Ana içeriğe geç
Sözlük

torun ile cümle

torun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.He was a puckish widower whose wife and children were dead and whose grandchildren lived far away.
O senin torunun.He's your grandson.
Artýk sizin de bir erkek torununuz var.You have a grandson now.
Buraya sýrf torununa... ...bakýcýlýk yapmak için gelmedi.She didn't come just to nurse her grandson.
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.I heard it was the granddaughter of Windy Media.
Windy Media'nın yönetim kurulu başkanının torunu ile görüşmeniz nasıl gitti?How did the meeting go with the chairman's granddaughter?
O zaman, Başkan Yoon'un torunuyla görüşmeye devam etmenin sebebi ne?Then, what's the reason to keep seeing President Yoon's granddaughter?
Ama torunlarımız bunu görebilecekler.But some of our grandchildren probably will.
Her seferinde aynı sorular ile karşılaşıyordu: "Neden torununun ismini Cihad koydun?""Why did you name your granddaughter Jihad?
Aşağıda torunu tütün tarlasını bir katırla sürüyor olurdu.Down below, there was her grandson plowing the tobacco field with a mule.
Tabii ki, ben senin tek kız torununum.Of course, I'm your only granddaughter.
Boeun üniversiteden mezun olana kadar torun yok!Until Boeun graduates from college, no grandchildren!
Torunum bana içki koymalı.My grandson-in-law should pour me a drink.
"Ninem bütün torunlarına özel olduklarını söyler." dedi.He said, "Oh, Mama tells all the grandkids that they're special."
Büyükannemi düşündüğümde, ona göre tabii ki bütün torunları özeldi.When I thought about my grandmother, of course she would think all her grandkids were special.
- 2.5 torun büyütmek için elveriţli... alana sahip, beyaz, tahta parmaklýklý geniţ konak!The large mansion with the white picket fence and plenty of space to raise 2.5 grandkids.
Dae Han Grup'un torunu Park Hae Young olarak... ...sesleniyorum.But as Daehan Group Park Dong Jae's grandson Park Hae Young. I am standing here as him today.
Torunum olarak yaşamak... ...senin için zor olmalı.It must have been hard, living as a descendent of my blood.
Kaçımızın çocuğu, torunu, yeğeni veya kuzeni var?How many of us have children or grandchildren, nieces, nephews?
Yada torunumun veya her neyse.Or my grandchild, or whatever it is.
Torununuzla olanlar için üzgünüm...I'm really sorry about what happened with your grand daughter.
Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim.I settled the matter with your granddaughter myself.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.This is what our summum bonum is. It's not maximizing the number of grandchildren we have.
20 torun.Twenty grandchildren.
15 torunumun çocuklarını hiç görmedim.Fifteen great-grandchildren whom I have never seen.
Hatta çoğumuz onlara bir göz atma fırsatı bulacağız, torunlarımızsa onlarla yaşamaya başlayacaklar.I think most of us are going to glance at it, and our grandchildren are going to begin to live it.
Ve torunlarınıza bu sürecin bir parçası olduğunuzu anlatmak ne kadar da havalı olurdu.And how cool would it be to tell your grandchildren that you were part of that?
Oğlumun, İmparator'un torununu öldürmediğinden eminim.Upon my word, my son did not assassinate His Highness, the Emperor's grandson.
Kalpsiz oğlum İmparator'un torununu tehdit etti... ...ve onun korkup kaçmasına neden oldu.Because my heartless son threatened the Emperor's grandson, and made him forever roam in fear.
Lee Seol... ...İmparatorun torunu Lee Han'ın kızı ve gerçek bir prenses.Lee Seol... ...is truly the daughter of the Emperor's grandson, Lee Han, and a real princess.
Ama borcunu ödeyemiyorsun, Onun yerine torununu alabileceğimizi söyledin.Since you couldn't pay us, you said it's okay to take your granddaughter instead.
Ve 1759'da torununa gördüğü birçok şeyi anlattı.And in 1759, he described to his grandson various things he was seeing.
Norden Mark 15 bombalama vizörünün torunu.Well it is the grandson of the Norden Mark 15 bombsight.
O zaman iki torunumuz vardı,By then we had two grandchildren,
Daha fazla torun yardımcı oldu.More grandchildren helped me along.
Bunu çocuklarımıza ve torunlarımıza borçluyuz.We owe it to our children and grandchildren.
Sizin enerjilerinizi canlandırmak için. Eloisa torununa ve size ihtiyacı var.Eloisa, granddaughter, you also need to reinvigorate your energies.
Bu benim torunum,<br /> Jang Man Ok.This is my grand-daughter, Jang Man Ok.
Ne? benim torunumu kırılganlıklarla bırakmanın benim için ne kadar zor olduğunu biliyor musun?What? Do you know how hard it is for me to walk on eggshells around that grandson of mine?
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin.""Mr. President...please let me build a school for my grandchildren."
Sadece 5 yaşındaki torunu kurtuldu.The only survivor was his five year-old grandson.
Yoon Ji Hoo, Başkan Yoon Seok Young'un torunu mu demek istiyorsun?You mean Yoon JiHoo is the grandson of President Yoon SeokYoung?
Yakup, ‹‹Nahorun torunu Lavanı tanıyor musunuz?›› diye sordu. ‹‹Tanıyoruz›› dediler.He said to them, "Do you know Laban, the son of Nahor?" They said, "We know him."
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.and didn't allow me to kiss my sons and my daughters? Now have you done foolishly.
Kalev, Anakın üç torununu, onun soyundan gelen Şeşay, Ahiman ve Talmayı oradan sürdü.Caleb drove out the three sons of Anak: Sheshai, and Ahiman, and Talmai, the children of Anak.
Musanın sözü uyarınca Hevronu Kaleve verdiler. Kalev de Anakın üç torununu oradan sürdü.They gave Hebron to Caleb, as Moses had spoken: and he drove out there the three sons of Anak.
Sürgün edilen Yehoyakinin torunları: Şealtiel,The sons of Jeconiah, the captive: Shealtiel his son,
Mişmanın torunları: Hammuel Mişmanın oğluydu. Zakkur Hammuelin, Şimi de Zakkurun oğluydu.The sons of Mishma: Hammuel his son, Zaccur his son, Shimei his son.
Merarinin torunlarından Yaaziyanın oğulları: Şoham, Zakkur, İvri.The sons of Merari: of Jaaziah, Beno, and Shoham, and Zaccur, and Ibri.
Ne çocuğu ne torunu kalacak halkı arasında, Yaşadığı yerde kimsesi kalmayacak.He shall have neither son nor grandson among his people, nor any remaining where he lived.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Children's children are the crown of old men; the glory of children are their parents.
‹‹Ama sen, ey kulum İsrail, Seçtiğim Yakup soyu, Dostum İbrahimin torunları!"But you, Israel, my servant, Jacob whom I have chosen, the seed of Abraham my friend,
‹‹Ama ey sen, onun torunu Belşassar, bunların hepsini bildiğin halde alçakgönüllülüğü benimsemedin.You, his son, Belshazzar, have not humbled your heart, though you knew all this,
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Therefore you testify to yourselves that you are children of those who killed the prophets.
Biz onları (Ya'kub'un oniki oğlundan gelen) oniki torun kabileye ayırdık.And We cut them up into twelve tribes, nations.
Biz onları, on iki torun kabileye ayırdık.And We cut them up into twelve tribes, nations.
Yoksa siz, "İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunları Yahudi yahut Hıristiyanlardı" mı diyorsunuz?Or say ye that Ibrahim and Ismai'l and Ishaq and Ya'qub, and the tribes were Jews or Nazarenes?
İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunlarının Yahudi veya Hristiyan olduğunu mu ileri sürüyorsunuz?Or say ye that Ibrahim and Ismai'l and Ishaq and Ya'qub, and the tribes were Jews or Nazarenes?
TORUNLARConstellation name (optional)GRANDCHILDREN
Altybasarova'nın 8 öz çocuğu, 23 torunu ve 13 torun çocuğu vardı.Altybasarova had eight of her own children, 23 grandchildren, and 13 great-grandchildren.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod