Yakalanacak bir trenin yok mu?Don't you have a train to catch?
Senin trenin ne zaman?What time is your train?
Bu trenin bir yataklı vagonu var mı?Does this train have a sleeping car?
Yemek arabası trenin ön ucunda.The dining car's at the front end of the train.
Trenin ne zaman gittiğini öğrenmeye çalış.Try and find out when the train leaves.
Trenini kaçıracağını düşündüm.I thought you would miss your train.
Trenini kaçırdığını düşünüyordum.I thought you missed your train.
Mühendis trenini durdurdu.The engineer brought the train to a stop.
Trenin iki tane lokomotifi var.The train has two engines.
Tom 02.30 trenine binecek.Tom will take the 2:30 train.
Trenin sesi azalarak kayboldu.The train's sound faded away.
Tom bavulunu trenin içinde unuttu.Tom forgot his suitcase inside the train.
10.30 trenine yetişmeyi planlıyorum.I plan to catch the 10:30 train.
Lütfen trenin sol tarafından çıkın.Please exit on the left side of the train.
Lütfen trenin sağ tarafından çıkın.Please exit on the right side of the train.
Tom trenin zamanında geleceğini umuyordu.Tom hoped the train would be on time.
Erteleme trenin frenleri yok.The procrastination train has no brakes.
Belki acele edersen, trenine yetişebilirsin.Maybe if you hurry, you might be able to make your train.
Sadece, Nürnberg Bölgesel Ekspres treninde ayakta duracak yer vardı.There was standing room only in the Regional Express to Nuremberg.
Hayat hızlı bir lunapark trenine binmek gibi bir şey.Life is like a roller coaster ride.
Ben 09.00 trenini yakalayacağım.I will catch the 9:00 train.
Özel bisiklet bölgesi çoğunlukla trenin arkasındadır.The dedicated bike zone is most often at the rear of the train.
2.30 trenine yetişeceğim.I'll catch the 2:30 train.
Tom treninin geç kaldığı hakkında Mary'yi bilgilendirdi.Tom informed Mary that his train was late.
Dan geçen bir trenin tepesine atladı.Dan jumped onto the roof of a passing train.
Dan hareket eden bir trenin altına itildi.Dan was pushed under a moving train.
Dan bir trenin tepesine tırmandı.Dan climbed on top of a train.
Dan, trenin hızını artırdı.Dan increased the speed of the train.
Tom trenin hareket etmeye başladığını hissetti.Tom felt the train begin to move.
Ben lunapark hızlı trenine bayılırım.I'm crazy about roller coasters.
O, gecenin son trenini henüz kaçırdı.She just missed the last train of the night.
Teknik bir arıza nedeniyle, bu trenin hizmeti bundan sonra devam etmeyecektir.Due to a technical malfunction, this train's service will be henceforth discontinued.
O sekiz trenini yakalamak için acele ediyor.He is in a hurry to catch the eight o'clock train.
Lunapark hızlı trenini sever misin?Do you like roller coasters?
Bu trenin eşya vagonu yok.This train has no luggage van.
O, 8.30 trenini kaçırdı.He missed the 8:30 train.
Trenin on dakika içinde gelmesi gerekiyor.The train is supposed to arrive in ten minutes.
Tom muhtemelen trenini kaçırdı.Tom probably missed his train.
Tom 2.30 trenine yetişeceğini söyledi.Tom said he was going to catch the 2:30 train.
Tom üç dakikayla trenini kaçırdı.Tom missed his train by three minutes.
O kendisini bir trenin önüne attığında sadece otuzdört yaşındaydı.He was only thirty-four years old when he threw himself in front of a train.
Trenin saat kaçta?What time's your train?
Tom trenini kaçırmış olabilir.Tom may have missed his train.
Tom koşuyor çünkü trenini kaçırmak istemiyor.Tom runs because he does not want to miss his train.
Tom saat sekiz trenine bindi.Tom took the eight o'clock train.
Belki Tom trenini kaçırdı.Maybe Tom missed his train.
Treniniz üç numaralı perondan kalkacak.Your train leaves from Platform 3.
Lunapark hız trenine binelim.Let's ride the roller coaster.
Neden 2:30 trenine binmiyoruz?Why don't we take the 2:30 train?
Felix arka planda bir trenin geçtiğini duydu.Felix heard a train passing in the background.
Bu kedi, resmi olmasa da Glasgow’a giden gece treninden sorumludur.He is the Cat who is unofficially in charge of the night train to Glasgow.
Trenin kapıları Madonna ve dansçılarını aldıktan sonra kapandı.The doors of the train then closed to take in Madonna and her dancers.
Yolcu trenindeki birkaç yolcu hafif yaralandı.A few passengers of the passenger train are lightly injured.
Sadece trenin kondüktörü, hiç yolcu taşımıyordu, bir parça yaralandı.Only the conductor of the train, which carried no passengers, was slightly hurt.
Hiçbir yer trenindeki adresim: araba 12, üçüncü bölme.So, my new address in this nowhere train: car 12, 3rd compartment from the front.
Trenden 60 kişi (trenin makinisti dahil) yaralandı, bunların 7si ağır yaralı.60 people from the train (including train's engineer) were injured, 7 of them seriously.
Devrilen kısımlar, yaklaşmakta olan bir yolcu trenine paralel hat üzerine yere indiler.Derailed sections land on a parallel track, where a passenger train is approaching.
İki lokomotif ve trenin 27 vagonu raydan çıktı.The two locomotives and 28 cars derailed.
Trenin varlığının tek kanıdı beyaz buhar bulutlarıdır.The only evidence of the train is its white cloud of steam.
Bu trende bulunan ekipmanlar, trenin maksimum hızını izler.The trainborne equipment monitors the maximum speed of that type of train.