Ana içeriğe geç
Sözlük

tutucu ile cümle

tutucu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Genellikle Dodgson politik, dini ve kişisel konularda tutucu olarak nitelendirilir.Трамп описував себе як консервативний, особливо у соціальних і релігійних питаннях.
Hamurunun en büyük özelliği yumurtasının çok fazla katılarak tutuculuğunun sağlanmasıdır.Головною особливістю соложеника є велика кількість яєць для його приготування.
Kararlı bir tutucu ve din savunucusuna dönüştü.Розлючений протестант і борець за віру.
File bağlantısı için özel file tutucu kanca kullanılır.Pro bezpečné uložení souborů je používán systém samo-šifrování.
Bu eleştiriler, yönetimin fazla sert ve tutucu olduğu yönündeydi.Kritikům však toto dílo připadalo příliš brutální a banální.
Kararlı bir tutucu ve din savunucusuna dönüştü.Stal se věhlasným kazatelem a zpovědníkem.
Göreceli olarak daha tutucu ve genel olarak erken dönem Budizmine en yakınıdır.Este de tendință relativ conservatoare, și în general e cea mai apropiată de budismul timpuriu.
Tutucu biri olmasına rağmen demokratik hareketi ve işçi ücret haklarını tasvip etti.Era un om conservator care nu a aprobat curentul democratic și drepturile muncitorilor.
Kuzey Amerikalılar cinsel ahlak açısından Avrupalılardan daha tutucudur.Nord-americanii sunt mai conservatori decât europenii în ceea ce privește moralitatea sexuală.
Buna rağmen çekirdek betonu eritecek endişeleri sebebiyle "çekirdek tutucu" icat edilmiştir.Ezután "engedelmességi feladatként" el kellett lovagolni félelmesnek látszó tárgyak mellett.
Fakat dinsel bakımdan hiçbir zaman tutucu olmamış ve eserlerinde devamlı düşünce aydınlığı göstermistir.A visszaemlékezések szerint nem látszott rajta félelem, s folyamatosan vidám volt.
Eğer tüm tutucular baskı altındaysa kuyruk arkasının pas tutması da gerekebilir.Viszont, ha a becsapódáshoz túl közel vagy, megcsókolhatod a hátsódat!
File bağlantısı için özel file tutucu kanca kullanılır.Tiedostojen hallintaan käytettiin File Manageria.
İlk başlarda bu tutucu yönüyle fazla ilgi görmeyeceği belirtildi.Έτσι εκ πρώτης όψεως φαίνεται άσκοπο το να κουβαλάμε τόσο μεγάλα κιάλια.
Toplum, özellikle kadının toplumdaki yeri konusunda tutucu davranmaya teşvik ediliyordu.Σε όλα διαφαίνεται ο κοινωνικός προβληματισμός, κυρίως για τη θέση της γυναίκας στην κοινωνία.
Yaklaşım mamafih çok tutucuydu.Το υπόλοιπο χέρι ήταν προτεταμένο.
Hıristiyan bir misyoner aileden gelmekle beraber tutucu ve entelektüel bir aile ortamı içinde büyümüştür.Han kom fra en kristen missionærfamilie og voksede op i et beskyttet og intellektuelt hjem.
Tutucu bir karaktere sahiptir.Han bærer en ceremoniel stav.
Geleneklerine bağlı tutucu bir babadır.Dåben som bærer af tradition.
Çin kültürünün dul bir kadının yeniden evlenmesine izin vermeyen tutucu gelenekleri pusuda bekler.I kinesisk kultur regnes man tradisjonelt ikke for voksen før man er gift.
Buna rağmen, Sangh Parivar’ın liderliğini yaptığı tutucu hindu milliyetçiler açıkça Siyonizmi savundu.Berbagai organisasi nasionalisme Hindu, yang dipimpin oleh Sangh Parivar, mendukung pendirian Israel.
İlk başlarda bu tutucu yönüyle fazla ilgi görmeyeceği belirtildi.最初は祐が自分に大して興味を持っていないことに気づいていた。
Üyelerini tutucu çevreler oluşturuyordu.のメンバーをもじったものになっていた。
Amerikan Ulusal Beyzbol Ligi (MLB)'de "Tutucu" mevkiinde oynamaktadır.オクラホマ州立大学では野球の他にアメリカンフットボールでもクォーターバック(QB)として活躍。
Tutucu Musevilik, korbanotun canlandırılmasını reddeder.アルミニウス主義は限定的贖罪を否定する。
Cenazesinde dokuz ile on bir kişi arasında yas tutucu vardı.葬儀には1万人を超える参列者があった。
Yakın dönemlerde tutucu Hindistan partileri ve kurumları Siyonizmi desteklemektedir.在当前的时代中,印度的保守党派和组织往往支持锡安主义。
Birçok Iraklı gibi o da krallığın toplumsal açıdan tutucu ve Batı yanlısı politikasına karşıydı.和许多伊拉克人一样,他讨厌君主政权的社会保守政策和亲西方政策。
Genellikle Dodgson politik, dini ve kişisel konularda tutucu olarak nitelendirilir.道奇森在政治、宗教與哲學方面偏向保守。
Bunlar: vurucu (K ya da PK), tutucu (H) ve uzun başlatıcıdır (LS).這些被認為是介於比主序星(例如太陽)和的巨星(像是畢宿五)之間。
Dumbledore, Potter'ları evlerini bir sır tutucu ile gizlemeleri konusunda uyarır.보디 씨는 와즈워스가 그들의 비밀을 경찰에 넘길 수 있다는 가능성을 손님들에게 명심하였다.
Ayrıca Sirius Black Potter'ların sır tutucusudur.시리우스 블랙은 해리 포터의 등장 인물이다.
Düşüncelerinde tutucuydu.너는 네 마음속으로 생각했었지.
Ailesi çok tutucudur.משפחתה הייתה שמרנית מאוד.
Ailesi tutucu Katolikti ve o da çocukluğunda kiliseye gitmiştir.הוריו היו קתולים ובילדותו שימש בתפקיד נער מזבח בכנסייה.
Ancak, tutucu kesimler bu ihlalleri, insan hakları kapsamı dışında bırakmak için yoğun çabalar harcadılar.Но той решава да преустанови опитите си да запази властта, струващи толкова много човешки жертви.
Yeni hükümetin giriştiği reformlar çok geçmeden tutucu çevrelerin tepkisine yol açtı.Novú kráľovnú čoskoro za neprimerané správanie sťali.
Göreceli olarak daha tutucu ve genel olarak erken dönem Budizmine en yakınıdır.Je relativno konservativna in večinoma najbližje zgodnjemu budizmu.
Babası genel kömür şirketini yöneten tutucu, kraliyet yandaşı olan bir Anglikan’dı.Oče je bil konservativen anglikanski rojalist, ki je upravljal lokalno premogovno podjetje.
Göreceli olarak daha tutucu ve genel olarak erken dönem Budizmine en yakınıdır.Ši mokykla yra ganėtinai konservatyvi ir apskritai ji yra pati artimiausia ankstyvajam budizmui.
Her okul oldukça tutucudur.Visos mokyklos suvalstybintos.
Toplum, özellikle kadının toplumdaki yeri konusunda tutucu davranmaya teşvik ediliyordu.Mees suhtus naise ühiskondlikku tegevusse toetavalt.
Daha tutucu grup Presbiteryenlerdi.Suundumuselt olid nad konservatiivsed.
İlk başlarda bu tutucu yönüyle fazla ilgi görmeyeceği belirtildi.Esialgu ei näidanud komisjon tema vastu üles mingit huvi.
Belki ağlıycan 3-5 gün... Yasımı tutucun...قد تبكين لثلاثة أو خمسة أيام.. ستكونين فى حزن شديد.
- Ben bir dede ifade proverb'd, benim için, ben bir mum tutucu ve açık göz -Căci Eu sunt proverb'd cu o frază strămoş, - voi fi o lumanare titularul şi priviţi, -
- Ben bir dede ifade proverb'd, benim için, ben bir mum tutucu ve açık göz -Car je suis avec une phrase proverb'd grand-père, - je vais être une bougie-titulaire et regarder, -
- Ben bir dede ifade proverb'd, benim için, ben bir mum tutucu ve açık göz -Denn ich mit Großvater Satz am proverb'd, - ich werde eine Kerze-Halter und blickt auf, -
- Ben bir dede ifade proverb'd, benim için, ben bir mum tutucu ve açık göz -Đối với tôi proverb'd với một cụm từ tổ tiên, tôi sẽ là một ngọn nến chủ và tìm kiếm,
- Ben bir dede ifade proverb'd, benim için, ben bir mum tutucu ve açık göz -För jag är proverb'd med en morfar fras, - Jag ska vara ett ljus-hållare och titta på, -
- Ben bir dede ifade proverb'd, benim için, ben bir mum tutucu ve açık göz -For jeg er proverb'd med en morfar sætning, - jeg vil være et lys-indehaveren og kigger på, -
- Ben bir dede ifade proverb'd, benim için, ben bir mum tutucu ve açık göz -I jestem proverb'd z wyrażenie dziadka, - będę świecznik i patrzeć na -
- Ben bir dede ifade proverb'd, benim için, ben bir mum tutucu ve açık göz -Lebo ja som proverb'd s výrazom dedka, - budem sviečky, držiak a pozrite sa na, -
- Ben bir dede ifade proverb'd, benim için, ben bir mum tutucu ve açık göz -Mert én vagyok proverb'd egy nagyapa kifejezés, - leszek gyertyatartó és nézz be, -
- Ben bir dede ifade proverb'd, benim için, ben bir mum tutucu ve açık göz -Neboť já jsem proverb'd s výrazem dědečka, - budu svíčky, držák a podívejte se na, -
- Ben bir dede ifade proverb'd, benim için, ben bir mum tutucu ve açık göz -Perché io sono proverb'd con una frase avo, - sarò un candeliere e guardare avanti, -
- Ben bir dede ifade proverb'd, benim için, ben bir mum tutucu ve açık göz -Por lo cual estoy proverb'd con una frase abuelo, - Voy a ser una vela titular y mirad, -
- Ben bir dede ifade proverb'd, benim için, ben bir mum tutucu ve açık göz -Porque eu sou proverb'd com uma frase avô, - eu vou ser uma vela titular e vede, -
- Ben bir dede ifade proverb'd, benim için, ben bir mum tutucu ve açık göz -난 조부 문구와 함께 proverb'd 오전 들면, - 나는 촛불 홀더하고,에 보일거야 -
- Ben bir dede ifade proverb'd, benim için, ben bir mum tutucu ve açık göz -Sebab aku proverb'd dengan frase kakek, - saya akan menjadi pemegang lilin dan melihat, -
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod