Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››ελαβε βαλαντιον αργυριου εν τη χειρι αυτου εν ωρισμενω καιρω θελει επανελθει εις την οικιαν αυτου.
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››Взе кесия с пари в ръката си, Чак на пълнолуние ще се върне у дома.
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››кошелек серебра взял с собою; придет домой ко дню полнолуния".
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››צרור הכסף לקח בידו ליום הכסא יבא ביתו׃
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››اخذ صرّة الفضة بيده. يوم الهلال ياتي الى بيته.
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››他 手 拿 銀 囊 . 必 到 月 望 纔 回 家
Yanına para torbasını aldı, Dolunaydan önce eve dönmeyecek.››他 手拿 銀囊 . 必到 月望 纔 回家
Yanınıza iki kat para alın. Torbalarınızın ağzına konan parayı geri götürün. Belki bir yanlışlık olmuştur.너희 손에 돈을 배나 가지고 너희 자루 아구에 도로 넣여 온 그 돈을 다시 가지고 가라 혹 차착이 있었을까 두렵도다
Yanınıza iki kat para alın. Torbalarınızın ağzına konan parayı geri götürün. Belki bir yanlışlık olmuştur.og tag så eders Broder og drag atter til Manden!
Yanınıza iki kat para alın. Torbalarınızın ağzına konan parayı geri götürün. Belki bir yanlışlık olmuştur.Ta så eders bror med, og gjør eder rede og dra tilbake til mannen!
Yanınıza iki kat para alın. Torbalarınızın ağzına konan parayı geri götürün. Belki bir yanlışlık olmuştur.וכסף משנה קחו בידכם ואת הכסף המושב בפי אמתחתיכם תשיבו בידכם אולי משגה הוא׃
Yanınıza iki kat para alın. Torbalarınızın ağzına konan parayı geri götürün. Belki bir yanlışlık olmuştur.وخذوا فضة اخرى في اياديكم. والفضة المردودة في افواه عدالكم ردوها في اياديكم. لعله كان سهوا.
Yanınıza iki kat para alın. Torbalarınızın ağzına konan parayı geri götürün. Belki bir yanlışlık olmuştur.又 要 手 裡 加 倍 的 帶 銀 子 、 並 將 歸 還 在 你 們 口 袋 內 的 銀 子 、 仍 帶 在 手 裡 . 那 或 者 是 錯 了
Yanınıza iki kat para alın. Torbalarınızın ağzına konan parayı geri götürün. Belki bir yanlışlık olmuştur.又 要 手裡 加倍 的 帶銀子 、 並將歸還 在 你 們口袋 內 的 銀子 、 仍 帶在手 裡 . 那 或者是 錯了
Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda hiç kimseyle selamlaşmayın.Älkää ottako mukaanne rahakukkaroa, älkää laukkua, älkää kenkiä, älkääkä tervehtikö ketään tiellä.
Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda hiç kimseyle selamlaşmayın.Bærer ikke Pung, ikke Taske, ej heller Sko; og hilser ingen på Vejen!
Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda hiç kimseyle selamlaşmayın.Bær ikke pung, ikke skreppe, ikke sko; gi eder ikke i tale med nogen på veien!
Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda hiç kimseyle selamlaşmayın.Bären ingen penningpung, ingen ränsel, inga skor, och hälsen icke på någon under vägen.
Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda hiç kimseyle selamlaşmayın.Ðừng đem túi , bao , giày , và đừng chào ai dọc đường .
Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda hiç kimseyle selamlaşmayın.Ðừng đem túi, bao, giày, và đừng chào ai dọc đường.
Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda hiç kimseyle selamlaşmayın.전대나 주머니나 신을 가지지 말며 길에서 아무에게도 문안하지 말며
Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda hiç kimseyle selamlaşmayın.Não leveis bolsa, nem alforge, nem alparcas; e a ninguém saudeis pelo caminho.
Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda hiç kimseyle selamlaşmayın.Neem geen geld mee, geen tas en zelfs geen extra schoenen. Ga recht op je doel af.
Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda hiç kimseyle selamlaşmayın.Ne hordozzatok erszényt, se táskát, se sarut; és az úton senkit ne köszöntsetek.
Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda hiç kimseyle selamlaşmayın.Ne nosite mošnje, ne torbe, ne obuvala, in nikogar na poti ne pozdravljajte.
Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda hiç kimseyle selamlaşmayın.Nenoste ani mešca ani kapsy ani sandálov a nepozdravujte nikoho na ceste.
Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda hiç kimseyle selamlaşmayın.Nenostež s sebou pytlíka, ani mošny, ani obuvi, a žádného na cestě nepozdravujte.
Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda hiç kimseyle selamlaşmayın.Ne portez ni bourse, ni sac, ni souliers, et ne saluez personne en chemin.
Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda hiç kimseyle selamlaşmayın.Nie noścież mieszka, ani taistry, ani obuwia, i nikogo w drodze nie pozdrawiajcie;
Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda hiç kimseyle selamlaşmayın.No llevéis bolsa, ni alforjas, ni calzado; ni saludéis a nadie por el camino
Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda hiç kimseyle selamlaşmayın.non portate borsa, né bisaccia, né sandali e non salutate nessuno lungo la strada
Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda hiç kimseyle selamlaşmayın.Tragt keinen Beutel noch Tasche noch Schuhe und grüßet niemand auf der Straße.
Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda hiç kimseyle selamlaşmayın.Μη βασταζετε βαλαντιον, μη σακκιον, μηδε υποδηματα, και μηδενα χαιρετησητε κατα την οδον.
Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda hiç kimseyle selamlaşmayın.Не берите ни мешка, ни сумы, ни обуви, и никого на дороге не приветствуйте.
Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda hiç kimseyle selamlaşmayın.Не носете ни кесия, ни торба, ни обуща, и никого по пътя не поздравявайте.
Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda hiç kimseyle selamlaşmayın.Не носіть калитки, нї торбини, ні обувя, і нїкого в дорозі не витайте.
Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda hiç kimseyle selamlaşmayın.אל תשאו כיס ולא תרמיל ולא נעלים ואל תשאלו לשלום איש בדרך׃
Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda hiç kimseyle selamlaşmayın.لا تحملوا كيسا ولا مزودا ولا احذية ولا تسلموا على احد في الطريق.
Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda hiç kimseyle selamlaşmayın.不 要 帶 錢 囊 、 不 要 帶 口 袋 、 不 要 帶 鞋 . 在 路 上 也 不 要 問 人 的 安
Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda hiç kimseyle selamlaşmayın.不要 帶錢囊 、 不 要 帶 口袋 、 不 要 帶鞋 . 在 路上 也 不要 問人 的 安
Yapıyorum, kuyruk çıkıyor. Testis torbasını kavrıyorum, ucu çıkıyor.Tôi cầm tinh hoàn, đầu tinh hoàn bị cắt.
Yapıyorum, kuyruk çıkıyor. Testis torbasını kavrıyorum, ucu çıkıyor.Я принимаюсь за дело, отрезаю хвост, захватываю мошонку и обрезаю кончик.
Yürümeye başlayın, pislik torbaları!Alkakaa kävellä, rentut-
Yürümeye başlayın, pislik torbaları!Begynd at gå, skiderikker, -
Yürümeye başlayın, pislik torbaları! Yoksa kafanın üstündeki o anteni koparırım!Começa a andar, reles, antes que eu arranque essa antena da tua cabeça!
Yürümeye başlayın, pislik torbaları! Yoksa kafanın üstündeki o anteni koparırım!¡Empezad a andar, desgraciados, antes de te arranque esa antena de la cabeza!
Yürümeye başlayın, pislik torbaları! Yoksa kafanın üstündeki o anteni koparırım!Forza, datti una mossa, idiota, o ti strapperò quel cavolo di antenna che hai sulla testa!
Yürümeye başlayın, pislik torbaları! Yoksa kafanın üstündeki o anteni koparırım!Ruszajcie się, gamonie, zanim wyrwę wam antenki z głów.
Yürümeye başlayın, pislik torbaları! Yoksa kafanın üstündeki o anteni koparırım!Κουνηθείτε, αλήτες, πριν σας κοπανήσω στο κεφάλι με την κεραία!
Yürümeye başlayın, pislik torbaları! Yoksa kafanın üstündeki o anteni koparırım!Да заходите же, грязнули, пока я не сбросила эту антенну вам на головы!
Zaten iğneyi yedin bari bir torbayı doldur.Ha már bent van a tű, miért nem ad egy adagot?
Zaten iğneyi yedin bari bir torbayı doldur.Oh! Vous avez déjà l'aiguille installée, pourquoi ne pas remplir une poche ?
Zaten iğneyi yedin bari bir torbayı doldur.Σε έχουν τρυπήσει ήδη, οπότε καλύτερα να κάτσεις να το γεμίσεις.
Zaten iğneyi yedin bari bir torbayı doldur.لقد تم بالفعل حقن لذا لتركته يمتلئ
Zelanda kafası - yeteri kadar korkunç bir şey ve aşağı torbaya sıkıştırdılar.Cabeza Zelanda - una cosa horrible lo suficiente - y hacinados abajo en la bolsa.
Zelanda kafası - yeteri kadar korkunç bir şey ve aşağı torbaya sıkıştırdılar.Cap Zeelandă - un lucru destul de îngrozitoare - şi înghesuiţi în jos, în sac.
Zelanda kafası - yeteri kadar korkunç bir şey ve aşağı torbaya sıkıştırdılar.한국 헤드 - 충분히 무서운 것은 - 그리고는 가방에 내려 crammed.
Zelanda kafası - yeteri kadar korkunç bir şey ve aşağı torbaya sıkıştırdılar.Głowy Zelandia - upiorny rzeczą mało - i zapchane go do worka.
Zelanda kafası - yeteri kadar korkunç bir şey ve aşağı torbaya sıkıştırdılar.Seelanti head - Kammottava juttu tarpeeksi - ja tukkoiset sen alas pussiin.
Zelanda kafası - yeteri kadar korkunç bir şey ve aşağı torbaya sıkıştırdılar.Selandia kepala - hal mengerikan yang cukup - dan menjejalkannya ke dalam tas.