Ana içeriğe geç
Sözlük

tuğla ile cümle

tuğla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ev kırmızı tuğladan yapılmıştır.The house is built of red bricks.
Ev tuğladan yapılmış.The house was built of bricks.
Baca tuğladan yapılır.The chimney is made of brick.
Bu baca tuğladan yapılmıştır.This chimney is made of brick.
O ev tuğla ile inşa edilmiştir.That house is built of bricks.
Tuğlalar çoğunlukla kilden oluşur.Bricks consist mostly of clay.
Marangozluk ve tuğla duvar örme el işçiliği örnekleridir.Carpentry and bricklaying are examples of manual labor.
Biri benim pencereme tuğla attı.Somebody threw a brick through my window.
O dinlemeyecektir. Onunla konuşmak tuğla bir duvarla konuşmak gibidir.He just won't listen. Talking to him is like talking to a brick wall.
Tom'la konuşmak tuğla bir duvarla konuşmak gibidir.Talking to Tom is like talking to a brick wall.
Sokağın sonunda sol köşedeki tuğla cepheli beyaz bir evde yaşıyorlar.They live in a white house with a brick facade on the left at the end of the street.
Nereden tuğla satın alabilirim?Where can I buy bricks?
Üreticiden kil tuğlalar satın alınabilir.Clay bricks can be bought from the manufacturer.
Evin arkasında ekmek pişirmek için bir tuğla fırın var.Behind the house there is a brick oven for baking bread.
Tuğla duvar kendiliğinden yıkıldı.The brick wall collapsed on itself
Tuğla duvar kendiliğinden çöktü.The brick wall collapsed on itself
İşçiler evi tuğlası tuğlasına yeniden inşa etti.The workers reconstructed the house brick by brick.
Tom tuğla satan bir firma için çalışıyor.Tom works for a company that sells bricks.
Tom tuğla kalınlığında bir kitap okuyordu.Tom was reading a brick-thick book.
Tom tuğla gibi bir kitap okuyordu.Tom was reading a brick-thick book.
Upton 1911'de sonunda iş bıraktı ancak hala tuğla ve beton satmaya devam etti.Upton eventually left the business in 1911 but still continued to sell bricks and concrete.
Surface Dock, tuğla biçim faktöründe yeniden tasarlanmış bir yerleştirme aksesuardır.The Surface Dock is a redesigned docking accessory in a brick form factor.
Ancak bazı tuğla fabrikalarında yüzlerce işçi çalışırdı.However, some brick factories employed hundreds of workers.
Daha sonraları ikinci kat betonarme döşemelerle ve tuğla duvarlarla eklenmiştir.Later on second floor was added with concrete slabs and brick walls.
Kolejin her mezununa diplomasıyla birlikte kırmızı bir tuğla armağan edilir.Each graduate is given a red brick along with their degree certificates.
Barbekü restoranında bu, büyük, özel tasarım tuğla veya metal fırınlarda pişirilebilir.Restaurant barbecue may be cooked in large, specially-designed brick or metal ovens.
Babası Harm Kamerlingh Onnes bir tuğla fabrikası sahibiydi.His father, Harm Kamerlingh Onnes, was a brickworks owner.
Kesme taşlardan sekiz köşeli gövdesi ve tuğla ile örülmüş sekizgen piramit (ehrami) külahı vardır.It had eight round-headed windows (one of them blind) decorated with carved keystones.
Kapının arkasındaki sıva çıkarıldıktan sonra, bombası için tuğlada bir odayı boşalttı.After removing the plaster behind the door, he hollowed out a chamber in the brickwork for his bomb.
Yürürken kafasına bir tuğla düşer ve yere yığılır.Whenever he lies, his face droops down onto the floor.
Kilise tuğladan yapılmıştır.The church is made of brick.
Burada bir tuğla kooperatifinde bekçi olarak çalıştı.While there he served as a stockade guard.
Bundan dolayı karışım katmanının kalınlığı, normal tuğla katmanının üç katı fazlasıdır.And her knees started to swell three times their normal size.
Ayrıca kasaba kendi yel değirmenleri, balık işleme tesisi ve tuğla ocağına sahipti.The town also had its own windmills, fish-processing plant, and brick kiln.
Üç yapı da Linacre Kolej'in özel harman tuğlalarıyla, Kraliçe Anne mimari üslubunda inşa edilmiştir.Only three other houses in Palatine are in the Queen Anne style.
O kuşlar, onların üzerlerine pişkin tuğladan yapılmış taşlar atıyordu.They adorned themselves with beads made of shells.
Köyde tuğla ocağı mevcut olup günümüzde işletilmektedir.Currently, all cave conservancies are board managed.
Tuğla dikiş Uzatma saten dikiş Uzun-ve-kısa dikiş ^ Reader's Digest Complete Guide to Needlework.Reader's Digest, Complete Guide to Needlework.
Bu sırada Michael tuğlaları devirerek deliği açmayı başardı.Charles in turn mistakes the pig.
Kilisenin tamamı tuğla ile örülmüştür.The whole church stands on a plinth.
İç mekânlarda tuğla hem statik, hem de dekoratif amaçlı kullanılmıştır.Chamfers are commonly used in architecture, both for functional and aesthetic reasons.
Bunların inşaasında tuğla kullanılmıştır.The pipe was created using these panes.
Tuğla kuşaklarda beşer tuğla sırasından oluşturulmuştur.It is made of diamonds in the shape of shells decorated with pearls.
Derawar Kalesi : 13. yy.da tuğladan yapılmıştır.Early 30th millennium AD: The Fall of the Eldar occurs.
Binanın yapımında kullanılan kırmızı tuğlalardan dolayı bu adı almıştır.The name derives from the more red color brick he used in its construction.
Sanki etrafına tuğladan duvar örmüşler gibi.If a person wants to do something and they can't, that means something in your life is impossible,
Ben adını okumadım ama benim tuğla, bir baca önce olduğu gibiAs my bricks had been in a chimney before, though I did not read the name of
Ben orada meşe koruluğa ortasında tuğla gördük.I have seen bricks amid the oak copse there.
"Bizim Dickon bir çiçek büyüyecek bir tuğla yürüyüş yapabilirsiniz."Our Dickon can make a flower grow out of a brick walk.
Nesne metaforları fiyat hareketlerini cansız şeylermiş gibi tanımlar. "Dow tuğla gibi düştü" gibi.Object metaphors describe price movements as non-living things, as in, "The Dow fell like a brick."
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.In India and Nepal, I was introduced to the brick kilns.
Ona gittim ben endişeli, ve tuğla taşırken onu aksama gördüm.I was worried so I went to him, and saw him limping while carrying bricks.
İnsanlar tek başlarına sıkıştırılmış toprak tuğla presi yapıyorlar.Then people are building independently the compress earth brick press.
Ama hala makul plastik tuglayı elde edememisti.But he still had the plastic brick that he had received at the fair.
Cocuklar artık LEGO tuglalarından evler yapabiliyodu.Children could now build houses from the LEGO bricks.
Maalesef,Ole bu kücük tuglaların aslında ne kadar büyük bir basarı getirdigini asla göremedi.Unfortunately, Ole never got to see how successful the little bricks actually became.
Buna Otomatik Bağlama Tuğlası dediler.It was called the Automatic Binding Brick.
LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.LEGO bricks took place in every household.
Dünyadaki her etkileşimi, kullanmaya hazır tuğla haline getirmek istiyoruz.We want to make every single interaction in the world into a ready-to-use brick.
Sol alt köşede kafasını tuğla duvara vuran bir adam görüyoruz.On the bottom left you see a man who seems to be intent on hitting his head against a brick wall.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod