Ana içeriğe geç
Sözlük

tut ile cümle

tut kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sol eliyle bir kepçeyi tutuyor.She is holding a ladle with her left hand.
Nereden bir hizmetçi tutabilirim?Where can I hire a maid?
Ölüm orucu tutmaya karar verdim.I decided to fast to death.
Mary Tom'un elini tutmasına izin verdi.Mary allowed Tom to hold her hand.
Tom bir perdenin arkasına saklandı ve nefesini tuttu.Tom hid behind the curtain and held his breath.
O, masasında bir insan kafatası tutuyor.She keeps a human skull on her desk.
Mary, Tom'un beynini bir kavanozda tutuyor.Mary keeps Tom's brain in a jar.
Fatura ne tutar?What does the bill come to?
Japonya'da penguenleri evcil hayvanlar olarak tutan insanlar olduğunu duyuyorum.I hear that there are people in Japan who keep penguins as pets.
Onlar askeri operasyonlar hakkındaki bilgiyi gizli tuttular.They kept the information about the military operations a secret.
Boynum tutulmuş.I have a stiff neck.
Bir boyun tutulmasıyla uyandım.I woke up with a stiff neck.
Tom telefonunu genellikle sessiz modunda tutar.Tom usually keeps his phone in manner mode.
Tüy ceketim beni oldukça sıcak tutuyor.My down jacket keeps me quite warm.
O, sarayda bir sevgili tutuyor.She keeps a lover in the palace.
Onlar omuz omuza güreş tutuyorlar.They are wrestling shoulder to shoulder.
Bazen balık tutmaya gideriz.We sometimes go fishing.
Tom sık sık sözünü tutmaz.Tom often doesn't keep his promises.
Tom o kadar şaşırmıştı ki, nutku tutuldu.Tom was so surprised he was speechless.
Tatoeba bir tutku değildir.Tatoeba is not a cult.
Birinin sözlerini tutması gerekir.One should keep one's promises.
Biri sözlerini tutmalı.One should keep one's promises.
İnsan sözlerini tutmalı.One should keep one's promises.
Tom zamanın çoğunu balık tutarak geçirdi.Tom passed most of the time fishing.
Çiçeği ceketinin yakasına tuttur.Pin the flower on your lapel.
Tom Mary'nin gözlüklerini çıkardı ve onu tutkuyla öptü.Tom took off Mary's glasses and they kissed passionately.
Tom ağzını kapalı tutmalıydı.Tom should've kept his mouth shut.
Tom çenesini kapalı tutmalıydı.Tom should've kept his mouth shut.
Tom polisler tarafından tutuklandı.Tom was arrested by the police.
Polisler Tom'u tutukladı.The police arrested Tom.
Gerçekten veraset vergisinin ne kadar tutacağını merak ediyorum.I really wonder how much the inheritance tax will amount to.
Sürüş sırasında elde tutulan bir cep telefonu ile konuşmanın büyük cezaları vardır.There are big fines for talking on a hand-held mobile phone while driving.
Onlar balık tutmayı biliyorlar.They know how to fish.
Balık tutar mısın?Do you fish?
Tutuklanmamdan hemen sonra birkaç kez sorgulandım.Right after my arrest I was interrogated several times.
Bir avukat tutmaya gücün yetmiyorsa, size biri atanacaktır.If you can't afford a lawyer, one will be appointed to you.
İşe karşı tutumun beni rahatsız ediyor!Your attitude towards work bothers me!
Polisler çocuk hırsızını tutukladı.Police arrested the kidnapper.
Bugün oruç tutuyorum.I am fasting today.
Tom nadiren sözünü tutmaz.Tom seldom breaks his promise.
Tom neredeyse hiç sözünü tutmaz.Tom hardly ever breaks a promise.
Polis iki adamı tutukladı.The police arrested two men.
Polis üç adamı tutukladı.The police arrested three men.
Polis dört adamı tutukladı.The police arrested four men.
Tutuklu hapishaneden kaçtı.A prisoner escaped from the prison.
Polis katili tutukladı.The police arrested the murderer.
Tom'u öldürdüğünden şüphelenilen adam polis tarafından tutuklandı.The man suspected of murdering Tom has been arrested by the police.
Onu tutuyorsun , değil miYou're holding it, aren't you?
O onu tutuyor.He is holding it.
Tom onu tutuyor.Tom is holding it.
Bu günlerde herkes tütünün akciğer kanserine neden olduğunu bilir.Everyone knows these days that tobacco causes lung cancer.
Beni tutukladın.You arrested me.
Beni tutukladınız.You arrested me.
O beni tutukladı.He arrested me.
Beni tutukladı.He arrested me.
Tom beni tutukladı.Tom arrested me.
Mary beni tutukladı.Mary arrested me.
Birini tutukladım.I arrested one.
O bir ip tuttu.She held a rope.
Tom'un tutuklanmasına senin şaşırdığın kadar şaşırdım.I was as surprised by Tom's arrest as you were.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod