27 yıl önce bir trafik cezası yedim ve bu konuda çok düşündüm.27 évvel ezelőtt kaptam egy közlekdési bírságot, ami elgondolkodtatott.
27 yıl önce bir trafik cezası yedim ve bu konuda çok düşündüm.27 jaar geleden kreeg ik een verkeersboete die mij aan het denken zette.
27 yıl önce bir trafik cezası yedim ve bu konuda çok düşündüm.전 27년 전 교통 위반 딱지를 떼였습니다. 딱지를 떼이고, 저는 생각에 잠겼습니다.
27 yıl önce bir trafik cezası yedim ve bu konuda çok düşündüm.27 lat temu dostałem mandat, który dał mi do myślenia.
27 yıl önce bir trafik cezası yedim ve bu konuda çok düşündüm.27 năm trước tôi bị phạt do lỗi vi phạm giao thông điều đó đã làm tôi suy nghĩ.
27 yıl önce bir trafik cezası yedim ve bu konuda çok düşündüm.27 tahun yang lalu, saya mendapat surat tilang yang membuat saya berpikir.
27 yıl önce bir trafik cezası yedim ve bu konuda çok düşündüm.Así que, me pusieron una multa hace 27 años lo que me hizo pensar.
27 yıl önce bir trafik cezası yedim ve bu konuda çok düşündüm.Deci, acum 27 de ani am primit o amenda de circulatie care m-a pus pe ganduri.
27 yıl önce bir trafik cezası yedim ve bu konuda çok düşündüm.Donc, il y a 27 ans j'ai eu une amende pour une infraction routière qui m'a fait réfléchir.
27 yıl önce bir trafik cezası yedim ve bu konuda çok düşündüm.Dunque, 27 anni fa ho preso una multa che mi ha fatto pensare.
27 yıl önce bir trafik cezası yedim ve bu konuda çok düşündüm.Então, há 27 anos atrás recebi uma multa que me deixou a pensar.
27 yıl önce bir trafik cezası yedim ve bu konuda çok düşündüm.Pred 27 rokmi som dostal dopravnú pokutu a začal som nad tým premýšľať.
27 yıl önce bir trafik cezası yedim ve bu konuda çok düşündüm.Tedy, před 27 lety jsem dostal pokutu, která mě přiměla k zamyšlení.
27 yıl önce bir trafik cezası yedim ve bu konuda çok düşündüm.Vor 27 Jahren bekam ich einen Strafzettel, der mich zum Nachdenken brachte.
27 yıl önce bir trafik cezası yedim ve bu konuda çok düşündüm.Πριν 27 χρόνια με γράψανε και αυτό με έβαλε σε σκέψεις.
27 yıl önce bir trafik cezası yedim ve bu konuda çok düşündüm.Итак, 27 лет назад я получил штраф за превышение, который заставил меня задуматься.
27 yıl önce bir trafik cezası yedim ve bu konuda çok düşündüm.Отож, 27 років тому я отримав штраф за порушення правил дорожнього руху, який заставив мене замислитись.
27 yıl önce bir trafik cezası yedim ve bu konuda çok düşündüm.Преди 27 години получих една пътна глоба, която ме накара да се замисля.
27 yıl önce bir trafik cezası yedim ve bu konuda çok düşündüm.אז, לפני 27 שנים קיבלתי דוח תנועה שגרם לי לחשוב.
27 yıl önce bir trafik cezası yedim ve bu konuda çok düşündüm.اذاً, منذ 27 سنة أخذت مخالفة سير وهذا جعلني افكر.
27 yıl önce bir trafik cezası yedim ve bu konuda çok düşündüm.私はこう考えました それ以来何度か考えているんですが
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.Aveam nevoie de ceva să ţinem năvodul ridicat acolo în mijlocul sensului giratoriu.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.Avevamo bisogno di qualcosa per tenere su la rete nel bel mezzo delle rotonde.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.Chúng tôi cần một thứ gì đó để giữ cái lưới trên cao ra khỏi khu vực giữa vòng xoay trên giao lộ.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.Il nous fallait quelque chose pour maintenir le filet en hauteur au milieu de la circulation de ce rond point.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.Kami memerlukan sesuatu untuk menahan jaring di sana, di tengah-tengah lingkaran lalu lintas.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.또 우리는 그물을 위에서 잡아줄 뭔가가 필요했습니다. 바로 원형 교차로 중앙에 설치를 해야 했거든요.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.Necesitábamos algo que sostuviera la red en lo alto sobre la rotonda.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.Potřebovali jsme něco, co by drželo síť nahoře uprostřed kruhového objezdu.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.Potrebovali sme niečo, čo by udržalo sieť hore, uprostred dopravného uzla.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.Potrzebowaliśmy czegoś do podtrzymania sieci w samym środku ronda.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.Precisávamos de algo para manter a rede levantada no ar no meio do círculo de trânsito.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.Szükségünk volt valamire, amire felfűzhetjük a hálót, szabadtéren, a forgalom közepén.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.We hadden iets nodig om het net mee omhoog te houden midden op het verkeersplein.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.Wir brauchten etwas um das Netz da draußen inmitten des Kreisverkehrs oben zu halten.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.Χρειαζόμασταν κάτι που να κρατάει το δίχτυ πάνω εκεί στο μέσο του κυκλικού κόμβου.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.Нужно было что-то, поддерживающее сеть в воздухе, прямо над кольцевой развязкой.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.Потрібно було, щоб сітка підтримувалася в повітрі прямісінько над кільцевою розв"язкою.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.Трябваше ни нещо, с което да държим мрежата във въздуха там, в средата на кръговото движение.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.היינו צריכים משהו שיחזיק את הרשת באויר בחוץ באמצע עיגול התנועה.
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.واحتجنا شيئاً لكي نعلق عليه الشبكة في منتصف دوار مروري
Ağı trafik çemberiinin tam ortasında havada tutmak için bişeye ihtiyacımız vardı.劣化しないものが必要でした 最終的に約2万キロのスチールの輪を使いました
Aigoo, ailem aniden trafik kazasi gecirdi!Aigoo, meine Eltern hatten ganz plötzlich einen Autounfall!
Aigoo, ailem aniden trafik kazasi gecirdi!Aigoo, mes parents ont eu soudainement un accident de voiture !
Aigoo, ailem aniden trafik kazasi gecirdi!Aigoo, mijn ouders zijn zo opeens in een verkeersongeluk gekomen!
Aigoo, ailem aniden trafik kazasi gecirdi!Aigoo, mina föräldrar har varit med om en trafik olycka helt plötsligt!
Aigoo, ailem aniden trafik kazasi gecirdi!Aigoo, Moi rodzice mieli nagle wypadek drogowy!
Aigoo, ailem aniden trafik kazasi gecirdi!Aigoo, moji rodičia mali dopravnú nehodu!
Aigoo, ailem aniden trafik kazasi gecirdi!Aigoo, parinti mei au avut un accident de masina !
Aigoo, ailem aniden trafik kazasi gecirdi!Bože! Moje rodiče se dostali do dopravní nehody tak náhle!
Aigoo, ailem aniden trafik kazasi gecirdi!Đột nhiên bố mẹ em bị tai nạn giao thông!
Aigoo, ailem aniden trafik kazasi gecirdi!아이고. 갑자기... 고모님이 사고가 나고 개세요.
Aigoo, ailem aniden trafik kazasi gecirdi!Αϊγκού, οι γονείς μου πάθανε ατύχημα στο δρόμο τόσο ξαφνικά!
Aigoo, ailem aniden trafik kazasi gecirdi!Айгу, мои родители совершенно внезапно попали в автокатастрофу!
Aigoo, ailem aniden trafik kazasi gecirdi!Айгу, родителите ми най-неочаквано катастрофираха!
Aigoo, ailem aniden trafik kazasi gecirdi!אויש, ההורים שלי נפגעו בתאונת דרכים פתאומית
Aigoo, ailem aniden trafik kazasi gecirdi!ايقو.والداي حصل لهم حادث مرور فجاة
Aigoo, ailem aniden trafik kazasi gecirdi!早く行かなきゃならないのです
Ama diğer örnekler, trafik sıkışıklığı, borsa, toplum ve felaketleri atlatma, terörizm ve direniş.Alte exemple sunt blocajele auto, bursa, societatea şi revenirea după un dezastru, terorismul şi revoltele.
Ama diğer örnekler, trafik sıkışıklığı, borsa, toplum ve felaketleri atlatma, terörizm ve direniş.A másik példa a közlekedési dugók, a tőzsde, a társadalom a katasztrófák utáni helyreállítás, a terrorizmus.