Ana içeriğe geç
Sözlük

trafik ile cümle

trafik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Trafik sıkışıklığı çok yaygın bir olaydır.Trafikstockningar är ett vanligt förekommande fenomen.
Trafik sıkışıklığı çok yaygın bir olaydır.Verkehrsstaus sind ein weit verbreitetes Phänomen.
Trafik sıkışıklığı çok yaygın bir olaydır.Η κυκλοφοριακή συμφόρηση είναι πολύ διαδεδομένο φαινόμενο.
Trafik sıkışıklığı çok yaygın bir olaydır.Задръстването на пътя е широко разпространено явление.
Trafik sıkışıklığı çok yaygın bir olaydır.Затори на дорогах - це всюдисуще явище.
Trafik sıkışıklığı çok yaygın bir olaydır.Перегрузка дорог — широко распространённое явление.
Trafik sıkışıklığı çok yaygın bir olaydır.עומס בכבישים היא תופעה נפוצה.
Trafik sıkışıklığı çok yaygın bir olaydır.تعد ظاهرة ازدحام الطريق الظاهرة الاكثر انتشارا
Trafik sıkışıklığı çok yaygın bir olaydır.考えてみると驚くべきことですが
Trafik sıkışıklığından dolayı bir gecekondu mahallesine gitmekte gecikmiştik.A cause d'un bouchon, nous tardions à arriver dans un bidonville, très étendu, où le feu avait pris.
Trafik sıkışıklığından dolayı bir gecekondu mahallesine gitmekte gecikmiştik.Bởi vì tắc đường, chúng tôi đã bị trễ khi đến một khu ổ chuột, một khu ổ chuột lớn, vừa bị cháy.
Trafik sıkışıklığından dolayı bir gecekondu mahallesine gitmekte gecikmiştik.Din cauza unui ambuteiaj, am ajuns cu întârziere într-o mahala care luase foc.
Trafik sıkışıklığından dolayı bir gecekondu mahallesine gitmekte gecikmiştik.Egy forgalmi dugó miatt késésben voltunk egy gettóból, egy nagy nyomortelep gyulladt ki.
Trafik sıkışıklığından dolayı bir gecekondu mahallesine gitmekte gecikmiştik.Karena kemacetan, kami terlambat tiba di tempat kumuh ini, tempat kumuh besar yang terbakar.
Trafik sıkışıklığından dolayı bir gecekondu mahallesine gitmekte gecikmiştik.교통 정체 때문에, 우리는 불에 휩싸인 큰 슬럼가에 늦게 도착했습니다.
Trafik sıkışıklığından dolayı bir gecekondu mahallesine gitmekte gecikmiştik.Per un ingorgo stavamo tardando ad arrivare in una baraccopoli, una molto grande, che aveva preso fuoco.
Trafik yokΔεν υπάρχει κίνηση.
Trafik sıkışıklığından dolayı bir gecekondu mahallesine gitmekte gecikmiştik.Z powodu korka ulicznego byliśmy spóźnieni w drodze do slamsu, wielkiego slamsu, którego ogarnął pożar.
Trafik sıkışıklığından dolayı bir gecekondu mahallesine gitmekte gecikmiştik.Из-за огромной пробки мы никак не могли добраться до одной большой трущебы, охваченной пожаром.
Trafik sıkışıklığından dolayı bir gecekondu mahallesine gitmekte gecikmiştik.בגלל פקק תנועה, אחרנו להגיע לשכונת עוני, שכונה גדולה, שפרצה בה דליקה.
