Sırıkları akasya ağacından yaparak tunçla kapladı.A făcut drugii din lemn de salcîm, şi i -a poleit cu aramă.
Sırıkları akasya ağacından yaparak tunçla kapladı.A rúdakat sittim-fából csinálá meg, és rézzel borítá be.
Sırıkları akasya ağacından yaparak tunçla kapladı.A sochory spravil zo šittímového dreva a pokryl ich meďou.
Sırıkları akasya ağacından yaparak tunçla kapladı.Bærestængerne lavede han at Akacietræ og overtrak dem med Kobber.
Sırıkları akasya ağacından yaparak tunçla kapladı.De draagstokken maakte hij van acaciahout en overtrok ze met koper.
Sırıkları akasya ağacından yaparak tunçla kapladı.Dieselben machte er aus Akazienholz und überzog sie mit Erz
Sırıkları akasya ağacından yaparak tunçla kapladı.Ðoạn , chuốt đòn khiêng bằng cây si - tim , và bọc đồng ;
Sırıkları akasya ağacından yaparak tunçla kapladı.Ðoạn, chuốt đòn khiêng bằng cây si-tim, và bọc đồng;
Sırıkları akasya ağacından yaparak tunçla kapladı.Drążki także porobił z drzewa sytym, a obił je miedzią.
Sırıkları akasya ağacından yaparak tunçla kapladı.Droga pa je naredil iz akacijevega lesa ter ju prevlekel z zlatom.
Sırıkları akasya ağacından yaparak tunçla kapladı.E fez os varais de madeira de acácia, e os cobriu de bronze.
Sırıkları akasya ağacından yaparak tunçla kapladı.Fece anche le stanghe di legno di acacia e le rivestì di rame
Sırıkları akasya ağacından yaparak tunçla kapladı.Hizo también las varas de madera de acacia y las recubrió de bronce
Sırıkları akasya ağacından yaparak tunçla kapladı.Il fit les barres de bois d`acacia, et les couvrit d`airain.
Sırıkları akasya ağacından yaparak tunçla kapladı.Ja korennot hän teki akasiapuusta ja päällysti ne vaskella.
Sırıkları akasya ağacından yaparak tunçla kapladı.Kayu pengusung itu dibuatnya dari kayu akasia yang dilapisi dengan perunggu
Sırıkları akasya ağacından yaparak tunçla kapladı.채를 조각목으로 만들어 놋으로 싸고
Sırıkları akasya ağacından yaparak tunçla kapladı.Och han gjorde stängerna av akacieträ och överdrog dem med koppar.
Sırıkları akasya ağacından yaparak tunçla kapladı.Sochory pak udělal z dříví setim a obložil je mědí.
Sırıkları akasya ağacından yaparak tunçla kapladı.Stengene gjorde han av akasietre og klædde dem med kobber.
Sırıkları akasya ağacından yaparak tunçla kapladı.Και εκαμε τους μοχλους εκ ξυλου σιττιμ, και περιεκαλυψεν αυτους με χαλκον.
Sırıkları akasya ağacından yaparak tunçla kapladı.Върлините направи от ситимово дърво, и обкова ги с мед.
Sırıkları akasya ağacından yaparak tunçla kapladı.И сделал шесты из дерева ситтим, и обложил их медью,
Sırıkları akasya ağacından yaparak tunçla kapladı.ויעש את הבדים עצי שטים ויצף אתם נחשת׃
Sırıkları akasya ağacından yaparak tunçla kapladı.وصنع العصوين من خشب السنط وغشّاهما بنحاس.
Sırıkları akasya ağacından yaparak tunçla kapladı.用 皂 莢 木 作 杠 、 用 銅 包 裹
Sırıkları akasya ağacından yaparak tunçla kapladı.用 皂莢木 作杠 、 用銅 包裹
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.És felöltözteté Saul Dávidot a maga harczi ruhájába; rézsisakot tett a fejére, és felöltözteté õt pánczélba.
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.I dal Saul obléci Davida v šaty své, a vstavil lebku ocelivou na hlavu jeho, a oblékl ho v pancíř.
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.In Savel obleče Davida v svoje oblačilo ter mu posadi bronasto čelado na glavo in ga obda z oklepom.
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.I ubrał Saul Dawida w szaty swe, i włożył przyłbicę miedzianą na głowę jego, a oblukł go w pancerz.
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.Ja Saul puki takkinsa Daavidin ylle ja pani vaskikypärin hänen päähänsä sekä panssarin hänen yllensä.
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.이에 사울이 자기 군복을 다윗에게 입히고 놋투구를 그 머리에 씌우고 또 그에게 갑옷을 입히매
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.Og Saul lot David få sine egne klær og satte en kobberhjelm på hans hode og hadde på ham en brynje.
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.Saul a îmbrăcat pe David cu hainele lui, i -a pus pe cap un coif de aramă, şi l -a îmbrăcat cu o platoşă.
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.Saül fit mettre ses vêtements à David, il plaça sur sa tête un casque d`airain, et le revêtit d`une cuirasse.
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.Saul iførte nu David sin Våbenkjortel, satte en Kobberhjelm på hans Hoved, iførte ham en Brynje
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.Sau-lơ lấy áo chiến mình mặc cho Ða - vít , đội cái mão đồng lên đầu người , và mặc áo giáo cho người .
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.Sau-lơ lấy áo chiến mình mặc cho Ða-vít, đội cái mão đồng lên đầu người, và mặc áo giáo cho người.
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.Saul rivestì Davide della sua armatura, gli mise in capo un elmo di bronzo e gli fece indossare la corazza
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.Vtedy obliekol Saul Dávida do svojich šiat, dal medenú prilbu na jeho hlavu a dal ho obliecť do panciera.
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.И одел Саул Давида в свои одежды, и возложил на голову его медный шлем, и надел на него броню.
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.Тогава Саул облече Давида с облеклото си, и тури меден шлем на главата му, и облече го с броня.
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.וילבש שאול את דוד מדיו ונתן קובע נחשת על ראשו וילבש אתו שריון׃
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.وألبس شاول داود ثيابه وجعل خوذة من نحاس على راسه وألبسه درعا.
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.掃 羅 就 把 自 己 的 戰 衣 給 大 衛 穿 上 、 將 銅 盔 給 他 戴 上 、 又 給 他 穿 上 鎧 甲
Sonra kendi giysilerini Davuta verdi; başına tunç miğfer taktı, ona bir zırh giydirdi.掃羅 就 把 自己 的 戰衣 給 大衛 穿上 、 將銅 盔給 他 戴上 、 又 給 他 穿上 鎧甲
Süleyman RABbin önüne, Buluşma Çadırının önündeki tunç sunağa çıkarak üzerinde bin yakmalık sunu sundu.Ja Salomo uhrasi siellä Herran edessä ilmestysmajan vaskialttarilla; hän uhrasi sen päällä tuhat polttouhria.
Süleyman RABbin önüne, Buluşma Çadırının önündeki tunç sunağa çıkarak üzerinde bin yakmalık sunu sundu.여호와 앞 곧 회막 앞에 있는 놋단에 이르러 그 위에 일천 희생으로 번제를 드렸더라
Süleyman RABbin önüne, Buluşma Çadırının önündeki tunç sunağa çıkarak üzerinde bin yakmalık sunu sundu.Sa-lô-môn đặt ở trước mặt Ðức Giê-hô-va tại hội mạc, và dâng một ngàn của lễ thiêu trên bàn thờ ấy.
Süleyman RABbin önüne, Buluşma Çadırının önündeki tunç sunağa çıkarak üzerinde bin yakmalık sunu sundu.Sa-lô-môn đặt ở trước mặt Ðức_Giê - hô-va tại hội mạc , và dâng một_ngàn của lễ thiêu trên bàn_thờ ấy .
Süleyman RABbin önüne, Buluşma Çadırının önündeki tunç sunağa çıkarak üzerinde bin yakmalık sunu sundu.ויעל שלמה שם על מזבח הנחשת לפני יהוה אשר לאהל מועד ויעל עליו עלות אלף׃
Süleyman RABbin önüne, Buluşma Çadırının önündeki tunç sunağa çıkarak üzerinde bin yakmalık sunu sundu.واصعد سليمان هناك على مذبح النحاس امام الرب الذي كان في خيمة الاجتماع. اصعد عليه الف محرقة
Süleyman RABbin önüne, Buluşma Çadırının önündeki tunç sunağa çıkarak üzerinde bin yakmalık sunu sundu.所 羅 門 上 到 耶 和 華 面 前 會 幕 的 銅 壇 那 裡 、 獻 一 千 犧 牲 為 燔 祭
Süleyman RABbin önüne, Buluşma Çadırının önündeki tunç sunağa çıkarak üzerinde bin yakmalık sunu sundu.所羅門 上到 耶和華 面前 會幕 的 銅壇 那 裡 、 獻一千 犧 牲為 燔祭
Süleyman tunçtan bir sunak yaptırdı. Sunağın eniyle uzunluğu yirmişer arşın, yüksekliği on arşındıfş.A făcut un altar de aramă, lung de douăzeci de coţi, lat de douăzeci de coţi, şi înalt de zece coţi.
Süleyman tunçtan bir sunak yaptırdı. Sunağın eniyle uzunluğu yirmişer arşın, yüksekliği on arşındıfş.Além disso fez um altar de bronze de vinte côvados de comprimento, vinte de largura e dez de altura.
Süleyman tunçtan bir sunak yaptırdı. Sunağın eniyle uzunluğu yirmişer arşın, yüksekliği on arşındıfş.A spravil aj medený oltár, ktorý bol dvadsať lakťov dlhý, dvadsať lakťov široký a desať lakťov vysoký.
Süleyman tunçtan bir sunak yaptırdı. Sunağın eniyle uzunluğu yirmişer arşın, yüksekliği on arşındıfş.Er machte auch einen ehernen Altar, zwanzig Ellen lang und breit und zehn Ellen hoch.
Süleyman tunçtan bir sunak yaptırdı. Sunağın eniyle uzunluğu yirmişer arşın, yüksekliği on arşındıfş.Fremdeles lavede han et Kobberalter, tyve Alen bredt og ti Alen højt.