Ana içeriğe geç
Sözlük

tun ile cümle

tun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Chơn nó thẳng, bàn chơn như bàn chơn bò con đực; sáng ngời như đồng bóng nhoáng.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Deres ben var rette, og deres fotblad var som kloven på en kalv, og de blinket likesom skinnende kobber.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Ja säärivarret niillä oli suorat ja jalkaterät kuin vasikansorkat, ja ne välkkyivät kuin kiiltävä vaski.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Kakinya lurus dan mengkilap seperti perunggu yang digosok. Jari kakinya berkuku seperti kuku banteng
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.그 다리는 곧고 그 발바닥은 송아지 발바닥 같고 마광한 구리같이 빛나며
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.och deras ben voro raka och deras fötter såsom fötterna på en kalv och de glimmade såsom glänsande koppar.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Sus piernas eran rectas, y sus pezuñas eran como pezuñas de becerro que centelleaban como bronce bruñido
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Und ihre Beine standen gerade, und ihre Füße waren gleich wie Rinderfüße und glänzten wie helles glattes Erz.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.а ноги их – ноги прямые, и ступни ног их – как ступня ноги у тельца, и сверкали, как блестящая медь.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.ורגליהם רגל ישרה וכף רגליהם ככף רגל עגל ונצצים כעין נחשת קלל׃
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.وارجلها ارجل قائمة واقدام ارجلها كقدم رجل العجل وبارقة كمنظر النحاس المصقول.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.他 們 的 腿 是 直 的 、 腳 掌 好 像 牛 犢 之 蹄 、 都 燦 爛 如 光 明 的 銅
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.他 們 的 腿 是 直 的 、 腳掌 好像 牛犢之蹄 、 都燦爛 如 光明 的 銅
Bakan! Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Minister, har du sett rapporten om de hemlösa i tunnlarna?
Bakan, insanlar endişelenmeli mi? Yeraltı tünellerinde bir tehlike mi var?Är det ett hot i underjordiska tunnlar?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Minister, haben sie den Bericht über die verschwunden Obdachlosen in den Tunneln gesehen?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Minister, heeft u het rapport gezien van de daklozen in de tunnels?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Ministeri, oletteko te nähneet raportin kodittomista ihmisistä tunneleissa?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Ministro, ¿ha visto el informe sobre las personas en los túneles?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Ministro, ¿ha visto el informe sobre las personas en los túneles?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Ministro, já viu o relatório sobre os sem-abrigo nos túneis?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Miniszter úr, látta az alagutakban élő hajléktalanokról a jelentéseket?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Pane ministře, viděl jste zprávu o bezdomovcích v tunelech?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Widział pan raport o bezdomnych w tunelach?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Κύριε υπουργέ, είδατε τις αναφορές για τους άστεγους στα τούνελ?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Министар, да ли сте видели извештај о бескућницима у тунелима?
Bakım bölgelerini geçtiğimizde... ....tünellerin içine daha çok girmiştik.Jak tylko przeszliśmy strefę konserwatoryjną, bardziej w głąb tuneli.
Bakım bölgelerini geçtiğimizde... ....tünellerin içine daha çok girmiştik.Sen jälkeen kun me pääsimme läpi ja huoltoalueiden ohi ja menimme hieman pidemmälle tunneleihin,
Bakım bölgelerini geçtiğimizde... ....tünellerin içine daha çok girmiştik.Када смо прошли улаз... и ушли мало дубље у тунеле,
Bakın. Tünellerin ayrıntılı haritası.Tämä on tarkka kartta tunneleista.
Bakın. Tünellerin ayrıntılı haritası.Βλέπετε; Λεπτομερής χάρτης των τούνελ.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Avea nişte tureci de aramă peste fluierele picioarelor, şi o pavăză de aramă între umeri.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Han hadde kobberskinner på leggene og et kastespyd av kobber på ryggen.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Il avait aux jambes une armure d`airain, et un javelot d`airain entre les épaules.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.In na nogah je imel bronaste škornje in bronast ščit na plečih;
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Ja hänellä oli säärissään vaskivarukset ja selässään vaskikeihäs.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Kakinya dilindungi oleh penutup kaki dari tembaga, dan di bahunya ia memanggul lembing tembaga
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.그 다리에는 놋경갑을 쳤고 어깨 사이에는 놋단창을 메었으니
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.koperen beenkappen. Ook had hij een koperen speer van enige centimeters dik bij zich.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Lábán réz lábpánczél és vállain rézpaizs volt.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Nadto nakolanki miedziane miał na nogach swoich, i tarcz miedzianą między ramionami swemi.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.na svojich nohách mal medené plechovice a medený štít medzi svojimi plecami,
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Och han hade benskenor av koppar och bar en lans av koppar på sin rygg.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.og havde Kobberskinner på Benene og et Kobberspyd over Skulderen.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Portava alle gambe schinieri di bronzo e un giavellotto di bronzo tra le spalle
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Sobre sus piernas tenía grebas de bronce y entre sus hombros llevaba una jabalina de bronce
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Também trazia grevas de bronze nas pernas, e um dardo de bronze entre os ombros.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.Též plechovice ocelivé byly na nohách jeho, a pavéza ocelivá mezi rameny jeho.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.und hatte eherne Beinharnische an seinen Schenkeln und einen ehernen Schild auf seinen Schultern.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.và những ủng đồng ; sau lưng treo một cây lao đồng .
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.và những ủng đồng; sau lưng treo một cây lao đồng.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.και κνημιδας χαλκινας επι των σκελων αυτου και ασπιδα χαλκινην μεταξυ των ωμων αυτου.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.и с медни ногавки на пищялите си и медно щитче между рамената си.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.медные наколенники на ногах его, и медный щит за плечами его;
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.ומצחת נחשת על רגליו וכידון נחשת בין כתפיו׃
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.وجرموقا نحاس على رجليه ومزراق نحاس بين كتفيه.
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.腿 上 有 銅 護 膝 、 兩 肩 之 中 背 負 銅 戟
Baldırları zırhlarla korunmuştu. Omuzları arasında tunç bir pala asılıydı.腿上 有 銅護膝 、 兩 肩 之中 背 負銅戟
Bana biraz da olsa, onu tünellere iten sebeplerden bahsetmeye başladı.Começou por me contar um pouco sobre, as circunstâncias, que o levaram a viver nos túneis.
Bana biraz da olsa, onu tünellere iten sebeplerden bahsetmeye başladı.Empezó a contarme un poco acerca de sus circunstancias... lo que le llevó a vivir en los túneles.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod