tutmak ile cümle

tutmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Hobilerim balık tutmak ve televizyon izlemektir.My hobbies are fishing and watching television.
Deniz azdı, bu yüzden balık tutmaktan vazgeçmek zorunda kaldık.The sea got rough, so that we had to give up fishing.
Çit kurtları uzak tutmak için yeterince yüksek değildi.The fence was not high enough to keep the wolves out.
Arabayı orada tutmak istiyorum.I'd like to keep the car there.
Buradaki ağ, sivrisinekleri uzak tutmak içindir.This net here is to keep off mosquitoes.
Bu tavanın sapını tutmak kolaydır.The handle of this pan is easy to hold.
Güzel bir gün ve canım balık tutmak istiyor.It is a fine day and I feel like going fishing.
Her zaman ofisini düzenli tutmak.Always keep your office tidy.
Köpeğimizi bağlı tutmak zorundayız.We have to keep our dog tied.
Hobim balık tutmaktır.My hobby is fishing.
Üç yıldır bir günlük tutmaktayım.I have kept a diary for three years.
Bunu gizli tutmak niyetinde değildim.I didn't mean to keep it secret.
Sivrisinekleri dışarıda tutmak için pencereyi kapadım.I shut the window to keep the mosquitoes out.
Kendimi uyanık tutmak için bir bardak çay içtim.I had a cup of tea to keep myself awake.
Odamı mümkün olduğunca temiz tutmak istiyorum.I want to keep my room as neat as possible.
Yazılı olarak yapmanız gereken tek şey onu açık ve ilginç tutmaktır.All you have to do in writing is to keep it clear and interesting.
Kız gözyaşlarını tutmak için çok gayret etti.The girl tried hard to hold back her tears.
Önemli olan bunu akılda tutmak.What is important is to keep this in mind.
Birisi fark edene kadar planı gizli tutmak zorundasın.You must keep the plan secret until someone notices it.
Kendi kasabamızı temiz tutmak bizim görevimizdir.It is our duty to keep our town clean.
Bir günlük tutmak iyi bir alışkanlıktır.Keeping a diary is a good habit.
Onun için sözünü tutmak kolay değildi.It wasn't easy for him to keep his promise.
O sık sık sözünü tutmakta başarısın olur.He often fails to keep his promise.
O bayıldı ve düşmesini önlemek için onu tutmak zorundaydım.She fainted, and I had to hold her to keep her from falling.
Onun düşmesini engellemek için onu tutmak zorunda kaldım.I had to grab her to keep her from falling.
Onu belli bir mesafede tutmak istiyor.She wants to keep him at a distance.
Arabamı orada tutmak istiyorum.I want to keep my car there.
Beyaz halıları temiz tutmak çok zordur.White carpets are very hard to keep clean.
Onu temiz kokulu tutmak için buzdolabında bir kutu kabartma tozu tut.Keep a box of baking soda in the fridge to keep it smelling clean.
Ekoloji dünyamızı güvende tutmak için çok önemlidir.Ecology is very important to keep our world safe.
Doğum gününde dilek tutmak bir Amerikan geleneğidir.It's an American tradition to make a wish on your birthday.
Sözünü tutmak zorundasın.You have to keep your promise.
Güney eyaletlerini zayıf tutmak istediler.They wanted to keep southern states weak.
Onlar işlerini açık tutmak için kredi alamadı.They could not get loans to keep their businesses open.
Kansas'ı huzurlu tutmak için çok çalıştı.He had worked hard to keep Kansas peaceful.
Tom kendini uyanık tutmak için birkaç fincan kahve içti.Tom drank a few cups of coffee to keep himself awake.
Seni tutmak istiyorum.I want to hold you.
Sanırım, söz tutmak önemlidir.I think, keeping promises is important.
Tom öfkeyi kontrol altında tutmak için elinden geleni yaptı.Tom did his best to keep temper under control.
Ürün onu taze tutmak için vakumla kapatılır.The product is vacuum-sealed to keep it fresh.
Bu yıl bir günlük tutmak için karar verdim.I have made a resolution to keep a diary this year.
Sadece onun elini tutmak istiyorum.I just want to hold her hand.
Tom, kendini uyanık tutmak için birkaç fincan kahve içti.So as to keep himself awake, Tom drunk a few cups of coffee.
Vahşi hayvanları evcil hayvanlar olarak tutmak yasal değil.It's not legal to keep wild animals as pets.
Sadece seni güvende tutmak istiyorum.I only want to keep you safe.
Tom şeyleri oldukları gibi tutmak istiyor.Tom wants to keep things as they are.
Bence bir kediyi evde tutmak acımasızcadır.I think it's cruel to keep a cat indoors.
Bence bir kediyi kapalı yerde tutmak acımasızcadır.I think it's cruel to keep a cat inside.
Balık tutmak eğlencelidir.Fishing is fun.
Tom'un bütün yapmak istediği balık tutmak.All Tom wants to do is fish.
Tom Mary ile balık tutmak için dışarı çıktı.Tom is out fishing with Mary.
Ben Tom'u tutmak istiyorum.I want to hold Tom.
Elimi tutmak ister misin?Do you want to hold my hand?
Bunu o şekilde tutmak istiyorum.I'd like to keep it that way.
Sadece işleri güzel ve basit tutmak istiyorum.I just want to keep things nice and simple.
Tom bisikletini garajımda tutmak istedi.Tom wanted to keep his bicycle in my garage.
Gerçekten elini tutmak istiyorum.I really want to hold your hand.
Tom Mary'i şirkette tutmak istiyor.Tom wants Mary to keep him company.
Kendini tutmak zorundasın.You have to hold back.
Ayaklarını sıcak tutmak için kalın çoraplar giymelisin.You need to wear thick socks to keep your feet warm.

İlgili Sayfalar