Bizim araştırmalarımız, benzer bir trende Kaliforniya'nın her yerinde rastlandığını göstermekte.Unsere Nachforschungen ergaben, dass dieser Trend in ganz Kalifornien anhält.
Bu Coach marka cüzdan ailesini ziyarete giderken Min'in trende bana verdiği hediye.이 Coach 지갑은 Min과 함께 가족을 보러 고향에 가는 기차안에서 받은 그 지갑입니다.
Bu Coach marka cüzdan ailesini ziyarete giderken Min'in trende bana verdiği hediye.Das ist das Coach-Portemonnaie, das Min mir auf dem Heimweg zu ihrer Familie im Zug gab.
Bu Coach marka cüzdan ailesini ziyarete giderken Min'in trende bana verdiği hediye.Đây là những chiếc ví hiệu Coach mà Min đã cho tôi trên chuyến tàu về nhà thăm lại gia đình mình.
Bu Coach marka cüzdan ailesini ziyarete giderken Min'in trende bana verdiği hediye.Dit is de portemonnee van Coach die Min me gaf op de trein naar huis om haar familie te bezoeken.
Bu Coach marka cüzdan ailesini ziyarete giderken Min'in trende bana verdiği hediye.Esta é a carteira Coach que a Min me deu no comboio na viagem até à casa da família.
Bu Coach marka cüzdan ailesini ziyarete giderken Min'in trende bana verdiği hediye.Este es el monedero Coach que me dio Min en el tren a casa para visitar a su familia.
Bu Coach marka cüzdan ailesini ziyarete giderken Min'in trende bana verdiği hediye.Ez az a Coach pénztárca, amit Min adott nekem a vonaton hazafelé, amikor a családját látogattuk meg.
Bu Coach marka cüzdan ailesini ziyarete giderken Min'in trende bana verdiği hediye.Iată poșeta Coach pe care mi-a dat-o Min în trenul spre casa familiei sale.
Bu Coach marka cüzdan ailesini ziyarete giderken Min'in trende bana verdiği hediye.Questo è il portafoglio Coach che mi ha dato Min sul treno mentre tornava a casa dalla famiglia.
Bu Coach marka cüzdan ailesini ziyarete giderken Min'in trende bana verdiği hediye.To je Coach denarnica, ki mi jo je podarila Min na vlaku med potjo k njenim domačim.
Bu Coach marka cüzdan ailesini ziyarete giderken Min'in trende bana verdiği hediye.To jest portmonetka firmy Coach, którą dała mi Min w pociągu, w trakcie podróży do jej rodziny.
Bu Coach marka cüzdan ailesini ziyarete giderken Min'in trende bana verdiği hediye.Voici le porte-monnaie Coach que Min m'a donné dans le train vers chez elle pour rendre visite à sa famille.
Bu Coach marka cüzdan ailesini ziyarete giderken Min'in trende bana verdiği hediye.Αυτό είναι το πορτοφόλι Coach που μου χάρισε η Μιν στο τρένο για το χωριό της.
Bu Coach marka cüzdan ailesini ziyarete giderken Min'in trende bana verdiği hediye.Ось гаманець від Coach, що його мені дала Мін у потязі, коли ми їхали відвідати її сім'ю.
Bu Coach marka cüzdan ailesini ziyarete giderken Min'in trende bana verdiği hediye.Това е портмонето Коуч, което Мин ми даде на влака за в къщи, посещавайки нейното семейство.
Bu Coach marka cüzdan ailesini ziyarete giderken Min'in trende bana verdiği hediye.Это сумочка Coach, которую Минь дала мне на поезде домой, когда мы ездили навестить её семью.
Bu Coach marka cüzdan ailesini ziyarete giderken Min'in trende bana verdiği hediye.זהו הארנק של "קואץ'" שמין נתנה לי כשנסענו ברכבת לבקר את משפחתה.
Bu Coach marka cüzdan ailesini ziyarete giderken Min'in trende bana verdiği hediye.هذي هي هدية الكوش التي أهدتني اياها Min على القطار في الطريق لزيارة عائلتها.
Bu Coach marka cüzdan ailesini ziyarete giderken Min'in trende bana verdiği hediye.これが実家への電車の中で 明がくれたCOACH のバッグです 私の取材した 若い女性達との つながりを忘れないように
Bu trende oturuyorsanız, ve 15 saniye sürüyor dersiniz. -여기 이 기차에 앉아 있다면 15초가 걸린다고 할 수 있습니다.
Bu trende oturuyorsanız, ve 15 saniye sürüyor dersiniz. -15 秒かかります。 速度x時間で、
Bu trende oturuyorsanız, ve 15 saniye sürüyor dersiniz. -Se stai seduto in questo treno qui. E dici: ci vogliono 15 secondi.
Bu trende oturuyorsanız, ve 15 saniye sürüyor dersiniz. -Se você está sentado nesse trem bem aqui. E você diria, ele leva 15 segundos.
Bu trende oturuyorsanız, ve 15 saniye sürüyor dersiniz. -Vi ved, at det skal tage 15 sekunder.
