Carter, bir tren yolunda durur ve tren arabaya doğru geliyordur.Matt runs away to the road, and a car comes towards him.
Cesedi tren yolunda bulunur.His body is put on the bus.
Bir kadın, işe giderken, bir tren yolu boyunca saatte 6 kilometre hızla bisikletiyle ilerliyor.A woman cycles to work alongside a railroad track at 6 kilometers per hour.
Aslında ben bisiklet yolunda gidiyorum ama sorudaki kadın tren yolu boyunca gidiyor.Actually, I actually do travel on a bike path that's right along a railroad track.
Mesela, geniş-dairesel bir tren yolu yapabilirim.For example, I can make a large circular rail here.
O sadece en iyi tren yolu seyahati tasarlamakla yetinmedi.He didn't stop with just trying to design the best railway journey.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.The beginning of the Transcontinental Railroad -- a new era.
Tren YoluRailway
Ama tren yoluna devam ediyor." dedi. [Getty Images]However, the train continues to move," EU Enlargement Commissioner Olli Rehn said. [Getty Images]
Yaklaşan sezon için en büyük sorun Tetovo'dan Popova Sapka'ya olan kablolu tren yolunun durumu.The greatest problem for the upcoming season is the cable railway from Tetovo to Popova Sapka.
Montevideo'yu Rocha şehrine bağlayan tren yolu buradan geçmektedir.The railroad track that connects Montevideo with the city of Rocha passes from this place.
20. yüzyıl başlarında yerleşim tren yolu sayesinde gelişti.Anfang des 20. Jahrhunderts erfolgte der Bau der Eisenbahnstrecke.
Cesedi tren yolunda bulunur.Son corps sera retrouvé au bord de la route.
Tren yolu ile taşınmasında ise taşıma maliyeti %150 daha fazla olacaktı.De plus, un tel jeu aurait nécessité 150 % d'espace de stockage supplémentaire.
Dünyanın en uzun tren yolu yapıldı.C'est encore le train le plus long au monde.
Mezarlığa sadece özel mezarlık istasyonundan binilen tren yoluyla ulaşılabilir.Solo podían llevarlos directamente desde la morgue al cementerio.
Carter, bir tren yolunda durur ve tren arabaya doğru geliyordur.4.-Viajarás en tren y saltarás para agarrar monedas.
Dünyanın en uzun tren yolu yapıldı.È rimasto per lungo tempo il traforo autostradale più lungo al mondo.
Cesedi tren yolunda bulunur."La ricordo in treno.
Cesedi tren yolunda bulunur.Был найден в поезде.
Dünyanın en uzun tren yolu yapıldı.В России построена самая длинная железная дорога в мире.
20. yüzyıl başlarında yerleşim tren yolu sayesinde gelişti.В начале 20 века началось строительство железной дороги.
Carter, bir tren yolunda durur ve tren arabaya doğru geliyordur.Стоун на автомобиле догоняет поезд проникает внутрь.
Meiji Hükümeti 1872'de Shinbashi'den Yokohama'ya Japonya'nın ilk tren yolunu yapmıştır.O governo Meiji desenvolveu a primeira rodovia do país, de Shinbashi (Tóquio) a Yokohama, em 1872.
Buna uygun olarak, artık kullanılmayan tren yolu hatları bu görüntüyü pekiştirir.In de trein hoeft deze post dus niet meer gesorteerd te worden.
Vladivostok'ta biten tren yolu Sovyet Rusya'nın kalkınmasında önemli rolü oldu.De spoorlijn eindigde in Vladivostok en was een dure onderneming.
Cesedi tren yolunda bulunur.Ett tåg ses på järnvägen.
Alex, Carter'ı açık camdan çeker ve tren yolunun yakınındaki bir yere düşerler.Men Alex lyckas dra ut honom genom fönstret innan tåget kör på bilen.
Dünyanın en uzun tren yolu yapıldı.Jedná se o nejdelší tramvajovou trať na světě.
Meiji Hükümeti 1872'de Shinbashi'den Yokohama'ya Japonya'nın ilk tren yolunu yapmıştır.A Meidzsi kormány építette japán első vasútját 1872-ben, Sinbasitól Jokohamáig.
Carter, bir tren yolunda durur ve tren arabaya doğru geliyordur.Simon elutasítja a repülőt, vonattal akar menni.
Buna uygun olarak, artık kullanılmayan tren yolu hatları bu görüntüyü pekiştirir.Sen sijaan resiina ei enää ole tällainen säännöksen tarkoittama junaan rinnastettava laite.
Cesedi tren yolunda bulunur.Tøndebilen ses på vejen.
Dünyanın en uzun tren yolu yapıldı.Den hadde en periode verdens lengste togplattform.
Carter, bir tren yolunda durur ve tren arabaya doğru geliyordur.Harry tar en bil og kjører etter toget mot neste stasjon.
Dünyanın en uzun tren yolu yapıldı.これは、世界でもっとも長い列車であるとされている。
Dünyanın en uzun tren yolu yapıldı.전 세계의 열차 중에서 가장 길다.
Meiji Hükümeti 1872'de Shinbashi'den Yokohama'ya Japonya'nın ilk tren yolunu yapmıştır.메이지 정부는 1872년에 도쿄의 신바시에서 요코하마에 이르는 첫 번째 철도를 건설하였다.
Cesedi tren yolunda bulunur.היא מוצאת אותו כבר על הרכבת.
Dünyanın en uzun tren yolu yapıldı.הרכבת הארוכה בעולם.
Ama yaptıkları cironun %50'sini tren yolu taşımacılığından kazanmaktadırlar.כשבעים וחמישה אחוזים מהם מצאו את מותם ברכבות המסע בדרך להשמדה.
Dünyanın en uzun tren yolu yapıldı.Това е най-дългият трамваен маршрут в света.
1878'de, Karaçi diğer İngiliz sömürgesi altındaki Hint kentleriyle tren yoluyla bağlandı.През 1878 г. Карачи се свързва с останалата част от Индия чрез железопътна линия.
Cesedi tren yolunda bulunur.Tijelo je ostalo ležati na cesti.
Vladivostok'ta biten tren yolu Sovyet Rusya'nın kalkınmasında önemli rolü oldu.Rong koos Judenitšiga startis praktiliselt kohe Nõukogude Venemaa suunas.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.1866, a kontinensen átívelő vasútvonal építésének a kezdete -- egy új korszak nyitánya.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.1866, awal dari rel kereta api lintas benua -- sebuah era baru.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.1866, begynnelsen av den transkontinentala järnvägen, en ny era.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.1866, début de la ligne de chemin de fer transcontinentale -- une ère nouvelle.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.1866, der Anfang der transkontinentalen Eisenbahn - eine neue Ära.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.1866, începutul căii ferate transcontinentale -- o nouă eră.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.1866년에는 새로운 시대인 대륙횡단철도 설립을 시작했습니다.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.1866, năm đầu của đường sắt liên lục địa -- một kỷ nguyên mới.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.1866, o começo do caminho-de-ferro intercontinental, uma nova era.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.1866, počátek budování transkontinentální železnice - začátek nové éry.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.1866, początki budowy Pierwszej Koleji Transkontynentalnej i nowej ery.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.1866, η έναρξη του διηπειρωτικού σιδηροδρόμου, μια νέα εποχή.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.1866 година, началото на трансконтиненталната жп линия -- една нова ера.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.1866, начало строительства трансконтинентальной железной дороги - начало новой эры.
1866, kıtayı geçen tren yolunun yapımının başlaması, yeni bir dönem.1866 מסמנת את תחילתה של הרכבת הטרנס-קונטיננטלית. עידן חדש.