Böylece Tûsî'nin aksine Allah Konevî'ye göre, zorunlu varlık olarak ileri sürülemez.In zijn visie was Allah (God) niet de voortzetting van de Bijbelse God, maar van de maangod van de Sabeërs.
Madame Tussauds, merkezi Londra'da bulunan balmumu heykel müzesi.Madame Tussauds Londen is een wassenbeeldenmuseum in het Engelse Londen.
Ancak aradan geçen 10 yılın ardından bir gün Tusken Akıncıları tarafından kaçırıldı.Een aantal jaren later wordt een van de ontvoerde jongens heelhuids teruggevonden.
Tuşa gitti ve maçı kazandı.Hij won de test en kreeg de rol.
Bağlanmak istenen numara tuşlara aranan numarada yer alan rakamın değeri kadar basılarak sağlanıyordu.Vervolgens moesten ze evenveel ballen trekken als het aantal benodigde pogingen om het woord te raden.
O tuşa basma!Niet op die knop drukken.
13. yüz yılda, Nasir al-Din Tusi (Nasireddin), küresel geometri konusunda ilerlemeler gösterdi.Perski matematyk Nasir al-Din Tusi (Nasireddin) w XIII wieku rozwijał geometrię sferyczną.
Marie Tussaud ünlü Wax müzesini Londra'da açtı.Marie Tussaud utworzyła w Londynie muzeum figur woskowych.
Sonrasında Goldberg, Owens'ı tuşlayarak onu 22 saniyede yendi ve kemeri kazandı.Na gali Fastlane, Goldberg pokonał Owensa w 22 sekundy i stał się nowym posiadaczem mistrzostwa.
Sol elle tutulur, sağ elle üzerindeki (piyano tuşları gibi) tuşlarına basılarak çalınır.W żlebie tym znajduje się próg skalny, na lewo od którego (patrząc od dołu) biegnie Miedziana Drabina.
1971 - TÜSİAD kuruldu.1972: Zjarre.
Hawkins, Jesse'i tuş ettti.Wszyscy nagle ignorują Jessiego.
Black 8th Anniversary Show etkinliğinde Aries'i tuş ederek ROH World Championship'i kazandı.13 lutego 2010, podczas gali 8th Anniversary Show, Aries stracił ROH World Championship na rzecz Blacka.
Tüş (düş) rüya demektir.Życie jest snem.
Bölgede yaşayanlar Tuş olarak adlandırılır.Mieszkańcy tego rejonu nazywani są Pasiarzami.
Basit yön tuşları ile karakteri öncelikle WC'den dışarı çıkarıp arabadaki haritayı almak gerekmektedir.Próbki należy zebrać rano przed kąpielą i skorzystaniem z toalety.
Ancak, bu tuş girişimi near-fall ile sonuçlandı.Pojawienie się pancerza sprowadziło ich znaczenie niemal do zera.
Birisi onu kızdırırsa onu tuş eder.Kiedy ktoś mu się sprzeciwi, wpada we wściekłość.
Madame Tussaud'nun Londra, New York ve diğer şehirlerdeki müzelerinde balmumu heykelleri de vardır.Figury woskowe wokalisty znajdują się w muzeach Madame Tussaud w Nowym Jorku, Londynie i Amsterdamie.
Maçta Rollins ve Bálor, aynı anda Wyatt'ı tuşladı.Mecz zakończył się remisem, gdy Rollins I Bálor razem przypięli Wyatt'a.
Verilerin içinde kullanıcıların Facebook beğeni tuşuna ne zaman tıkladığına dair kayıtlarda yer almaktadır.Kontrowersje wzbudza także ilość danych, które Facebook zbiera na temat osób z niego korzystających.
Model NaviKey müzik tuşları ve FM radyo özelliğine sahiptir.Jest wyposażony w stereofoniczny odtwarzacz muzyki oraz radio FM.
Tuş her yerde yapılabilmektedir.Można kąpać się na całym jego obszarze.
Aralarında geçiş yapmak için bir tuş daha atamanız gerekli.Muszą rozegrać partię, by przedostać się dalej.
Maçı kazanmak için sırayla 3 rakip ya tuş ettirilmeli ya da pes ettirilmelidir.Za wygranie wyścigu lub zajęcie przynajmniej trzeciego miejsca przyzwane są nagrody.
Tek bir tuşa basmanız yeter.Sedan är det bara att trycka till.
Altun ayırγan tura tüşer, al torχam yayılı tüşer.Flytta båt, förtöja dimma holme.
Cep telefonda *#06# tuşlayarak telefonun seri numarasını (IMEI numarası) tespit edilebilir.Identifieringsnumret kan också visas genom att man knappar in *#06# i telefonen.
New York'ta bulunan Madame Tussauds, 2 aylık Shiloh'un balmumu heykelini yaptı.Madame Tussauds i New York har en vaxfigur av Shiloh som då är två månader.
(Bunun yanında kullanıcılar bu öntanımlı tuş bileşimlerini değiştirebilirler.)(Andra spelare kan bara utbyta det gemensamt ägda stadskortet.)
Batista, Batista Bomb yaptıktan sonra onu tuşlayarak maçı kazanmıştır.Batista vann matchen efter en lyckad Batista Bomb.
Jordan'a Fall of Man yapsalar da gelen tuşu Gable bozdu.När som helst, oavsett vems tur det är, kan Gabong utföras.
Birisi onu kızdırırsa onu tuş eder.Får du henne att gråta, så får jag dig att gråta.
Bazı tuşlara basmak ve tutmakla benzeri karakterler ortaya çıkaracaktır.Genom att trycka på och hålla in vissa tangenter framkallas andra liknande tecken.
18 Eylül - Hong Kong, tayfunla birlikte gelen tusunami sonucu yaklaşık 10.000 kişi öldü.18 september – En tyfon i Hongkong dödar 10 000 personer då en tsunami utlöses.
Bir tuşa bas, oldu bitti.Puckla på – Slå.
Hallâc beş yıl sürecek bir yolculuğa çıkmak üzere Tüster’den ayrıldı.Att åka hem från Pluto till Jorden hade tagit ungefär fem timmar.
Böylelikle ana kadroda ilk kez bire bir maçta tuşlanmış oldu.Det var första gången huvudturneringen spelades i mer än ett land.
Topa vurmak için ise X tuşunu kullanır.Vilken är sannolikheten att x vita kulor dras?
Harici tuş takımı ancak kilit açma kodu ayarlanırsa otomatik olarak kilitlenebilir.Omställning av koden kan endast göras när låset är öppet.
O zamanda sadece Tuscan Gotik yüzün alt parçası bitirildi.На той час, була завершена лише нижня частина фасаду в тосканському готичному стилі.
"Dur", "git" ve "yenile" tuşları tek bir tuşta birleştirilmiştir.Будьонного (Дідівці), "9 січня" (Манжосівка) і "Новий шлях" (Єгорівка) об'єднали в один колгосп ім.
Tuşa gitti ve maçı kazandı.Решетников зробив укол і виграв матч.
Beyaz tuşlara bir övgü.Підхвостя у самців біле.
Diğer bir yanda Nieuwe Kerk (Yeni Kilise), Madame Tussaud's Müzesi bulunmaktadır.Має власну статую в музеї мадам Тюссо.
Daktiloda 50 tuş olduğu ve yazılacak sözcüğün "maymun" olduğu varsayılsın.Тепер припустимо, що друкарська машинка має 50 клавіш, а слово, що має бути надруковане — «банан».
Klavyesi ise 69 tuş içermektedir.Педагогічний колектив складає 69 осіб.
Bir tuşa bas, oldu bitti.Зберіглася арка, підвали.
Tuş, pes ettirme, saydırma veya diskalifiye yoktur.Не обійшли тернівчан ні продрозверстка, ні розкуркулювання, ні репресії.
Tuşeti bölgesinin ismine ilk kez 4.yüzyılda rastlanmıştır.Назва Тбілісі вперше згадується у IV столітті.
Bu klavyenin birkaç tuşu eksik.На цій клавіатурі не вистачає кількох кнопок.
O zamanda sadece Tuscan Gotik yüzün alt parçası bitirildi.V této době však byla dokončená pouze spodní část gotické fasády.
Araba - şaq! - taş araba şaq ete tüşti.Bilene/bilane er dyre. – Auta jsou drahá.
Page, Captain New Japan'ı tuşlayarak maçı takımına kazandırdı.Ruce do trenek, pánové, vzkazuje nová soutěž Mr.
Polonya Başbakanlık resmi sitesi Donald TuskCelý ceremoniál zahájil polský ministerský předseda Donald Tusk.
Lenovo, yanlışlıkla tuşa basmayı önlemek için gç düğmesini önden ve yana kaydırdı.Lenovo přesunulo tlačítko napájení ze středu na stranu, aby se zabránilo náhodnému stisknutí.
Bakanlık Binası yer altındadır ve girmek için, oradaki telefon kulubesine 6-2-4-4-2 tuşlamak gerekir.Vchod do ministerstva pro návštěvníky je prostřednictvím telefonní budky po vytočení čísla 62442.
Bütün sistem tek bir tuşla güncellenir.Celý systém se vejde na jedinou disketu.
Tüş (düş) rüya demektir.Je to pravda, je to sen?).
Wizard 100 modeli, kare tuşlarla kare şeklinde bir tasarıma sahiptir.HTC Wizard 100 má čtvercový design s čtvercovými klávesami.