Nike Maxim, Nike tarafından üretilen futbol topu.A Cachaña é uma bola de futebol fabricada pela Nike.
Troya kuşatmasında Hektor'un attığı okun topuğuna saplanması üzerine ölmüştür.Ele foi morto na Guerra de Troia por Heitor.
Ayrıca CA Osasuna'ya karşı maçın tek golünü, David Villa'dan gelen uzun bir topu sürerek kaydetti.Ele também marcou o único gol do jogo contra o CA Osasuna, recebendo assistência de David Villa.
Ralli, topun oyunda olduğu süredir.Uma sequência é o período durante o qual a bola está em jogo.
Ana madde: Adidas Tango 12 Finalde Alman firması olan Adidas'ın ürettiği Adidas Tango 12 topu oynanmıştır.Ver artigo principal: Adidas Tango A bola oficial da competição é a Adidas Tango 12.
İtalya'da 1990 FIFA dünya kupasının ve İsveç'te UEFA Euro 1992'in resmi maç topuydu.Foi a bola oficial da Copa do Mundo de 1990 na Itália e da Euro 1992 na Suécia.
Arşavin topu gole çevirince durum 3-1 oldu.Após a sua liberação do UFC seu record é de 3-1.
Patlayıcı ateş topu atarlar.Seu tiro 1 solta uma bola explosiva.
Koşucuların, aynı zamanda kuyruk arkası olarak da bilinirler, görevi ise koşu oyunlarında topu taşımaktır.Missões secundárias, como participar em corridas, podem ocupar o jogador durante horas.
Amblemi bir futbol topuna tünemiş horozdur.Na Copa, o país apresentou um futebol decepcionante.
İsmi söylenen kişi topu tutmaya çalışır.Quem os solta é chamado baloeiro.
Az sayıdaki ML-20 obüs-topu hala Rus Ordusuna ait ordonat depolarında bulunmaktadır.Um pequeno número de T-84 Oplot MBT está em serviço com o exército ucraniano.
Hakem düdüğünü çalarak oyunu durdurur ve topu rakip takıma verir.Porcão salva o penalti e a bola volta a jogar.
En az vuruşla topu çukura atabilmek oyunun amacıdır.Este é o único modo legal de elevar uma bola intencionalmente.
Er ya da geç hayatı mavi-yeşil topun ötesine genişletmek zorunda kalacağız – ya da soyumuz tükenecek.”Vroeg of laat zullen we ons ras uitbreiden naar meer planeten dan alleen de aarde, of uitsterven."
Times Square Ball, New York'taki One Times Square binasının üstünde bulunan zaman topu.De Times Square Ball is een tijdbal op het dak van One Times Square aan Times Square in New York.
Tango España, Adidas tarafından İspanya'da 1982 FIFA Dünya Kupası'nın resmi maç topudur.De Tango España was de officiële wedstrijdbal tijdens het FIFA Wereldkampioenschap voetbal 1982 in Spanje.
Adidas tarafından Tricolore, Fransa'da 1998 FIFA Dünya Kupası'nın resmi maç topuydu.De Tricolore was de officiële wedstrijdbal tijdens het FIFA Wereldkampioenschap voetbal 1998 in Frankrijk.
Adidas tarafından Azteca Mexico, Meksika'da 1986 FIFA Dünya Kupasının resmi maç topuydu.De Azteca was de officiële wedstrijdbal tijdens het FIFA Wereldkampioenschap voetbal 1986 in Mexico.
Tenis topu büyüklüğünde meyveler verir.Bij tafeltennis speelt het effect geven aan de bal een zeer grote rol.
Ama hiçbir zaman uçaksavar topu olarak kullanılmadı.Het bolwerk werd nooit in de strijd gebruikt.
Obüs silahları bir havan topu türü olmasına rağmen birincil olarak piyadelere karşı kullanılmıştır.Abusgeschut werd ondanks dat het een type houwitser is, voornamelijk tegen infanterie gebruikt.
Topuk, diz, bilek ve parmak gibi diğer eklemler de etkilenebilir.Andere gewrichten, zoals de hielen, knieën, polsen en vingers, kunnen ook worden aangetast.
Ancak televizyonda ise topun çizgiyi geçtiği görülmüştür.Volgens herhalingen op de televisie bleek echter dat de bal over de lijn was.
Topu kullanmak için öncelikle pencere olan yüzü aşağıda tutulmalıdır.Om de bal te gebruiken, moet het venster aanvankelijk naar beneden gericht zijn.
Daha sonraki tarihlerde ayakkabılara yüksek mantar topuklar eklendi.Daarna kwamen schoenen met zeer hoge hakken in de mode.
Akhilleus'un sadece topuğu yanmıştır.Yasmin verbrand zelfs haar rug.
Bu sebepten topun güvenliği konusunda şüpheler doğdu.Er waren overigens de nodige twijfels over de stabiliteit van het tongewelf.
O güne kadar saha kenarında koşarlardı. ? - James Naismith basketbol (basketball = sepet topu)'u buldu.13 - Oprichting van Club Brugge. december 15 - James Naismith vindt het basketbal uit.
Daha sonraki yıl Bofors 40mm topunu kullanma kararı aldılar.Daarom koos men voor het beproefde Bofors 40 mm luchtafweergeschut.
O, saçını iki yandan topuz yapar.Hij draagt zijn haar in een knot.
Topun dönüş açısı pek fazla değildi ve mürettebatı koruyacak bir üst kısım yoktu.Ook was het zicht zeer slecht en boden de deuren geen bescherming voor de bemanning.
Ana madde: Adidas Tango 12 Finalde Alman firması olan Adidas'ın ürettiği Adidas Tango 12 topu oynanmıştır.In de finale werd de Adidas Tango 12 Finale gebruikt, een zilveren versie van de Adidas Tango 12.
Bu araçtada 7.5 cm PaK 40 tanksavar topu kullanıldı.Hierin stonden 7,5 cm PAK 40 kanonnen ter verdediging van de commandobunker.
Bu mahmuz topun geri tepmesini emmek amacıyla konulmuştu.Aan Proof was de opdracht om deze leegte op te vullen.
Uçak hedefe saldırmış, uçaksavar topuyla vurulmuştur.Ze wordt onder schot genomen en het vliegtuig wordt getroffen.
Çatıda kullanılan topuzlar son iki yüzyıldan sonra ilk defa bir sivil yapıda yapılıyor.De plannen voor een halte in de wijk Stadshagen ontstonden voor het eerst in de jaren nul van de 21e eeuw.
Topuz, buradaki performansı ile millî takımlarda görev almaya başlamıştır.Bosse zorgde voor deze prestatie, met het nummer So oder so.
Bu tanklara karşı en etkili Alman silahın 88 mm uçaksavar topuydu.Te land was het Duitse 88mm-kanon het zwaarste gangbare wapen.
Burada topu duvar veya yuvarlanılan tepeyi geçmek için ödünç alan olarak düşünebiliriz.Een steenmannetje wordt wel gebruikt om een pad of de top van een heuvel te markeren.
Bir keresinde bir golf topunu 450 metre fırlatabileceği konusunda bahse girmiştir.Hierdoor is het mogelijk om met een golfclub de bal meer dan 330 meter te slaan.
Ortak güçler ateş topu çıkarmayı kapsar.Met vereende krachten weten de Eenrummers de brand te blussen.
Mary sık sık yüksek topuklu giyer.Maria draagt dikwijls schoenen met hoge hakken.
Ayrıca bakınız: Tank topu.Zobacz też: Kula.
Silah, 1965 hizmete girmiştir ve önceki NR-23 topunun yerini almıştır.Zostało wprowadzone do uzbrojenia w 1965 roku, zastępując wcześniej używane działko NR-23 tego kalibru.
Adidas Tango 12, Adidas'ın ürettiği EURO 2012 resmî topu.Tango 12 – oficjalna piłka Mistrzostw Europy w Piłce Nożnej 2012, produkcji firmy Adidas.
Gurney’in topundan geriye sadece yerdeki kararmış bir krater kalmıştı.Po bunkrze został tylko wielki krater.
Bandy oyuncuları topa kafayla vuramaz ya da topu elleri veya kollarıyla kontrol edemezler.Zawodnicy mogą kontrolować piłeczkę jedynie blendą – nie mogą używać rąk, ramion ani głowy.
"Savşın Etkileri Spora Taşınırsa:Kanlı Su Topu Mücadelesi".Ambasadorka kampanii "Ty też masz sport we krwi".
Herhangi bir topun masayı terk etmesi halinde faul olur.Zaprzecza, aby z biurka cokolwiek zaginęło.
O, saçını iki yandan topuz yapar.Włosy ma zawsze splecione w dwa warkocze.
Üst yüzeyleri kaba olup, uzunlamasına şekilde düzenlenmiş, topuz şeklindeki dikenlerle kaplıdır.Powierzchnia przedplecza i pokryw jest głęboko i chropowato punktowana.
Topun üzerinde 11 farklı renk bulunmaktadır.Występuje w 11 odmianach barwnych.
Resmî futbol topu olarak Nike T-90 Tracer kullanılmaya başlandı.Wszystkie mecze rozgrywane były piłką Nike T90 Tracer.
Ama Versailles Barış Antlaşması Almanya nın tanksavar topu üretimini yasaklıyordu.Traktat wersalski zabraniał Niemcom produkcji broni pancernej.
Onun vuruşunda yine kaleci Muslera topu çıkarmayı başardı.Trener Podhala znów dał popalić.
Daha sonraki yıl Bofors 40mm topunu kullanma kararı aldılar.Część otrzymała działka Bofors 40 mm.
Bu mahmuz topun geri tepmesini emmek amacıyla konulmuştu.Jej celem było ponowne obudzenie Loży.
Hentbolda oyuncular topu elle tutabilir, yumruklayabilir ya da atabilir.Gracz będący w posiadaniu piłki może ją podać, kozłować lub trzymać.
Buz kristali: Buz ve kar topu atar ve düşmanı dondurur.Foo-Mróz – atak polegający na „wystrzeleniu” z rąk śniegu i mrozu by przeciwnicy zamarzli.