Dünyadaki her etkileşimi, kullanmaya hazır tuğla haline getirmek istiyoruz.Vi vill göra varenda interaktion i världen till ett block som är redo för användning.
Dünyadaki her etkileşimi, kullanmaya hazır tuğla haline getirmek istiyoruz.Vogliamo trasformare ogni interazione al mondo in un mattoncino pronto all'uso.
Dünyadaki her etkileşimi, kullanmaya hazır tuğla haline getirmek istiyoruz.Vrem ca fiecare interacţiune din lume să o transpunem în unități-gata-de-folosit.
Dünyadaki her etkileşimi, kullanmaya hazır tuğla haline getirmek istiyoruz.We willen elke interactie met de wereld omzetten in een kant en klaar te gebruiken bouwsteen.
Dünyadaki her etkileşimi, kullanmaya hazır tuğla haline getirmek istiyoruz.Wir wollen jede einzelne Interaktion auf dieser Welt in einen gebrauchsfertigen Stein bringen.
Dünyadaki her etkileşimi, kullanmaya hazır tuğla haline getirmek istiyoruz.Θέλουμε να κάνουμε κάθε αλληλεπίδραση του κόσμου ένα έτοιμο προς χρήση τουβλάκι.
Dünyadaki her etkileşimi, kullanmaya hazır tuğla haline getirmek istiyoruz.Ми хочемо перетворити кожну взаємодію у світі у цеглинку, готову до використання.
Dünyadaki her etkileşimi, kullanmaya hazır tuğla haline getirmek istiyoruz.Мы хотим превратить каждое взаимодействие в мире в готовый к использованию кирпичик.
Dünyadaki her etkileşimi, kullanmaya hazır tuğla haline getirmek istiyoruz.Ние искаме да направиме всяко едно взаимодействие в света в "тухла" готова за използване.
Dünyadaki her etkileşimi, kullanmaya hazır tuğla haline getirmek istiyoruz.אנחנו רוצים להפוך כל אינטראקציה בעולם ללבנה מוכנה לשימוש.
Dünyadaki her etkileşimi, kullanmaya hazır tuğla haline getirmek istiyoruz.نريد أن نجعل كل تفاعل في العالم طوبا جاهزا للاستخدام.
Dünyadaki her etkileşimi, kullanmaya hazır tuğla haline getirmek istiyoruz.部品としてすぐ使えるものにしたい 明かり 音源 ソーラーパネル モーター・・・あらゆるものを手の届くものにしたいのです
Evet tuğlayı şuraya hareket ettiriyorum ve cetvelle ölçüp diyorum ki,Also ich bewege den Klotz hier rüber und dann nehme ich ein Lineal und sage:
Evet tuğlayı şuraya hareket ettiriyorum ve cetvelle ölçüp diyorum ki,Dus ik verschuif de baksteen naar daar en neem dan een meetlat en zeg,
Evet tuğlayı şuraya hareket ettiriyorum ve cetvelle ölçüp diyorum ki,Je mets la brique à cet endroit. Ensuite, je prends une règle et je mesure: Wow.
Evet tuğlayı şuraya hareket ettiriyorum ve cetvelle ölçüp diyorum ki,그래서 이쪽에 벽돌을 옮겼습니다. 그 다음 '자'를 꺼내고 말합니다.
Evet tuğlayı şuraya hareket ettiriyorum ve cetvelle ölçüp diyorum ki,Så jag flyttar tegelstenen dit och sen tar jag fram en linjal och säger,
Evet tuğlayı şuraya hareket ettiriyorum ve cetvelle ölçüp diyorum ki,Siispä siirrän tiilen tänne ja sitten otan viivottimen esiin ja sanon:
Evet tuğlayı şuraya hareket ettiriyorum ve cetvelle ölçüp diyorum ki,Sposto il blocco quaggiù a destra, quindi prendo un righello e dico:
Evet tuğlayı şuraya hareket ettiriyorum ve cetvelle ölçüp diyorum ki,Takže jsem přesunul cihlu támhle. Pak si vezmu pravítko, a řeknu,
Evet tuğlayı şuraya hareket ettiriyorum ve cetvelle ölçüp diyorum ki, "Vaay, tuğlayı beş metre ittim."Deci mut cărămida acolo, apoi măsor distanţa dintre cele două şi voi constata că am mutat-o 5 metri
Evet tuğlayı şuraya hareket ettiriyorum ve cetvelle ölçüp diyorum ki, "Vaay, tuğlayı beş metre ittim."Eu lhe pergunto: minha medida é 5 metros, isto é um vetor ou um escalar?
