trafik ile cümle
trafik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Arabaların ani çoğalması her gün çok sayıda trafik kazasına neden oluyor.The sudden increase of cars is causing a large number of traffic accidents every day.
Şehir merkezi Kyoto'da büyük bir trafik sıkışıklığı vardı.There was an enormous traffic jam in downtown Kyoto.
Trafik işaretlerine dikkat etmeliyiz.We must pay attention to traffic signals.
Trafik kurallarına uymalıyız.We must observe the traffic regulations.
Biz bir trafik kazasına karıştık.We got involved in a traffic accident.
Dün evin önünde bir trafik kazası vardı.There was a traffic accident in front of the house yesterday.
Sürücüler trafik kurallarına uymalıdırlar.Drivers must observe the traffic rules.
Araba sürerken trafik kurallarına uymamız gerekiyor.You should obey the traffic laws when you drive.
Bu yetmezmiş gibi, trafik kötüydü.To make matter worse, the traffic was bad.
Biz trafik sıkışıklığı nedeniyle geciktik, bu yüzden acele etmek zorunda kaldık.We were delayed by traffic congestion, so we had to hurry.
Kalabalık saatteki bir trafik sıkışıklığı benim varışımı iki saat geciktirdi.A rush-hour traffic jam delayed my arrival by two hours.
Eğer araba sayısı artarsa, trafik de artar.If the number of cars increases, so will the traffic.
Biraz daha erken çıksalar, trafik sıkışıklığını atlatırlar.Had they left a little earlier, they would have avoided the traffic jam.
Biraz daha erken çıkmış olsaydın, yoğun trafikten kurtulmuş olurdun.If you had left a little earlier, you would have avoided the heavy traffic.
Ağır trafik gürültüsü beni bütün gece uyanık tuttu.The noise of the heavy traffic kept me awake all night.
Otobüs beklerken bir trafik kazası gördüm.While I was waiting for the bus, I saw a traffic accident.
Trafik sıkışıklığı nedeniyle otobüs geç kalmıştı.The bus was late because of the traffic jam.
Sürücüler trafik kurallarının farkında olmalı.Drivers should be aware of the traffic rules.
Tom bir trafik kazasından dolayı düğününü erteledi.Tom put off his wedding because of a traffic accident.
Tom bir trafik kazasında fena halde yaralandı.Tom was badly injured in a traffic accident.
Dick, bir trafik kazası geçirdi.Dick had a traffic accident.
Dick bir trafik kazasına karıştı.Dick had a traffic accident.
Bu kadar çok taksi olmasaydı daha az sayıda trafik kazası olurdu.If there weren't so many taxis, there would be fewer traffic accidents.
Şehir merkezinde trafik sıkışıklığı var.Traffic downtown is all backed up.
Ağır bir trafik sıkışıklığı beklememiştim.I hadn't bargained on such a heavy traffic jam.
Yol taşıdığı trafik miktarı için yetersizdir.The road is inadequate for the amount of traffic which it carries.
Cadde, insan ve trafikten yoksundu.The street was empty of people and traffic.
Caddedeki trafik gerçekten korkunçtu.Traffic on the street was really terrible.
Kız trafik kazasında kötü biçimde yaralandı.The girl was badly injured in the traffic accident.
Kaza trafik sıkışıklığına neden oldu.The accident caused a traffic jam.
Trafik kazası treni yakalamamı engelledi.The traffic accident prevented me from catching the train.
Kaza trafik karışıklığına neden oldu.The accident caused traffic confusion.
Trafik kazası karayolunda meydana geldi.The traffic accident took place on the highway.
Trafik kazası haberine üzüldüm.I was upset by the news of the traffic accident.
Trafik kazasından dolayı treni kaçırdı.He missed the train because of the traffic accident.
Trafik kazasında iki kişi öldürüldü.Two people were killed in the traffic accident.
Sürücü trafik ışığında duramadı.The driver couldn't have stopped at the signal.
Çok fazla trafik var mıydı?Was there a lot of traffic?
Kısa sürede yola çıkmazsak, sabahleyin yoğun trafikte sıkışacağız.If we don't hit the road soon, we'll get caught in the morning rush hour traffic.
Jimmy bir trafik kazasında yaralandı.Jimmy was hurt in a traffic accident.
Üzgünüm. Trafik ağırdı.Sorry. Traffic was heavy.
Trafik buralarda yoğundur.Traffic is heavy around here.
Bu yolda bir hayli trafik var.There is a great deal of traffic on this road.
Bu yolda yoğun bir trafik var.There is heavy traffic on this road.
Bu yol üzerinde çok trafik yok.There is not much traffic on this road.
Geceleri bu sokakta hiçbir trafik yoktur.This street is clear of traffic at night.
Bu caddede geceleri trafik açıktır.This street is clear of traffic at night.
Bu yol üzerinde sürekli bir trafik akışı vardır.There is a constant flow of traffic on this road.
Bu caddede yoğun trafik var.There is heavy traffic on this street.
Bu caddede trafik yoğundur.Traffic is heavy on this street.
Trafik kazalarının sayısı son yıllarda artmıştır.The number of traffic accidents has increased in recent years.
Trafik burada ağırdır, özellikle sabahları.The traffic is heavy here, especially in the morning.
Trafik burada özellikle sabahları ağırdır,The traffic is heavy here, especially in the morning.
Trafik burada yoğundur özellikle sabahları.The traffic is heavy here, especially in the morning.
Trafik burada çok yoğundur.The traffic is heavy here.
Trafik burada yoğun.Traffic is busy here.
Kouji şanslıydı; onun trafik kazası yalnızca arabasının yanında küçük bir çizik bıraktı.Kouji was lucky; his traffic accident left only a minor scratch on the side of his car.
Trafik bir heyelan tarafından engellendi.Traffic was blocked by a landslide.
Babanızın bir trafik kazasında öldüğünü size bildirmem söylendi.I was told to inform you that your father was killed in an accident.
O, eşi trafik kazasında ölen adam mı?Is that the man whose wife was killed in the car accident?