3 Eylül - İsveç'te motorlu araç trafiği akımı soldan sağa geçti.1967 - السويد تعتمد قيادة السيارات على الجانب الأيمن من الشارع.
24 saat açık olan metrosu ve yoğun trafiğiyle "Hiç Uyumayan Şehir" adını almıştır.إذ يعرف غالباً بإسم "شارع الطعام" و "الشارع الذي لا ينام".
Trafiğin soldan akmasına ilişkin gelenek imparatorluğun eski topraklarının çoğunda korunmuştur.وكذلك ابقي على تقليد القيادة على الجانب الأيسر من الطريق في الكثير من مستعمرات الإمبراطورية السابقة.
80'li yıllara girerken küresel çapta uyuşturucu trafiğini ilerletti.شهدت أوائل الثمانينات نموا في التهريب الدولي المنظم للمخدرات.
Teknoloji bilgilerini ilişkilendirmek gereken uygulamalar için ağ trafiği küresel bir anlayış sağlar.ليس من الغريب أن تلجأ الأعمال التجارية لتكنولوجيا المعلومات لمعالجة هذه الظاهرة.
Sicilya'ya gelen ve giden konteyr trafiğinin çoğunluğu Palermo limanından geçmektedir.وتمر معظم صادرات وواردات الفلبين عبر ميناء مانيلا.
Yolcu trafiği yaz mevsiminde günlük 5000 kişiye, kış mevsiminde ise 1000 kişiye ulaşmakta idi.وقد ازدهرت هذه المنطقة حتى ارتفع عدد زوارها من 5000 سائحاً في فترة الصيف، إلى 10000 سائح في فترة الشتاء.
08 Mayıs'ta IKA hava trafiğine açıldı.تم حظرها من قبل مياه الفيضانات في أكتوبر 11.
Yoğun trafiğin gürültüsü o kadar çoktu ki polis kendini duyuramadı.كان ضجيج السيارات شديدا لدرجة أن الشرطة لم يسمعوا أنفسهم.
Ancak 2005 ve 2006 yıllarında köprü trafiğinde kayda değer bir artış gözlendi.Entanto, em 2005 e 2006, houve um rápido aumento do volume de tráfego sobre a ponte.
Daha sonra köprü aynı gün araç trafiğine açıldı.A ponte foi aberta ao tráfego mais tarde nesse dia.
Brezilya, Tayland'dan sonra en fazla çocuk seks trafiğine sahip ülke olduğu açıklandı.O Brasil é considerado a ter o pior registro da criança o tráfico sexual depois da Tailândia.
1973 yılı itibarıyla e-posta, ARPANET trafiğinin %75'ini oluşturmaktaydı.Em 1973, os correios eletrônicos constituía 75% do tráfego da ARPANET.
14 Aralık 2004 günü açılış töreni gerçekleşen köprü iki gün sonra araç trafiğine açıldı.Foi inaugurada em 14 de dezembro de 2004 e aberta ao tráfego dois dias depois.
Trafiğin soldan akmasına ilişkin gelenek imparatorluğun eski topraklarının çoğunda korunmuştur.A convenção de dirigir no lado esquerdo da estrada tem sido mantida em grande parte do antigo império.
Cadde gün içinde araç trafiğine kapalıdır.O trânsito rodoviario é encerrado neste dia.
cFosSpeed, Windows işletim sistemi için bir internet trafiği yönetimi yazılımıdır.O cFosSpeed é um programa de traffic shaping para o sistema operacional Windows.
Günümüzde köprü araç trafiğine kapalıdır.Atualmente encontra-se vedado o tráfego de veículos sobre a ponte.
Burası 1924 yılında araç trafiğine açıldı.Esta linha foi depois aberta ao tráfego de passageiros em 1924.
İnsan, hayvan ve taşıt trafiğinin hızla, kolayca ve emniyetle ilerlemesine yardımcı olur.Nick promete-lhe dinheiro, sucesso e mulheres, rápida e facilmente.
Başkent Uluslararası Havalimanı yolcu trafiği olarak dünyanın en yoğun ikinci havalimanıdır.O Aeroporto Internacional de Pequim é o segundo mais movimentado do mundo por tráfego de passageiros.
1975 - Süveyş Kanalı, Altı Gün Savaşı'nın ardından, 8 yıl sonra uluslararası deniz trafiğine açıldı.1975 - O Canal de Suez reabre pela primeira vez desde a Guerra dos Seis Dias.
Şehirdeki hava kirliliği araç trafiğinden oluşmaktadır.A maior parte da poluição do ar em Jerusalém vem do tráfego de veículos.
Bir kaza nedeniyle otoyol trafiği sıkışmıştır ve bu yüzden vakit kaybetmektedir.Porém, sofre um aparatoso acidente de viação, acabando por morrer.
Genel limanlar her tür yük trafiğine açıktır.O porto está equipado para receber navios de grande porte e todos os tipos de cargas.
Yönetim düzlemi, şebeke yönetimi için gerekli işlemlerin trafiğini düzenler.Está em causa a realização de obras manipulando as regras de contratação pública.
Lastoursville'den Ndjole'ye kadar, Ogooue Nehri hızlı akışı nedeniyle gemi trafiğine uygun değildir.Van Lastoursville tot Ndjolé is de Ogooué onbevaarbaar door stroomversnellingen.
Günün belirli saatlerde dükkân sahiplerinin nakliye işlemleri için araç trafiğine açılmaktadır.Op sommige momenten van de dag moeten de bestuurders hun voertuig inleveren.
18 Şubat günü bin kadar gösterici Basra'daki bir köprüde trafiği kapattı ve valinin istifasını istedi.Op 18 februari blokkeerden ongeveer duizend demonstranten een brug in Basra.
Trafiğin olup olmaması ayarlanabiliyor.Dat wil zeggen als er verkeer kan en mag komen.
3 Eylül - İsveç'te motorlu araç trafiği akımı soldan sağa geçti.Op 3 september 1967 schakelde Zweden over van het links rijden naar het rechts rijden.
İşte darbeci generalin iletişim trafiği".Uit het dagboek van Egied Van Broeckhoven".
Ermenistan bu sınır trafiğinin yeniden açılmasını talep etmektedir.Roept Zuid-Afrika op onmiddellijk de grensposten te heropenen.
Şehrin Orta Çağ'dan kalan bölümü araç trafiğine kapalıdır.Dit commerciële kwartier van de stad is geheel verkeersvrij.
Ayrıca deniz trafiği çok fazladır.Ook de binnenvaarttraffiek is sterk toegenomen.
18 Ocak - İstanbul'da sis yüzünden 13 saat deniz trafiği durdu.16 - Enkele dagen sneeuwval ontregelen het verkeer in Europa.
Trafiğin soldan akmasına ilişkin gelenek imparatorluğun eski topraklarının çoğunda korunmuştur.Zasada lewostronnego ruchu drogowego została zachowana w dużej części byłego imperium.
Büyük bir bölümü araç trafiğine kapalıdır.Większa część Rynku została wyłączona z ruchu samochodowego.
Günümüzde köprü araç trafiğine kapalıdır.Obecnie droga jest zamknięta dla ruchu samochodowego.
Kazadan sonra bu yol üzerinde tren trafiği yaklaşık iki saat durduruldu.Akcja ta wstrzymała ruch kolejowy na przeszło 12 godzin.
"Sivil Hava Trafiğine Açık Havaalanları".Jest lotniskiem wojskowym, otwartym dla ruchu cywilnego.
3 Eylül - İsveç'te motorlu araç trafiği akımı soldan sağa geçti.3 september 1967: Sverige går över till högertrafik.
Günümüzde köprü araç trafiğine kapalıdır.Bron är avstängd för fordonstrafik.
Trafik işaretleri Trafiğin tarihçesiVägverket, historik om trafikundervisning
Günümüzde bu nehirler ve kanallar hala var olup, sadece yaz aylarında turist trafiği için kullanılmaktadır.Loket och vagnarna är i gott skick och används idag för trafik under sommartid.
1973 yılı itibarıyla e-posta, ARPANET trafiğinin %75'ini oluşturmaktaydı.Bara två år senare bestod 75% av ARPANET-trafiken av e-post.
A sınıfı: En yoğun trafiğin gerçekleştiği hava sahalarına tahsis edilir.Trafiksäkerhet kallas de åtgärder som görs för en säkrare trafik.
Millî park içinde araç trafiğine izin verilmemektedir.Dessa ingriper dock inte i motortrafiken.
1999 yılında hava trafiğine açılmıştır.År 1995 lades flygtrafiken ner.
Trafiğin hem sağdan aktığı hem soldan aktığı bölgelerde esas amaç trafiği bir düzene koymaktır.Spårvägen kommer att trafikeras i högertrafik med dubbelspår.
Kazadan sonra bu yol üzerinde tren trafiği yaklaşık iki saat durduruldu.Man lyckades fördröja fackeltåget med två timmar.
Ancak 2005 ve 2006 yıllarında köprü trafiğinde kayda değer bir artış gözlendi.Проте у 2005 і 2006 роках спостерігалося швидке зростання обсягу перевезень по мосту.
İşte darbeci generalin iletişim trafiği".Путівник по лісах Карпатського біосферного заповідника».
Cadde yaya ve araç trafiğine kapatıldı.Рух залізничного та автомобільного транспорту призупинено.
Demiryolunda seyrek yolcu trafiği vardır.На залізниці здійснюється регулярний пасажирський рух.
Yolcu trafiği yaz mevsiminde günlük 5000 kişiye, kış mevsiminde ise 1000 kişiye ulaşmakta idi.Кількість відвідувачів у літній сезон — приблизно 5000 осіб на добу, у зимовий — 1000 осіб.
İkinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle havalimanındaki yolcu trafiği durma noktasına geldi.Під час Другої світової війни пасажирські перевезення в аеропорту було припинено.
Şehirdeki hava kirliliği araç trafiğinden oluşmaktadır.Většina znečištění ovzduší je způsobena automobilovou dopravou.
Ayrıca Jandarma Trafiğin de Otoyol Jandarma Trafik bölümü bulunmaktadır.Dále odbory služby dopravní policie přímo řídí dálniční oddělení.
Yalnız iç hat trafiğine açıktır.Poslechněte si exkluzivní stream .