Evet tuğlayı şuraya hareket ettiriyorum ve cetvelle ölçüp diyorum ki, "Vaay, tuğlayı beş metre ittim."И ако все още не сте разбрали това се надявам да го разберете след като ви показа един пример.
Evet tuğlayı şuraya hareket ettiriyorum ve cetvelle ölçüp diyorum ki,Và tôi di chuyển cục gạch đến chỗ này sau đó tôi sử dụng một cây thước để đo và tôi nói,
Evet tuğlayı şuraya hareket ettiriyorum ve cetvelle ölçüp diyorum ki,Więc przesunąłem cegłę to tego miejsca tutaj teraz biorę linijkę i mówię
Evet tuğlayı şuraya hareket ettiriyorum ve cetvelle ölçüp diyorum ki,Μετακινούμε λοιπόν το τούβλο εδώ και παίρνουμε υποθετικά έναν χάρακα και λέμε,
Evet tuğlayı şuraya hareket ettiriyorum ve cetvelle ölçüp diyorum ki,Я перемешаю кирпич сюда я вытаскиваю линейку и говорю
Evet tuğlayı şuraya hareket ettiriyorum ve cetvelle ölçüp diyorum ki,ואני מעביר את הלבנה לשם ואני לוקח סרגל ואני אומר,
Evet tuğlayı şuraya hareket ettiriyorum ve cetvelle ölçüp diyorum ki,اذاً قمت بتحريكها هنا وأحضرت المسطرة و أقول
Evet tuğlayı şuraya hareket ettiriyorum ve cetvelle ölçüp diyorum ki,私はメジャーを取り出してこう言う。 「やった、ブロックを5メートル動かしたぞ。」
Fikir vermek için anlatıyorum: 1970'lerde, Kızıl Tugaylar'ın yıllık ciroları yedi milyon dolardı.Pre predstavu uvediem, źe v 70-tych rokoch bol ročný obrat Červených brigád sedem miliónov dolárov.
Geçenlerde bir email aldım, birisi sıkıştırılmış toprak tuğla makinasını yapmış.Eines Tages bekam ich eine Email, jemand hat die komprimierte Erd-Ziegel Presse gebaut.
Geçenlerde bir email aldım, birisi sıkıştırılmış toprak tuğla makinasını yapmış.Minule som dostal mail od niekoho, kto postavil lis na tehly.
Geçenlerde bir email aldım, birisi sıkıştırılmış toprak tuğla makinasını yapmış.Para mim foi a experiência mais transformadora. Aprendi que posso fazer isso e quero mostrar isto aos outros.
Görev başında öldüğü için iki rütbe terfi etti. Tuğgeneral Hughes, ha?Poległy na służbie, awansowany o dwa stopnie generał brygady Hughes?
Görev başında öldüğü için iki rütbe terfi etti. Tuğgeneral Hughes, ha?Получивший повышение в звании посмертно... бригадный генерал Хьюз?
Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Aku akan memukuli kamu dengan bata jika kamu lakukan!
Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Aku akan memukuli kamu dengan bata jika kamu lakukan!
Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Ik zal u pond met een baksteen als je doen!
Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Jag kommer pund dig med en tegelsten om du gör!
Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Je vous frapperai avec une brique si vous le faites !
Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Praštím vás cihlou, jestli budete!
Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Seconde partie. La première fois sur l'île de Jeju, j'avais un sentiment étrange.
Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!¡Te golpearé con un ladrillo si lo haces!
Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Te libras con un ladrillo si lo hace!
Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Tôi sẽ đập cậu bằng viên gạch nếu cậu dám...
Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!- Защо от всички училища е моя? - Знам... Ако училището разбере, аз ще умра!
Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Ще те убия, ако е така!
Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Я ударю тебя кирпичём, если дотронешься до меня!
Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!سأقصفك بطابوقة إذا فعلتها
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.En Inde et au Népal, on m'a fait découvrir les fours à briques.
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.En India y Nepal, conocí los hornos de ladrillos.
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.I Indien og Nepal, blev jeg introduceret til murstens tørreovne.
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.Indiában és Nepálban elvezettek a téglaégető kemencékhez.
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.In India e in Nepal, mi hanno mostrato le fornaci per mattoni.
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.In India en Nepal werd ik bij de baksteenovens gebracht.
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.În India și Nepal am cunoscut cuptoarele de cărămidă.
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.In Indien und Nepal wurde ich in Ziegeleien eingeschleust.
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.인도와 네팔에서, 저는 벽돌가마라는 것을 접하게 되었는데
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.Na Índia e no Nepal, fui apresentada às fábricas de tijolos.