Tom deniz tutmuş gibi görünüyor.Tom seems to be seasick.
Ben esir tutuluyorum.I'm being held prisoner.
Ben tutukluyu koruyacağım.I'll guard the prisoner.
Rehine tutuluyorum.I'm being held hostage.
Asansörü tut, Tom.Hold the elevator, Tom.
Ben onu bir sır tutacağım.I'll keep it a secret.
Kapıyı tut, lütfen.Hold the door, please.
Tom tutuklanacak.Tom will be arrested.
Ben taraf tutmuyorum.I'm not taking sides.
Sözümü tutacağım.I'll keep my promise.
Onu benimle tutacağım.I'll keep it with me.
Ben tutuklandım.I was taken prisoner.
Sen bizim tutuklumuzsun.You're our prisoner.
Araba beni tutuyor.I'm getting carsick.
Bir tutuklumuz var.We have a prisoner.
Tom Mary'yi tutmaya çalıştı.Tom held onto Mary.
Ben seni sıcak tutacağım.I'll keep you warm.
Tom burnunu tuttu.Tom held his nose.
Tom, bir balık tuttu.Tom caught a fish.
Tom bir taksi tuttu.Tom took a cab.
30 dolar tuttu.That'll be $30.
Bebeği tutar mısın?Will you keep the baby?
Ne kadar tuttuğunu bilmek isterim.I would like to know how much it costs.
O bir söz verdi, ama sözünü tutmadı.He made a promise, but didn't keep his word.
Hayvanlar çok küçük kafeslerde tutuluyor.The animals are kept in very small cages.
Onun bu tutumu oldukça iğrençtir.That attitude of his is quite disgusting.
Ellerimde tuttuğum şey fosilleşmiş bir kabuk.A fossilized shell is what I'm holding in my hands.
Sadece başını aşağıda tut.Just keep your head down.
Sadece ağzını kapalı tut.Just keep your mouth shut.
Senin yedek lastiğini tutmak için en mantıklı yer arabanın bagajındadır.The most logical place to keep your spare tire is in the trunk of your car.
Ayakkabılarınızı tutmanın en mantıklı yeri kapının yakınındadır.The most logical place to keep your shoes is near the door.
Polis, kaçıranlardan birini gözaltında tutuyor.The police have one of the kidnappers in custody.
Tom kapıyı açtı ve onu Mary için açık tuttu.Tom opened the door and held it open for Mary.
Tom sol elinde bir şey tutuyordu.Tom was holding something in his left hand.
Tom, Mary'nin kolunu tuttu ve yürümeye başladılar.Tom took Mary's arm and they started walking.
Tom ve Mary evliliklerini bir sır olarak tuttular.Tom and Mary kept their marriage a secret.
Tom aslında Mary için kapıyı açık tuttu.Tom actually held the door open for Mary.
Tom ve Mary sözlerini tutacaklar.Tom and Mary will keep their promise.
Kendinizi benim tutsaklarım olarak düşünün.Consider yourselves my prisoners.
Tom evini boyamam için beni tuttu.Tom hired me to paint his house.
Tom ve Mary tutuklandılar.Tom and Mary have been arrested.
Tom henüz tutuklanmadı.Tom hasn't been arrested yet.
Tom kapıyı Mary için tuttu.Tom held the door for Mary.
Bu benim yaşam tutkum.This is my life's ambition.
Tom niçin tutuklandı?Why has Tom been arrested?
Tom tutuklanmadı.Tom hasn't been arrested.
Tom nerede tutuluyor?Where is Tom being held?
Tom küreği tuttu.Tom clenched the shovel.
Tom ve Mary el ele tutuştular.Tom and Mary held hands.
Tom kapıyı açık tuttu.Tom held the door open.
Tom tutuklanmış olabilir.Tom could get arrested.
Sadece sözünü tut.Just keep your promise.
Neden tutuklandın?Why were you arrested?
Nefesini tut, Tom.Save your breath, Tom.
Onu bir arada tut, Tom.Keep it together, Tom.
Dilini tut, Tom.Hold your tongue, Tom.
Tom tutuklandı mı?Has Tom been arrested?
Neden Tom tutuklandı?Why was Tom arrested?
Ne tutuyorsun?What are you holding?
Tom sözünü tuttu.Tom kept his promise.