Turuncu, Hollandalıların liderleri William I, Orange Prensi'nden sonra benimsediği renktir.Orange is the color the Dutch adopted after their leader William I, Prince of Orange.
İletişimciler sarı-turuncu dairelerle temsil edilmektedir.The communicators are represented by yellow-orange circles.
Turuncu oklar iletişimcilerin bu ipuçlarını nasıl çözdüklerini göstermektedir.The orange arrows show how the communicators decode those cues.
Krom turuncu – krom sarısı ve krom kırmızısı.Chrome orange – chrome yellow and chrome red.
Sanırım yaşamın karanlık yönlerini, sarı ve turuncu renklerden daha çekici bulma eğilimindeyim.I guess I tend to find the darker sides of life more attractive than the yellows and oranges.
Daha sonra 17. yüzyıl ortalarında turuncu renk kırmızı olarak değişmiştir.Allerdings wurde im 17. Jahrhundert die Grundfarbe Rot in Blau geändert.
Bacakları turuncu sarıdır, yalnızca femora I. çifti koyu kahverengidir.Die Beine sind bräunlich gelb, nur die vorderen Schenkel (Femora) sind dunkel gefärbt.
Fonda yeşil bir kapı ve turuncu tuğla duvar vardır.Der Saal besitzt eine gewölbte Stuckdecke und mit Grisaillemalerei geschmückte Wände.
Meyvelerin üzeri tüylü olup, sarımsı-turuncu renkte eriksidir.Die verkehrt birnenförmigen Früchte sind scharlachrot.
Kadınlardan biri parlak yeşil elbise içindedir ve saçları turuncudur.Eine Frau mit rotem Kleid und hoch gesteckten Haaren sitzt im Gras.
Kafasının ucunda 2 turuncu anteni vardır.Der Kopf trägt zwei Paar Antennen.
O turuncu bir maske takar ve iki nuncaku taşır.Il crée ensuite une grand jument pour porter les deux.
Ancak safran altın sarısı – turuncu rengini α-krosine borçludur.Cependant, la couleur jaune-orange d'or du safran est principalement due à l'α-crocine.
Dişilerinde sarı, erkeklerinde ise turuncu renk taç vardır.Les adultes matures rouges (mâles) ou jaunes (femelles) présentent de belles couleurs saturées.
Saçların sarısını abartıyorum, turuncu, krom rengi, soluk limon sarısına ulaşıyorum.J'exagère le blond de la chevelure, J'arrive aux tons orange, aux chromes, au citron pâle.
Aynı zamanda Ruslana, Amerikan yanlısı Turuncu Devrim'in ateşli bir destekçisidir.Il est aussi un fumeur invétéré particulièrement friand de cigarettes américaines Camel.
Orange Eros (turuncu / çikolata tabakalı) bir süredir de satıldı.Le breuvage Gibeau Orange Julep est maintenant vendu en magasin.
Turuncu renkli ve kıllıdır.Sa touche est libre et colorée.
Benim kravat turuncu.Mi corbata es naranja.
KTM'in resmi şirket takımınn renkleri turuncu, siyah ve gümüştür.Los colores de la compañía y del equipo oficial de KTM son de color naranja, negro y plata.
Maskotları, Diesel adında bir turuncu saçlı tilkidir.Ella es dueña de un perro llamado Diesel.
Kontrol noktalarında turuncu-beyaz bayraklar bulunur.Izar banderas blancas en las posiciones.
Ses bariyerini kıran ilk uçak olan Bell X1, enternasyonal turuncu rengine boyalıydı.En la Postguerra construyó el Bell X-1, el primer avión que quebró la barrera del sonido en vuelo nivelado.
Sistemin birincil bileşeni, tayf sınıfı K0III olan bir turuncu devdir ve görünen parlaklığı +4,87 kadirdir.La componente principal del sistema es una binaria cercana de magnitud aparente +4,80.
Kafasının ucunda 2 turuncu anteni vardır.In testa ha anche un paio di antenne.
Parlak yeşilin yanı sıra sarı, turuncu veya siyah renkler de mevcuttur.Ci sono stati resoconti anche di piogge gialle, verdi e nere.
Turuncu şapkası ve sarı lamelleri vardır.Possiedo guanti e sciarpa rossi.
Turuncu kısmı ise protestanları.Rutzenmoos è abitato prevalentemente da protestanti.
İzmir'de yaz günlerinde gökyüzünün açık mavisi ile güneşinin turuncusu Izair logosunda birleşti.Là fuori l’isola sorride nella tiepida nottata estiva.”
Meyvelerin üzeri tüylü olup, sarımsı-turuncu renkte eriksidir.Плоды — орешки красновато-бурого цвета.
Haggis, Dev bir kırmızı ve turuncu canavar.Хаггис (Дон Остин) — гигантский красно-оранжевый монстр.
Erkekleri, parlak turuncuyla süslüdür.Самцы окрашены ярче самок.
Genellikle laboratuvar önlüğü, turuncu bir üst, etek ve çizme giyer.Обычно носит лабораторный халат, оранжевый верх, юбку, и ботинки до колена.
Trabzonspor 2010'a dek alternatif renk olarak turuncuyu kullanmıştır.استخدم اللون البرتقالي كبديل لطرابزون سبور حتى عام 2010.
Ayrıca turuncu renk her üyenin solo aktivite ürünlerinde de kullanılmaktadır.وتستخدم هذه الأدوات الهتاف اللون البرتقالي في أنشطة الترويج الفردية لكل عضو أيضا.
Kadınlardan biri parlak yeşil elbise içindedir ve saçları turuncudur.من بينهم سيدة تلبس ثوبا أحمرا تجلس في العشب الأخضر وشعرها مضفر.
Bakteri lekeleri yeşil, siyah, turuncu gibi çeşitli renklenmelere sebep olabilir.فقد تُحدث التصبُّغات الناجمة عن البكتيريا تلوُّنات متنوعة من الأخضر أو الأسود أو البرتقاليّ.
Ukrayna'nın ilk kadın başbakanı olmadan önce, Timoşenko Turuncu Devrimi'nin önemli liderlerindendi.قبل أن تصبح أول رئيس وزراء في أوكرانيا في عام 2005، شاركت تيموشينكو في قيادة الثورة البرتقالية.
Turuncu renk, iPod franchise'inin ilkiydi.A cor laranja é a primeira da franquia iPod.
Haggis, Dev bir kırmızı ve turuncu canavar.Haggis (Don Austen) - Um enorme monstro vermelho e laranja.
Erkeklerin boynu yanardöner turuncu ve kırmızı renklerdedir.Os olhos de ambos os sexos são vermelho-alaranjados.
Blinky, üç gözlü turuncu bir balık.Vark: Um alienígena verde com três olhos.
Caillou'dan 2 yaş kadar küçüktür.Saçları turuncudur.Capoeira, a partir de 2 anos de idade.
Kulübün renkleri lacivert-turuncu'dur.Seu clube é o Regar-TadAZ Tursunzoda.
Nancy Francis Nancy gözlükleri olan, turuncu kıvırcık saçları olan bir kızdır.Nancy Pancy is het meisje met de grote bril.
Kafasının ucunda 2 turuncu anteni vardır.Op de kop zitten twee grote antennes.
Renkleri; Turuncu - Siyah'dır.Voor zwart gelden de tegenoverliggende velden.
Sırtı sarı-turuncu arası bir renge sahip kıllarla kaplıdır.De rug is bedekt met gelijkmatig verdeelde knobbels.
Turuncu düğüm zaten tek derecelidir.De arm is niet meer dan de noodzakelijke slinger.
Bu kez yalnızca kırmızı ve turuncu düğümler tek dereceli kalmalıdır.Alleen de romaanse granieten doopvont blijft over.
Kulübün 2011-2012 sezonu kaleci formaları ise yeşil, kırmızı ve turuncu renklerde olmuştur.De laatste kleurverandering was in het midden van 2003, de meren zijn nu turqoois, groen en rood.
Turuncu Devrim'in aktörlerinden biridir.Orozco was een van de hoofdrolspelers in de Mexicaanse Revolutie.
Dünya kupası sebebiyle, bizim sokaktaki bütün evler küçük turuncu bayraklarla süslenmiş.Alle huizen in onze straat zijn versierd met oranje vlaggetjes vanwege het WK.
Üretilen robotlar çoğunlukla “KUKA Turuncusu” (şirketin kurumsal rengi) veya siyah renktedir.Większość robotów jest wykończona w kolorze „KUKA Orange” (oficjalny kolor firmy) albo w kolorze czarnym.
Caillou'dan 2 yaş kadar küçüktür.Saçları turuncudur.Jest o dwa lata młodsza od Kajtusia.
Güneşin turuncu ışıkları denize yansıyor.Jego samotne światło oświeca dno morza."
Turuncu kuş (Bubbles): Dokunulunca kartalın yarısı kadar şişer.Żelaziński Ia (Sellasen): W polu pół wołu leżącego.
Turuncu-siyah renklerle kurulan kulüp, Ortaköy Gençlik Kulübü adını almıştır.Połączone kluby przyjeły nazwę Nakielski Klub Sportowy "Czarni".
Turuncu renkli takımlar Play-offlara katıldı.Drużyna trenera Remondiny awansowała do play-off.
Blinky, üç gözlü turuncu bir balık.Syreny – trójka dziewczyn z rybimi ogonami.