Adada turizm oldukça gelişmiştir.În prezent turismul este foarte dezvoltat.
Gebiz henüz keşfedilmemiş turizm potansiyeline sahip önemli bir yerleşim yeridir.Are un potențial turistic încă nevalorificat.
İlçenin gelirinin %90'ı turizmden sağlanmaktadır.Turiștii europeni creează mai mult de 90% din venitul turistic al Sloveniei.
"Bir turizm duayeni".Acum este o atracție turistică."”
Turizm gelirlerinin ihracata oranı %16,7'dir.Orașul are un grad de telefonizare de 16,7%.
İlde tarım ve turizm gelişmiştir.Agroturismul și ecoturismul sunt de asemenea practicate cu succes.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, 1987.Consiliului Culturii și Educației Socialiste, 1983.
Chilterns bölgesinde bulunduğu için önemli bir turizm merkezidir.Pentru aprovizionarea cu hrană, un rol important l-au avut micile ferme din câmpia torineză.
Balçık, önemli bir yaz turizmi merkezidir.Orașul este un important magnet turistic în timpul verii.
Önemli başka bir endüstri kolu da turizmdir.Un alt sector economic important este turismul.
Başlıca gelir kaynağı turizm ve şeker endüstrisidir.Principalele surse de venit provin din turism, și cultivarea trestiei de zahăr.
Kasaba bir turizm bölgesidir.Orașul este o destinație turistică.
Şehrin en önemli geçim kaynağı turizmdir.Azi sursa economică principală a orașului este turismul.
Sanayinin yanı sıra turizm ve ticaret de kentin önemli gelir kaynakları arasında yer alır.Mulțumită comerțului, industriei și orașelor bogate, ele au fost importante și pentru trezorerie.
Elâzığ İl Kültür Ve Turizm MüdürlüğüCentrul Național de Informare și promovare Turistică Negrești-Oaș
Katar Turizm Otoritesi.Autoritatea Națională pentru Turism.
Aynı zamanda turizm sayesinde para kazanılarak nehir yunusu koruma adına kullanılması da amaçlanmıştır.Trebuie să înțelegem că avem același scop, să facem bani cu flori naturale.
Ayrıca, 1 adet Turizm işletme belgeli tesis ve çok sayıda lokanta mevcuttur.Aici se află un birou de informații turistice și câteva magazine.
Bu tarihten sonra adeta yeniden keşfedilmiş, ve önemli bir turizm merkezi olmuştur.El a fost restaurat cu fidelitate în perioada postbelică și este un punct principal de atracție turistică.
Kaçanik bölgesi, kış ve yaz turizmi açısından çok elverişlidir.Regiunea este punct de atracție turistică, atât vara cât și iarna.
1993 yılında Disko Bay'da Bölgesel Koordinatörü olarak Grönland Turizmi için çalışmaya başladı.1993-ban kezdett dolgozni a grönlandi idegenforgalomban, mint regionális koordinátor a Disko-öbölben.
ISBN 1910068276. Katar Turizm Otoritesi Katar İçişleri Bakanlığı Ziyaretçiler için vizelerISBN 1910068276 Katari Turisztikai Hatóság Katari Belügyminisztérium Látogatói vízumok
Turizmin gelişmesi, ülkenin ekonomisinin de büyümesini sağlamıştır.A turizmus növekedése hozzájárul a térség fejlődéséhez is.
Harhorin'in ana gelir kalemleri turizm ve tarımdır.Harhorin fő jövedelemforrása a turizmus és a mezőgazdaság.
Günümüzde Lefkoşa Turizm Enformasyon Ofisi'ne ev sahipliği yapmaktadır.Az épületben ma az idegenforgalmi hivatal információs irodája működik.
Önemli başka bir endüstri kolu da turizmdir.Jelentős még a kézműves ipar és a turizmus.
İlçede yazlık turizmi gelişmektedir.Az utóbbi időben a nyári hegyi turizmus is fejlődött.
Turizm giderek önem kazanmaktadır.Egyre fontosabb szerepet kap a turizmus.
Körfezde, turizm, deniz taşımacılığı, balıkçılık ve diğer kıyısal etkinlikler yapılmaktadır.Fontos a halászat, hajózás, csónakázás és egyéb turisztikai dolog.
Alibey Adası son yıllarda yerli turizm merkezleri arasına girmiştir.A Rainbow bridge már évszázadok óta ismert az őslakosok körében.
Ayrıca canlı bir turizm merkezidir.Ezenkívül e környék a turizmusnak is egy centruma.
Yıllık turizm ziyaretçilerinin sayısının yaklaşık 10 milyon kişiye ulaştığı tahmin edilmektedir.Népszerű turistahely, évente mintegy 10 millió látogató keresi fel.
Manzara olarak etkili bir turizm çekiciliği bulunur.Eredeti formájával turisztikai látványosság.
Japonya'da turizm, ülkenin hızla büyüyen sektörlerinden biridir.A turizmus az utóbbi időben az egyik leggyorsabban fejlődő ágazat az országban.
Bu nedenle şehirde turizm sektörü de canlanmaya başlamıştır.Emiatt nőtt a turistaforgalom is a településen.
Balıkçılık ve turizm önemli gelir kaynaklarıdır.Ezenkívül még jelentős bevételi forrás a kereskedelem és a turizmus.
Şehrin ekonomisi turizm üzerine kurulmuştur.A város gazdasága a turizmuson alapszik.
T - Vizesiz turizm amaçlıdır.A település nem kimondott turisztikai célpont.
Turizm, ada ekonomisinin başlıca dayanağıdır.A turizmus jelenti a szigetek gazdaságának oszlopát.
Yörel bölgenin turizm, ticaret ve sanayi merkezi olma görevi yapmaktadır.A térség ipari, kereskedelmi és idegenforgalmi központja Szolnok.
Uzay turizmi Virgin Galactic ^SpaceShipOne Lezuhant a Virgin Galactic űrrepülőgépe.
Adada turizm oldukça gelişmiştir.Nagyon fejlett a turizmus.
Turizm işletmeciliği ve yöneticiliği yaptı.A fogyasztás gazdaságtana és irányítása.
Dağ turizmine müsaittir.Erdélyi Turizmus.
İsviçre ekonomisinin diğer iki önemli sektörünü ise turizm ve endüstri oluşturur.Két sarkalatos pontja volt a turizmus (idegenforgalom) és a gazdaság fejlesztése.
Turizmin yükselişiyle alandaki nüfus dikkat çekici biçimde yüksek bir artış göstermiştir.A hely elhagyatottsága miatt turistáknak fokozott óvatosságot kell tanúsítaniuk.
Turizm: Ülkenin turist çekme açısından potansiyeli.Idegenforgalom: turisták számára túrázási lehetőségek.
İlçede turizm çok gelişmemiş olup ekonomiye bir katkısı yoktur.A turizmus nem jelentős, az infrastruktúra sem igazán teszi lehetővé.
Turizm gelirlerindeki yıllık ortalama artış oranı yüzde 16,5 olmuştur.A turizmusból származó jövedelem 15,1%-kal nőtt.
Turizm Planlama DairesiFöldrajzportál Turizmusportál
Kütlenin içine sokulan modern yollar turizmin gelişmesini sağlamıştır.Az így megépült járdák elősegítették a biztonságos közlekedést.
2004'ten 2005'e bir turist rehberi olarak Qaqortoq'da turizm sektöründe çalıştı.2004-től 2005-ig a Qaqortoqnál dolgozott, mint idegenvezető.
Girit Yunanistan'ın en popüler turizm bölgelerinden biridir.Horvátország egyik legfejlettebb turisztikai régiója.
Agadir ekonomisi, turizm ve balıkçılığa dayalıdır.Feodoszija gazdaságának alapját a turizmus és a tengeri közlekedés adja.
20. yüzyılın sonlarında turizm sektöründe büyük bir patlama yaşandı.A 20. század közepén-végén nagy ipari robbanás érte a szakmát.
Bölge ekonomisinin kaynağı tarım ve turizmdir.A tartomány fő bevételi forrása a mezőgazdaság és a turizmus.
Onu ana endüstrisi turizm olmaya yöneltir.Fő iparága a turizmus.
Özellikle turizm açısından gelişmiştir.Leginkább turizmusa miatt ismert.
Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü.YK:n turistijärjestö.
Daha sonra turizm sektöründe çalışmalarına devam etmiştir.Hän jatkoi myöhemminkin matkailualalla.