turun ile cümle
turun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Belirtiler hayvanın türüne göre değişkenlik gösterebilir.Deze symptomen kunnen verschillen per diersoort.
Afrika'nın doğusunda ve güneyinde yaşayan türün tanınan on iki alt türü bulunur.De soort komt voor in het oosten van Afrika en telt 2 ondersoorten:.
Exotica türünün "babası" olarak anılır.Hij wordt de vader van exotica genoemd.
Alet yapma yeteneği, insan türünü Öteki canlılardan ayıran temel niteliktir.Het taalvermogen is een van de belangrijkste eigenschappen die de mens onderscheiden van de andere dieren.
Ancak bu türün özelliklerini Victor Hugo belirlemiştir.Zijn stijl werd door Victor Hugo geprezen.
Grup birincileri ve ikincileri final turuna çıktı.De nummers 1 en 2 van de groep gaan naar de finale.
Mavval türündeki şarkılarıyla bilinmektedir.Ze zegt de soort van Wispel te kennen.
Renkleri; Turuncu - Siyah'dır.Voor zwart gelden de tegenoverliggende velden.
Rafineriler çoğu silah türüne karşı dayanıksızdır.De harnassen zijn bestand tegen de meeste wapens.
Türün şu ana kadar herhangi bir alttürü tanımlanmamıştır.De soort heeft tot heden nog geen beschreven ondersoorten.
Unix zamana göre saniye türünden zaman dilimleri.De Unix-tijd is dan het gehele aantal seconden na de Unix Epoch.
Aksiyon - komedi türündeki Mr. & Mrs. Smith, Jolie'nin 2005'te oynadığı tek filmdir.De uitspraak verwijst naar de film Mr. & Mrs. Smith (2005), waarin Jolie ook speelde.
Sırtı sarı-turuncu arası bir renge sahip kıllarla kaplıdır.De rug is bedekt met gelijkmatig verdeelde knobbels.
Türün en belirgin özelliği yavaş temposudur.De voortplanting van de soort is erg langzaam.
Bu cüce filin azı dişlerinin boyutu anakara Palaeoloxodon antiquus türünün yaklaşık %40'ına kadar küçülmüştür.De kiezen van deze dwergolifant zijn ongeveer 40% kleiner dan die van de Elephas antiquus.
2000 yapımlı film, Komedi/Bilim-Kurgu/Macera türündedir.De film combineert twee genres: populair-wetenschappelijke documentaire en sciencefiction.
Avrupa turuna çıkarttı.Ze gaan op tournee door Europa.
Turuncu düğüm zaten tek derecelidir.De arm is niet meer dan de noodzakelijke slinger.
Bu türün değişkenliği çok büyüktür.Deze soort is zeer variabel.
Hatta iki türün kıyaslanmasına da karşıyım.Ze worden ook wel opgevat als twee soorten.
Türün karşısındaki en önemli tehditler yaşam alanı yokolması ve yaşam alanı parçalanmasıdır.Hun grootste bedreiging is de mens omdat deze hun leefgebied versnippert.
Köpek ırkı, köpek (Canis lupus familiaris) türünün ırkları.De wolf is de voorouder van de hond (Canis lupus familiaris).
Yedi türün altısı Avustralya'nın endemik türleridir.Er zijn zeven soorten die endemisch zijn in Australië.
"Kara Şövalye'nin türün sınırlarını aştığı bir gerçek.Zeer herkenbaar in het wapen zijn de zwarte kruisen van de ridders van de Duitse Orde.
Gerilim türündeki film oldukça iyi bir gişe hasılatı yapmıştır.Het toevoegen van geluid aan films betekende een behoorlijke omslag.
Bu kez yalnızca kırmızı ve turuncu düğümler tek dereceli kalmalıdır.Alleen de romaanse granieten doopvont blijft over.
Elektronik müzik, elektronik aletler yardımıyla yapılan müzik türüne verilen bir isimdir.Elektronische muziek is een verzamelterm voor muziek die gemaakt is met elektronische muziekinstrumenten.
Bu soru türüne "Haklısın, yumurtayı hatırladım" veya "Bugün soğuk.Op de achtergrond zingt een aantal dames zwoel dat ze het koud hebben ("Oh so cold").
Side scrolling türünde bir platform oyunudur.Het spel kwam is een side scrolling actiespel.
Renk ve biçim bakımından Cheiracanthium punctorium türüne benzer.Qua structuur en samenstelling is het vergelijkbaar met thionylchloride.
Bunun sebepleri, birçok türün üzerinde çalışma yapılmadığı için henüz yeteri kadar anlaşılmamıştır.Dit komt doordat er over een groot aantal soorten nog vrijwel niets bekend is.
2003'te yapılan DNA karşılaştırması ise türün muhtemelen yeni bir alt tür olduğunu ortaya koymuştur.Omdat de soort in 2009 voor het laatst is waargenomen, bestaat het vermoeden dat de soort is uitgestorven.
Kulübün 2011-2012 sezonu kaleci formaları ise yeşil, kırmızı ve turuncu renklerde olmuştur.De laatste kleurverandering was in het midden van 2003, de meren zijn nu turqoois, groen en rood.
Wimbledon ilk turunda Lleyton Hewitt'e kaybetti.In de tweede ronde werd hij uitgeschakeld door Lleyton Hewitt.
B. olivacea türünün dört alt türü tanınmaktadır.Het geslacht Baiotomeus omvat vier soorten.
Korku türüne ait öğeler, diğer türlerde de görülmeye devam etti.Later werd tijgeroog ook in andere staten bekend.
Gruplarında son sırada yer alan takımlar ise sınıflandırma turuna katıldı.De overige landen spelen in de plaatsingsronde om hun eindklassering.
Afrika'da yaşayan beş aynak türünü içinde barındırır.In het verblijf leeft een groep van vijf Afrikaanse wilde honden.
Bulvar türüne giren gazete, M. DuMont Schauberg Grubu bünyesinde çıkarılmaktadır.Tegenwoordig is de krant eigendom van M. DuMont Schauberg.
Grubun türü kendi türüne uymadığı için ayrılmıştır.Die van de even groep laat je ongemoeid.
Çoğunlukla komedi türünde eserler verdi.Hij schreef met name komedies.
Oyuncu aynı zamanda kendi oyun türünü oluşturabilir.De speler kan ook zelf een personage maken.
Türün ismi sanatçı Peter Trusler'den gelmektedir.De naam Moser is afkomstig van bedenker Peter Moser.
Fransa Açık dördüncü turunda Jo-Wilfried Tsonga'ya yenildi.Het enkelspel werd gewonnen door de als derde geplaatste Fransman Jo-Wilfried Tsonga.
Bu yunus türünün belirgin özelliği konik kafası ve dar burnudur.Een karakteristiek kenmerk van gieren is hun kale kop en nek.
Turuncu Devrim'in aktörlerinden biridir.Orozco was een van de hoofdrolspelers in de Mexicaanse Revolutie.
Bu türün farklı fenotipleri bulunur.Dit zijn de enige soorten fenomenen er zijn.
Ben savaşın her türüne karşıyım.Ik ben tegen ieder soort oorlog.
Dünya kupası sebebiyle, bizim sokaktaki bütün evler küçük turuncu bayraklarla süslenmiş.Alle huizen in onze straat zijn versierd met oranje vlaggetjes vanwege het WK.
Bu türün bilimsel olarak kaydedilmiş en büyük örneği 71 kg ağırlığındaydı.Największy udokumentowany naukowo osobnik tego gatunku ważył 71 kg.
Karantina kuralları çerçevesinde Batı Avustralya'ya bu türün sokulması yasaktır.Na zachodzie Australii zabroniono połowu tego gatunku.
Ayrıca Japonya turuna çıkıp Dragon Gate ve Pro Wrestling Noah'da güreşmiştir.Podróżował również do Japonii, gdzie występował dla Dragon Gate i Pro Wrestling Noah.
The Sacramento Bee bu müzik türünü "postmodern–Eurosynth–technopop–new wave karışımı" olarak tanımlamıştır.The Sacramento Bee nazywają ten gatunek „postmodernistyczno-eurosynthowo-technopopowo-nową falą w blenderze”.
Üç kere dünya turuna gitti.Do tego kraju podróżował trzykrotnie.
House of Cards, politik drama türünde bir Amerikan dizisidir.House of Cards – amerykański serial z gatunku dramatu politycznego.
Bu olay türün teşhis edilmesini son derece zorlaştırır.To jeszcze bardziej utrudnia identyfikację gatunku.
Türünü pop-folk olarak özetliyor.Stylistycznie utwór utrzymany jest w gatunku pop-folk.
2009 yılında ise grup yeniden bir araya gelmiş ve dünya turuna çıkmıştır.W 2009 roku zespół ponownie postanowił o swoim rozwiązaniu z przyczyn zewnętrznych.
1823 - 1826 arasında Otto von Kotzebuearound ile dünya turuna çıktı.W latach 1823-1826 podróżował dookoła świata z Otto von Kotzebuem.
Göç yolları bu türün yaşadığı bölgeleri Afrika ve Hindistan'a kadar uzatır.Trasy migracji rozciągają zasięg tego gatunku na wiele rejonów Afryki i Indii.