Ana içeriğe geç
Sözlük

tortu ile cümle

tortu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Flüsse wuschen Sedimente in die Meere unter denen die organischen Überreste der Algen begraben wurden.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.I fiumi trasportarono sedimenti nei mari, perfino i resti organici delle alghe furono sepolti.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Joet huuhtoivat sedimenttejä meriin kunnes ne hautasivat alleen levien orgaaniset jäänteet.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.강은 침전물을 바다로 씻어내렸고, 조류의 유기물 잔재가 묻혔다.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Les rivières entraînent des sédiments dans les mers, qui viennent recouvrir les résidus des algues.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Râurile au transportat sedimente în mări până când ramasitele organice au fost îngropate.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Reke so odnašale sedimente v morja. Ti so sčasoma zakopali organske ostanke alg.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Rieky zmyli tento nános do oceánov, kde živočíšne pozostatky rias ostali pochované.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Rzeki zmyły osad do mórz, aż szczątki organiczne glonów zostały pogrzebane.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Ποτάμια ξέπλεναν το ίζημα στις θάλασσες, έως ότου τα οργανικά κατάλοιπα των άλγεων να θαφτούν.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.А реки выносили в моря ил и прочие осадки, и засыпали ими эту братскую могилу.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Реките отмивали седимент в моретата, докато органичните останки от водораслите били затрупани.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.נהרות סחפו את המשקעים אל הים, עד שהשאריות האורגניות של האצות נקברו.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.وجرفت الأنهار الرواسب إلى البحار، حتى انطمرت البقايا العضوية من الطحالب،
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.河水將沉澱物仲入海裏面 淹蓋咗藻類遺骸中嘅有機物
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.藻たちの死骸は埋められた 圧力によって温まると
Ön tortu filtresi pas ve tortu gibi çökeltileri temizler.El prefiltro de sedimentos elimina los sólidos en suspensión, como el óxido y los sedimentos.
Ön tortu filtresi pas ve tortu gibi çökeltileri temizler.O pré-filtro de sedimentos remove sólidos em suspensão, tais como ferrugem e sedimentos.
Ön tortu filtresi pas ve tortu gibi çökeltileri temizler.Pra-filter sedimen menghilangkan zat padat tersuspensi seperti karat dan sedimen.
Ön tortu filtresi pas ve tortu gibi çökeltileri temizler.Первичный фильтр удаляет твёрдые частицы, такие как ржавчина и осадок.
Ön tortu filtresi pas ve tortu gibi çökeltileri temizler.المرشح المسبق للرواسب والذي يزيل الأجسام الصلبة العالقة مثل الصدأ والرواسب.
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.Doar imaginați-vă că aerul care înconjoară aceste locuri -- este plin de reziduuri de exploziv și cărbune.
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.Föreställ er att luften runt dessa platser -- är fylld av spår från sprängämnen och kol.
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.Imaginen el aire que rodea estos lugares -lleno de restos de explosivos y carbón.
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.Imaginez que l'air environnant ces lieux - il est rempli avec les résidus d'explosifs et de charbon.
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.Jen si představte vzduch obklopující tato místa -- je plný zbytků výbušnin a uhlí.
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.이런 장소를 뒤덮는 대기를 상상해 보세요. 폭발물의 잔여물과 석탄으로 오염돼있죠.
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.Stel je voor: de lucht op deze plekken -- is verzadigd met residu van explosieven en kolen.
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.Vậy hãy tưởng tưởng xem không khí xung quanh khu vực này -- chúng phủ đầy bụi và than
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.Wyobraźcie sobie powietrze wokół tych miejsc -- jest wypełnione pyłem materiałów wybuchowych i węglą.
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.Φανταστείτε την ατμόσφαιρα στα μέρη αυτά -- γεμάτη με υπολείμματα εκρηκτικών και κάρβουνου.
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.Представьте, каков воздух в тех местах - он насыщен пылью взрывчатки и угля.
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.Само си представете въздуха около тези места -- пълен е с остатъци от взривни вещества и въглища.
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.תוך חודשים ספורים. תארו לעצמכם שהאוויר סביב המקומות האלה
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.مجرد تصور أن الجو المحيط بهذه الأماكن- مليئة ببقايا المتفجرات والفحم.
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.空気が火薬や石炭の粉じんで一杯になります 私たちが訪れたときには
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.Der schwarze Stein ist das Sediment auf dem Seeboden in der Abwesenheit von Plankton.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.E la roccia nera è il sedimento del fondale marino in assenza di plancton.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.Et la roche noire est le sédiment au fond de la mer en absence de plancton.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.이 검은 암석은 바다 바닥면의 침천물입니다. 플랑크톤이 없지요.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.Musta kivi on merenpohjan sedimenttiä planktonittomassa ympäristössä.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.Og den sorte klippesten er sedimentet på havbunden i fravær af plankton.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.Roca neagră e sedimentul de pe fundul mării în absența planktonului.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.Ta czarna skała to osad z dna morza, powstały bez udziału planktonu.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.Và viên đá này là trầm tích ở đáy biển không có sinh vật phù du.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.Wat de neerslag is op de zeebodem als er geen plankton is.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.Y la roca negra es el sedimento en el fondo del mar a falta de plancton.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.Και το μαύρο πέτρωμα είναι το ίζημα στον πυθμένα της θάλασσας κατά την απουσία πλαγκτού.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.А черната скала е седиментът на морското дъно в отсъствие на планктон.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.Чёрная порода — это отложение на дне моря в отсутствие планктона.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.והסלע השחור הוא הסדימנט של קרקעית הים בהעדר פלנקטון.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.ويمثل الصخر الأسود الترسب في قاع البحر عند غياب العوالق.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.なかった時の堆積物です 隕石が衝突した結果こうなります
Sao Paulo/Tortura Nunca Mas (İşkenceye Asla) organizasyonunun talebiyle bir çalışma grubu oluşturuldu.Cette démarche a été provoqué par l'ONG Tortura Nunca Mais (Plus jamais la torture), de São Paulo.
Sattar Beheshti, a blogger who was tortured to deathSattar Beheshti, bloguero torturado hasta morir
Sattar Beheshti, a blogger who was tortured to deathSattar Beheshti, un blogueur torturé à mort
Şimdi, bu slaytta beyaz olan tebeşir ve bu tebeşir sıcak bir okyanusta tortulaşmış.Bây giờ trong trang này, màu trắng là viên phấn và viên phấn này lấy từ biển ấm.
Şimdi, bu slaytta beyaz olan tebeşir ve bu tebeşir sıcak bir okyanusta tortulaşmış.Bien, en esta diapositiva lo blanco es tiza y esta tiza ha sido depositada en un océano tibio.
Şimdi, bu slaytta beyaz olan tebeşir ve bu tebeşir sıcak bir okyanusta tortulaşmış.I denne dias er det hvide kridt, og denne kridt var deponeret i et varmt hav.
Şimdi, bu slaytta beyaz olan tebeşir ve bu tebeşir sıcak bir okyanusta tortulaşmış.În această imagine albul e calcar, și acest calcar a fost depus într-un ocean cald.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod