Ana içeriğe geç
Sözlük

topraktan ile cümle

topraktan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Земля, на которой вырастает хлеб, внутри изрыта как бы огнем.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.Колкото за земята, от нея произлиза хлябът? И под нея се разравя като че ли с огън.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.ארץ ממנה יצא לחם ותחתיה נהפך כמו אש׃
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.ارض يخرج منها الخبز اسفلها ينقلب كما بالنار.
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.至 於 地 、 能 出 糧 食 . 地 內 好 像 被 火 翻 起 來
Ekmek topraktan çıkar, Toprağın altı ise yanmış, altüst olmuştur.至於 地 、 能 出 糧食 . 地內 好像 被 火 翻起 來
Haritanın ilk bölümü petrolü topraktan çıkardığımız yer yani rafineriydi.땅에서부터 석유를 끌어올리는 시추에서부터 정제에 이르는 전체 과정을 그려보려는 것입니다. 이것이 첫 번째 부분입니다.
Haritanın ilk bölümü petrolü topraktan çıkardığımız yer yani rafineriydi.Начало её - место добычи нефти из-под земли и её обработка. Это первая часть.
Haritanın ilk bölümü petrolü topraktan çıkardığımız yer yani rafineriydi.שבקצה אחד שלה יש שאיבה, בה לוקחים (נפט) מהקרקע, זיקוק. וזה פרק אחד.
Haritanın ilk bölümü petrolü topraktan çıkardığımız yer yani rafineriydi.للإستخراج٬ ومكان الإستخراج والتكرير. وهذا كله عبارة عن فصلٍ واحد.
Haritanın ilk bölümü petrolü topraktan çıkardığımız yer yani rafineriydi.抽出のシーンです 次の章で扱いたかったのは
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,(103:14) Ты произращаешь траву для скота, и зелень на пользу человека,чтобы произвести из земли пищу,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,A ki füvet sarjaszt a barmoknak és növényeket az embereknek hasznára, hogy eledelt vegyenek a földbõl,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Dávaš, aby rástla tráva hovädu a bylina na službu človeka, aby tak vyvodil chlieb zo zeme.
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Dáváš, aby rostla tráva dobytku, a bylina ku potřebě člověku, abys tak vyvodil chléb z země,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,du lader Græs gro frem til Kvæget og Urter til Menneskets Tjeneste, så du frembringer Brød af Jorden
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,du lässest Gras wachsen für das Vieh und Saat zu Nutz den Menschen, daß du Brot aus der Erde bringest,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Du låter gräs skjuta upp för djuren och örter till människans tjänst. Så framalstrar du bröd ur jorden
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Engkau menumbuhkan rumput untuk hewan, dan bagi manusia segala macam tanaman. Maka ia dapat bercocok tanam
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Fai crescere il fieno per gli armenti e l'erba al servizio dell'uomo, perché tragga alimento dalla terra
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Fazes crescer erva para os animais, e a verdura para uso do homem, de sorte que da terra tire o alimento,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Han lar gress gro for feet og urter til menneskets tjeneste, til å få brød frem av jorden.
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,저가 가축을 위한 풀과 사람의 소용을 위한 채소를 자라게 하시며 땅에서 식물이 나게 하시고
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Ngài làm cho cỏ đâm lên cho súc vật, Cây cối dùng cho loài người, Và khiến thực vật sanh ra từ nơi đất.
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Ngài làm cho cỏ đâm lên cho súc_vật , Cây_cối dùng cho loài_người , Và khiến thực_vật sanh ra từ nơi đất .
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,On daje, da raste trava živini in zelišče človeku v rabo, da si pripravi hrano iz zemlje,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Sinä kasvatat ruohon karjalle ja kasvit ihmisen tarpeeksi. Niin sinä tuotat maasta leivän
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Tu faci să crească iarba pentru vite, şi verdeţuri pentru nevoile omului, ca pămîntul să dea hrană:
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Za twoją sprawą rośnie trawa dla bydła, a zioła na pożytek człowieczy; ty wywodzisz chleb z ziemi:
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Ο αναδιδων χορτον δια τα κτηνη και βοτανην προς χρησιν του ανθρωπου, δια να εξαγη τροφην εκ της γης,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,Правиш да никне трева за добитъка, И зеленчук за потреба на човека, За да изважда храна от земята,
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,מצמיח חציר לבהמה ועשב לעבדת האדם להוציא לחם מן הארץ׃
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,‎المنبت عشبا للبهائم وخضرة لخدمة الانسان لاخراج خبز من الارض
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,他 使 草 生 長 、 給 六 畜 喫 . 使 菜 蔬 發 長 、 供 給 人 用 . 使 人 從 地 裡 能 得 食 物
Hayvanlar için ot, İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin; İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye,他 使 草 生長 、 給六 畜 喫 . 使 菜蔬 發長 、 供給人用 . 使 人從 地裡 能 得 食物
Her ne kadar topraktan bazı mineralleri alsalar da karbondioksit ve güneş ışığı oksijen üretmelerini sağlar토양에서 무기물을 받긴 하지만, 대기의 이산화탄소가 나무로 들어가고 태양의 도움으로 산소를 없앱니다
Her ne kadar topraktan bazı mineralleri alsalar da karbondioksit ve güneş ışığı oksijen üretmelerini sağlarלמרות שהם מקבלים כמה מינרלים מהקרקע, פחמן דו חמצני מהאוויר חודר לתוך העץ ובעזרת השמש מסיר את החמצן
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Alla går de till samma mål; alla have de kommit av stoft, och alla skola de åter varda stoft.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Alle går sammesteds hen, alle blev til af Muld, og alle vender tilbage til Mulden.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Cả thảy đều qui vào một chỗ; cả thảy do bụi đất mà ra, cả thảy sẽ trở về bụi đất.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Cả_thảy đều qui vào một chỗ ; cả_thảy do bụi đất mà ra , cả_thảy sẽ trở_về bụi đất .
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.De farer alle til ett sted; de er alle blitt til av støvet, og de vender alle tilbake til støvet.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Es fährt alles an einen Ort; es ist alles von Staub gemacht und wird wieder zu Staub.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Kaikki menee samaan paikkaan. Kaikki on tomusta tullut, ja kaikki palajaa tomuun.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.다 흙으로 말미암았으므로 다 흙으로 돌아가나니 다 한 곳으로 가거니와
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Mereka menuju ke tempat yang sama. Mereka berasal dari debu dan akan kembali kepada debu
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Mindenik ugyanazon egy helyre megy; mindenik a porból való, és mindenik porrá lesz.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Obé to jde k místu jednomu; obé jest z prachu, obé také zase navracuje se do prachu.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Toate merg la un loc; toate au fost făcute din ţărînă, şi toate se întorc în ţărînă.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Todos vão para um lugar; todos são pó, e todos ao pó tornarão.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Todo va al mismo lugar; todo es hecho del polvo, y todo volverá al mismo polvo
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Tout va dans un même lieu; tout a été fait de la poussière, et tout retourne à la poussière.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Tutti sono diretti verso la medesima dimora: e tutto ritorna nella polvere
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Vse gre na eno mesto; vse je postalo iz prahu in vse se vrača zopet v prah.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Všetko ide na jedno a na to isté miesto; všetko povstalo z prachu a všetko sa navráti do prachu.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Wszystko to idzie na jedno miejsce; a wszystko jest z prochu, i wszystko się zaś w proch obraca.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Все идет в одно место: все произошло из праха и все возвратится в прах.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.Всички отиват в едно място; Всички са от пръстта, и всички се връщат в пръстта.
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.הכל הולך אל מקום אחד הכל היה מן העפר והכל שב אל העפר׃
İkisi de aynı yere gidiyor; topraktan gelmiş, toprağa dönüyor.يذهب كلاهما الى مكان واحد. كان كلاهما من التراب والى التراب يعود كلاهما.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod