Ana içeriğe geç
Sözlük

tutukla ile cümle

tutukla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Razor dahil diğer herkes tutuklanır.Todos fueron arrestados, incluyendo Raspe.
Başkan yardımcısı ve Slattery tutuklanır.Mientras que Slattery y el vicepresidente Rodríguez son arrestados.
Mart 2003'te, saldırı için para sağladığına inanılan beş kişi İspanya'da tutuklandı.En marzo de 2003, cinco personas fueron detenidas en España, desde donde fue financiado este ataque.
Ayaklanmadan tutuklanan herkes vurulacaktır." dedi.Se disparará a cualquiera que salga de su casa; no habrá arrestos."
1648 sonunda Charles "Hurst Castle" şatosuna ve sonra da Windsor Sarayı'na nakledilip tutuklandı.Carlos fue trasladado al castillo de Hurst a finales de 1648, y después al castillo de Windsor.
8 Mayıs 1947 tarihinde Kamu Güvenlik Bakanlığı tarafından tutuklandı.El 8 de mayo de 1947, el servicio de seguridad polaco lo arrestó.
Ancak, 1 Ağustos 1945 tarihinde ABD askeri polisi tarafından tutukladı.Fue detenido finalmente el 1 de agosto de 1945 por la Policía Militar estadounidense.
Burada Fransız hükümeti tarafından tutuklanır.Es condecorada por el gobierno francés.
Fakat bu planı uygulayamadan tutuklandı.Sin embargo, fue asesinado antes de que pudiera llevar a cabo el plan.
1996 - Havaalanı yolunda Silah taşımaktan tutuklandı.En 1994, fue arrestado por llevar un arma en un avión.
Polis cinayetle ilgili iki kişiyi tutukladı.La policía detuvo a dos en relación con el incidente.
Bu esnada kısa süreli tutuklandı.Al poco tiempo, fue arrestado.
O da tutuklanmıştır.Él también fue detenido.
18 yaşındayken İsrail tarafından tutuklandı.Dejó Israel a los 18 años.
Tutuklanan SR yöneticiler Sibirya’dan ülke dışına atılır ve sonunda Avrupa’ya giderler.Los políticos del SR arrestados fueron expulsados de Siberia y terminaron en Europa.
Ordu Cole’un tutuklanmasını talep etti.Más tarde, la Royal Navy solicitó el arresto de Cole.
Bu sefer binlerce parti militanı öldürülecek ve 36.000 kişi tutuklanacaktır.Miles de cuadros del partido fueron asesinados y 36.000 fueron encarcelados.
Tüm çete tutuklanır.Pronto, la pandilla es arrestada.
Konsey diktatörün çöküşüne, tutuklanmasına ve hapsedilmesine karar verdi.Esto llevó a la caída, arresto y encarcelación del dictador.
İç Savaş | Civil War | Devlet Memuru Olursun Ya da Tutuklanırsın!¿Debe ser un oficial de policía a la fuerza o no?
Kamo Lenin'e tutuklanmasını ve hapishanede yaptığı deli taklidinden bahsetti.Kamó le contó a Lenin la historia de su arresto y cómo se había fingido lunático en la cárcel.
Radames ve Aida vatan hainliğinden tutuklanır.Luego él y Aida son arrestados por traición.
Korsanlar tutuklandı.Los piratas le capturaron.
Ned Stark'ın tutuklanması sırasında Altın Pelerinliler tarafından öldürüldü.Fue asesinado en el salón del trono durante el arresto de Ned Stark.
Tutuklananların arasında Doktor Hikmet Kıvılcımlı da bulunuyordu.Entre los detenidos se destacaban los intelectuales.
Aynı yılın sonunda İngilizler tarafından tutuklandı.La república fue anexada por los británicos el mismo año.
1943'te Gestapo tarafından tutuklanmıştır.En 1942 fue detenido por la Gestapo.
Kaçık general ve ekibi tutuklanır.El líder y muchos pandilleros son arrestados.
Hirodes onları tutuklattı, mahkemeye çıkarttı, hükmü verdirdi ve idam ettirdi.Herodes los arrestó, los llevó a juicio y los condenó a muerte.
Kendisi de iki defa tutuklandı.Fue retenido dos veces.
Sonuçta ikisi de 2003'te tutuklandılar.Ambas fueron cerradas en 2001.
Antonino Giuffrè,1993'ten beri aranıyordu, 16 Nisan, 2002 de tutuklandı.Antonio Giuffrè fue arrestado el 16 de abril del 2002.
1968 - James Earl Ray, Martin Luther King Jr.'u öldürmek suçundan tutuklandı.1968: en Estados Unidos, James Earl Ray es arrestado por el asesinato de Martin Luther King.
Bu baskında polisler 167 kişiyi tutukladı.El incidente mató a 167 trabajadores.
Sutude'nin tutuklanması, uluslararası toplumda yaygın bir şekilde kınanmıştı.El rechazo de los resultados por parte de Jammeh fue condenado por gran parte de la comunidad internacional.
Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır.Se opuso públicamente al régimen zarista y fue arrestado en varias veces.
100 kadarı da tutuklandı.Sólo un centenar aceptó.
Sonuç olarak Bad Kleinen'de Birgit Hogefeld ve Wolfgang Grams adlı iki RAF üyesi tutuklandı.Como resultado, Birgit Hogefeld y Wolfgang Grams fueron arrestados en Bad Kleinen.
Fakat Haddad tutuklanır ve üç yıl hapse mahkûm edilir.Sommer es arrestado y sentenciado a tres años de cárcel.
Çayan ve Bardakçı'nın tutuklanmasından sonra THKP-C eylemleri durmuştur.Çayan fue capturado.​ Después del arresto de los guerrilleros del THKP-C, comienzan los juicios.
3000 kadar örgüt üyesi de tutuklandı .Hubo tres mil detenidos.
Lenin'in tutuklanması ve verdiği kurtuluş mücadelesi filmin ana konusunu oluşturmaktadır.Su seguimiento y eventual rescate por Selina es la trama de la película.
11 Ocak 1967'de tutuklandı.El 11 de enero de 1976 volvió a ser arrestado.
1943 - Naziler, Beyaz Gül hareketi üyelerini tutukladılar.1943: en Alemania los nazis ejecutan a los miembros de la Rosa Blanca.
Tutuklamalar ve aramalar sıklaşınca Arpad kitapları yakmak zorunda kaldı.Las autoridades, después de discusiones y consultas, decidieron quemar el barco.
Jesse tutuklandı.Jesús fue arrestado.
Şehirde de tutuklamalar başlamıştı.Desde entonces comenzaron los ataques en la ciudad.
Tutuklandı ve birkaç meslektaşı ile birlikte Moskova'ya götürüldü.Fue capturado por los soviéticos y llevado a Moscú.
Tartışma esnasında polis gelir ve grubu ailelerini beklemek üzere tutuklayarak hücreye koyar.La policía llega y son llevados a una celda para esperar a sus padres.
"Isparta eski valisi Memduh Oğuz, FETÖ'den tutuklandı".«Hijo mayor de Pinochet fue detenido por fraude al Fisco».
Arkadaşları haksız yere tutuklanması ile ilgili imza kampanyası yürüttüler.El periodista denuncia a su empresa por despido improcedente.
1915'te Rus yetkililer onu tutuklayıp Çaritsyn'e sürgüne gönderildi.En 1915 fue arrestado por autoridades rusas y exiliado a Tsaritsin, actual Volgogrado.
Olaylar sonunda yalanan veya tutuklanan biri yoktu.Hasta el día de hoy, jamás se han aclarecido los hechos ni se ha detenido a ninguna persona.
Suikastten kısa süre sonra tutuklanan Lee Harvey Oswald suikasti gerçekleştirmekle suçlandı.Conoció a Lee Harvey Oswald antes del asesinato.
Birkaç defa tutuklandı ve sürgüne gönderildi.Fue detenido varias veces y exiliado.
Tutuklandıktan 9 ay sonra hakim karşısına çıkabildi.Lo mantuvieron secuestrado nueve días antes de procesarlo.
8 Mayıs'ta tutuklandı​​.Fue Emancipado día 8 de mayo.
Yazar anlatıcının neden tutuklandığına ya da yargılandığına dair bilgi vermez.Hasta ahora las autoridades sirias no han dicho dónde se encuentra ni el motivo de su detención.
Tutuklanmasından sonra Sierra Leone'da büyük kutlamalar yapıldı.Su arresto llevó a celebraciones masivas en toda Sierra Leona.
Filistinliler tutuklandı.Finalmente los patriotas filipinos fueron capturados.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod