Ana içeriğe geç
Sözlük

tutturma ile cümle

tutturma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Belli şeyleri tutturmak için örümcek ağı kullandım.Я использовал паутину для того, чтобы прикрепить некоторые части.
Belli şeyleri tutturmak için örümcek ağı kullandım.השתמשתי בקורים של עכביש כסף בשביל לחבר דברים.
Belli şeyleri tutturmak için örümcek ağı kullandım.فاستعملت نسيج العنكبوت لربط بعض الأشياء
Belli şeyleri tutturmak için örümcek ağı kullandım.糊の代わりに使ったんだけど 厄介で しょうがなかった
Biraz karışık gözükecek. Bizim istediğimiz n atıştan k tutturmak.Začíná to vypadat trošku nepřehledně, takže chcete n nad k.
Biraz karışık gözükecek. Bizim istediğimiz n atıştan k tutturmak.Začína to vyzerať trošku neporiadne. takže chcete n nad k.
Birinci problemde tutturma olasılığı ile ikinci problemde tutturma olasılığı bağımsızdır. . .문제 1과 문제 2에 각각 정답일 확률은 서로 독립적입니다. ...
Birinci problemde tutturma olasılığı ile ikinci problemde tutturma olasılığı bağımsızdır. . .De kans op correct antwoord op nummer 1 én de kans op correct antwoord op nummer 2 zijn onafhankelijk.
Birinci problemde tutturma olasılığı ile ikinci problemde tutturma olasılığı bağımsızdır. . .Xác suất đúng ở số 1 và xác suất đúng ở số 2, ở câu hỏi số 2, là độc lập.
Birinci problemde tutturma olasılığı ile ikinci problemde tutturma olasılığı bağımsızdır. . .Вероятността за истинност на номер 1 и вероятността за истинност на номер 2, задача 2, са независими.
Birinci problemde tutturma olasılığı ile ikinci problemde tutturma olasılığı bağımsızdır. . .問題2の正解の確率は独立しています。 これらは独立しています。 つまり、問題1の結果は、
Birinci soruda doğru tutturma olasılığı 1/4.따라서 문제 1번에 대해 정답일 확률은 4분의 1 입니다.
Birinci soruda doğru tutturma olasılığı 1/4.Dus de kans op het juist antwoord op opgave 1 is 1/4.
Birinci soruda doğru tutturma olasılığı 1/4.Então a probabilidade de acertar o problema 1 é de 1/4.
Birinci soruda doğru tutturma olasılığı 1/4.Prawdopodobieństwo trafienia poprawnej odpowiedzi w pierwszym zadaniu wynosi 1/4.
Birinci soruda doğru tutturma olasılığı 1/4.Sandsynligheden for at svare rigtigt i opgave 1 er altså 1/4.
Birinci soruda doğru tutturma olasılığı 1/4.Så sannolikheten för att ha rätt på problem ett är 1 fjärdedel.
Birinci soruda doğru tutturma olasılığı 1/4.Takže pravděpodobnost správné odpovědi na první otázku je 1/4.
Birinci soruda doğru tutturma olasılığı 1/4.Отже,ймовірність угадування правильної відповіді для завдання 1 дорівнює 1/4
Birinci soruda doğru tutturma olasılığı 1/4.Така че вероятността задача 1 да е вярно решена е 1/4.
Birinci soruda doğru tutturma olasılığı 1/4.そして、問題2が正解である確率は、
Bizim istediğimiz n atıştan k tutturmak.Então você precisa n escolhe k.
Bizim istediğimiz n atıştan k tutturmak.W tej kolumnie chcemy mieć kombinację k z n.
Bizim istediğimiz n atıştan k tutturmak.Търсим n C k.
Bu da aynı şekilde bir LeBron James'in serbest atışı tutturma oranıyla aynı olmaya devam edecek생각해야 해요. 확률은 르브론 제임스의 자유투 성공률인 75% 그대로 두는 거에요.
Bu da aynı şekilde bir LeBron James'in serbest atışı tutturma oranıyla aynı olmaya devam edecekDie Trefferwahrscheinlichkeit von LeBron bleibt also immer gleich.
Bu da aynı şekilde bir LeBron James'in serbest atışı tutturma oranıyla aynı olmaya devam edecekTohle je pořád stejná pravděpodobnost, s jakou LeBron James hází trestné koše.
Bu da aynı şekilde bir LeBron James'in serbest atışı tutturma oranıyla aynı olmaya devam edecekזה ממשיך להיות ההסתברות של לברון ג'יימס לבצע קליעת נתון.
Bu film, siyasi bir hikaye anlatmak ile kadınca bir hikaye anlatmak arasında dengeyi tutturmaya çalıştı.A filmmel egyensúlyba akartuk hozni a politikai történet és a női történet elmesélését.
Bu film, siyasi bir hikaye anlatmak ile kadınca bir hikaye anlatmak arasında dengeyi tutturmaya çalıştı.Bộ phim này cố gắng cân bằng giữa việc kể về một câu chuyện chính trị và câu chuyện về người phụ nữ.
Bu film, siyasi bir hikaye anlatmak ile kadınca bir hikaye anlatmak arasında dengeyi tutturmaya çalıştı.Deze film zocht naar een evenwicht tussen een politiek verhaal en een vrouwenverhaal.
Bu film, siyasi bir hikaye anlatmak ile kadınca bir hikaye anlatmak arasında dengeyi tutturmaya çalıştı.Film ini mencoba menemukan keseimbangan antara menceritakan kisah politik, dan juga kisah feminis.
Bu film, siyasi bir hikaye anlatmak ile kadınca bir hikaye anlatmak arasında dengeyi tutturmaya çalıştı.이 영화는 정치적 이야기와 여성의 이야기 사이에서 균형을 찾으려 합니다.
Bu film, siyasi bir hikaye anlatmak ile kadınca bir hikaye anlatmak arasında dengeyi tutturmaya çalıştı.La película trata de encontrar equilibrio entre el relato político y el feminista.
Bu film, siyasi bir hikaye anlatmak ile kadınca bir hikaye anlatmak arasında dengeyi tutturmaya çalıştı.Ów film próbował znaleźć równowagę pomiędzy opowiedzeniem politycznej, ale też kobiecej historii.
Bu film, siyasi bir hikaye anlatmak ile kadınca bir hikaye anlatmak arasında dengeyi tutturmaya çalıştı.Tento film zkusil najít rovnováhu mezi vyprávěním politického příběhu a také příběhu žen.
Bu film, siyasi bir hikaye anlatmak ile kadınca bir hikaye anlatmak arasında dengeyi tutturmaya çalıştı.В этом фильмы мы пытались найти баланс между политическим сюжетом и историей женщины.
Bu film, siyasi bir hikaye anlatmak ile kadınca bir hikaye anlatmak arasında dengeyi tutturmaya çalıştı.Този филм се опитва да намери баланс между разказването на политическа история, но и женска история.
Bu film, siyasi bir hikaye anlatmak ile kadınca bir hikaye anlatmak arasında dengeyi tutturmaya çalıştı.Цей фільм - спроба знайти баланс між розповіддю політичної історії, але й історією жіноцтва також.
Bu film, siyasi bir hikaye anlatmak ile kadınca bir hikaye anlatmak arasında dengeyi tutturmaya çalıştı.הסרט הזה ניסה למצוא איזון בין לספר סיפור פוליטי, אבל גם סיפור נשי.
Bu film, siyasi bir hikaye anlatmak ile kadınca bir hikaye anlatmak arasında dengeyi tutturmaya çalıştı.حاول هذا الفيلم من أجل إيجاد توازن بين ان تحكي قصة سياسية، ولكن أيضا قصة الأنثى.
Bu film, siyasi bir hikaye anlatmak ile kadınca bir hikaye anlatmak arasında dengeyi tutturmaya çalıştı.女性問題の物語の間に 調和を取ることでした 視覚芸術家として
Fakat bizler bu işi doğru yapmak ve hedefimizi tutturmak için, 5.000 farklı karışım yapmak zorunda kaldık.원하는 성능을 얻기 위해서 약 5000가지나 되는 조합으로 자재를 만들고 시험해 봤습니다.
Fakat bizler bu işi doğru yapmak ve hedefimizi tutturmak için, 5.000 farklı karışım yapmak zorunda kaldık.5,000 różnych mieszanek aby otrzymać tę właściwą.
Fakat bizler bu işi doğru yapmak ve hedefimizi tutturmak için, 5.000 farklı karışım yapmak zorunda kaldık.Ale naši lidi museli připravit na 5 000 různých směsí, aby to dobře fungovalo a splnilo naše cíle.
Fakat bizler bu işi doğru yapmak ve hedefimizi tutturmak için, 5.000 farklı karışım yapmak zorunda kaldık.Chúng tôi đã phải tiến hành 5,000 công thức trộn khác nhau để có được công thức đúng, đạt được mục tiêu.
Fakat bizler bu işi doğru yapmak ve hedefimizi tutturmak için, 5.000 farklı karışım yapmak zorunda kaldık.De az embereinknek több mint 5000 különböző keverket kellett csinálniuk, hogy elérjük a célt.
Fakat bizler bu işi doğru yapmak ve hedefimizi tutturmak için, 5.000 farklı karışım yapmak zorunda kaldık.Maar onze mensen moesten zo'n 5.000 verschillende mengsels maken om onze doelstellingen te halen.
Fakat bizler bu işi doğru yapmak ve hedefimizi tutturmak için, 5.000 farklı karışım yapmak zorunda kaldık.Men vårt folk var tvugna att testa omkring 5000 olika blandningar för att få det rätt, för att träffa målet.
Fakat bizler bu işi doğru yapmak ve hedefimizi tutturmak için, 5.000 farklı karışım yapmak zorunda kaldık.Naši ľudia museli vytvoriť asi 5 000 rôznych zmesí, aby sa im podarilo dosiahnuť naše ciele.
Fakat bizler bu işi doğru yapmak ve hedefimizi tutturmak için, 5.000 farklı karışım yapmak zorunda kaldık.Personalul nostru a încercat peste 5000 de combinaţii diferite s-o obţinem pe cea optimǎ.
Fakat bizler bu işi doğru yapmak ve hedefimizi tutturmak için, 5.000 farklı karışım yapmak zorunda kaldık.Tetapi kami telah membuat 5.000 campuran berbeda untuk mendapat hasil yang tepat.
Fakat bizler bu işi doğru yapmak ve hedefimizi tutturmak için, 5.000 farklı karışım yapmak zorunda kaldık.Unsere Leute mussten ungefähr 5000 verschiedene Mischungen ausprobieren, um die richtige zu finden.
Fakat bizler bu işi doğru yapmak ve hedefimizi tutturmak için, 5.000 farklı karışım yapmak zorunda kaldık.Нашей команде пришлось перепробовать больше пяти тысяч разных смесей чтобы добиться требуемого результата
Fakat bizler bu işi doğru yapmak ve hedefimizi tutturmak için, 5.000 farklı karışım yapmak zorunda kaldık.אבל האנשים שלנו היו צריכים ליצור בערך 5,000 תערובות שונות כדי להגיע לנכונה, כדי להגיע למטרות שלנו.
Fakat bizler bu işi doğru yapmak ve hedefimizi tutturmak için, 5.000 farklı karışım yapmak zorunda kaldık.لكن باحثينا أضطروا لخلط 5000 مركبات مختلفة للوصول للنتيجة، والهدف المنشود
Fakat bizler bu işi doğru yapmak ve hedefimizi tutturmak için, 5.000 farklı karışım yapmak zorunda kaldık.約5000回いろいろな混合を試してきました。 彼らは一所懸命に働きました。
İkinci soruda doğru tutturma olasılığı 1/3따라서 문제 2번에 대해 정답일 확률은 3분의 1 입니다.
İkinci soruda doğru tutturma olasılığı 1/3Dus slechts één van de drie is correct.
İkinci soruda doğru tutturma olasılığı 1/3Então a probabilidade de acertar no número 2 é de 1/3.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod