri gelir tahminen tutuklama yapmaya geliyorlardır.Mentre si sentono le sirene della polizia che si apprestano ad arrestarlo.
20 Ağustos gecesi tutuklanan Dubček, görüşmeler için Moskova'ya götürüldü.Dubček, che era stato arrestato nella notte dell'invasione, fu portato a Mosca per negoziare.
Efrosini, geride kaldı ve hemen yeni yönetim tarafından tutuklandı.Eufrosina fu lasciata indietro e subito imprigionata dal nuovo governo.
23 Mayıs 1945'te İngilizler tarafından tutuklandı.Infatti il 23 maggio 1945 fu infine arrestato dagli Inglesi.
Salvatore Rinella, 1995'ten beri aranıyordu, 6 Mart, 2003'te tutuklandı.Salvatore Rinella (Cosa nostra), ricercato dal 1995 e arrestato il 6 marzo 2003 a Palermo.
Vincenzo Iamonte, 1993'ten beri aranıyordu, 30 Temmuz 2005'te tutuklandı.Vincenzo Iamonte ('ndrangheta), ricercato dal 1993 e arrestato il 30 luglio 2005 a Reggio Calabria.
Weiland’ın tutuklanmasından sonra, grup dağılır.In seguito all'arresto di Weiland il gruppo si sciolse temporaneamente.
25 Temmuz - Mussolini tutuklandı.Il 25 luglio 1943, Mussolini venne arrestato.
23 kişi tutuklandı.In risposta, furono arrestate 23 persone.
Tutuklanmasının ardından Fransa'da, Soir'e aktarıldı.In seguito ad un arresto in Francia fu deportato in Italia.
Humeynî olaylardan sorumlu tutularak tutuklandı, 18 ay hapiste tutuldu.Trovato colpevole di lesioni personali gravi, viene incarcerato per 18 mesi.
Varujan tutuklandı ve hapslendi, onlar bir köye gönderdiliğini söylendi.Dopo essere stato arrestato e incarcerato, fu comunicato che stava per essere portato in un villaggio.
Bu iflas ve tutuklanma anlamına gelmektedir.Essa glissava, ad esempio, sull'arresto e sull'incarcerazione.
Suikastten kısa süre sonra tutuklanan Lee Harvey Oswald suikasti gerçekleştirmekle suçlandı.Aveva conosciuto Lee Harvey Oswald prima dell'attentato.
1977 yılında tutuklanıp cezaevine kondu.Nel luglio 1977 viene arrestata e condannata a una pena detentiva.
Carelli, 1 Mayıs 2008'de Tampa, Florida'da içkili araba sürdüğü için tutuklandı ama $500 ödeyerek çıktı.Il 1º maggio 2008 Carelli è stato arrestato a Tampa per guida in stato di ebbrezza.
Sarah babasının tutuklanması sırasında Jenny Burton takma adını kullanmaktadır.In inizio di carriera ha usato lo pseudonimo di Jenny Burton.
Tutuklanan SR yöneticiler Sibirya’dan ülke dışına atılır ve sonunda Avrupa’ya giderler.I leader degli SR arrestati furono espulsi dalla Siberia e si ritirarono in Europa.
17 Nisan'da Hüseyin Cahit tutuklandı.Il 17 ottobre fu occupata Huwaija.
Ayaklanmadan tutuklanan herkes vurulacaktır." dedi.Tutti coloro che saranno arrestati armi in pugno dovranno essere passati per le armi».
Mussolini'nin tutuklanmasından sonra serbest bırakıldı.Aveva eseguito l'arresto di Mussolini.
Bu süreçte Birleşik Krallık askerleri tarafından tutuklanan EOKA üyelerinin avukatlığını yapmıştır.Durante questo periodo ha difeso in tribunale numerosi combattenti EOKA arrestati dagli inglesi.
8 Mayıs'ta tutuklandı.Fu impiccato l'8 aprile.
Yetkililer Kuzey Irak'ta Aswad cinayeti ile ilgisi olan 4 kişiyi tutuklamıştır.Le autorità nord-irachene arrestarono quattro persone implicate nell'assassinio.
28 Mayıs'ta Faraj Şam kalesinde tutuklandı ve idam edildi.Il 28 maggio al-Nāṣir Faraj è arrestato e ucciso nella fortezza di Damasco.
Edoardo Contini, 2001 den beri aranıyordu, 14 Aralık 2007 de tutuklandı.Edoardo Contini (Camorra), ricercato dal 2000 e arrestato il 14 dicembre 2007 a Casavatore (NA).
Bunların 160'ı tutuklandı.Seicento furono catturati subito.
Orazio De Stefano, 1998 den beri aranıyordu, 22 Şubat, 2004'te tutuklandı.Orazio De Stefano ('ndrangheta), ricercato dal 1988 ed arrestato il 22 febbraio 2004 a Reggio Calabria.
Sandro Lo Piccolo,1998 deb beri aranıyordu, 5 Kasım 2007 de tutuklandı.Sandro Lo Piccolo (Cosa nostra), ricercato dal 1998 e arrestato il 5 novembre 2007 a Carini (PA).
1940'ta Gestapo tarafından tutuklandı ancak kısa sürede serbest bırakıldı.Viene arrestata dalla Gestapo nel 1940 e condannata a morte.
Olay yerine gelen polisler onları tutuklar.Inseguito interverranno le guardie che li fermeranno.
Mustafa Bağdat, ertesi gün tutuklandı.Nella stessa notte Mujib venne arrestato.
Tutuklandı ve birkaç meslektaşı ile birlikte Moskova'ya götürüldü.A Mosca fu imprigionato con alcuni membri della sua famiglia.
Giuseppe Balsano, 1993'ten beri aranıyordu, 21 Mayıs, 2002 de tutuklandı.Giuseppe Balsano (Cosa nostra), ricercato dal 1993 e arrestato il 21 maggio 2002 a Monreale (PA).
Giuseppe Bellocco, 1997 den beri aranıyordu,16 Temmuz 2007 de tutuklandı.Giuseppe Bellocco ('ndrangheta), ricercato dal 1997 e arrestato il 16 luglio 2007 a Mileto (VV).
Tutuklama olmayacak".E non viene processato».
Halep dolaylarında yüzlerce gösterici öldü ve sekiz bin kişi tutuklandı.Ne seguono scontri e 800 arresti.
Papalık merkezi olmakla beraber Papa Vigilius Sicilya'da tutuklanmış olarak bulunmakta idi.Dopo essere stato legato di papa Innocenzo VI in Sicilia.
Silah taşıma, rozet takma ve tutuklama yetkisine sahiptir.Diritto a portare e detenere armi.
Tugaya mensup askerler tutuklanarak Sırbistan'daki askeri esir kamplarına nakledildi.In seguito i partigiani furono internati in campi di prigionia svizzeri.
Sonunda ilerleyen Müttefik askerleri tarafından tutuklandı.Verso la fine della guerra è fatto prigioniero dalle truppe alleate.
Haziran 2010'da Belçika'da tutuklandı ve üç hafta sonra serbest bırakıldı.Il 12 giugno 2010 venne liberato e pochi giorni dopo fece ritorno in Svizzera.
Kendisi de iki defa tutuklandı.Arrestato due volte.
Andrea Adamo, 2001 den beri aranıyordu, 5 Kasım 2007 tutuklandı.Andrea Adamo (Cosa nostra), ricercato dal 2001 e arrestato il 5 novembre 2007 a Carini (PA).
Birkaç gün sonra, 14 Eylül günü tutuklanan Oktay, Toptaşı Cezaevi'ne konuldu.Qualche giorno dopo, dal 9 novembre, Gaeta fu posta in stato di assedio.
Darbe planına göre Kral Michel, Ion Antonescu'yu çağıracak ve onu tutuklatacaktı.Per guadagnare tempo, il re negò il golpe, dicendo che Ion Antonescu era libero.
Tutuklandı, bir ay tutuklu kaldı.Arrestato preventivamente e detenuto per un mese.
Kızı Işık da bu yıl tutuklanır.Anche la confraternita, in quello stesso anno, deve essere sciolta.
Bu durum bir üniversite hocasının düşünce suçuyla tutuklanmasının ilk örnekleri arasındadır.Si ritiene sia il primo caso in cui uno studente inglese viene imprigionato per una truffa di questo genere.
5 Mart 2014 tarihinde Nijer'de tutuklandı ve Libya'ya iade edildi.Nel marzo 2005 fu arrestato in Argentina e estradato in Cile.