Ana içeriğe geç
Sözlük

tuna ile cümle

tuna kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
50,000 ton, Sen Nehri’ne 149,000 ton azotkarışımına karşılık Tuna Nehri’ne 550,000ton azot karışmaktadır.Ez egy olyan medence,amely a kontinentális Európa egyharmada éstöbb mint 160 millió embernek nyújt lakóhelyet.
Alex Nortonumuzu bulduk. Bu adam tek bir hareketle tunayı tutup başka bir su havuzuna aktarabilir.Chuck Farwell, Alex Norton, qui peuvent prendre un gros thon et en un mouvement,
Ama bu bile benim bugüne kadar etiketlediğim en büyük tunanın yarısı kadar.Aber der ist nur halb so groß wie der größte Thunfisch, den wir je markiert haben.
Ama bu bile benim bugüne kadar etiketlediğim en büyük tunanın yarısı kadar.Ale jest ona aż o połowę mniejsza od największego oznaczonego tuńczyka.
Ama bu bile benim bugüne kadar etiketlediğim en büyük tunanın yarısı kadar.Dar acesta este aproape jumătate faţă de cel mai mare ton pe care l-am marcat.
Ama bu bile benim bugüne kadar etiketlediğim en büyük tunanın yarısı kadar.De még ő is csak feleakkora, mint a legnagyobb megjelölt példányunk.
Ama bu bile benim bugüne kadar etiketlediğim en büyük tunanın yarısı kadar.Ed è solo la metà del tonno più grande che abbiamo etichettato.
Ama bu bile benim bugüne kadar etiketlediğim en büyük tunanın yarısı kadar.하지만 우리가 칩을 단 가장 큰 참치의 절반 정도 크기 입니다
Ama bu bile benim bugüne kadar etiketlediğim en büyük tunanın yarısı kadar.Maar dat is ongeveer de helft van de grootte van de grootste tonijn die we ooit hebben getagd.
Ama bu bile benim bugüne kadar etiketlediğim en büyük tunanın yarısı kadar.Mais c'est la moitié de la taille du plus grand thon que nous ayons jamais marqué.
Ama bu bile benim bugüne kadar etiketlediğim en büyük tunanın yarısı kadar.Pero eso es la mitad del tamaño de los más grandes que hemos marcado.
Ama bu bile benim bugüne kadar etiketlediğim en büyük tunanın yarısı kadar.Но дори тази риба е наполовина на най-голямата риба, която сме маркирали.
Ama bu bile benim bugüne kadar etiketlediğim en büyük tunanın yarısı kadar.Но она вполовину меньше самой большой особи, которую нам удалось пометить.
Ama bu bile benim bugüne kadar etiketlediğim en büyük tunanın yarısı kadar.אבל זה בערך חצי מהגודל של הטונות הגדולות ביותר שאנחנו תייגנו.
Ama bu bile benim bugüne kadar etiketlediğim en büyük tunanın yarısı kadar.ولكن هذا حوالي نصف حجم أضخم سمكة تونة تم وضع بطاقة عليها
Ama bu bile benim bugüne kadar etiketlediğim en büyük tunanın yarısı kadar.一番大きい個体の 半分しかありません マグロを引き揚げるには
Ama sonra sular ısınıyor, tuna da dalıp biraz balık avlıyor조금 더워지자 참치가 올라가 물고기를 잡습니다
Ama sonra sular ısınıyor, tuna da dalıp biraz balık avlıyorאבל אז הדג "מתחמם" ודג הטונה נראה שוב בתמונה, ניזון מכמה דגים,
Ama sonra sular ısınıyor, tuna da dalıp biraz balık avlıyorولكنها تبدأ في الدفء ، وتدخل التونة هنا , تحصل على بعض الأسماك
Ama sonra sular ısınıyor, tuna da dalıp biraz balık avlıyor元の場所に帰ったり
Avrupa ve kuzey Afrika popülasyonu ( doğulu mavi yüzgeçli Tunalar) inanılmaz seviyelerde avlandılar.Din cea europeană şi nord-africană - bluefinul estic - se pescuiesc cantităţi uriaşe:
Avrupa ve kuzey Afrika popülasyonu ( doğulu mavi yüzgeçli Tunalar) inanılmaz seviyelerde avlandılar.유럽과 북 아프리카에서는 잡히는 참다랑어는 심각한 수준으로
Avrupa ve kuzey Afrika popülasyonu ( doğulu mavi yüzgeçli Tunalar) inanılmaz seviyelerde avlandılar.La población europea y norafricana, el atún rojo oriental, se pesca a niveles tremendos:
Avrupa ve kuzey Afrika popülasyonu ( doğulu mavi yüzgeçli Tunalar) inanılmaz seviyelerde avlandılar.La population européenne et nord-africaine - le thon rouge oriental -- est pêché en quantités monumentales :
Avrupa ve kuzey Afrika popülasyonu ( doğulu mavi yüzgeçli Tunalar) inanılmaz seviyelerde avlandılar.האוכלוסייה האירופית והצפון אפריקנית -- היא הטונה המזרחית -- שם הדייג בכמויות עצומות:
Avrupa ve kuzey Afrika popülasyonu ( doğulu mavi yüzgeçli Tunalar) inanılmaz seviyelerde avlandılar.بينما يتم اصطياد التونة زرقاء الزعانف بمستويات هائلة في التجمعات الأوروبية وشمال أفريقيا
Avrupa ve kuzey Afrika popülasyonu ( doğulu mavi yüzgeçli Tunalar) inanılmaz seviyelerde avlandılar.とんでもないレベルで 約5万トンが この十年 ほぼ毎年 水揚げされてきました
Aynı yerde durduğu halde tuna kendini Japonya ya gidiyor sanıyor.Acel ton crede că merge în Japonia, dar stă pe loc.
Aynı yerde durduğu halde tuna kendini Japonya ya gidiyor sanıyor.Die tonijn denkt dat hij onderweg is naar Japan, maar hij blijft ter plekke.
Aynı yerde durduğu halde tuna kendini Japonya ya gidiyor sanıyor.Et ce thon pense qu'il va au Japon, mais il fait du sur-place.
Aynı yerde durduğu halde tuna kendini Japonya ya gidiyor sanıyor.Ez a tonhal úgy véli, Japánba tart, de helyben úszik.
Aynı yerde durduğu halde tuna kendini Japonya ya gidiyor sanıyor.참치는 일본으로 가고 있다 여기겠지만 한 곳에서 헤엄칩니다
Aynı yerde durduğu halde tuna kendini Japonya ya gidiyor sanıyor.Qui il tonno crede di nuotare verso il Giappone, mentre in realtà rimane fermo.
Aynı yerde durduğu halde tuna kendini Japonya ya gidiyor sanıyor.Und der Thunfisch denkt, dass er nach Japan schwimmt, aber eigentlich bleibt er an Ort und Stelle.
Aynı yerde durduğu halde tuna kendini Japonya ya gidiyor sanıyor.Y ese atún piensa que va a Japón, pero se queda en el lugar.
Aynı yerde durduğu halde tuna kendini Japonya ya gidiyor sanıyor.Така рибата си мисли, чи отива в Япония, но остава при нас.
Aynı yerde durduğu halde tuna kendini Japonya ya gidiyor sanıyor.Тунец, таким образом, думает, что плывёт в Японию, но на самом деле он стоит на месте.
Aynı yerde durduğu halde tuna kendini Japonya ya gidiyor sanıyor.והטונה חושבת שהיא בדרכה ליפן, אבל היא נשארת במקומה.
Aynı yerde durduğu halde tuna kendini Japonya ya gidiyor sanıyor.وهذه التونة تعتقد أنها ذاهبة إلى اليابان ، ولكنها لا تبرح مكانها
Aynı yerde durduğu halde tuna kendini Japonya ya gidiyor sanıyor.実際はマグロの酸素消費量と
Aynı zamanda 1700 tunayı, mavi yüzgeçlileri, sarı yüzgeçlileri ve akorkinoz balığını etiketledi.세 개 팀이 참다랑어, 황다랑어, 다랑어류 1700마리에 칩을 달았습니다
Aynı zamanda 1700 tunayı, mavi yüzgeçlileri, sarı yüzgeçlileri ve akorkinoz balığını etiketledi.Drei Teams haben 1700 Thunfische markiert,
Aynı zamanda 1700 tunayı, mavi yüzgeçlileri, sarı yüzgeçlileri ve akorkinoz balığını etiketledi.שלושה צוותים תייגו 1,700 טונות, כחולת ספיר, צהובת ספיר, טונת אלבקור
Aynı zamanda 1700 tunayı, mavi yüzgeçlileri, sarı yüzgeçlileri ve akorkinoz balığını etiketledi.ثلاث فرق قاموا وضع بطاقات على 1700 سمكة تونة زرقاء الزعانف ، صفراء الزعانف و سمكة الباكور
Aynı zamanda 1700 tunayı, mavi yüzgeçlileri, sarı yüzgeçlileri ve akorkinoz balığını etiketledi.クロマグロ、キハダマグロ ビンチョウマグロ すべてに同時に-
Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.A tonhalak néha hatalmasra nőnek mint pl. ez a nantucketi példány.
Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.A veces los atunes son muy grandes, como este pez de la costa de Nantucket.
Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.Câteodată tonul este foarte mare, cum este acesta din apele Nantucket-ului.
Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.Czasami tuńczyki są naprawdę wielkie, jak na przykład ta ryba z Nantucket.
Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.Dovete sapere che a volte i tonni sono davvero grandi, come questo pesce catturato al largo di Nantucket.
Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.난터켓 섬 해안가의 이 참치처럼 아주 큰 참치가 있습니다
Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.Maintenant, parfois les thons sont vraiment grands, tel que ce poisson au large de Nantucket.
Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.Manchmal sind die Thunfische wirklich groß, so wie dieser Fisch von Nantucket.
Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.Soms zijn deze tonijnen groot, zoals deze vissen voor de kust van Nantucket.
Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.Понякога рибата тон е наистина огромна, като тази риба в крайбрежието на Нантакет.
Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.לפעמים הטונות באמת גדולות, כמו הדג הזה שמעל ננטקט (אי באוקיינוס האטלנטי).
Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.أحياناُ أسماك التونة تكون ضخمة حقاً مثل التي تم اصطيادها من نانتكت
Bazı Tunalar gerçekten büyük olabilirler, mesela Nantucket adası yakınlarındaki bu balık gibi.時には ナンタケットで 捕まえたような 巨大なマグロもいます しかしそれでも我々が タグを付けた中では
Bilim adamları Jeff ve Jason bir tuna balığını su kanalına eş değer bir banda koyacaklarJeff en Jason zijn wetenschappers die een tonijn in een goot, het equivalent van een loopband, plaatsen.
Bilim adamları Jeff ve Jason bir tuna balığını su kanalına eş değer bir banda koyacaklarJeff és Jason van a képen. Mindketten tudósok, és éppen úsztató csatornába teszik az egyik tonhalat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod