Ana içeriğe geç
Sözlük

tutmak ile cümle

tutmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Dedik ki oksijen hidrojenden daha elektronegatif olduğu için elektronları kendi etrafında tutmak ister.Kyslík má o tolik vyšší elektronegativitu, že přitahuje elektrony.
değerse, muhtemelen transfer oldu Onun tutmak için fotoğraf.Če prvo, je bila verjetno prenesena fotografija njegovega vodenja.
değerse, muhtemelen transfer oldu Onun tutmak için fotoğraf.Ha az előbbi, ő valószínűleg át a fényképet az ő vezetése.
değerse, muhtemelen transfer oldu Onun tutmak için fotoğraf.Hvis den tidligere, havde hun sandsynligvis overført fotografiet til hans journaler.
değerse, muhtemelen transfer oldu Onun tutmak için fotoğraf.Indien de voormalige, had ze waarschijnlijk overgebracht de foto zijn te houden.
değerse, muhtemelen transfer oldu Onun tutmak için fotoğraf.În primul caz, ea a avut, probabil, transferat fotografia la menţinerea lui.
değerse, muhtemelen transfer oldu Onun tutmak için fotoğraf.Jeśli to pierwsze, miała prawdopodobnie przeniesione zdjęcia do jego prowadzenia.
değerse, muhtemelen transfer oldu Onun tutmak için fotoğraf.Jika yang pertama, ia mungkin telah dipindahkan foto untuk menjaga nya.
değerse, muhtemelen transfer oldu Onun tutmak için fotoğraf.Jos entinen, hän luultavasti siirtää valokuvan arvonsa.
değerse, muhtemelen transfer oldu Onun tutmak için fotoğraf.Nếu trước đây, cô đã có thể chuyển giao các bức ảnh để giữ mình.
değerse, muhtemelen transfer oldu Onun tutmak için fotoğraf.Om den förra hade hon överfört nog fotografiet till hans händer.
değerse, muhtemelen transfer oldu Onun tutmak için fotoğraf.V prvním případě měla pravděpodobně převedena fotografie k jeho udržení.
değerse, muhtemelen transfer oldu Onun tutmak için fotoğraf.V prvom prípade mala pravdepodobne prevedená fotografiu k jeho udržanie.
değerse, muhtemelen transfer oldu Onun tutmak için fotoğraf.Wenn der ehemalige, hatte sie wahrscheinlich übertragen das Foto, um seine Führung.
değerse, muhtemelen transfer oldu Onun tutmak için fotoğraf.Στην πρώτη περίπτωση, είχε πιθανότατα μεταφέρθηκε τη φωτογραφία που έχει τη φύλαξη.
değerse, muhtemelen transfer oldu Onun tutmak için fotoğraf.В первом случае она, вероятно, передается фотографию с его поддержанию.
değerse, muhtemelen transfer oldu Onun tutmak için fotoğraf.В първия случай тя вероятно е прехвърлено на снимката му водене.
değerse, muhtemelen transfer oldu Onun tutmak için fotoğraf.У першому випадку вона, ймовірно, передається фотографію з його підтримці.
Deniz yollarını açık tutmak istiyorlar.Čínská.
Deniz yollarını açık tutmak istiyorlar.Ellos quieren mantener las rutas marítimas abiertas.
Deniz yollarını açık tutmak istiyorlar.Érdekük a tengeri útvonalak nyitvatartása.
Deniz yollarını açık tutmak istiyorlar.Ils veulent maintenir les voies de navigation ouvertes.
Deniz yollarını açık tutmak istiyorlar.그래서 해상 교역로를 개방하고 싶어하죠.
Deniz yollarını açık tutmak istiyorlar.Oni chcą, żeby morza były otwarte.
Deniz yollarını açık tutmak istiyorlar.Querem manter as rotas marítimas abertas.
Deniz yollarını açık tutmak istiyorlar.Vogliono mantenere le corsie marittime aperte.
Deniz yollarını açık tutmak istiyorlar.Ze willen de zeeroutes open houden.
Deniz yollarını açık tutmak istiyorlar.Θέλουν να κρατήσουν τις θαλάσσιες οδούς ανοιχτές.
Deniz yollarını açık tutmak istiyorlar.Він прагне зберегти морські шляхи відкритими.
Deniz yollarını açık tutmak istiyorlar.Искат да държат морските пътища отворени.
Deniz yollarını açık tutmak istiyorlar.Они хотят держать морские пути открытыми.
Deniz yollarını açık tutmak istiyorlar.הם מעוניינים בשמירה על נתיבי ים פתוחים.
Deniz yollarını açık tutmak istiyorlar.تريد أن تترك الممرات البحرية مفتوحة.
Deniz yollarını açık tutmak istiyorlar.これからますます 私たちは同じ価値観を共有していない
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.A měla jsem čas relaxovat a truchlit.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.Dan saya punya waktu untuk bersantai dan berduka cita.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.E avevo tempo per rilassarmi e per elaborare il mio lutto.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.E tinha tempo para descontrair e chorar a minha perda.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.Ik douchete op kampings. Ik ging geregeld uit eten.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.Imela sem čas, da sem se sprostila in da sem žalovala.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.J'avais du temps pour me reposer et faire mon deuil.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.쉴 수도 있었고 또 슬퍼할 여유도 있었습니다.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.Mala som čas odpočívať aj smútiť.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.Miałam czas na relaks i żałobę.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.Minulla oli aikaa rentoutumiseen ja suremiseen.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.Og jeg havde tid til at slappe af og sørge.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.Și aveam timp să mă deconectez și să jelesc.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.Tôi còn có thời gian để thư giãn hay đau buồn
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.Tuve tiempo para relajarme y afrontar mi duelo.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.Und ich hatte Zeit zu entspannen und zu trauern.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.Και είχα χρόνο να ξεκουραστώ και να πενθήσω.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.Имах време да се отпусна и да скърбя.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.І в мене був час, щоб розслабитись та посумувати.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.והיה לי זמן להרגע ולהתאבל.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.وكان لدي وقت للإسترخاء وللحزن.
Dinlenmek ve yasımı tutmak için yeterli zamanım vardı.しかしそのうち、父の死についての怒りと憂鬱が忍び込んできました
Dizlerim titriyor oruç tutmaktan; Bir deri bir kemiğe döndüm.(108:24) Колени мои изнемогли от поста, и тело мое лишилось тука.
Dizlerim titriyor oruç tutmaktan; Bir deri bir kemiğe döndüm.af Faste vakler mine Knæ, mit Kød skrumper ind uden Salve;
Dizlerim titriyor oruç tutmaktan; Bir deri bir kemiğe döndüm.Doordat ik niet eet, trillen mijn knieën en ik ben mager geworden.
Dizlerim titriyor oruç tutmaktan; Bir deri bir kemiğe döndüm.Gối tôi run yếu vì kiêng ăn , Thịt tôi ra ốm , không còn mập nữa .
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod