Müvekkilim asla tutuklanmamalıydı.My client never should've been arrested.
O siyasi bir tutuklu olarak Güney Afrika'da altı yıl geçirdi.He spent six years as a political prisoner in South Africa.
Kral John için, rakiplerinin tümünü kontrol altında tutmak çok zordu.It was difficult for King John to keep control over all of his rivals.
Tom hâlâ araba kazasında ölen kızı Mary'nin yasını tutuyordu.Tom was still mourning his daughter Mary who had died in a car accident.
Beni görünce elimi çok sıkı tuttu ve gözlerime bakıp "Seni seviyorum" dedi.When she saw me, she held my hand so tight, looked me in eyes and told me: "I love you."
Mary gözlerime baktı ve bana onu kollarımda tutmamı söyledi.Mary looked me in the eyes and told me to hold her in my arms.
O seni öldürmek için paralı askerler tuttu.He hired mercenaries to kill you.
Mary bana baktı ve onu kollarımda tutmamı söyledi.Mary looked at me and told me to hold her in my arms.
O, gözlerini kapattı ve bir dilek tuttu.She closed her eyes and made a wish.
Ben geri dönene kadar çocukları kontrol altında tutmaya çalışın.Try to keep the kids under control until I get back.
Maymunlar kafeslerde tutulurlar.Monkeys are kept in cages.
Bu beyzbol sopasını arabamın bagajında tutuyorum.I keep this baseball bat in the trunk of my car.
Baba tutuklanacak mı?Is daddy going to be arrested?
Balerinler tayt, tütü etek ve bale ayakkabısı giyiyorlardı.The ballerinas wore tights, tutus and ballet slippers.
Onu bir sır olarak tutmalıydın.You should've kept that secret.
Tom tutuklu kampına gönderildi.Tom was sent to a prisoner camp.
Tom böyle kötü bir havada balık tutmaya gitmemesi için balıkçıyı umutsuzca uyardı.Tom desperately warned the fisherman not to go fishing on such a bad weather.
Çocuğun okul arkadaşlarına karşı davranışı ve tutumu ibret vericiydi.The child's behaviour and attitude towards his fellow students was exemplary.
Neden onların tarafını tutuyorsun?Why are you siding with them?
Onlarla balık tutmaya gittim.I went fishing with them.
Onunla balık tutmaya gittim.I went fishing with him.
Onların buradan uzak tutulmasını istiyorum.I want them kept away from here.
Onun buradan uzak tutulmasını istiyorum.I want him kept away from here.
Senin tutuklanmanı istiyorum.I want you arrested.
Onların tutuklanmasını istiyorum.I want them arrested.
Onun tutuklanmasını istiyorum.I want him arrested.
Onun cinayetten tutuklanmasını istiyorum.I want him arrested for murder.
Bizi balık tutmaya götürdüğün için teşekkürler.Thanks for taking us fishing.
Onları balık tutmaya götürdüğün için teşekkürler.Thanks for taking them fishing.
Beni balık tutmaya götürdüğün için teşekkürler.Thanks for taking me fishing.
Onu balık tutmaya götürdüğün için teşekkürler.Thanks for taking him fishing.
Onu neyin tuttuğunu göreceğim.I'll see what's keeping her.
Onları orada tut.Keep them there.
Onu orada tut.Keep her there.
Onları güvende tut.Keep them safe.
Onu güvende tutun.Keep him safe.
Onu güvende tut.Keep her safe.
Onları sessiz tut.Keep them quiet.
Onları beladan uzak tutun.Keep them out of trouble.
Onu beladan uzak tutun.Keep him out of trouble.
Onları içeride tut.Keep them inside.
Onu içeride tutun.Keep him inside.
Onu içeride tut.Keep her inside.
Onları meşgul tut.Keep them busy.
Onları bizden uzak tut.Keep them away from us.
Onu bizden uzak tut.Keep him away from us.
Onları benden uzak tut.Keep them away from me.
Onları orada tutabilir misin?Can you keep them there?
Onu orada tutabilir misin?Can you keep him there?
Ben onları hayatta tutmaya çalışıyorum.I'm trying to keep them alive.
Ben onu hayatta tutmaya çalışıyorum.I'm trying to keep him alive.
Onu hayatta tutmaya çalışıyorum.I'm trying to keep her alive.
Onları uzak tutamadım.I couldn't keep them away.
Onu uzak tutamadım.I couldn't keep him away.
Onları benim için tutun.Hold them for me.
Onu benim için tutun.Hold him for me.
Onları basılı tutun.Hold them down.
Onu tutmak istiyorum.I want to hold him.
Onu tutmak benim fikrim değildi.It wasn't my idea to hire her.
Ben onu tutmadım.I didn't hire him.