Ana içeriğe geç
Sözlük

tutuşma ile cümle

tutuşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
58
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Atmosferik patlamalar, ya da tam tutuşmalar, arabanızda olanlardan yaklaşık 15.000 kat uzun sürüyor.Atmosfäriska explosioner, eller full förbränning, tar cirka 15.000 gånger längre än de som sker i er bil.
Atmosferik patlamalar, ya da tam tutuşmalar, arabanızda olanlardan yaklaşık 15.000 kat uzun sürüyor.Atmosferische explosies of ontbrandingen, duren ongeveer 15.000 keer langer dan de ontbrandingen in uw auto.
Atmosferik patlamalar, ya da tam tutuşmalar, arabanızda olanlardan yaklaşık 15.000 kat uzun sürüyor.Eksplozje atmosferyczne, spalanie paliw trwa tam około 15 tysięcy razy dłużej niż w silniku w aucie.
Atmosferik patlamalar, ya da tam tutuşmalar, arabanızda olanlardan yaklaşık 15.000 kat uzun sürüyor.Légköri robbanások vagy teljes tűzvészek körülbelül 15000-szer hosszabb ideig tartanak mint az autódban.
Atmosferik patlamalar, ya da tam tutuşmalar, arabanızda olanlardan yaklaşık 15.000 kat uzun sürüyor.Nổ trong không khí hay cháy hoàn toàn diễn ra chậm hơn 15,000 lần so với những phản ứng trong động cơ xe.
Atmosferik patlamalar, ya da tam tutuşmalar, arabanızda olanlardan yaklaşık 15.000 kat uzun sürüyor.פיצוצים אטמוספיריים, או בעירה מלאה, דורשים יותר מפי 15,000 זמן מאשר מה שקורה ברכב שלך.
Atmosferik patlamalar, ya da tam tutuşmalar, arabanızda olanlardan yaklaşık 15.000 kat uzun sürüyor.الإنفجارات الجوية٬ أو الإحتراق الكلي يستغرق وقتا أطول ب15,000 مما تستغرقها العملية في سيارتك.
Atmosferik patlamalar, ya da tam tutuşmalar, arabanızda olanlardan yaklaşık 15.000 kat uzun sürüyor.自動車の中で起こる反応の1万5千倍という時間がかかります。 しかしそれでも私たちはその反応を観察します。
Atmosferik patlamalar, ya da tam tutuşmalar, arabanızda olanlardan yaklaşık 15.000 kat uzun sürüyor.虽然这里大气爆炸完全燃烧要比 私家车慢1.5萬倍
El ele tutuşmak.- "Držaťsa za ruky."
El ele tutuşmak.Nắm tay.
El ele tutuşmak.Se tenir la main.
El ele tutuşmak.-Tenersi per mano.
El ele tutuşmak. Tüm gece boyunca telefonda konuşmak.- Držení za ruce - Telefonování celou noc!
El ele tutuşmak. Tüm gece boyunca telefonda konuşmak. Evlenmek.Händchen halten Am Telefon den ganzen Abend miteinander quatschen Heiraten!
El ele tutuşmak. Tüm gece boyunca telefonda konuşmak. Evlenmek..
El ele tutuşmak. Tüm gece boyunca telefonda konuşmak. Evlenmek.- Tinutul de mana . - Vorbitul la telefon toata noaptea! &...
El ele tutuşmak. Tüm gece boyunca telefonda konuşmak. Evlenmek.-Trzymanie się za ręce - Rozmowa przez telefon całą noc!
El ele tutuşmak. Tüm gece boyunca telefonda konuşmak. Evlenmek.להחזיק ידיים, לדבר בטלפון כל הלילה להתחתן!
El ele tutuşmak. Tüm gece boyunca telefonda konuşmak. Evlenmek.-و إمسك بيدي و أتحدث معه طوال الليل بالهاتف -طوال الوقت
El ele tutuşmak. Tüm gece boyunca telefonda konuşmak. Evlenmek.ペク・スンジョだらけじゃん!
El ele tutuşmak. Tüm gece boyunca telefonda konuşmak.Hålla hand Prata i telefon hela natten!
El ele tutuşmak. Tüm gece boyunca telefonda konuşmak.-Handen vasthouden -Praten aan de telefoon de hele nacht lang!
El ele tutuşmak.-Να με κρατήθουμε χέρι-χέρι.
El ele tutuşmak.Да се държим за ръце.
El ele tutuşmak.- Держаться за руки.
Her şeyi bir araya getir ve sonra tutuşmasını bekle.Donc les mettre ensemble, puis laisser jaillir les étincelles.
Her şeyi bir araya getir ve sonra tutuşmasını bekle.E metterli insieme, e lasciare che le scintille volassero.
Her şeyi bir araya getir ve sonra tutuşmasını bekle.Ik bracht ze samen en liet de vonken gewoon overspringen.
Her şeyi bir araya getir ve sonra tutuşmasını bekle.그들을 모으고, 불꽃이 피도록 해보자. 라면서요.
Her şeyi bir araya getir ve sonra tutuşmasını bekle.Összehozni őket és nézni, ahogyan a tehetségek szikrát szórnak.
Her şeyi bir araya getir ve sonra tutuşmasını bekle.Sie zusammenbringen und einfach Funken sprühen lassen.
Her şeyi bir araya getir ve sonra tutuşmasını bekle.Şi să-i punem împreună şi doar să lăsăm scânteile să sară.
Her şeyi bir araya getir ve sonra tutuşmasını bekle.Y juntarlos y dejar las cosas surgir.
Her şeyi bir araya getir ve sonra tutuşmasını bekle.Просто да ги събера и да оставя искрите да прехвърчат.
Her şeyi bir araya getir ve sonra tutuşmasını bekle.ולשים אותם יחד ולתת לניצוצות לעוף.
Her şeyi bir araya getir ve sonra tutuşmasını bekle.و لنضعهم معا و فقط لنشاهد الشرارت تتطاير.
Her şeyi bir araya getir ve sonra tutuşmasını bekle.私たちはケープタウンの近くにある 今は使われていないホテルを購入しました
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum.A uvědomil jsem si, že Newyorčané se nedrží za ruce.
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum.Et je me suis rendu compte que les New Yorkais ne se tiennent pas la main ;
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum.그리고 저는 뉴요커들이 손을 잡지 않는다는 것을 깨달았습니다;
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum. Yani dışarıda böyle bir şey yapmıyoruz işte.Dan saya menyadari orang New York tidak bergandeng tangan, kita tidak melakukannya di luar.
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum. Yani dışarıda böyle bir şey yapmıyoruz işte.Det slog mig; New Yorkers holder ikke hånd, det gør vi bare ikke udenfor.
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum. Yani dışarıda böyle bir şey yapmıyoruz işte.E apercebi-me de que os nova-iorquinos não andam de mãos dadas, não fazemos isso no meio da rua.
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum. Yani dışarıda böyle bir şey yapmıyoruz işte.És rájöttem, hogy a New York-iak nem fogják egymás kezét; mi egyszerűen nem csinálunk ilyet az utcán.
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum. Yani dışarıda böyle bir şey yapmıyoruz işte.Ik besefte dat New Yorkers elkaars handen niet vasthouden; we doen dat gewoon niet buiten.
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum. Yani dışarıda böyle bir şey yapmıyoruz işte.Şi mi-am dat seama că newyorkezii nu se ţin de mână; chiar nu facem asta afară.
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum. Yani dışarıda böyle bir şey yapmıyoruz işte.Tajusin, että newyorkilaiset eivät pidä toisiaan kädestä; me emme yksinkertaisesti tee niin ulkosalla.
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum. Yani dışarıda böyle bir şey yapmıyoruz işte.Und mir wurde klar, dass New Yorker nicht Händchen halten; wir machen das nicht in der Öffentlichkeit.
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum. Yani dışarıda böyle bir şey yapmıyoruz işte.Wiecie, Nowojorczycy nie trzymają się za ręce; zwyczajnie nie robimy tego poza domami.
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum. Yani dışarıda böyle bir şey yapmıyoruz işte.Y reflexioné, los neoyorquinos no se toman de las manos, simplemente no hacemos eso en público.
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum. Yani dışarıda böyle bir şey yapmıyoruz işte.Και οι Νεοϋορκέζοι δεν περπατούν χέρι-χέρι, δεν το συνηθίζουμε δημοσίως.
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum. Yani dışarıda böyle bir şey yapmıyoruz işte.И аз осъзнах, че нюйоркчаните не се държат за ръце; просто не правим това отвън.
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum. Yani dışarıda böyle bir şey yapmıyoruz işte.И я подумал, что ньюйоркцы не держатся за руки, мы просто ведем себя так вне дома.
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum. Yani dışarıda böyle bir şey yapmıyoruz işte.Я збагнув, що нью-йоркці не тримаються за руки; ми не поводимось так на вулиці.
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum.והבנתי שניו יורקרים לא מחזיקים ידיים;
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum.وأدركت أن النيويوركيين لا يمسكون بالأيدي؛
New York'lular el ele tutuşmaz biliyorum.私達は外でそんなことはしないんです
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod