Ana içeriğe geç
Sözlük

tutacak ile cümle

tutacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Senin yüzünden başlarını tıraş edecek, Çul kuşanacaklar. Senin için acı acı ağlayacak, Yas tutacaklar.又 為 你 使 頭 上 光 禿 、 用 麻 布 束 腰 、 號 咷 痛 哭 、 苦 苦 悲 哀
Senin yüzünden başlarını tıraş edecek, Çul kuşanacaklar. Senin için acı acı ağlayacak, Yas tutacaklar.又 為 你 使 頭上 光禿 、 用 麻布 束腰 、 號咷 痛哭 、 苦苦 悲哀
Siyon'un kapıları ah çekip yas tutacak; Kent, yerde oturan, Terk edilmiş bir kadın gibi olacak.A tak budú kvíliť a smútiť jej brány, a ona, dcéra Siona, súc vyprataná, bude sedieť na zemi.
Siyon'un kapıları ah çekip yas tutacak; Kent, yerde oturan, Terk edilmiş bir kadın gibi olacak.Các cửa nó sẽ than khóc và thảm sầu; nó vắng vẻ ngồi trên đất.
Siyon'un kapıları ah çekip yas tutacak; Kent, yerde oturan, Terk edilmiş bir kadın gibi olacak.Các cửa nó sẽ than_khóc và thảm_sầu ; nó vắng_vẻ ngồi trên đất .
Siyon'un kapıları ah çekip yas tutacak; Kent, yerde oturan, Terk edilmiş bir kadın gibi olacak.E as portas da cidade gemerão e se carpirão e, desolada, ela se sentará no pó.
Siyon'un kapıları ah çekip yas tutacak; Kent, yerde oturan, Terk edilmiş bir kadın gibi olacak.Férfiaid fegyver által hullnak el, és vitézeid harczban:
Siyon'un kapıları ah çekip yas tutacak; Kent, yerde oturan, Terk edilmiş bir kadın gibi olacak.Hendes Porte skal sukke og klage og hun sidde ensom på Jorden.
Siyon'un kapıları ah çekip yas tutacak; Kent, yerde oturan, Terk edilmiş bir kadın gibi olacak.hennes portar skola klaga och sörja, och övergiven skall hon sitta på marken.
Siyon'un kapıları ah çekip yas tutacak; Kent, yerde oturan, Terk edilmiş bir kadın gibi olacak.I budou plakati a kvíliti brány jeho, a spustlý na zemi seděti bude.
Siyon'un kapıları ah çekip yas tutacak; Kent, yerde oturan, Terk edilmiş bir kadın gibi olacak.In vrata hčere sionske bodo žalovala in plakala, ko bo opustošena sedela na tleh.
Siyon'un kapıları ah çekip yas tutacak; Kent, yerde oturan, Terk edilmiş bir kadın gibi olacak.I zasmucą się, a płakać będą bramy jego, a spustoszony na ziemi siedzieć będzie.
Siyon'un kapıları ah çekip yas tutacak; Kent, yerde oturan, Terk edilmiş bir kadın gibi olacak.Ja Siionin portit valittavat ja vaikeroivat, ja typötyhjänä hän istuu maassa.
Siyon'un kapıları ah çekip yas tutacak; Kent, yerde oturan, Terk edilmiş bir kadın gibi olacak.그 성문은 슬퍼하며 곡할 것이요 시온은 황무하여 땅에 앉으리라
Siyon'un kapıları ah çekip yas tutacak; Kent, yerde oturan, Terk edilmiş bir kadın gibi olacak.Les portes de Sion gémiront et seront dans le deuil; Dépouillée, elle s`assiéra par terre.
Siyon'un kapıları ah çekip yas tutacak; Kent, yerde oturan, Terk edilmiş bir kadın gibi olacak.Og hennes* porter klager og sørger, og utplyndret sitter hun på jorden. / {* Jerusalems.}
Siyon'un kapıları ah çekip yas tutacak; Kent, yerde oturan, Terk edilmiş bir kadın gibi olacak.Porţile fiicei Sionului vor geme şi se vor jăli; şi ea va şedea despoiată pe pămînt.
Siyon'un kapıları ah çekip yas tutacak; Kent, yerde oturan, Terk edilmiş bir kadın gibi olacak.Si alzeranno lamenti e gemiti alle tue porte e tu, disabitata, giacerai a terra
Siyon'un kapıları ah çekip yas tutacak; Kent, yerde oturan, Terk edilmiş bir kadın gibi olacak.Sus puertas lamentarán y se enlutarán; y abandonada, ella se sentará en tierra
Siyon'un kapıları ah çekip yas tutacak; Kent, yerde oturan, Terk edilmiş bir kadın gibi olacak.Und ihre Tore werden trauern und klagen, und sie wird jämmerlich sitzen auf der Erde;
Siyon'un kapıları ah çekip yas tutacak; Kent, yerde oturan, Terk edilmiş bir kadın gibi olacak.Και αι πυλαι αυτης θελουσι στεναξει και πενθησει και αυτη θελει κοιτεσθαι επι του εδαφους ηρημωμενη.
Siyon'un kapıları ah çekip yas tutacak; Kent, yerde oturan, Terk edilmiş bir kadın gibi olacak.и будет она сидеть на земле опустошенная.
Siyon'un kapıları ah çekip yas tutacak; Kent, yerde oturan, Terk edilmiş bir kadın gibi olacak.И портите на Сиона ще охкат и ще плачат; И той ще седи на земята изоставен.
Siyon'un kapıları ah çekip yas tutacak; Kent, yerde oturan, Terk edilmiş bir kadın gibi olacak.ואנו ואבלו פתחיה ונקתה לארץ תשב׃
Siyon'un kapıları ah çekip yas tutacak; Kent, yerde oturan, Terk edilmiş bir kadın gibi olacak.فتئن وتنوح ابوابها وهي فارغة تجلس على الارض
Siyon'un kapıları ah çekip yas tutacak; Kent, yerde oturan, Terk edilmiş bir kadın gibi olacak.錫 安 〔 原 文 作 他 〕 的 城 門 必 悲 傷 、 哀 號 . 他 必 荒 涼 坐 在 地 上
Siyon'un kapıları ah çekip yas tutacak; Kent, yerde oturan, Terk edilmiş bir kadın gibi olacak.錫安 〔 原文 作 他 〕 的 城門 必 悲傷 、 哀號 . 他 必荒 涼 坐在 地上
Siz şunları yapacaksınız: Şabat Günü göreve giden kâhinlerle Levililerin üçte biri kapılarda nöbet tutacak,I stało się potem, że umyślił w sercu swojem Joaz odnowić dom Pański.
Siz şunları yapacaksınız: Şabat Günü göreve giden kâhinlerle Levililerin üçte biri kapılarda nöbet tutacak,이제 너희는 이와 같이 행하라 너희 제사장과 레위 사람 곧 안식일에 입번한 자의 삼분 일은 문을 지키고
Siz şunları yapacaksınız: Şabat Günü göreve giden kâhinlerle Levililerin üçte biri kapılarda nöbet tutacak,Tatoť jest věc, kterouž učiníte: Třetí díl vás, kteříž přicházíte v sobotu z kněží a z Levítů, budou vrátnými.
Siz şunları yapacaksınız: Şabat Günü göreve giden kâhinlerle Levililerin üçte biri kapılarda nöbet tutacak,Вот что вы сделайте: треть вас, приходящих в субботу, из священников и левитов, будет привратниками у порогов,
Siz şunları yapacaksınız: Şabat Günü göreve giden kâhinlerle Levililerin üçte biri kapılarda nöbet tutacak,זה הדבר אשר תעשו השלשית מכם באי השבת לכהנים וללוים לשערי הספים׃
Siz şunları yapacaksınız: Şabat Günü göreve giden kâhinlerle Levililerin üçte biri kapılarda nöbet tutacak,هذا هو الأمر الذي تعملونه. الثلث منكم الذين يدخلون في السبت من الكهنة واللاويين يكونون بوابين للابواب
Siz şunları yapacaksınız: Şabat Günü göreve giden kâhinlerle Levililerin üçte biri kapılarda nöbet tutacak,又 說 、 你 們 當 這 樣 行 . 祭 司 和 利 未 人 、 凡 安 息 日 進 班 的 三 分 之 一 、 要 把 守 各 門
Siz şunları yapacaksınız: Şabat Günü göreve giden kâhinlerle Levililerin üçte biri kapılarda nöbet tutacak,又 說 、 你 們當這樣 行 . 祭司 和 利未 人 、 凡 安息日 進班 的 三分之一 、 要 把守 各門
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.A szociális agy ellenőriz, amikor a babák a statisztikákat készítik.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Bộ não xã hội điều khiển khi những đứ trẻ thu nhập số liệu.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Creierul social controlează momentul în care bebelușii fac statistici.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Das soziale Gehirn kontrolliert wann Babys Statistiken anfertigen.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Den sociala hjärnan styr när spädbarnen ska föra statistik.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Den sociale hjerne kontrollerer hvornår babyerne tager statistik.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.El cerebro social controla los momentos cuando los bebés toman sus estadísticas.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Het sociale brein controleert wanneer de baby's statistieken bijhouden.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.아기들이 그들의 통계를 취하고 있을 때, 사회적 두뇌가 통제하고 있습니다.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.La parte 'sociale' del cervello prende il controllo quando i bambini fanno le loro statistiche.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Le cerveau social contrôle quand les bébés tirent des statistiques.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Njihovi socialni možgani odločajo, kdaj lahko pride do statistike.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.O cérebro social está controlando quando os bebês estão calculando estatísticas.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Otak sosial mengendalikan kapan bayi-bayi ini mengambil data statistik mereka.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Sociálny cit mozgu kontroluje, kedy si bábätká štatistiku robia.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Socjalna część mózgu kontroluje kiedy dzieci sporządzają statystyki.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Sosiaaliset aivot hallitsevat, vauvojen tilastoidessa.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Společenská část mozku řídí, kdy si děti vedou své statistiky.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Ο κοινωνικός εγκέφαλος ελέγχει πότε τα μωρά κρατούν τα στατιστικά τους.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Социалния мозък контролира кога бебетата получават техните статистически данни.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Социальная составляющая мозга контролирует начало сбора статистики.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.Соціальний мозок контролює, коли малюки ведуть статистику.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.המוח החברתי שולט כאשר התינוקות נוטלים מדגמים.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.ولأن العقل الإجتماعي يكون مهيمناً حينما يشرع الأطفال في إجراء إحصاءاتهم.
Sosyal beyin bebeklerin ne zaman istatistik tutacaklarını kontrol ediyor.社会的な脳が制御しているのです 赤ちゃんが人の前にいるときと
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod