"Vaay, tuğlayı beş metre ittim.""Nahát, elmozdítottam a téglát 5 méterrel."
"Vaay, tuğlayı beş metre ittim.""Oj, jag har flyttat tegelstenen fem meter."
"Vaay, tuğlayı beş metre ittim.""Vau, siirsin tiiltä viisi metriä."
"Vaay, tuğlayı beş metre ittim.""Výborně, přesunul jsem cihlu o pět metrů."
"Vaay, tuğlayı beş metre ittim.""Wow, ich habe den Klotz 5 Meter bewegt."
"Vaay, tuğlayı beş metre ittim.""Wow, ik heb de baksteen vijf meter verplaatst."
"Vaay, tuğlayı beş metre ittim.""Wow!!! moví el ladrillo 5 metros"
"Vaay, tuğlayı beş metre ittim.""Wow, przesunąłem cegłę pięć metrów"
"Vaay, tuğlayı beş metre ittim.""Λοιπόν, κούνησα το τούβλο πέντε (5) μέτρα."
"Vaay, tuğlayı beş metre ittim.""Я передвинул кирпич на пять метров"
"Vaay, tuğlayı beş metre ittim.""וואו, אני הזזתי את הלבנה 5 מטרים".
"Vaay, tuğlayı beş metre ittim."واو , قد حركت الطوبة خمسة أمتار
"Vaay, tuğlayı beş metre ittim."さてここで問題だ。測った結果の「5メートル」は
Ve ben bu tuğlayı alıyorum ve tam buraya hareket ettiriyorumA ja teraz zdvihnem tú tehlu a presuniem ju na miesto, sem.
Ve ben bu tuğlayı alıyorum ve tam buraya hareket ettiriyorumA já tu cihlu vezmu a přesunu ji na toto místo.
Ve ben bu tuğlayı alıyorum ve tam buraya hareket ettiriyorumEn ik pak die baksteen op en verplaats hem naar hier.
Ve ben bu tuğlayı alıyorum ve tam buraya hareket ettiriyorumEt je prends cette brique et je la bouge pour la mettre à cet endroit. Juste là.
Ve ben bu tuğlayı alıyorum ve tam buraya hareket ettiriyorumIar eu o să ridic această cărămidă şi am să o mut până în acest loc
Ve ben bu tuğlayı alıyorum ve tam buraya hareket ettiriyorumIo sposto questo corpo e lo sposto su questa superficie
Ve ben bu tuğlayı alıyorum ve tam buraya hareket ettiriyorumJetzt hebe ich den Klotz hoch und bewege ihn nach hier drüben.
Ve ben bu tuğlayı alıyorum ve tam buraya hareket ettiriyorum그리고 벽돌을 집었습니다. 그리고 이걸 오른쪽 움직였습니다.
Ve ben bu tuğlayı alıyorum ve tam buraya hareket ettiriyorumOch jag plockar upp tegelstenen och jag flyttar över den till platsen här borta.
Ve ben bu tuğlayı alıyorum ve tam buraya hareket ettiriyorumOg jeg tager mustenen op, og flytter den. jeg flytter den over til dette sted, her.
Ve ben bu tuğlayı alıyorum ve tam buraya hareket ettiriyorumSitten poimin sen tiilen ja siirrän sen tähän paikkaan.
Ve ben bu tuğlayı alıyorum ve tam buraya hareket ettiriyorumTeraz podnoszę te cegłę i przenoszę ją do tego miejsca tutaj
Ve ben bu tuğlayı alıyorum ve tam buraya hareket ettiriyorumVà tôi nhặt cục gạch đó lên, và tôi di chuyển nó đến chỗ này.
Ve ben bu tuğlayı alıyorum ve tam buraya hareket ettiriyorumΚαι πιάνω αυτό το τούβλο και το μετακινώ εδώ σε αυτό το σημείο.
Ve ben bu tuğlayı alıyorum ve tam buraya hareket ettiriyorumСкаларът има само големина или размер.
Ve ben bu tuğlayı alıyorum ve tam buraya hareket ettiriyorumЯ поднимаю кирпич и перемещаю его вот сюда
Ve ben bu tuğlayı alıyorum ve tam buraya hareket ettiriyorumואני מרים את הלבנה ואני מעביר אותה לאזור הזה שנמצא פה.
Ve ben bu tuğlayı alıyorum ve tam buraya hareket ettiriyorumوحملت هذه الطوبه وقمت بتحريكها لهذا المكان, الى جهة اليمين
Ve ben bu tuğlayı alıyorum ve tam buraya hareket ettiriyorumここまで運ぶよ。 運び終わってから、
Ve bikaç yılın sonunda, LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.A o niekoľko rokov neskôr kocky LEGO zaujali svoje miesto v každej domácnosti.
Ve bikaç yılın sonunda, LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.A za několik málo let se LEGO cihly ocitly v každé domácnosti.
Ve bikaç yılın sonunda, LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.Dan dalam beberapa tahun, balok-balok LEGO ada di setiap rumah tangga.
Ve bikaç yılın sonunda, LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.E em apenas alguns anos, os tijolos da LEGO invadiram todos os lares.
Ve bikaç yılın sonunda, LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.E nel giro di pochi anni, i mattoncini LEGO entrarono in tutte le case.
Ve bikaç yılın sonunda, LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.És néhány röpke év múlva már minden háztartásban ott voltak a LEGO elemek.
Ve bikaç yılın sonunda, LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.În doar câţiva ani, piesele LEGO şi-au găsit locul în fiecare casă.
Ve bikaç yılın sonunda, LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.Na enkele jaren vond je LEGOstenen in elk huishouden.
Ve bikaç yılın sonunda, LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.Och på några få korta år, tog LEGO-bitarna plats i varje hushåll.
Ve bikaç yılın sonunda, LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.Og på et par korte år, fik LEGO klodsen en plads i enhver husholdning.
Ve bikaç yılın sonunda, LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.Und innerhalb weniger Jahre, zog LEGO in jeden Haushalt ein.
Ve bikaç yılın sonunda, LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.Và chỉ trong vài năm ngắn ngủi, những viên gạch LEGO đã có mặt tại mọi nhà.
Ve bikaç yılın sonunda, LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.V zelo kratkem času so imeli LEGO kocke v vsakem gospodinjstvu.
Ve bikaç yılın sonunda, LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.Και σε λίγα χρόνια τα τουβλάκια LEGO βρίσκονταν σε όλα τα σπίτια.
Ve bikaç yılın sonunda, LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.Буквально за пару лет кирпичики LEGO появились в каждом доме.
Ve bikaç yılın sonunda, LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.І всього лише за кілька років цеглинки LEGO з'явилися у кожній оселі.
Ve diyelim ki bir tuğlam var yerde bir tuğlam var.A povedzme tiež že nájdem a položím tu tehlu. Máme tehlú na zemi.
Ve diyelim ki bir tuğlam var yerde bir tuğlam var.A zde mám cihlu. Mám cihlu na zemi.
Ve diyelim ki bir tuğlam var yerde bir tuğlam var.Disons maintenant que là, j'ai une brique. J'ai une brique par terre.
Ve diyelim ki bir tuğlam var yerde bir tuğlam var.E diciamo che c'è un corpo sul terreno Ho un corpo sul terreno
Ve diyelim ki bir tuğlam var yerde bir tuğlam var.En laten we veronderstellen dat ik een baksteen heb hier Ik heb een baksteen op de grond.
Ve diyelim ki bir tuğlam var yerde bir tuğlam var.És mondjuk fogok egy téglát és iderakom. Van egy téglám a földön.
Ve diyelim ki bir tuğlam var yerde bir tuğlam var.Jag har en tegelsten på marken.
Ve diyelim ki bir tuğlam var yerde bir tuğlam var.Ja tämä tässä on tiiliskivi Maassa on siis tiiliskivi.
Ve diyelim ki bir tuğlam var yerde bir tuğlam var.그 다음에는 벽돌을 집어서 여기에 깔았다고 해보죠. 땅에 벽돌을 깔았습니다.
Ve diyelim ki bir tuğlam var yerde bir tuğlam var.Og lad os sige jeg har en mursten her, Jeg har en mursten her, på jorden.
Ve diyelim ki bir tuğlam var yerde bir tuğlam var.Powiedzmy, że wziąłem i położyłem tutaj cegłę Mam cegłę na podłożu.
Ve diyelim ki bir tuğlam var yerde bir tuğlam var.Şi să zicem că am avea o cărămidă aici Am o cărămidă pe pământ.