Ben sevgilime aitim, O da bana tutkun.¡Yo soy de mi amado, y él me desea con ardor
Ben sevgilime aitim, O da bana tutkun.Εγω ειμαι του αγαπητου μου, και η επιθυμια αυτου ειναι προς εμε.
Ben sevgilime aitim, O da bana tutkun.Аз съм на възлюбения си; И неговото желание е към мене.
Ben sevgilime aitim, O da bana tutkun.אני לדודי ועלי תשוקתו׃
Ben sevgilime aitim, O da bana tutkun.انا لحبيبي واليّ اشتياقه.
Ben sevgilime aitim, O da bana tutkun.我 屬 我 的 良 人 . 他 也 戀 慕 我
Ben sevgilime aitim, O da bana tutkun.我 屬 我 的 良人 . 他 也戀慕我
Bildikleri geleneklere başvurdular: Gospel müzik, Tanrı ve tutku.Они обратились к знакомым традициям: духовная музыка, Бог и страстность.
Bilgisayar tutkunları tehlike altında bir tür haline mi gelecek?Les geeks sont-ils une espèce menacée ?
Bilgisayar tutkunları tehlike altında bir tür haline mi gelecek?Sus genes peligran. Se volverán los "geeks" una especie en riesgo de extinción?
Bilgisayar tutkunları tehlike altında bir tür haline mi gelecek?Vor deveni tocilarii o specie pe cale de dispariţie?
Bilgisayar tutkunları tehlike altında bir tür haline mi gelecek?Zullen geeks een bedreigde diersoort worden?
Bilgisayar tutkunları tehlike altında bir tür haline mi gelecek?Станут ли компьютерные гении вымирающим видом?
Bilgisayar tutkunları tehlike altında bir tür haline mi gelecek?Чи стануть комп'ютерні генії вимираючим видом?
Bilime olan tutkusunu da taşıdığımı düşünmek hoşuma gidiyor.과학에 대한 열정까지도 그 분께 물려받은 거라고 생각하곤 해요.
Bilime olan tutkusunu da taşıdığımı düşünmek hoşuma gidiyor.ואני אוהבת לחשוב שאני נושאת גם את תשוקתה למדע.
Bilime olan tutkusunu da taşıdığımı düşünmek hoşuma gidiyor.ويسرني أن أفكر أني أحمل شغفها بالعلم أيضاً.
Bilime olan tutkusunu da taşıdığımı düşünmek hoşuma gidiyor.実はここからそれほど遠くない場所でこの情熱に気づきました 私が9歳の時です
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.Bude hodně místa pro morální vášně až budeme mít fakta a budeme vědět, co je nejlepší udělat.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.E o grămadă de loc pentru pasiune morală odată ce avem toate datele și putem găsi ce putem face cel mai bine.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.Há muito espaço para paixão moral depois de reunidos os factos e de decidir qual a melhor coisa a fazer.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.사실을 알아낸 다음에도 도덕을 따지거나 무엇이 가장 좋은지 알아낼 시간은 많습니다.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.Mihelyst megértettük a tényeket, számos módon reagálhatunk, és kitalálhatjuk, mi a legjobb, amit tehetünk.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.On a tout le temps pour des passions morales une fois qu'on a les faits et qu'on sait comment agir au mieux.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.Veliko bo prostora za moralo, ko nademo dejstva in ugotovimo, kaj je najbolje storiti.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.יהיה הרבה מקום ללהט מוסרי כשיהיו לנו העובדות ונוכל להחליט מה הכי טוב לעשות.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.هناك الكثير من الوقت للفض عن المشاعر بعد أن نعرف الحقائق.. ونعرف افضل الطرق لمعالجة الأمر.
Bir defa verileri ve onlarla ne yapacağımızı bildik mi tutkularımızla hareket edebiliriz.そして 一番良いやり方を考えられます そして 細菌のように絶滅させようとしないことがミソです
Bir diğer taraftan bu, 60,000 tutkulu gönüllünün açık adres rehberinde ürettikleridir.60،000 متطوع شغوفين في مشروع الفهرس المفتوح.
Bir diğer taraftan bu, 60,000 tutkulu gönüllünün açık adres rehberinde ürettikleridir.Andererseits ist dies was 60.000 überzeugte Freiwillige im Open Directory Project schaffen.
Bir diğer taraftan bu, 60,000 tutkulu gönüllünün açık adres rehberinde ürettikleridir.Asta, pe de altă parte, e ceea ce 60.000 de voluntari pasionați au produs în Proiectul de Registru Deschis.
Bir diğer taraftan bu, 60,000 tutkulu gönüllünün açık adres rehberinde ürettikleridir.Ceci, d'un autre coté, est ce que 60 000 volontaires passionnés ont produit pour l'Open Directory Project.
Bir diğer taraftan bu, 60,000 tutkulu gönüllünün açık adres rehberinde ürettikleridir.Esto, por otro lado, es lo que 60,000 voluntarios apasionados producen en el Proyecto del Directorio Abierto.
Bir diğer taraftan bu, 60,000 tutkulu gönüllünün açık adres rehberinde ürettikleridir.Isto, por outro lado, é o que 60 000 voluntaries muito motivados produzem no Open Directory Project.
Bir diğer taraftan bu, 60,000 tutkulu gönüllünün açık adres rehberinde ürettikleridir.오픈 디렉토리 프로젝트라는 것도 있습니다.
Bir diğer taraftan bu, 60,000 tutkulu gönüllünün açık adres rehberinde ürettikleridir.Questo, d'altro canto, é ciò che 60.000 volontari fanno nell'Open Directory Project.
Bir diğer taraftan bu, 60,000 tutkulu gönüllünün açık adres rehberinde ürettikleridir.Z drugiej strony 60 000 wolontariuszy-pasjonatów umieszcza te informacje w Open Directory Project -- dmoz.org.
Bir diğer taraftan bu, 60,000 tutkulu gönüllünün açık adres rehberinde ürettikleridir.От друга страна около 60, 000 страстни доброволци произвеждат Open Directory Project.
Bir diğer taraftan bu, 60,000 tutkulu gönüllünün açık adres rehberinde ürettikleridir.מתנדבים מסורים מייצרים ב"פרוייקט המדריך הפתוח."
Bir diğer taraftan bu, 60,000 tutkulu gönüllünün açık adres rehberinde ürettikleridir.各人が自分が大事だと思う事について1、2時間費やすというもので、
Bir efsanenin sembolojisi ve çalışmalarımın tutkusuyla güçlendirerek, dansıma laser-sharp odağı getirdim.Dibekali simbologi Sang Durga dan gairahku berlatih, kupusatkan seluruh perhatianku pada tarianku.
Bir efsanenin sembolojisi ve çalışmalarımın tutkusuyla güçlendirerek, dansıma laser-sharp odağı getirdim.Empoderada por la simbología de un mito y la pasión de mi entrenamiento. Adopté un enfoque certero a mi baile.
Bir efsanenin sembolojisi ve çalışmalarımın tutkusuyla güçlendirerek, dansıma laser-sharp odağı getirdim.전설 속 상징과 열정적인 훈련에 힘입어 저는 무섭도록 춤에 집중하였습니다.
Bir efsanenin sembolojisi ve çalışmalarımın tutkusuyla güçlendirerek, dansıma laser-sharp odağı getirdim.Poháněná symbolikou báje a vášní svého tréninku jsem do svého tance přinesla naprostou koncentraci.
Bir efsanenin sembolojisi ve çalışmalarımın tutkusuyla güçlendirerek, dansıma laser-sharp odağı getirdim.Posilnená symbolikou jej mýtu a vášňou môjho tréningu, priniesla som dokonalé sústredenie do môjho tanca.
Bir efsanenin sembolojisi ve çalışmalarımın tutkusuyla güçlendirerek, dansıma laser-sharp odağı getirdim.Umocniona symboliką tego mitu oraz pasją czerpaną z treningu, Skupiłam intensywną uwagę na tańcu.
Bir efsanenin sembolojisi ve çalışmalarımın tutkusuyla güçlendirerek, dansıma laser-sharp odağı getirdim.Ενδυναμωμένη από τον συμβολισμό ενός μύθου και από το πάθος της εξάσκησής μου. Επικεντρώθηκα στο χορό μου.
Bir efsanenin sembolojisi ve çalışmalarımın tutkusuyla güçlendirerek, dansıma laser-sharp odağı getirdim.Движимая знаковостью мифа, и страстью к своему занятию, я перенесла цель и смысл в свой танец.
Bir efsanenin sembolojisi ve çalışmalarımın tutkusuyla güçlendirerek, dansıma laser-sharp odağı getirdim.Захранена от символиката на нейния мит и страстта на моите тренировки, донесох железен фокус в моя танц.
Bir efsanenin sembolojisi ve çalışmalarımın tutkusuyla güçlendirerek, dansıma laser-sharp odağı getirdim.מועצמת על ידי הסימבוליות של המיתוס והלהט באימונים שלי, הפכתי את המחול שלי לחד כלייזר.
Bir efsanenin sembolojisi ve çalışmalarımın tutkusuyla güçlendirerek, dansıma laser-sharp odağı getirdim.مدفوعة برمزية الأسطورة و شغفي للتدريب ركزت بحدة شديدة على رقصي
Bir efsanenin sembolojisi ve çalışmalarımın tutkusuyla güçlendirerek, dansıma laser-sharp odağı getirdim.私の稽古への情熱が 私をより舞踊に集中させました どのくらいの集中力だったかというと
Bir erkeğin kendi kişisel gelişimi için tutkuya sahip olması en önemli şeydir.A legfontosabb dolog az a szenvedély, amelyet a saját fejlődésével kapcsolatban érez az az ember.
Bir erkeğin kendi kişisel gelişimi için tutkuya sahip olması en önemli şeydir.A paixão que esse homem tem pelo seu crescimento pessoal é a coisa mais importante.
Bir erkeğin kendi kişisel gelişimi için tutkuya sahip olması en önemli şeydir.Cái khát vọng của nam giới có cho sự phát triển của cá nhân
Bir erkeğin kendi kişisel gelişimi için tutkuya sahip olması en önemli şeydir.Czyjeś pragnienie osobistego rozwoju liczy się najbardziej.
Bir erkeğin kendi kişisel gelişimi için tutkuya sahip olması en önemli şeydir.Den passion som man har for sin egen personlige vækst er den vigtigste ting.
Bir erkeğin kendi kişisel gelişimi için tutkuya sahip olması en önemli şeydir.De passie die iemand heeft voor zijn eigen groeiproces is het belangrijkste.
Bir erkeğin kendi kişisel gelişimi için tutkuya sahip olması en önemli şeydir.Die Passion für das eigene Wachsen ist das Wichtigste der Menschheit.
Bir erkeğin kendi kişisel gelişimi için tutkuya sahip olması en önemli şeydir.Gairah yang dimiliki orang itu untuk perkembangan dirinya adalah hal yang paling penting.