toprakları ile cümle

toprakları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Büyük Britanya, Fransa'nın batıdaki topraklarına saldırıyordu.Gran Bretaña estaba atacando regiones al oeste de Francia.
Büyük Britanya, Fransa'nın batıdaki topraklarına saldırıyordu.Grossbritanien attackierte die westlichen Regionen Frankreichs.
Büyük Britanya, Fransa'nın batıdaki topraklarına saldırıyordu.영국은 프랑스의 서쪽 지역을 공격하고 있었습니다
Büyük Britanya, Fransa'nın batıdaki topraklarına saldırıyordu.La Gran Bretagna stava attaccando le regioni più a ovest della Francia.
Büyük Britanya, Fransa'nın batıdaki topraklarına saldırıyordu.Veľká Británia napádala západné časti Francúzska.
Büyük Britanya, Fransa'nın batıdaki topraklarına saldırıyordu.Velká Británie útočila na západní části Francie.
Büyük Britanya, Fransa'nın batıdaki topraklarına saldırıyordu.Wielka Brytania atakowała zachodnie obszary Francji.
Büyük Britanya, Fransa'nın batıdaki topraklarına saldırıyordu.Великобритания атаковала западные регионы Франции.
Büyük Britanya, Fransa'nın batıdaki topraklarına saldırıyordu.Великобритания нападала западните региони на Франция.
Büyük Britanya, Fransa'nın batıdaki topraklarına saldırıyordu.فقد كانت بريطانيا العظمى تهاجم المناطق الغربية من فرنسا.
Büyük Britanya, Fransa'nın batıdaki topraklarına saldırıyordu.フランス中に王党派という、国王の支持者もいた。
Bu yüzden, işlemesi kolay olan en verimli topraklarımızı işleyeceğiz. . .一番土が肥えてて、簡単にブドウがなってくれる畑 肥えてて、コストのかからない畑 他の誰もその土地を 他の何かに使おうなんて思わないような、
"Çevrenin, yerel gıdanın ve toprakların önemine dair amaçsal bir farkındalık yaratın."Creați un obiectiv din importanța mediului, a hranei locale și a culturii solului.
"Çevrenin, yerel gıdanın ve toprakların önemine dair amaçsal bir farkındalık yaratın.Criem um sentido de missão em torno da importância do ambiente, dos alimentos locais e dos solos.
"Çevrenin, yerel gıdanın ve toprakların önemine dair amaçsal bir farkındalık yaratın.환경의 중요성, 지역 음식과 토양이 왜 필요한지를 알려줘야 합니다.
"Çevrenin, yerel gıdanın ve toprakların önemine dair amaçsal bir farkındalık yaratın.Vytvorte zmysel pre účel okolo dôležitosti životného prostredia, miestnych potravín a pôdy.
"Çevrenin, yerel gıdanın ve toprakların önemine dair amaçsal bir farkındalık yaratın."Создавайте цели, которые будут отражать важность окружающей среды, еды местного производства и почвы".
"Çevrenin, yerel gıdanın ve toprakların önemine dair amaçsal bir farkındalık yaratın.ליצור תחושת מטרה סביב החשיבות לסביבה, לתוצרת מקומית ולקרקע.
"Çevrenin, yerel gıdanın ve toprakların önemine dair amaçsal bir farkındalık yaratın.أن تخلق احساسا ساميا حول أهمية البيئة، والأغذية المحلية والتربة.
"Çevrenin, yerel gıdanın ve toprakların önemine dair amaçsal bir farkındalık yaratın.目的意識を育むべきです それを学校教育の中心に置いて下さい
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.A földműveseket elkergették a földjeikről, a terményeket és a jószágokat ellopták, vagy elpusztították.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.Agricultores foram expulsos das suas terras e as culturas e o gado foram destruídos ou roubados.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.Bauern wurden von ihrem Land vertrieben und Getreide und Vieh wurde zerstört oder gestohlen.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.Farmerzy byli wypędzani ze swoich gospodarstw, niszczono ich uprawy i hodowle.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.I contadini venivano allontanati dalle loro terre, e raccolti e bestiame venivano distrutti o rubati.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.농부들은 그들의 땅을 떠났고 곡식과 가축들은 파괴되거나 도륙당했습니다.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.Les fermiers ont été déportés de leurs terres, et les moissons et le bétail détruits ou volés.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.Los granjeros fueron expulsados de sus tierras, y se destruyeron o robaron cosechas y ganado.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.Maanviljelijöitä ajettiin pois mailtansa, sadot ja karja tuhottiin tai varastettiin.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.Фермери бяха изгонени от техните земи и посевите, и добитъка бяха унищожени или откраднати.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.Фермеры лишились земли, урожай и домашний скот был уничтожен или украден.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.איכרים נושלו מעל אדמותיהם, והיבולים ובעלי החיים הושמדו או נגנבו.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.غادر المزارعون أراضيهم، ودُمرت المحاصيل والماشية أو سُرقت.
