Ana içeriğe geç
Sözlük

tutkun ile cümle

tutkun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Benden çok daha fazla golf tutkunudur.He is much more of a golf enthusiast than I am.
Bir süre sonra sevda ve tutkunun yerinde yeller eser.After a while passion and infatuation ooze away.
Müzik senin tutkun.Music is your passion.
Ben büyük bir golf tutkunuyum.I'm a huge fan of golf.
O bir film tutkunu.He's a movie buff.
O bir hız tutkunu.He's a speed freak.
O bir spor tutkunu haline geldi.He has become fond of sports.
O, olağandışı olarak tutkun olmayan bir kişi olarak tanımlandı.He was described as an unusually passionless person.
O bir müzik tutkunu.He is a music enthusiast.
Hiç tutkun yok mu?Don't you have any ambition?
Bir tutkun musun?Are you a fan?
Adrenalin tutkunları aşırı risk almaya bayılır.Adrenaline junkies love taking extreme risks.
Her zaman resim konusunda çok tutkundum.I have always been very passionate about painting.
Mary bir moda tutkunu.Mary is a fashionista.
Tom bir film tutkunu.Tom is a movie buff.
Film seyretmeye tutkundum.I was passionate about watching movies.
Ben bir araba tutkunuyum.I am a fan of cars.
O bir balık tutma tutkunuydu.He was a fan of fishing.
Tom bir oyun tutkunu.Tom is a hardcore gamer.
"İnegöl'den Şükriye Tutkun geçti"."Oluwafemi Ilesanmi".
Bazı GNU tutkunları 5.07 kod tabanını sürdürmeye devam etti.Some GNU Chess enthusiasts have continued to maintain the 5.07 code base.
İtaatkâr Yahudiler tutkun olmayı, her gün düşüncelerinde ve eylemlerinde uygularlar.Observant Jews practice tikkun olam every day in their thoughts and actions.
Levi spor araba ve motosiklet tutkunudur ve bir Nissan GT-R sahibidir.Play media Levi is a sports car and motorcycle enthusiast and owns a 2009 Nissan GT-R.
Justin'e tutkun kalır.Dawn becomes attracted to Justin.
Alışveriş tutkunu, kredi kartını ele geçirdiğinde yakıyor.However, she is disappointed when she receives a credit card.
Ve motosiklet tutkunudur.He is a motorcycle enthusiast.
Babası Abraham, tiyatro tutkunu bir devlet memuruydu.His father, Dana, was a talented theater actor who toured the country.
Güzelliğin ve tutkunun uluslararası sembolü Sophia Loren hariç tabii.(Laughter)
Buhar tutkunuyumdur.Steam is my passion.
O tutkunun nereye gideceğini zaten biliyoruz.We already know where that passion is going.
Ben ikisinin, tutkunun ve sevincin sadece birbirlerine özel olmadığını söylüyorum.I'm saying the two, the passion, the joy, are not mutually exclusive.
Tutkunuzu bulmaya çalışıyorsunuz ve çok mutlusunuz.You're trying to find your passion -- (Sigh) and you're so happy.
Ben diyorum ki. "Bir tutkun var mı?"I say, "Do you have passion?"
Tutkunuzu takip etmeye korkuyorsunuz.You're afraid to pursue your passion.
Görünen o ki tutkunun objesi sürekli kaybolarak bu ünvanı kazanıyor.It would seem that the object of desire only comes into its own by disappearing repeatedly.
Bölgemizdeki oyuncuların hepsi World of Tanks tutkunu.The players in our region are very, very passionate about World of Tanks.
Gerçek moda tutkunları ise bu çan eğrisinin dışında kalmak istiyorlar.For fashionistas, they want to stay ahead of the curve.
Tutkunuzu paylaşın. bu gerçekten kolay.Share your passion.
Senin en büyük tutkun hangi konuda?What are you most passionate about?
Tutkunun peşinden git -- Son 36 saattir burda bundan bahsediyoruz.Follow your passion -- we've been talking about it here for the last 36 hours.
Tutkunu takip et -- bundan ne zarar gelebilir ki?Follow your passion -- what could possibly be wrong with that?
İşte, tutkunun peşinden git ve beş parasız kal, di mi?You know, follow your dreams and go broke, right?
Ben sevgilime aitim, O da bana tutkun.I am my beloved's. His desire is toward me.
Eşlerine sevgiyle tutkun (ve) hep yaşıt,Loving companions matched in age,
Tutkunluk derecesinde isteseniz de kadınlar arasında adaleti sağlamaya asla güç yetiremezsiniz.Howsoever you may try you will never be able to treat your wives equally.
Çünkü onlar, temizlik tutkunu insanlardır."They profess to be pure."
Görmez misin onları ki, her vadide tutkun-şaşkın dolaşırlar.Have you not seen that they wander distract in every valley,
İnsan ise varlığın, tartışmaya en çok tutkun olanıdır.But, man is ever more quarrelsome than anything.
"Zihinsel sağlık konusuna çok tutkunum.“I’m very passionate about mental health.
Havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte, yamaç paraşütü tutkunları da Amfiklia’ya geliyor.The onset of warm weather also brings paragliders to the Amfiklia cliffs.
Düzinelerce adrenalin tutkunu atlayışta son noktayı Mostar'da yaşadı.Dozens of thrill-seekers take the ultimate plunge in Mostar.
1895'te aynı zamanda bir balon tutkunu olan Line Simon ile evlendi.In 1895, he married Line Simon, who was also a ballooning enthusiast.
Kendisi bir sporcu ve motosiklet tutkunudur.She is a sports person and motorbike enthusiast.
Odyofili Sinema tutkunu (Sinefili) Çizgi roman tutkunu Telefili VideofiliAudiophilia Cinephilia Comicphilia Telephilia Videophilia
Samu Haber bir buz hokeyi tutkunu olarak bilinir.Wolf erzählt ihnen was aus Schneewittchen geworden ist.
Polanski'de onun gibi hızlı arabalar tutkunuydu.Die Elektroautos waren als Runabouts karosseriert.
Bu zamanlarda tam bir sinema tutkunu olarak günde 5 film izlemeye başladı.Täglich erscheinen insgesamt bis zu 5 neue Videos.
Ayrıca deadmau5 bir oyun tutkunudur ve ara sıra Twitch.tv üzerinden yayın yapar.Zusätzlich erscheint mittwochs ein Podcast über Twitch.tv.
O biyolojiye tutkundur.Il est féru de biologie.
Nick Mason, klasik ve spor araba tutkunudur.Nick Mason est aussi un passionné de sport automobile.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod