Ana içeriğe geç
Sözlük

tunç ile cümle

tunç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
12
ORT. KELİME
Ağ biçiminde tunç bir ızgara da yap, dört köşesine birer tunç halka tak.단을 위하여 놋으로 그물을 만들고 그 위 네 모퉁이에 놋고리 넷을 만들고
Ağ biçiminde tunç bir ızgara da yap, dört köşesine birer tunç halka tak.Lại làm cho bàn thờ một tấm rá bằng lưới đồng; và nơi bốn góc rá làm bốn cái khoen bằng đồng;
Ağ biçiminde tunç bir ızgara da yap, dört köşesine birer tunç halka tak.Lại làm cho bàn_thờ một tấm rá bằng lưới đồng ; và nơi bốn góc rá làm bốn cái khoen bằng đồng ;
Ağ biçiminde tunç bir ızgara da yap, dört köşesine birer tunç halka tak.Maak een koperen rooster met aan elke punt een koperen ring.
Ağ biçiminde tunç bir ızgara da yap, dört köşesine birer tunç halka tak.Uděláš mu i rošt mřežovaný měděný, a u té mříže čtyři kruhy měděné na čtyřech rozích jejích.
Ağ biçiminde tunç bir ızgara da yap, dört köşesine birer tunç halka tak.Сделай к нему решетку, род сетки, из меди, и сделай на сетке, начетырех углах ее, четыре кольца медных;
Ağ biçiminde tunç bir ızgara da yap, dört köşesine birer tunç halka tak.ועשית לו מכבר מעשה רשת נחשת ועשית על הרשת ארבע טבעת נחשת על ארבע קצותיו׃
Ağ biçiminde tunç bir ızgara da yap, dört köşesine birer tunç halka tak.وتصنع له شبّاكة صنعة الشبكة من نحاس. وتصنع على الشبكة اربع حلقات من نحاس على اربعة اطرافه.
Ağ biçiminde tunç bir ızgara da yap, dört köşesine birer tunç halka tak.要 為 壇 作 一 個 銅 網 . 在 網 的 四 角 上 、 作 四 個 銅 環
Ağ biçiminde tunç bir ızgara da yap, dört köşesine birer tunç halka tak.要 為壇 作 一個銅網 . 在網 的 四 角上 、 作四 個銅環
Avlunun çevresindeki bütün direkler gümüş çemberlerle donatılacak. Çengelleri gümüş, tabanları tunç olacak.Alle Forgårdens Piller rundt omkring skal have Bånd af Sølv, Knager af Sølv og Fodstykker af Kobber.
Avlunun çevresindeki bütün direkler gümüş çemberlerle donatılacak. Çengelleri gümüş, tabanları tunç olacak.Alle Säulen um den Hof her sollen silberne Querstäbe und silberne Haken und eherne Füße haben.
Avlunun çevresindeki bütün direkler gümüş çemberlerle donatılacak. Çengelleri gümüş, tabanları tunç olacak.A pitvar minden oszlopát ezüst átalkötõk vegyék körûl, horgaik ezüstbõl, talpaik pedig rézbõl legyenek.
Avlunun çevresindeki bütün direkler gümüş çemberlerle donatılacak. Çengelleri gümüş, tabanları tunç olacak.Kaikissa pylväissä esipihan ympärillä olkoot koristepienat hopeata ja koukut hopeata, mutta jalustat vaskea.
Avlunun çevresindeki bütün direkler gümüş çemberlerle donatılacak. Çengelleri gümüş, tabanları tunç olacak.뜰 사면 모든 기둥의 가름대와 갈고리는 은이요 그 받침은 놋이며
Avlunun çevresindeki bütün direkler gümüş çemberlerle donatılacak. Çengelleri gümüş, tabanları tunç olacak.Všetky stĺpy dvora dookola budú pospájané striebrom; ich háky budú zo striebra a ich podstavce z medi.
Avlunun çevresindeki bütün direkler gümüş çemberlerle donatılacak. Çengelleri gümüş, tabanları tunç olacak.Wszystkie słupy sieni w około otoczone będą srebrem; główki ich srebrne, a podstawki ich miedziane.
Avlunun çevresindeki bütün direkler gümüş çemberlerle donatılacak. Çengelleri gümüş, tabanları tunç olacak.Всичките стълбове около двора да бъдат опасани със сребро; куките им да бъдат сребърни, а подложките им медни.
Avlunun çevresindeki bütün direkler gümüş çemberlerle donatılacak. Çengelleri gümüş, tabanları tunç olacak.כל עמודי החצר סביב מחשקים כסף וויהם כסף ואדניהם נחשת׃
Avlunun çevresindeki bütün direkler gümüş çemberlerle donatılacak. Çengelleri gümüş, tabanları tunç olacak.لكل اعمدة الدار حواليها قضبان من فضة. رززها من فضة وقواعدها من نحاس.
Avlunun çevresindeki bütün direkler gümüş çemberlerle donatılacak. Çengelleri gümüş, tabanları tunç olacak.院 子 四 圍 一 切 的 柱 子 、 都 要 用 銀 杆 連 絡 . 柱 子 上 的 鉤 子 要 用 銀 作 . 帶 卯 的 座 要 用 銅 作
Avlunun çevresindeki bütün direkler gümüş çemberlerle donatılacak. Çengelleri gümüş, tabanları tunç olacak.院子 四 圍 一切 的 柱子 、 都 要 用 銀杆 連絡 . 柱子 上 的 鉤子 要 用 銀作 . 帶卯 的 座 要 用 銅作
Ayrıca Hadadezerin yönetimindeki Betah ve Berotay kentlerinden bol miktarda tunç aldı.Aber von Betah und Berothai, den Städten Hadadesers, nahm der König David sehr viel Erz.
Ayrıca Hadadezerin yönetimindeki Betah ve Berotay kentlerinden bol miktarda tunç aldı.Asimismo, el rey David tomó gran cantidad de bronce de Beta y de Berotai, ciudades de Hadad-ezer
Ayrıca Hadadezerin yönetimindeki Betah ve Berotay kentlerinden bol miktarda tunç aldı.A z Bétachu a Berótaja, z miest Hadadézerových, pobral kráľ Dávid veľmi mnoho medi.
Ayrıca Hadadezerin yönetimindeki Betah ve Berotay kentlerinden bol miktarda tunç aldı.De Betá e de Berotai, cidades de Hadadézer, o rei Davi tomou grande quantidade de bronze.
Ayrıca Hadadezerin yönetimindeki Betah ve Berotay kentlerinden bol miktarda tunç aldı.Hoza annakfelette Dávid király a Hadadézer városaiból, Bétákhból és Berótaiból felette igen sok rezet.
Ayrıca Hadadezerin yönetimindeki Betah ve Berotay kentlerinden bol miktarda tunç aldı.Il re Davide prese anche grande quantità di rame a Bètach e a Berotài, città di Hadad-Ezer
Ayrıca Hadadezerin yönetimindeki Betah ve Berotay kentlerinden bol miktarda tunç aldı.Împăratul David a mai luat multă aramă din Betah şi din Berotai, cetăţile lui Hadadezer.
Ayrıca Hadadezerin yönetimindeki Betah ve Berotay kentlerinden bol miktarda tunç aldı.In iz Betaha in iz Berotaja, mest Hadadezerjevih, je kralj David vzel mnogo brona.
Ayrıca Hadadezerin yönetimindeki Betah ve Berotay kentlerinden bol miktarda tunç aldı.또 하닷에셀의 고을 베다와 베로대에서 매우 많은 놋을 빼앗으니라
Ayrıca Hadadezerin yönetimindeki Betah ve Berotay kentlerinden bol miktarda tunç aldı.Le roi David prit encore une grande quantité d`airain à Béthach et à Bérothaï, villes d`Hadadézer.
Ayrıca Hadadezerin yönetimindeki Betah ve Berotay kentlerinden bol miktarda tunç aldı.Mutta Hadadeserin kaupungeista, Betahista ja Beerotaista, kuningas Daavid otti sangen paljon vaskea.
Ayrıca Hadadezerin yönetimindeki Betah ve Berotay kentlerinden bol miktarda tunç aldı.Ở Bê-tách và Bê-rô-tôi , hai thành của Ha-đa-đê-xe , vua cũng đoạt lấy đồng rất nhiều .
Ayrıca Hadadezerin yönetimindeki Betah ve Berotay kentlerinden bol miktarda tunç aldı.Ở Bê-tách và Bê-rô-tôi, hai thành của Ha-đa-đê-xe, vua cũng đoạt lấy đồng rất nhiều.
Ayrıca Hadadezerin yönetimindeki Betah ve Berotay kentlerinden bol miktarda tunç aldı.Och från Hadadesers städer Beta och Berotai tog konung David koppar i stor myckenhet.
Ayrıca Hadadezerin yönetimindeki Betah ve Berotay kentlerinden bol miktarda tunç aldı.Og fra Hadadesers byer Betah og Berotai tok kong David en stor mengde kobber.
Ayrıca Hadadezerin yönetimindeki Betah ve Berotay kentlerinden bol miktarda tunç aldı.og fra Hadad'ezers Byer Teba og Berotaj bortførte Kong David Kobber i store Mængder.
Ayrıca Hadadezerin yönetimindeki Betah ve Berotay kentlerinden bol miktarda tunç aldı.Przytem z Betachu i z Berotu, miast Hadadezerowych, przyniósł król Dawid bardzo wiele miedzi.
Ayrıca Hadadezerin yönetimindeki Betah ve Berotay kentlerinden bol miktarda tunç aldı.Z Betach též a z Berot, měst Hadadezerových, nabral král David velmi mnoho mědi.
Ayrıca Hadadezerin yönetimindeki Betah ve Berotay kentlerinden bol miktarda tunç aldı.Και εκ της Βεταχ και εκ Βηρωθαι, πολεων του Αδαδεζερ, ο βασιλευς Δαβιδ ελαβε χαλκον πολυν σφοδρα.
Ayrıca Hadadezerin yönetimindeki Betah ve Berotay kentlerinden bol miktarda tunç aldı.А в Бефе и Берофе, городах Адраазаровых, взял царь Давид весьма много меди.
Ayrıca Hadadezerin yönetimindeki Betah ve Berotay kentlerinden bol miktarda tunç aldı.И от Ветах и от Веротай, Ададезерови градове, цар Давид взе твърде много мед.
Ayrıca Hadadezerin yönetimindeki Betah ve Berotay kentlerinden bol miktarda tunç aldı.ומבטח ומברתי ערי הדדעזר לקח המלך דוד נחשת הרבה מאד׃
Ayrıca Hadadezerin yönetimindeki Betah ve Berotay kentlerinden bol miktarda tunç aldı.ومن باطح ومن بيروثاي مدينتي هدد عزر اخذ الملك داود نحاسا كثيرا جدا
Ayrıca Hadadezerin yönetimindeki Betah ve Berotay kentlerinden bol miktarda tunç aldı.大 衛 王 又 從 屬 哈 大 底 謝 的 比 他 、 和 比 羅 他 城 中 、 奪 取 了 許 多 的 銅
Ayrıca Hadadezerin yönetimindeki Betah ve Berotay kentlerinden bol miktarda tunç aldı.大 衛王 又 從屬 哈 大 底謝 的 比他 、 和 比羅 他 城中 、 奪取 了 許多 的 銅
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.A ich nohy boly rovné, a spodok ich nôh bol ako spodok nohy teľaťa, a leskly sa na pohľad ako vyleštená meď.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Chơn nó thẳng , bàn chơn như bàn chơn bò con đực ; sáng_ngời như đồng bóng_nhoáng .
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Chơn nó thẳng, bàn chơn như bàn chơn bò con đực; sáng ngời như đồng bóng nhoáng.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Deres ben var rette, og deres fotblad var som kloven på en kalv, og de blinket likesom skinnende kobber.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Ja säärivarret niillä oli suorat ja jalkaterät kuin vasikansorkat, ja ne välkkyivät kuin kiiltävä vaski.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Kakinya lurus dan mengkilap seperti perunggu yang digosok. Jari kakinya berkuku seperti kuku banteng
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.그 다리는 곧고 그 발바닥은 송아지 발바닥 같고 마광한 구리같이 빛나며
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.och deras ben voro raka och deras fötter såsom fötterna på en kalv och de glimmade såsom glänsande koppar.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Sus piernas eran rectas, y sus pezuñas eran como pezuñas de becerro que centelleaban como bronce bruñido
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.Und ihre Beine standen gerade, und ihre Füße waren gleich wie Rinderfüße und glänzten wie helles glattes Erz.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.а ноги их – ноги прямые, и ступни ног их – как ступня ноги у тельца, и сверкали, как блестящая медь.
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.ורגליהם רגל ישרה וכף רגליהם ככף רגל עגל ונצצים כעין נחשת קלל׃
Bacakları dimdikti, ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu.وارجلها ارجل قائمة واقدام ارجلها كقدم رجل العجل وبارقة كمنظر النحاس المصقول.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod