- Paris'e git ve turistleri resmet.- Tag til Paris og mal turister.
- Paris'e git ve turistleri resmet.- Ve a París y pintas a los turistas.
- Paris'e git ve turistleri resmet.Πήγαινε στο Παρίσι και ζωγράφιζε πορτέτα για τουρίστες.
- Paris'e git ve turistleri resmet.- Отидете в Париж и боя туристи.
- Paris'e git ve turistleri resmet.- Отиди в Париж и рисувай туристите.
San Cristóbal de las Casas"ın turistlik şehri sokaklardaki yerli askerlerle uyandılar.Turistické město San Cristobal de las Casas se probudilo a našlo v ulicích domorodých válečníků.
Sektörün sürdürülebilirliği açısından turist davranışı hayat i bir etken olmaya devam etmektedir.Als het gaat om de duurzaamheid van deze sector, blijft het gedrag van toeristen een cruciale factor.
Sektörün sürdürülebilirliği açısından turist davranışı hayat i bir etken olmaya devam etmektedir.A turisták magatartása továbbra is kritikus tényez5 lesz az ágazat fenntarthatósága tekintetében.
Sektörün sürdürülebilirliği açısından turist davranışı hayat i bir etken olmaya devam etmektedir.Chování n á v š t ) v n í k A p9edstavuje kritický faktor pro udržitelnost tohoto odv)tví.
Sektörün sürdürülebilirliği açısından turist davranışı hayat i bir etken olmaya devam etmektedir.Comportamentul turiştilor r mâne un factor crucial pentru dezvoltarea durabil a sectorului.
Sektörün sürdürülebilirliği açısından turist davranışı hayat i bir etken olmaya devam etmektedir.Das Verhalten von Touristen bleibt ein entscheidender Faktor für die Nachhaltigkeit des Tourismus Sektors.
Sektörün sürdürülebilirliği açısından turist davranışı hayat i bir etken olmaya devam etmektedir.El comportamiento de los turistas es un factor determinante para la sostenibilidad del sector.
Sektörün sürdürülebilirliği açısından turist davranışı hayat i bir etken olmaya devam etmektedir.Il comportamento dei turisti rimane un fattore critico per la sostenibilità del settore
Sektörün sürdürülebilirliği açısından turist davranışı hayat i bir etken olmaya devam etmektedir.Le comportement du touriste reste un facteur crucial pour la durabilité du secteur.
Sektörün sürdürülebilirliği açısından turist davranışı hayat i bir etken olmaya devam etmektedir.Matkailijoiden käyttäytyminen jää merkittäväksi tekijäksi alan kestävyyden kannalta.
Sektörün sürdürülebilirliği açısından turist davranışı hayat i bir etken olmaya devam etmektedir.Obnašanje turistov ostaja ključni dejavnik za trajnostnost sektorja.
Sektörün sürdürülebilirliği açısından turist davranışı hayat i bir etken olmaya devam etmektedir.Správanie turistov zostáva rozhodujúcim faktorom pre trvalú udržate‑nos" sektora.
Sektörün sürdürülebilirliği açısından turist davranışı hayat i bir etken olmaya devam etmektedir.Turisternas beteendemönster är en viktig faktor för hållbarheten inom sektorn.
Sektörün sürdürülebilirliği açısından turist davranışı hayat i bir etken olmaya devam etmektedir.Zachowanie turystów jest kluczowym czynnikiem w zachowaniu równowagi ekologicznej tego sektora.
Şirketi uzay kıyafeti sektöründeki çoğu kişi gibi uzay turistlerinin yarattığı talepten dolayı bıraktı.그는 회사를 떠났는데 그 이유는 그 우주복 산업에 있는 다른 사람처럼 우주 여행객들을 위한 우주복 시장이 점점 치솟고 있다는 것을 보았기 때문입니다.
Şirketi uzay kıyafeti sektöründeki çoğu kişi gibi uzay turistlerinin yarattığı talepten dolayı bıraktı.宇宙服産業の他の人たちと同じく 宇宙旅行のための宇宙服市場の 出現を見たからです もし1万メートル上空の航空機で
Sonra da aklın başından uçup gidiyor. Hem de bir de değil... ...iki Amerikalı turist için.Et voilà que tu perds la tête, pas pour une, mais pour deux... touristes américaines.
Tüm turist buroşürleri beni bu köprünün olduğu yere götürdüEt les dépliants touristiques m'ont pointé dans la direction de ce pont...
Tüm turist buroşürleri beni bu köprünün olduğu yere götürdü여행 책자를 보고 다리를 찾아갔는데
Tüm turist buroşürleri beni bu köprünün olduğu yere götürdüToeristenfolders wezen me op deze brug --
Tüm turist buroşürleri beni bu köprünün olduğu yere götürdüБрошюры для туристов показали мне направление к мосту.
Tüm turist buroşürleri beni bu köprünün olduğu yere götürdüועלוני התיירים כיוונו אותי לגשר הזה-
Tüm turist buroşürleri beni bu köprünün olduğu yere götürdüوالدليل السياحي وجَهني إلى اتجاه هذا الجسر
Tüm turist buroşürleri beni bu köprünün olduğu yere götürdüわたしは橋の比喩的 象徴的 構造的要素が好きです
Turist: Ama bence herkesin sinirleri gerildi çünkü ne olduğunu görmek için daha da yakınlaşamıyorlar.Cred că oamenii sunt foarte nemulţumiţi că nu se pot apropia să vadă ceea ce se întâmplă.
Turist: Ama bence herkesin sinirleri gerildi çünkü ne olduğunu görmek için daha da yakınlaşamıyorlar.Die Menschen sind sehr frustriert, dass sie nicht näher ran kommen, um alles zu sehen.
Turist: Ama bence herkesin sinirleri gerildi çünkü ne olduğunu görmek için daha da yakınlaşamıyorlar.Je pense que les gens sont vraiment frustrés de ne pas pouvoir s'approcher davantage.
Turist: Ama bence herkesin sinirleri gerildi çünkü ne olduğunu görmek için daha da yakınlaşamıyorlar.Myślę że ludzie są bardzo sfrustrowani tym, że nie mogą podejść bliżej, aby zobaczyć co się tam dzieje.
Turist: Ama bence herkesin sinirleri gerildi çünkü ne olduğunu görmek için daha da yakınlaşamıyorlar.Pero pienso que la gente está muy frustrada de no poder acercarse para ver lo que sucede.
Turist: Ama bence herkesin sinirleri gerildi çünkü ne olduğunu görmek için daha da yakınlaşamıyorlar.Но според мен хората са много разочаровани, че не могат да се приближат повече, за да видят какво става.
Turist: Bu olay bizi derinden etkiledi.Ca nous a touché en plein coeur.
Turist: Bu olay bizi derinden etkiledi.Din inimă vă spun, și pe noi ne-a afectat la fel de mult.
Turist: Bu olay bizi derinden etkiledi.관광객: 맘속 깊숙이 우리를 움직입니다.
Turist: Bu olay bizi derinden etkiledi.To wpływa na nas bardzo mocno.
Turist: Bu olay bizi derinden etkiledi.תייר: מקרב לבנו, זה השפיע עלינו מאד חזק.
Turist: Bu olay bizi derinden etkiledi.سائح:لقد تأثرنا بشكل كبير من صميم قلوبنا
Turist: Bu olay olduğundan beri buraya gelmek istiyordum.Chciałem przyjechać tutaj od czasu tamtej tragedii.
Turist: Bu olay olduğundan beri buraya gelmek istiyordum.Je voulais venir depuis que c'est arrivé.
Turist: Bu olay olduğundan beri buraya gelmek istiyordum.관광객: 사건 이후 여기 꼭 와보고 싶었습니다.
Turist: Bu olay olduğundan beri buraya gelmek istiyordum.תייר: אני רציתי לבוא לכאן מאז שזה שהתרחש.
Turist: Bu olay olduğundan beri buraya gelmek istiyordum.سائح:لطالما أردت المجيء إلى هنا منذ وقوع الحادثة
Turistleri hedef alan bir yankesici.En ficktjuv som stjäl av turister.
Turistleri hedef alan bir yankesici.En lommetyv der stjæler fra turister.
Turistleri hedef alan bir yankesici.Taskuvaras, joka putsaa turisteja.
Turistleri hedef alan bir yankesici.Uma carteirista que privilegia os turistas como alvos.
Turistleri hedef alan bir yankesici.Una carterista que roba a turistas.
Turistleri hedef alan bir yankesici.Una ladruncola che colpisce i turisti.
Turistleri hedef alan bir yankesici.Złodziejki, która skubie turystów.
Turistleri hedef alan bir yankesici.Μία κλέφτρα που στοχεύει τουρίστες.
Turistleri hedef alan bir yankesici.Карманная воровка, которая выслеживает туристов.
Turist: Üvey kızımı Indianapolis'ten alıp buraya getirdim.관광객: 저는 Indianapolis에서 수양딸을 데리고 보러 왔어요.
Turist: Üvey kızımı Indianapolis'ten alıp buraya getirdim.J'ai emmené ma belle-fille depuis Indianapolis.
Turist: Üvey kızımı Indianapolis'ten alıp buraya getirdim.Турист: я приехал сюда из Индианаполиса с дочерью
Turist: Üvey kızımı Indianapolis'ten alıp buraya getirdim.תייר: הבאתי את בתי החורגת לכאן מאינדיאנפוליס.
Turist: Üvey kızımı Indianapolis'ten alıp buraya getirdim.سائح:لقد اصطحبت ابنة زوجتي من إنديانابوليس إلى هنا