Çiftçiler topraklarından sürüldü ve ekinler ve stoklardaki bakliyat yokedildi veya çalındı.作物と家畜は破壊されるか、盗まれました 飢餓が、大量破壊兵器として用いられたのです
Çin topraklarında ifade özgürlüğüne karşı önemli kısıtlamalar var amaA kínai nagy kontinensen jelentős korlátozások vannak a szólásszabadságban, de
Çin topraklarında ifade özgürlüğüne karşı önemli kısıtlamalar var amaIl existe en effet en Chine continentale des restrictions importantes de la liberté d'expression, mais
Çin topraklarında ifade özgürlüğüne karşı önemli kısıtlamalar var amaKontynentalne Chiny nie posiadają znaczących ograniczeń wolnego słowa, ale
Çünkü ekonomik sistemimizi doğuran bu toprakların zenginliği.왜냐하면 이 땅의 부가 우리의 경제 시스템을 탄생시켰는데,
Çünkü ekonomik sistemimizi doğuran bu toprakların zenginliği.Porque fue la riqueza de estas tierras
Çünkü ekonomik sistemimizi doğuran bu toprakların zenginliği.כי העושר של האדמה הזאת הוא שחולל את המערכת הכלכלית שלנו,
Çünkü ekonomik sistemimizi doğuran bu toprakların zenginliği.لان ثروات هذه القارة هي التي ولدت هذا النظام
Çünkü ekonomik sistemimizi doğuran bu toprakların zenginliği.この土地から生まれた富であり その経済システムは
Daglarin tepesine ciktim ve Vaat Edilmis Topraklari gordum."Am fost pe vârful muntelui, și am văzut Tărâmul Făgăduit."
Daglarin tepesine ciktim ve Vaat Edilmis Topraklari gordum."Bol som na vrchole, a videl som zasnúbenú zem."
Daglarin tepesine ciktim ve Vaat Edilmis Topraklari gordum."Byłem na szczycie góry, i widziałem Ziemię Obiecaną."
Daglarin tepesine ciktim ve Vaat Edilmis Topraklari gordum.""Byl jsem na vrcholu hory "a viděl jsem zemi zaslíbenou."
Daglarin tepesine ciktim ve Vaat Edilmis Topraklari gordum."Ich bin auf den Gipfel des Berges gestiegen und habe das Gelobte Land gesehen."
Daglarin tepesine ciktim ve Vaat Edilmis Topraklari gordum."Ik heb op de bergtop gestaan, en ik heb het beloofde land gezien."
Daglarin tepesine ciktim ve Vaat Edilmis Topraklari gordum."Jeg har været på bjergtoppen, og jeg har set det forjættede land."
Daglarin tepesine ciktim ve Vaat Edilmis Topraklari gordum."Je suis allé en haut de la montagne, et j'ai vu la terre promise."
Daglarin tepesine ciktim ve Vaat Edilmis Topraklari gordum."Megjártam a hegytetőt, és megpillantottam az Ígéret Földjét."
Daglarin tepesine ciktim ve Vaat Edilmis Topraklari gordum."Saya telah berada di puncak gunung dan saya telah melihat Tanah Terjanji."
Daglarin tepesine ciktim ve Vaat Edilmis Topraklari gordum."Sono stato in cima alla montagna, e ho visto la Terra Promessa."
Daglarin tepesine ciktim ve Vaat Edilmis Topraklari gordum.""Subi ao topo da montanha, "e vi a Terra Prometida".
Daglarin tepesine ciktim ve Vaat Edilmis Topraklari gordum."저는 산 정상에서 약속된 땅(the Promised Land)을 보았습니다."
Daglarin tepesine ciktim ve Vaat Edilmis Topraklari gordum."Έχω βρεθεί στην κορυφή του βουνού, και έχω δει τη Γη της Επαγγελίας".
Daglarin tepesine ciktim ve Vaat Edilmis Topraklari gordum."Бил съм на върха и съм видял Обетованата земя."
Daglarin tepesine ciktim ve Vaat Edilmis Topraklari gordum."Я был на вершине горы, и я видел Обетованную Землю".
Daglarin tepesine ciktim ve Vaat Edilmis Topraklari gordum.""הייתי בראש ההר, "וראיתי את הארץ המובטחת."
Daglarin tepesine ciktim ve Vaat Edilmis Topraklari gordum."لأنني صعدت على قمة الجبل ورأيت الارض الموعودة "

İlgili Sayfalar