Trafik sıkışıklığından dolayı bir gecekondu mahallesine gitmekte gecikmiştik.その巨大スラムでは火事が起きていました 私達がスラムに近づくと大勢の怒りに満ちた群衆が
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.Alleviano la congestione del traffico e fanno effettivamente risparmiare carburante.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.Chúng đang giúp giảm việc tắc nghẽn, và chúng thực sự bắt đầu giúp giảm tiêu hao nhiên liệu.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.Csökkentik az utak bedugulását, és egyértelműen elkezdenek üzemanyagot is spórolni.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.Están aliviando la congestión, y de hecho, han comenzado a ahorrar un poco de combustible.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.그것들은 정체를 완화시켰고 얼마간의 연료가 실제로 절약되기 시작했습니다.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.Mai reduc aglomerarea şi încep şi să economisească nişte combustibil.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.Mereka menghilangkan kemacetan, dan mereka mulai menghemat bahan bakar.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.Sie verringern die Überlastung und tragen zum Kraftstoffsparen bei.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.Ze verlichten opstoppingen en helpen met het besparen van brandstof.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.Zmniejszają tłok na drogach i jeszcze przyczyniają się do oszczędności paliwa.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.Μειώνουν την κυκλοφοριακή συμφόρηση, και ειλικρινά αρχίζουν να εξοικονομούν λίγα καύσιμα.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.Они уменьшают перегруженность и уже и впрямь начинают экономить топливо.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.Те намалят трафика, и честно казано започват да спестяват и малко гориво.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.הם מקלים את הסתימות, ובכנות, זאת התחלה של חסכון בדלק.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.انهم يخففون الاختناقات, وهم بامانة بدأوا يوفرون بعض الوقود.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.燃料消費もある程度削減できます 解決に向けて
Trafik sıkışık.Preso no trânsito.
Trafik sıkışık.Sunt blocat în trafic.
Trafik sıkışık.Trčím v zápche.
Trafik sıkışık.Ujet v prometu.
Trafik sıkışık.Utknąłem w korku.
Trafik sıkışık.Verkeersellende.
Trafik sıkışık.Zasekaný v zácpě.
Trafik sıkışık.Έχει κίνηση.
Trafik sıkışık.Заклещен съм в трафика.
Trafik sıkışık.Застряг у пробці.
Trafik sıkışık.Застрял в пробке.
Trafikte arasıra zikzak çizenleri görürsünüz. Çok tatlı ve hoş gelir.loại mà bạn thường thấy lái xe lạng lách trên đường, bởi đơn giản là nó quá êm.
Trafikte arasıra zikzak çizenleri görürsünüz.제가 그런 차 안에 있었다는 사실을
Trafikte arasıra zikzak çizenleri görürsünüz.שלפעמים רואים מתפתלים בתוך התנועה,
Trafikte arasıra zikzak çizenleri görürsünüz.الذين تشاهدهم في بعض الأحيان يتمايلون في السير بين الحارات في الزحمة
Trafikte arasıra zikzak çizenleri görürsünüz.それくらいスムーズだったのです
Trafikte de, polisler size kondom veriyorlar -- bu bizim "polisler ve lateksler" programımız.A dugóban is, a rendőrök óvszert osztogatnak -- a mi "gumibot" programunk.
Trafikte de, polisler size kondom veriyorlar -- bu bizim "polisler ve lateksler" programımız.Dan juga, di jalan raya, polisi memberikan anda kondom -- program "polisi dan karet" kami.
Trafikte de, polisler size kondom veriyorlar -- bu bizim "polisler ve lateksler" programımız.De asemenea, în trafic, polițiștii ofereau prezervative -- programele noastre "polițiști și cauciucuri".
Trafikte de, polisler size kondom veriyorlar -- bu bizim "polisler ve lateksler" programımız.E, no meio do trânsito, os polícias dar-nos-iam preservativos — o nosso programa "polícias e borrachas".
Trafik yokЗдесь нет пробок!
Trafikte de, polisler size kondom veriyorlar -- bu bizim "polisler ve lateksler" programımız. (Gülüşmeler)A tiež od predávajúcich na križovatke, policajti rozdávali kondómy - v našom programe "poliši a gumy" (smiech)
Trafikte de, polisler size kondom veriyorlar -- bu bizim "polisler ve lateksler" programımız.그리고 길이 막힐 때도 경찰관이 사람들에게 콘돔을 줬죠. 우리의 "경찰과 고무" 프로그램입니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod