Ana içeriğe geç
Sözlük

trafik ile cümle

trafik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kullanıcı tarafından belirlenen aylık trafik sınırı eşiği aşıldıNameName
Kullanıcı tarafından belirlenen aylık trafik sınırı eşiği aşıldıNameName
Kullanıcı tarafından belirlenen aylık trafik sınırı eşiği aşıldıNameName
Kullanıcı tarafından belirlenen aylık trafik sınırı eşiği aşıldıNameName
Kullanıcı tarafından belirlenen aylık trafik sınırı eşiği aşıldıNameName
Kullanıcı tarafından belirlenen aylık trafik sınırı eşiği aşıldıNameO tráfego mensal de uma interface excedeu o limite definido pelo utilizadorName
Kullanıcı tarafından belirlenen aylık trafik sınırı eşiği aşıldıNameМісячний об’ єм даних інтерфейсу перевищив вказане обмеження для користувачаName
Kullanıcı tarafından belirlenen aylık trafik sınırı eşiği aşıldıNameТрафик через интерфейс за месяц превысил заданное пользователем ограничениеName
Kullanıcı tarafından belirlenen aylık trafik sınırı eşiği aşıldıNameインターフェースの月間トラフィックがユーザ定義の上限を超えましたName
Lagos'da sıkışık trafikte kalabilirsiniz ve bir film veya birkaç muz veya biraz su alabilirsiniz.FS:
Lagos'da sıkışık trafikte kalabilirsiniz ve bir film veya birkaç muz veya biraz su alabilirsiniz.FS:
Lagos'da sıkışık trafikte kalabilirsiniz ve bir film veya birkaç muz veya biraz su alabilirsiniz.Je kunt in een file in Lagos staan en een film of water of bananen kopen.
Lagos'da sıkışık trafikte kalabilirsiniz ve bir film veya birkaç muz veya biraz su alabilirsiniz.여러분이 지금 라고스의 트래픽 잼에 시달리고 있다고 생각 하세요. 트래픽 잼에 시달리는 동안 영화나 바나나, 물도 살 수 있지요. 네, 맞습니다.
Lagos'da sıkışık trafikte kalabilirsiniz ve bir film veya birkaç muz veya biraz su alabilirsiniz.Można znaleźć się w korku ulicznym w Lagos, kupić tam filmy, banany, wodę. Tak.
Lagos'da sıkışık trafikte kalabilirsiniz ve bir film veya birkaç muz veya biraz su alabilirsiniz.Poţi fi într-un blocaj în trafic în Lagos şi poţi cumpăra un film sau nişte banane sau apă.
Lagos'da sıkışık trafikte kalabilirsiniz ve bir film veya birkaç muz veya biraz su alabilirsiniz.Ti puoi trovare nel traffico impazzito di Lagos e puoi comprare un film, delle banane or dell' acqua.
Lagos'da sıkışık trafikte kalabilirsiniz ve bir film veya birkaç muz veya biraz su alabilirsiniz.Франко Сакки:
Lagos'da sıkışık trafikte kalabilirsiniz ve bir film veya birkaç muz veya biraz su alabilirsiniz.ФС:
Lagos'da sıkışık trafikte kalabilirsiniz ve bir film veya birkaç muz veya biraz su alabilirsiniz.פראנקו סאצ'י: אתה יכול להיות בפקק תנועה בלאגוס ואתה יכול לקנות סרט או בננות או מים. כן.
Lagos'da sıkışık trafikte kalabilirsiniz ve bir film veya birkaç muz veya biraz su alabilirsiniz.فرانكو ساكي: قد تكون وسط إختناق مروري في لاغوس و تتمكن من شراء فيلم ما , أو بعض الموز أو ربما الماء. أجل .
Lagos'da sıkışık trafikte kalabilirsiniz ve bir film veya birkaç muz veya biraz su alabilirsiniz.映画やバナナや水を 買えるというわけです はい (笑)
Merhaba, sıkışıklık hakkında konuşmak için buradayım, yani trafik sıkışıklığı.Bonjour, je viens vous parler d'embouteillages à savoir les embouteillages du trafic routier.
Merhaba, sıkışıklık hakkında konuşmak için buradayım, yani trafik sıkışıklığı.Bună. Am venit să vorbesc despre ambuteiaje.
Merhaba, sıkışıklık hakkında konuşmak için buradayım, yani trafik sıkışıklığı.Dobrý den, přišel jsem dnes mluvit o zácpě, konkrétně o dopravní zácpě.
Merhaba, sıkışıklık hakkında konuşmak için buradayım, yani trafik sıkışıklığı.Hai. Saya ingin berbicara tentang kemacetan, kemacetan lalu lintas.
Merhaba, sıkışıklık hakkında konuşmak için buradayım, yani trafik sıkışıklığı.Hallo, ich bin hier, um über Stau zu sprechen, nämlich Verkehrsstau.
Merhaba, sıkışıklık hakkında konuşmak için buradayım, yani trafik sıkışıklığı.Hallo. Ik ga het over een infarct hebben. Een verkeersinfarct, meer bepaald.
Merhaba, sıkışıklık hakkında konuşmak için buradayım, yani trafik sıkışıklığı.Hej! Jag är här för att prata om trängsel, i det här fallet trafikstockningar.
Merhaba, sıkışıklık hakkında konuşmak için buradayım, yani trafik sıkışıklığı.Hej. Jeg er her for at snakke om propper, nemlig trafikpropper.
Merhaba, sıkışıklık hakkında konuşmak için buradayım, yani trafik sıkışıklığı.Helló, azért vagyok itt, hogy a dugókról beszéljek, nevezetesen, a forgalmi dugókról.
Merhaba, sıkışıklık hakkında konuşmak için buradayım, yani trafik sıkışıklığı.Hola. Estoy aquí para hablar de congestión, es decir, de atasco de tráfico.
Merhaba, sıkışıklık hakkında konuşmak için buradayım, yani trafik sıkışıklığı.오늘 저는 교통 정체에 대해 말씀드리려고 여기에 섰습니다.
Merhaba, sıkışıklık hakkında konuşmak için buradayım, yani trafik sıkışıklığı.Olá.
Merhaba, sıkışıklık hakkında konuşmak için buradayım, yani trafik sıkışıklığı.Prišiel som vám porozprávať o zápche. Konkrétne o dopravnej zápche.
Merhaba, sıkışıklık hakkında konuşmak için buradayım, yani trafik sıkışıklığı.Salve. Sono qui per parlare degli ingorghi, vale a dire degli ingorghi stradali.
Merhaba, sıkışıklık hakkında konuşmak için buradayım, yani trafik sıkışıklığı.Witam. Jestem tu, by opowiedzieć o korkach, korkach ulicznych.
Merhaba, sıkışıklık hakkında konuşmak için buradayım, yani trafik sıkışıklığı.Xin chào. Tôi ở đây để nói về sự tắc nghẽn được gọi tên là tắc đường.
Merhaba, sıkışıklık hakkında konuşmak için buradayım, yani trafik sıkışıklığı.Γεια σας. Είμαι εδώ για να μιλήσω για τη συμφόρηση, για την κυκλοφοριακή συμφόρηση.
Merhaba, sıkışıklık hakkında konuşmak için buradayım, yani trafik sıkışıklığı.Вітаю! Поговоримо про затори, точніше затори на дорогах.
Merhaba, sıkışıklık hakkında konuşmak için buradayım, yani trafik sıkışıklığı.Здравейте. Ще говоря за задръстване, по-точно, за задръстване на пътя.
Merhaba, sıkışıklık hakkında konuşmak için buradayım, yani trafik sıkışıklığı.Привет. Я буду говорить о перегрузке, а именно о перегрузке дорог.
Merhaba, sıkışıklık hakkında konuşmak için buradayım, yani trafik sıkışıklığı.היי. באתי לכאן כדי לדבר איתכם על עומסים בכביש, או בשמם המוכר, פקקי תנועה.
Merhaba, sıkışıklık hakkında konuşmak için buradayım, yani trafik sıkışıklığı.مرحبا، سأتحدث اليوم عن الازدحام وأعني ازدحام الطرق بالأخص
Merhaba, sıkışıklık hakkında konuşmak için buradayım, yani trafik sıkışıklığı.つまり交通渋滞のことです 交通渋滞は至る所で見られます
Mesela, trafikte söylendiğim gibi.이건 보통 제가 도로에서
Mesela, trafikte söylendiğim gibi.זה קורה לרוב כשאני מקלל בפקק תנועה
Mesela, trafikte söylendiğim gibi.عادة، هذا يحدث وأنا عالق في زحمة السيارات، وأسب
Mesela, trafikte söylendiğim gibi.運転しながらコーヒーを飲もうとしたり
Mevcut trafik işaretleriyle bunu aşmak mümkün mü?Czy można to osiągnąć przy pomocy istniejących znaków?
Mevcut trafik işaretleriyle bunu aşmak mümkün mü?Dapatkah hal itu dicapai dengan rambu yang sudah ada?
Mevcut trafik işaretleriyle bunu aşmak mümkün mü?Elérhetjük ezt már létező táblákkal?
Mevcut trafik işaretleriyle bunu aşmak mümkün mü?Est-ce qu'on pourrait y arriver avec les panneaux existants?
Mevcut trafik işaretleriyle bunu aşmak mümkün mü?Kann das mit bestehenden Schildern erreicht werden?
Mevcut trafik işaretleriyle bunu aşmak mümkün mü?기존의 표지판으로 괜찮을까요?
Mevcut trafik işaretleriyle bunu aşmak mümkün mü?Kunnen we dat bereiken met bestaande borden?
Mevcut trafik işaretleriyle bunu aşmak mümkün mü?Liệu những biển đang tồn tại có phải là giải pháp?
Mevcut trafik işaretleriyle bunu aşmak mümkün mü?Možno tohto dosiahnuť so súčasnými značkami?
Mevcut trafik işaretleriyle bunu aşmak mümkün mü?Může tohoto být dosaženo s existujícím značením?
Mevcut trafik işaretleriyle bunu aşmak mümkün mü?Poate fi asta obtinuta cu semnele actuale?
Mevcut trafik işaretleriyle bunu aşmak mümkün mü?¿Podemos conseguir esto con señales que ya existen?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod