Buna tepki olarak Arap Birliği Mısır'ı örgütten uzaklaştırdı ve merkezini Kahire'den Tunus'a taşıdı.Egiptus heideti Araabia Liigast välja ja liiga peakorter viidi Kairost Tunisesse.
İlk görevimiz Tunus'ta başlıyor.Dünastia sai alguse Tuneesias.
Sonuç olarak sevk edildiği Tunus'taki hastanede 4 Ocak'ta hayatını kaybetti.Läänemaa haiglas suri ta öösel vastu 6. augustit.
Tunus'tan mı?Kuulub Tuneesiale.
2006 yılından itibaren 18 kez Tunus millî takımı formasını giydi ve bu karşılaşmalarda iki gol kaydetti.2006. aasta oktoobris andsid nad televisioonis intervjuu, nii et mõlemal oli ümber pea must riidetükk.
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.A tunéziai kísérlet, ahogyan Amir mondta, mindannyiunkra ösztönzőleg hatott, megmutatta, hogy van kiút.
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.Det tunisiska experimentet, som Amir sa, inspirerade oss alla, visade oss att det är möjligt.
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.El experimento tunecino, como decía Amir, nos inspiró a todos, nos mostró que hay un camino.
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.Experimentul tunisian, după cum spunea Amir, ne-a inspirat pe toți, ne-a arătat că există o cale.
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.Het Tunesische experiment, zoals Amir zei, inspireerde ons allemaal, toonde dat er een weg was.
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.Jak mówił Amir, eksperyment w Tunezji zainspirował nas, pokazał nam drogę.
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.아미르가 말했던 것처럼, 튀니지의 시도는 우리 모두에게 영향을 끼쳤고, 방법이 있다는 것을 보여줬습니다.
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.L'esperimento tunisino, come diceva Amir, ha ispirato tutti noi, dimostrandoci che c'è una possibilità.
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.L'expérience tunisienne, comme le disait Amir, nous a tous inspirés, nous a montré la voie.
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.Tuniský experiment, ako Amir vravel, nás všetkých inšpiroval, ukázal nám, že je tu cesta.
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.Το πείραμα της Τυνησίας, όπως έλεγε ο Αμίρ, μας ενέπνευσε, μας έδειξε πως υπάρχει τρόπος.
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.Тунизийския експеримент, както Амир каза, вдъхнови всички нас, показа ни, че има изход.
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.Тунисский эксперимент, как сказал Амир, вдохновил нас всех, показал нам, что путь есть.
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.הניסיון מתוניסיה, כפי שאמיר אמר,
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.الثورة التونسية ألهمتنا وجعلتنا نشعر أن هناك أمل وأنه يمكننا تحقيق حلمنا
Amir'in de dediği gibi Tunus'ta olanlar hepimize ilham oldu ve bir çıkış yolu olduğunu gösterdi.何か方法があることを証明してくれました そうだ 私たちにもできると
Ancak Tunus'ta bu probleme nasıl yaklaşılacağıyla ilgili bir çok tartışma oluyorどう扱うべきか多くの議論が行われました 実際 Twitterで
Ancak Tunus'ta bu probleme nasıl yaklaşılacağıyla ilgili bir çok tartışma oluyorAber es gab in Tunesien viele Debatten darüber, wie man diesem Problem Herr werden sollte.
Ancak Tunus'ta bu probleme nasıl yaklaşılacağıyla ilgili bir çok tartışma oluyorAle w Tunezji toczy się żywa debata na temat sposobu poradzenia sobie z tym problemem.
Ancak Tunus'ta bu probleme nasıl yaklaşılacağıyla ilgili bir çok tartışma oluyorDar, au existat foarte multe dezbateri ȋn Tunisia privitoare la modul ȋn care ar trebui gestionată problema.
Ancak Tunus'ta bu probleme nasıl yaklaşılacağıyla ilgili bir çok tartışma oluyorDet har varit mycket debatt i Tunisien om hur man ska gå tillväga med den här sortens problem
Ancak Tunus'ta bu probleme nasıl yaklaşılacağıyla ilgili bir çok tartışma oluyorDe Tunéziában sok vita volt arról, hogy miképpen kezelendők az ilyesfajta gondok.
Ancak Tunus'ta bu probleme nasıl yaklaşılacağıyla ilgili bir çok tartışma oluyorEr is veel debat geweest in Tunesië over de aanpak van dit soort probleem.
Ancak Tunus'ta bu probleme nasıl yaklaşılacağıyla ilgili bir çok tartışma oluyorHa habido mucho debate en Túnez sobre cómo manejar este tipo de problema.
Ancak Tunus'ta bu probleme nasıl yaklaşılacağıyla ilgili bir çok tartışma oluyor튀니지에서는 이러한 문제를 어떻게 다룰 것인가에 대해 많은 논쟁이 있었지죠.
Ancak Tunus'ta bu probleme nasıl yaklaşılacağıyla ilgili bir çok tartışma oluyorMa ci sono state tantissime discussioni in Tunisia su come gestire questo tipo di problema.
Ancak Tunus'ta bu probleme nasıl yaklaşılacağıyla ilgili bir çok tartışma oluyorMais de nombreux débats ont eu lieu en Tunisie sur la façon de gérer ce type de problème.
Ancak Tunus'ta bu probleme nasıl yaklaşılacağıyla ilgili bir çok tartışma oluyorMas, tem havido muito debate na Tunísia sobre como lidar com este tipo de problemas.
Ancak Tunus'ta bu probleme nasıl yaklaşılacağıyla ilgili bir çok tartışma oluyorNhưng đã có nhiều tranh luận ở Tuy-ni-di về làm thế nào để giải quyết vấn đề này
Ancak Tunus'ta bu probleme nasıl yaklaşılacağıyla ilgili bir çok tartışma oluyorTapi sudah banyak debat di Tunisia, tentang bagaimana mengatasi masalah seperti ini.
Ancak Tunus'ta bu probleme nasıl yaklaşılacağıyla ilgili bir çok tartışma oluyorV Tunisku se však živě debatuje o tom, jak se s tímto problémem vypořádat.
Ancak Tunus'ta bu probleme nasıl yaklaşılacağıyla ilgili bir çok tartışma oluyorΑλλά γίνονται πολλές συζητήσεις στην Τυνησία για το πώς μπορεί να αντιμετωπιστεί αυτό το πρόβλημα.
Ancak Tunus'ta bu probleme nasıl yaklaşılacağıyla ilgili bir çok tartışma oluyorАле була купа суперечок в Тунісі про те, як вирішувати такі проблеми.
Ancak Tunus'ta bu probleme nasıl yaklaşılacağıyla ilgili bir çok tartışma oluyorВ Тунисе много обсуждалось, что делать с этой проблемой.
Ancak Tunus'ta bu probleme nasıl yaklaşılacağıyla ilgili bir çok tartışma oluyorНо има много дебати в Тунис за това как да се справят с този вид проблем.
Ancak Tunus'ta bu probleme nasıl yaklaşılacağıyla ilgili bir çok tartışma oluyorאבל היו הרבה דיונים בטוניס איך להתמודד עם בעיה מסוג זה.
Ancak Tunus'ta bu probleme nasıl yaklaşılacağıyla ilgili bir çok tartışma oluyorولكن الجدل في تونس يظل محتدماً حول كيفية التعامل مع هذا النوع من المشكلات.
Arnavutluk ve Tunus gibi.Albania y Túnez.
Arnavutluk ve Tunus gibi.iPhoneは
Arnavutluk ve Tunus gibi.알바니아와 튜니시아의 격차만큼이나 큽니다
Arnavutluk ve Tunus gibi.lớn ngang khoảng cách giữa Vương quốc Anh và Hoa Kì và Albania và Tunisia.
Arnavutluk ve Tunus gibi.Албании и Туниса.
Arnavutluk ve Tunus gibi.לבין אלבניה וטוניסיה.
Arnavutluk ve Tunus gibi.وبين ألبانيا وتونس.
Ben ayrıca, geçen bir kaç gün içinde, aralarında Mısır, Tunus ve Yemen'in bulunduğu , diğer bölge이집트, 튀니지, 예멘을 비롯한, 그 지역 여러 나라들의 지도자들께도 감사드립니다.
Ben ayrıca, geçen bir kaç gün içinde, aralarında Mısır, Tunus ve Yemen'in bulunduğu , diğer bölgeTambién quisiera apreciar que en días recientes, los líderes de otros países de la región -
Ben ayrıca, geçen bir kaç gün içinde, aralarında Mısır, Tunus ve Yemen'in bulunduğu , diğer bölgeUnd ich schätze auch, dass in den letzten Tagen, die Führer der anderen Länder der Region -
Ben ayrıca, geçen bir kaç gün içinde, aralarında Mısır, Tunus ve Yemen'in bulunduğu , diğer bölgeكما وأقدر انه في الايام القليلة الماضية, قام زعماء دول اخرى في المنطقة-
Ben ayrıca, geçen bir kaç gün içinde, aralarında Mısır, Tunus ve Yemen'in bulunduğu , diğer bölgeエジプト チュニジア イエメンの首脳も 米国の施設を守ってくださり
Birkaç hafta önce Mısır ve Tunus'tan bir grup yeni şeçilmiş milletvekili ile görüşüyordum.저는 2주전에 이집트와 튜니지아에서 온 새로 선출된 국회의원들을 만났었죠.
Birkaç hafta önce Mısır ve Tunus'tan bir grup yeni şeçilmiş milletvekili ile görüşüyordum.Hace un par de semanas, estaba en una reunión con un grupo de parlamentarios recién electos de Egipto y Túnez.
Birkaç hafta önce Mısır ve Tunus'tan bir grup yeni şeçilmiş milletvekili ile görüşüyordum.Ho incontrato un gruppo di parlamentari neoeletti dell'Egitto e della Tunisia, un paio di settimane fa.
Birkaç hafta önce Mısır ve Tunus'tan bir grup yeni şeçilmiş milletvekili ile görüşüyordum.J'ai rencontré un groupe de parlementaires nouvellement élus d'Egypte et de Tunisie il y a deux semaines.
Birkaç hafta önce Mısır ve Tunus'tan bir grup yeni şeçilmiş milletvekili ile görüşüyordum.M-am întâlnit cu un grup de parlamentari nou-aleşi din Egipt şi Tunisia acum câteva săptămâni.
Birkaç hafta önce Mısır ve Tunus'tan bir grup yeni şeçilmiş milletvekili ile görüşüyordum.Před několika týdny jsem se setkala se skupinou nově zvolených egyptských a tunisských poslanců.