Bu trende oturuyorsanız, ve 15 saniye sürüyor dersiniz. -Ако седите в този влак там. И бихте казал, че отнема 15 секунди.
Diyelim ki yeşil trendeki yolcu burada. -Il passeggero qui nel verde treno, diciamo il passeggero nel treno verde qui.
Diyelim ki yeşil trendeki yolcu burada. -초록 기차에 있는 승객은 여기 있다고 가정합시다.
Diyelim ki yeşil trendeki yolcu burada. -O passageiro do trem verde aqui, digamos que o passageiro no trem verde bem aqui.
Diyelim ki yeşil trendeki yolcu burada. -Vi har også en passager i det grønne tog her. Han er lige her.
Diyelim ki yeşil trendeki yolcu burada. -Пътникът в зеления влак тук, нека да кажем, пътникът в зеления влак тук.
Diyelim ki yeşil trendeki yolcu burada. -緑の列車から見ると この人は、
Eğer aşk konusunda benimle aynı görüşleri paylaşıyorsanız, Lütfen trenden inin.Si alguna de ustedes comparte mi visión sobre el amor por favor, bájese del tren
Fakat şimdi, trende be bisiklette geçen zamanı bu iki değişken türünden yazıp yapamayacağımızı düşünelim. . .하지만 일단 우리가 생각해야 할 것은 기차로 간 시간과 자전거로 간 시간을 이 dt와 db로 나타낼 수 있는지입니다
Fakat şimdi, trende be bisiklette geçen zamanı bu iki değişken türünden yazıp yapamayacağımızı düşünelim. . .Lad os dog se, om vi ikke kan udtrykke tiden i toget og tiden på cyklen ved de her 2 variable.
Gerçekten düşünürseniz, efsaneyi ortadan kaldırır ve hala orada olan muhteşem şeyi görürsünüz. Bir trendeyim.Jeśli zastanowisz się przez chwilę, odłożysz na bok mit, nadal będzie tam coś wspaniałego.
Hemen bir diğer trende geçmek istiyorlar.Ainsi, elles veulent passer à la prochaine tendance dès que possible.
Hemen bir diğer trende geçmek istiyorlar.Așa că ei doresc să treacă pe trendul următor cât mai repede posibil.
Hemen bir diğer trende geçmek istiyorlar.Así que quieren moverse hacia la próxima tendencia lo antes posible.
Hemen bir diğer trende geçmek istiyorlar.Chcą przejść do następnego trendu tak szybko, jak się da.
Hemen bir diğer trende geçmek istiyorlar.Così, vogliono sperimentare nuovi trend il più rapidamente possibile.
Hemen bir diğer trende geçmek istiyorlar.Então, procuram passar à próxima tendência o mais rápido possível.
Hemen bir diğer trende geçmek istiyorlar.그래서 그들은 최대한 빨리 다음 트렌드로 넘어가기를 원하죠.
Hemen bir diğer trende geçmek istiyorlar.Tehát tovább akarnak lépni a következő trendre amilyen hamar csak lehet.
Hemen bir diğer trende geçmek istiyorlar.Und deshalb wollen sie zum nächsten Trend übergehen und das so schnell wie möglich.
Hemen bir diğer trende geçmek istiyorlar.Và vì thế, họ muốn đi đến trước xu hướng nhanh nhất có thể.
Hemen bir diğer trende geçmek istiyorlar.Zij willen dus zo snel mogelijk door naar de volgende trend.
Hemen bir diğer trende geçmek istiyorlar.Θέλουν να προχωρούν στην επόμενη τάση όσο το δυνατόν, γρηγορότερα.
Hemen bir diğer trende geçmek istiyorlar.А потому они готовы перейти к следующему тренду как можно скорее.
Hemen bir diğer trende geçmek istiyorlar.А тому вони хочуть перейти до іншого тренду якомога швидше.
Hemen bir diğer trende geçmek istiyorlar.И затова искат да продължат нататък към следващата тенденция възможно най-скоро.
Hemen bir diğer trende geçmek istiyorlar.כך שהם רוצים להגיע למגמה הבאה בהקדם האפשרי.
Hemen bir diğer trende geçmek istiyorlar.وهكذا، فإنهم يرغبون في التحرك نحو التوجه التالي بأسرع وقت ممكن.
Hemen bir diğer trende geçmek istiyorlar.次のトレンドに乗ろうとします そうです おしゃれな人たちに休みはありません
Hemen trende sessizce açtım.Aşa că i-am dat drumul în tren, tare.
Hemen trende sessizce açtım.Así que la encendí en el tren, con volumen alto.
Hemen trende sessizce açtım.Bekapcsoltam a vonaton, hangosan, és ha indiai vonaton utazol
Hemen trende sessizce açtım.Così l'ho accesa sul treno, ad alto volume.
Hemen trende sessizce açtım.Então liguei o rádio no comboio, muito alto.
Hemen trende sessizce açtım.Ik zette de radio aan in de trein, hard.