"Bu benim aklıma bir şeyi getiriyor ve o da markanın değerinin ne derece tutarlı kaldığı." (Kahkaha)"Daran wird eine Sache deutlich, und zwar, dass der Wert der Marke beständig geblieben ist." (Lachen)
"Bu benim aklıma bir şeyi getiriyor ve o da markanın değerinin ne derece tutarlı kaldığı." (Kahkaha)"Det minder mig om en ting, og det er, at værdien af brandet er forblevet den samme."
"Bu benim aklıma bir şeyi getiriyor ve o da markanın değerinin ne derece tutarlı kaldığı." (Kahkaha)"Het laat ons één ding zien, en dat is dat de waarde van het merk consistent is." (Gelach)
"Bu benim aklıma bir şeyi getiriyor ve o da markanın değerinin ne derece tutarlı kaldığı." (Kahkaha)"Îmi amintește de un singur lucru, anume că valoarea mărcii a rămas aceeași." (Râsete)
"Bu benim aklıma bir şeyi getiriyor ve o da markanın değerinin ne derece tutarlı kaldığı." (Kahkaha)"Isso lembra-me de uma coisa, "que é que o valor da marca permaneceu consistente." (Risos)
"Bu benim aklıma bir şeyi getiriyor ve o da markanın değerinin ne derece tutarlı kaldığı." (Kahkaha)"브랜드의 가치가 변함없이 지속된다는 것이 연상되는 군요." 라고 말이죠. (웃음)
"Bu benim aklıma bir şeyi getiriyor ve o da markanın değerinin ne derece tutarlı kaldığı." (Kahkaha)"Mi fa pensare ad una cosa e cioè che il valore del marchio è rimasto costante." (Risate)
"Bu benim aklıma bir şeyi getiriyor ve o da markanın değerinin ne derece tutarlı kaldığı." (Kahkaha)"Pewne jest jedno: że wartość marki jest niezmienna." (Śmiech)
"Bu benim aklıma bir şeyi getiriyor ve o da markanın değerinin ne derece tutarlı kaldığı." (Kahkaha)"Připomíná mi to jednu věc, a to tu, že hodnota značky zůstala stejná." (Smích)
"Bu benim aklıma bir şeyi getiriyor ve o da markanın değerinin ne derece tutarlı kaldığı." (Kahkaha)"Це нагадало мені одну річ, а саме, що цінність бренду не впала".
"Bu benim aklıma bir şeyi getiriyor ve o da markanın değerinin ne derece tutarlı kaldığı." (Kahkaha)"Это заставляет меня вспомнить, что понимание ценности бренда Tide устоялось". (Смех)
"Bu benim aklıma bir şeyi getiriyor ve o da markanın değerinin ne derece tutarlı kaldığı." (Kahkaha)אבל הוא אמר, "זה מזכיר לי דבר אחד . וזה שערך המותג נשאר עקבי. " (צחוק)
"Bu benim aklıma bir şeyi getiriyor ve o da markanın değerinin ne derece tutarlı kaldığı." (Kahkaha)قال، "هذا يذكرني بأمر واحد وهو أن قوة العلامة التجارية ظلت قوية." (ضحك)
"Bu benim aklıma bir şeyi getiriyor ve o da markanın değerinin ne derece tutarlı kaldığı." (Kahkaha)ブランドの価値は一貫したままだ」 (笑) 私の論点をサポートする話で
Bu biraz tutarsız.약간 일관성이 떨어지네요
Bu biraz tutarsız.Zde přičítám zlomek.
Bu biraz tutarsız.Това е малко противоречиво.
Bu biraz tutarsız.هذا غير متسق
Bu bir süre tutar.Den borde hålla ett tag.
Bu bir süre tutar.Den burde holde et stykke tid.
Bu bir süre tutar.Deve aguentar por um bocado.
Bu bir süre tutar.Esto parará el agua por un tiempo.
Bu bir süre tutar.Questo dovrebbe reggere per un po'.
Bu bir süre tutar.Sen pitäisi kestää jonkin aikaa.
Bu bir süre tutar.To powinno trochę wytrzymać.
Bu bir süre tutar.Θα κρατήσει για λίγο.
Bu bir süre tutar.Она ещё немного постоит.
Bu bulmacanın tam ortasına öyle bir parça koyabilirsiniz ki, birdenbire tutarlı bir resim oluşmaya başlar.Ak vložíte jeden kúsok do stredu tohoto puzzle, tak Vám zrazu všetko bude dávať zmysel.
Bu bulmacanın tam ortasına öyle bir parça koyabilirsiniz ki, birdenbire tutarlı bir resim oluşmaya başlar.Dacă pui o piesă în mijlocul acestui puzzle, dintr-o dată totul începe să formeze o imagine coerentă.
Bu bulmacanın tam ortasına öyle bir parça koyabilirsiniz ki, birdenbire tutarlı bir resim oluşmaya başlar.Jeśli dodać jeden element do układanki nagle wyłania się spójny obraz.
Bu bulmacanın tam ortasına öyle bir parça koyabilirsiniz ki, birdenbire tutarlı bir resim oluşmaya başlar.Kalau Anda taruh satu bagian lagi di tengah teka-teri ini, langsung semuanya akan membentuk gambar utuh.
Bu bulmacanın tam ortasına öyle bir parça koyabilirsiniz ki, birdenbire tutarlı bir resim oluşmaya başlar.Když vložíte jeden kousek do středu těchto skládaček, tak vám ihned všechno bude dávat smysl.
Bu bulmacanın tam ortasına öyle bir parça koyabilirsiniz ki, birdenbire tutarlı bir resim oluşmaya başlar.여러분이 이 조각 맞추기 퍼즐의 중간 부분에 하나의 조각을 넣는다면, 갑자기 그것은 일관성 있는 그림을 이루기 시작합니다.
Bu bulmacanın tam ortasına öyle bir parça koyabilirsiniz ki, birdenbire tutarlı bir resim oluşmaya başlar.Om man lägger en bit i mitten av pusslet kommer plötsligt allt att forma en sammanhängande bild.
Bu bulmacanın tam ortasına öyle bir parça koyabilirsiniz ki, birdenbire tutarlı bir resim oluşmaya başlar.Se pusermos uma peça no meio deste puzzle, de repente tudo começa a formar uma imagem coerente.
Bu bulmacanın tam ortasına öyle bir parça koyabilirsiniz ki, birdenbire tutarlı bir resim oluşmaya başlar.Wanneer je een stukje in het midden van deze puzzel plaatst, vormt het allemaal een coherent beeld.
Bu bulmacanın tam ortasına öyle bir parça koyabilirsiniz ki, birdenbire tutarlı bir resim oluşmaya başlar.Ако сложите едно парче в средата на този пъзел, изведнъж всичко ще започне да формира цялостна картина.
Bu bulmacanın tam ortasına öyle bir parça koyabilirsiniz ki, birdenbire tutarlı bir resim oluşmaya başlar.אם תשימו חלק אחד באמצע הפאזל הזה, פתאום הכל מתחבר יחד לתמונה ברורה.
Bu bulmacanın tam ortasına öyle bir parça koyabilirsiniz ki, birdenbire tutarlı bir resim oluşmaya başlar.ان هناك قطعة واحدة يجب ان تفسر كل الفكرة وتجعل الموضوع متماسكاً جدا ً
Bu bulmacanın tam ortasına öyle bir parça koyabilirsiniz ki, birdenbire tutarlı bir resim oluşmaya başlar.突然 一貫したイメージが見えてくるんです 「なぜタラフマラ族は戦わないの?」
Bu cezaların tutarı ihlâlin ağırlığınave süresinegöre hesaplanır.Bødernes størrelseberegnes i forhold til overtrædelsens grovhed og varighed.
Bu cezaların tutarı ihlâlin ağırlığınave süresinegöre hesaplanır.Böternas storlekfastställsutifrån överträdelsens art och varaktighet.
Bu cezaların tutarı ihlâlin ağırlığınave süresinegöre hesaplanır.Deasemenea, ea poate să impună amenzifirmelor găsite vinovate de comportamentanti-concureţial.
Bu cezaların tutarı ihlâlin ağırlığınave süresinegöre hesaplanır.De hoogte van de geldboetewordtberekend op grond van de ernst en de duur van de inbreuk.
Bu cezaların tutarı ihlâlin ağırlığınave süresinegöre hesaplanır.Des règlements d’application prévoient une procédure rigoureuse.
Bu cezaların tutarı ihlâlin ağırlığınave süresinegöre hesaplanır.El importe de las multasse calcula teniendo en cuenta lagravedad y la duración de la infracción.
Bu cezaların tutarı ihlâlin ağırlığınave süresinegöre hesaplanır.Lisäksi se voi määrätä sakkojakilpailunvastaistatoimintaa harjoittaneille yrityksille.
Bu cezaların tutarı ihlâlin ağırlığınave süresinegöre hesaplanır.O montante das coimas é calculado em função dagravidade e da duração da infracção.
Bu cezaların tutarı ihlâlin ağırlığınave süresinegöre hesaplanır.Výše těchto pokutje vypočítána podlezávažnosti a doby trvání narušení soutěže.
Bu da, buzulun tutarsız bir şekilde yüzdüğünün kanıtı. Bu dengesizliğin sonuçlarını az sonra göreceksiniz.Asta înseamnă că gheţarul plutește şi e instabil, și sunteți pe cale să vedeți consecinţele acelei plutiri.
Bu da, buzulun tutarsız bir şekilde yüzdüğünün kanıtı. Bu dengesizliğin sonuçlarını az sonra göreceksiniz.To znamená, že ledovec pluje a je nestabilní a uvidíte důsledky jeho plutí.
Bu da, buzulun tutarsız bir şekilde yüzdüğünün kanıtı. Bu dengesizliğin sonuçlarını az sonra göreceksiniz.Това означава, че глетчерът плава и е нестабилен, и скоро ще видите последствията от това плаване.
Bu da, buzulun tutarsız bir şekilde yüzdüğünün kanıtı.Das bedeutet, der Gletscher schwimmt und er ist instabil.
Bu da, buzulun tutarsız bir şekilde yüzdüğünün kanıtı.Dat betekent dat de gletsjer drijft en onstabiel is.
Bu da, buzulun tutarsız bir şekilde yüzdüğünün kanıtı.이건 빙하가 불안정하게 물 위에 떠있다는 뜻이고,
Bu da, buzulun tutarsız bir şekilde yüzdüğünün kanıtı.Oznacza to, że lodowiec dryfuje, jest niestabilny.
Bu da, buzulun tutarsız bir şekilde yüzdüğünün kanıtı.Это означает, что ледник нестабилен и находится на плаву.
Bu da, buzulun tutarsız bir şekilde yüzdüğünün kanıtı.זה אומר שהקרחון צף ואינו יציב,
Bu da, buzulun tutarsız bir şekilde yüzdüğünün kanıtı.يعني هذا أن المجاري المتجمدة متقلقة وغير مستقرة ,
Bu da, buzulun tutarsız bir şekilde yüzdüğünün kanıtı.その浮遊の結果がこれからわかります