"Bu treni sessizleştirmenin bir yolunu bul.""Bedenk een manier om deze trein stil te krijgen."
"Bu treni sessizleştirmenin bir yolunu bul.""Encontrem uma maneira de silenciar este comboio."
"Bu treni sessizleştirmenin bir yolunu bul.""Encuentra una manera de acallar el tren."
"Bu treni sessizleştirmenin bir yolunu bul.""Finden Sie einen Weg, um diesen Zug leiser zu machen."
"Bu treni sessizleştirmenin bir yolunu bul.""Find på en måde til at dæmpe toget."
"Bu treni sessizleştirmenin bir yolunu bul.""Găseşte o metodă să faci silenţios acest tren."
"Bu treni sessizleştirmenin bir yolunu bul.""이 기차를 조용히 만들 방법을 찾아와라"
"Bu treni sessizleştirmenin bir yolunu bul."Szef inżyniera kazał zmniejszyć ten hałas.
"Bu treni sessizleştirmenin bir yolunu bul."- Találjátok ki, hogyan lehet lecsendesíteni ez a vonatot!
"Bu treni sessizleştirmenin bir yolunu bul.""Temukan cara membuat kereta ini sunyi."
"Bu treni sessizleştirmenin bir yolunu bul.""Trouvez un moyen de rendre ce train plus silencieux."
"Bu treni sessizleştirmenin bir yolunu bul.""Trovate un modo per silenziare il treno."
"Bu treni sessizleştirmenin bir yolunu bul.""Βρες τρόπο να γίνει ήσυχο το τρένο αυτό".
"Bu treni sessizleştirmenin bir yolunu bul.""Найдите способ сделать этот поезд менее шумным".
"Bu treni sessizleştirmenin bir yolunu bul.""Намери начин да направиш този влак тих."
"Bu treni sessizleştirmenin bir yolunu bul.""תמצא דרך להשתיק את הרכבת הזו."
"Bu treni sessizleştirmenin bir yolunu bul.""جِدوا طريقة ما لإسكات هذا القطار"
"Bu treni sessizleştirmenin bir yolunu bul."彼はたまたま、野鳥観察が好きでした
Bu trenle kat edilen yol olsun yani, trenin aldığı yol.Det her er så langt, han har kørt med tog.
Bu trenle kat edilen yol olsun yani, trenin aldığı yol.이 dt는 '기차로 간 거리'입니다
Bu trenle kat edilen yol olsun yani, trenin aldığı yol.Това е разстоянието с влак, така че пътят на влака.
Değiştireceğim. Çocukların akşam trenine bileti var, şimdi gitmeleri gerekiyor.Los niños tienen boletos para el tren nocturno, y deben irse ahora.
Doğuda Bradley'i treninde havaya uçuran siz değil misiniz?Det var väl ni som sprängde Bradley i tåget i Eastern?
Doğuda Bradley'i treninde havaya uçuran siz değil misiniz?Det var vel jer, der sprængte Bradleys tog i Eastern?
Doğuda Bradley'i treninde havaya uçuran siz değil misiniz?Ettekö te räjäyttäneet Bradleyn junan idässä?
Doğuda Bradley'i treninde havaya uçuran siz değil misiniz?Foram vocês que rebentaram com o Bradley no comboio a oeste, não?
Doğuda Bradley'i treninde havaya uçuran siz değil misiniz? -Havaya uçurmak mı?Sois los que hicisteis estallar el tren en el que iba Bradley, ¿no? - ¿Estallar?
Doğuda Bradley'i treninde havaya uçuran siz değil misiniz?Siete stati voi a far saltare in aria il treno di Bradley all'Est, vero?
Doğuda Bradley'i treninde havaya uçuran siz değil misiniz?To wy wysadziliście pociąg Bradleya na wschodzie, prawda?
Doğuda Bradley'i treninde havaya uçuran siz değil misiniz?Εσείς ανατινάξατε τον Μπράντλεϊ στο τρένο του ανατολικά, έτσι;
Doğuda Bradley'i treninde havaya uçuran siz değil misiniz?Это ведь вы взорвали Брэдли в поезде, который шёл на юг?
Doğudan yeni döndük ve Başkumandan'ın treninin bombalanması büyük kargaşaya yol açtı.Idziemy tu ze wschodu, gdzie aż huczy od wieści o wysadzeniu pociągu Najwyższego Dowódcy.
Doğudan yeni döndük ve Başkumandan'ın treninin bombalanması büyük kargaşaya yol açtı.Palasimme juuri idästä, ja siellä pidetään kovaa meteliä- -ylipäällikön koneen räjäyttämisestä.
Doğudan yeni döndük ve Başkumandan'ın treninin bombalanması büyük kargaşaya yol açtı.Vi har været i Eastern, og der taler alle om, - - at den øverstbefalendes tog er blevet sprunget i luften.
Doğudan yeni döndük ve Başkumandan'ın treninin bombalanması büyük kargaşaya yol açtı.Vi har varit i Eastern och där pratar alla- -om att överbefälhavarens tåg har sprängts.
Doğudan yeni döndük ve Başkumandan'ın treninin bombalanması büyük kargaşaya yol açtı.Мы только что с востока, там сейчас много шума из-за взрыва поезда Главнокомандующего.
E hattından 6.hat trenine aktarma yapmış halde.E에서 6번 지하철로 갈아타고 있는 중입니다.
E hattından 6.hat trenine aktarma yapmış halde.עוברים מרכבת E לרכבת מס.6
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.그렇게 한다 해도 50억 파운드가 남아있을 것이고 사람들은 기차가 좀 더 느려지기를 원할 것입니다.
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.Aún quedarían 5 millones de libras y la gente pediría disminuir la velocidad de los trenes.
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.Avanzerebbero circa cinque milioni di sterline e le persone chiederebbero di far rallentare il treno.
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.Man ville stadig have 5 milliarder pund til overs, og folk ville bede om, om togene kunne sætte farten ned.
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.On aurait économisé 5 milliards de livres, et les gens demanderaient à ce que les trains aillent moins vite.
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.Pořád by vám zbývalo pět miliónů liber a lidé by prosili, aby vlaky zpomalily.
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.Še vedno bi vam ostalo pet milijard funtov drobiža in ljudje bi zahtevali, naj vlak vozi počasneje.
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.Si sarebbero comunque risparmiati 5 miliardi di sterline, e la gente chiederebbe di far rallentare il treno.
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.Stále by vám ostalo 5 miliónov libier a ľudia by prosili, aby vlak spomalil.
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.Tot ar mai fi rămas 5 miliarde de lire, iar oamenii ar fi cerut ca trenurile să meargă mai încet.
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.Và bạn vẫn sẽ còn 5 [triệu] bảng tiền dư, và người ta thậm chí sẽ yêu cầu tàu chạy chậm lại.
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.Zostałoby nam 5 [milionów] reszty a ludzie prosiliby, żeby pociągi jeździły wolniej.
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.Θα περίσσευαν και πέντε εκατομμύρια λίρες, και ο κόσμος θα ζητούσε την επιβράδυνση των τρένων.
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.У вас бы осталось пять миллионов сдачи, а пассажиры бы стали просить замедлить поезд.
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.Ще ви останат милиард лири и хората ще молят влаковете да пътуват по-бавно.
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.ועדיין היית נשאר עם חמישה ביליון ליש"ט עודפים ואנשים היו מבקשים שהרכבות יאטו
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.سيكون لديك متبقياً خمسة بلايين جنيهاً وسيطلب الناس إبطاء القطارات
Elinizde beş (milyon) pound kalırdı ve insanlar trenin daha da yavaş gitmesini isterlerdi.乗客だって電車を遅らせてくれと言うでしょう (笑)
En hizli trenin Avrupa'da ya da Cin'de olmasi icin bir sebep yoktur."אין שום סיבה שלאירופה או לסין יהיו הרכבות המהירות ביותר."
En hizli trenin Avrupa'da ya da Cin'de olmasi icin bir sebep yoktur."Er is geen enkele reden dat Europa of China de snelste treinen zouden hebben.."
En hizli trenin Avrupa'da ya da Cin'de olmasi icin bir sebep yoktur."Es gibt keinen Grund, warum Europa oder China die schnellsten Züge haben sollten."
En hizli trenin Avrupa'da ya da Cin'de olmasi icin bir sebep yoktur."Il n'existe aucune raison pour que l'Europe ou la Chine aient les trains les plus rapides."