toprakları ile cümle
toprakları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Milattan önce 2. binyıl ile 3. binyıl arasında ülke topraklarına Hint-Avrupa halkları'nın göçü başladı.Alates 2.–3. aastatuhandest eKr hakkasid Kirde-Euroopasse liikuma indoeurooplaste hõimud.
İlçe toprakları dalgalı düzlüklerden meydana gelir.Luuakse esimesed kontaktid laialipaisatud liiviklaste vahel.
1920 yılında imzalanan Triyanon Antlaşması antlaşmasıyla Romanya Krallığı topraklarına katıldı.Trianoni rahulepinguga anti see 1920. aastal Rumeeniale.
Kaybedilen toprakları savaşarak geri alma ümidinin kalmayışı.Ta rõhutas aga, et ei ole kahtlust selles, et kaotatud alad varsti tagasi vallutatakse.
Ülke topraklarının %5'ine tekabül eden bölge, sanayinin ise 1/3'ne sahipti.Piirkonnas, mis hõlmas 5% Leedu territooriumist, asus kolmandik selle tööstusest.
2 Ağustos 1990'da, Irak kuvvetleri Kuveyt'i işgal ederek kendi topraklarına kattı.1990. aasta 2. augustil tungisid Iraagi väed Kuveiti.
Savaştan sonra Voyvodina özerk eyaleti ve sonrasında Yugoslavya topraklarının parçası oldu.Pärast sõda sai Bosniast lõunaslaavlaste riigi Jugoslaavia osa.
Troller bu toprakları kutsal sayıyorlardı.Nemad soovisid tagasi saada Püha Maad.
İlçe topraklarının %32,5'i ormanlarla kaplıdır.33,1% pindalast on kaetud metsaga.
Ağaların toprakları köylüler arasında paylaştırıldı.Liha jagatakse külaelanike vahel.
O zamandan beridir Türkiye Devleti, Anadolu topraklarında varlığını modern bir ülke olarak sürdürmektedir.Alates 1923. aastast moodustab Anatoolia tänapäevase Türgi riigi tuumiku.
Yer fıstığı sıcak ve nemli iklim bölgelerinin gevşek topraklarında yetişmektedir.Suhkruvaher on levinud jaheda ja niiske kliimaga piirkondades.
Geoffrey'nin oğlu Robert bu toprakları Loritello olarak birleştirecektir.Goffredo poeg Roberto muutis need vallutused aastal 1061 ühendatud Loritello krahvkonnaks.
1898 yılında Hawaii işgal edilerek ABD topraklarına katıldı.1898 – Hawaii saared läksid Ameerika Ühendriikide võimu alla.
Gotların doğu kolu olan Ostrogotlar da Roma topraklarını istila ettiler ve İtalya'da bir krallık kurdular.Idagoodid lõid oma kuningriigi Itaalias ja naaberaladel. ...
Kendi topraklarımızda yaşamamız ve kalkınmamız için bize imkân sundu.Loodame, et õpite meie riigi kohta ja austate seda.
Aşağıdaki toprakların her ikisi Kolombiya tarafından yönetilir.Mõlema liikumise juhtivad jõud pärinesid Lõuna-Prantsusmaalt.
Krala ait Domain toplamı ise Kraliyet Toprakları olarak adlandırılırdı.Kuninga pärusvalduseid nimetati kuninga domeeniks.
Bunlar kuzeydeki Norrland, ortadaki Svealand ve güneydeki Götaland topraklarıdır.See asub Rootsi lõunaosa keskel, põhja jääb Norrland ja lõunasse Götaland.
1998'de toprakları geri almamızın üzerinden tam oniki sene geçti.Ça fait 12 ans, depuis 1998, que nous avons récupéré notre terre.
1998'de toprakları geri almamızın üzerinden tam oniki sene geçti.Desde entonces han pasado 12 años, en 1998 retomamos esa tierra.
1998'de toprakları geri almamızın üzerinden tam oniki sene geçti.Nonostante sia successo 12 anni fa, nel 1998 ci siamo ripresi questa terra.
1.Her Birlik vatandaşı, Üye Devletlerin topraklarında özgürce hareket ve ikamet etme hakkına sahiptir.1.Varje unionsmedborgare har rätt att fritt röra sig och uppehålla sig inommedlemsstaternas territorier.
1.Her Birlik vatandaşı, Üye Devletlerin topraklarında özgürce hareket ve ikamet etme hakkına sahiptir.As políticas da União devem assegurar um elevado nível de defesa dos consumidores.
1.Her Birlik vatandaşı, Üye Devletlerin topraklarında özgürce hareket ve ikamet etme hakkına sahiptir.Enhver unionsborger har ret til at færdes og opholde sig frit på medlems- staternes område.
1.Her Birlik vatandaşı, Üye Devletlerin topraklarında özgürce hareket ve ikamet etme hakkına sahiptir.Jokaisella unionin kansalaisella on oikeus vapaasti liikkua ja oleskella jäsen- valtioiden alueella.
1.Her Birlik vatandaşı, Üye Devletlerin topraklarında özgürce hareket ve ikamet etme hakkına sahiptir.Každýobčan Unie má právo volněse pohybovat a bydlet na území člen- ských států.
1.Her Birlik vatandaşı, Üye Devletlerin topraklarında özgürce hareket ve ikamet etme hakkına sahiptir.Minden uniós polgárnak joga van a tagállamok területén való szabad moz- gáshoz és tartózkodáshoz.
1.Her Birlik vatandaşı, Üye Devletlerin topraklarında özgürce hareket ve ikamet etme hakkına sahiptir.Nesmie byťuloženýani vyšší trest akotrest, ktorýdovoľuje uložiťzákon účinnývčase, keďbol trestnýčin spáchaný.
3.Koalisyon sona ermiştir. Sonuç olarak Avusturya İtalyadan aldığı toprakları geri vermek zorunda kaldı.Así que hay dos perspectivas interesantes en la guerra de la Tercera Coalición.
Adam Hitit topraklarına göç ederek Luz adında bir kent kurdu; kent bugün de bu adla anılıyor.A človek odišiel do zeme Hetejov, kde vystavil mesto a nazval jeho meno Lúz. To je jeho meno až do tohoto dňa.
Adam Hitit topraklarına göç ederek Luz adında bir kent kurdu; kent bugün de bu adla anılıyor.그 사람이 헷 사람의 땅에 가서 성읍을 건축하고 그 이름을 루스라 하였더니 오늘날까지 그곳의 이름이더라
Adam Hitit topraklarına göç ederek Luz adında bir kent kurdu; kent bugün de bu adla anılıyor.Mož pa gre v deželo Hetejcev in sezida mesto ter ga imenuje Luz; tako mu je ime do tega dne.
Adam Hitit topraklarına göç ederek Luz adında bir kent kurdu; kent bugün de bu adla anılıyor.Og mannen drog til hetittenes land, og han bygget en by og kalte den Luz; det navn har den hatt til denne dag.
Adam Hitit topraklarına göç ederek Luz adında bir kent kurdu; kent bugün de bu adla anılıyor.И човекът отиде в Хетейската земя, гдето и съгради град и нарече го Луз, както е името му и до днес.
Adam Hitit topraklarına göç ederek Luz adında bir kent kurdu; kent bugün de bu adla anılıyor.Человек сей пошел в землю Хеттеев, и построил город и нарек имя ему Луз. Это имя его до сего дня.
Adam Hitit topraklarına göç ederek Luz adında bir kent kurdu; kent bugün de bu adla anılıyor.וילך האיש ארץ החתים ויבן עיר ויקרא שמה לוז הוא שמה עד היום הזה׃
Adam Hitit topraklarına göç ederek Luz adında bir kent kurdu; kent bugün de bu adla anılıyor.فانطلق الرجل الى ارض الحثيين وبنى مدينة ودعا اسمها لوز وهو اسمها الى هذا اليوم
Adam Hitit topraklarına göç ederek Luz adında bir kent kurdu; kent bugün de bu adla anılıyor.那 人 往 赫 人 之 地 去 、 築 了 一 座 城 、 起 名 叫 路 斯 、 那 城 到 如 今 還 叫 這 名
Adam Hitit topraklarına göç ederek Luz adında bir kent kurdu; kent bugün de bu adla anılıyor.那人 往赫 人 之 地 去 、 築 了 一 座 城 、 起名 叫 路斯 、 那 城 到 如今 還 叫 這名
Allah (cva) Şam topraklarını onun hükmetmesi için boşalttı.Allah (jwa) despejó el territorio de Sham para que él gobierne.
Allah (cva) Şam topraklarını onun hükmetmesi için boşalttı.Allah (jwa) ha svuotato la Terra di Siria perchè lui governi.
Allah (cva) Şam topraklarını onun hükmetmesi için boşalttı.Allah (jwa) leerte das Land Sham für ihn, damit er herrscht.
Allah (cva) Şam topraklarını onun hükmetmesi için boşalttı.Allah (jwa) mengosongkan Bumi Sham buat Beliau perintahi.
Allah (cva) Şam topraklarını onun hükmetmesi için boşalttı.Йа Рабби даруй нам безопастность в это время. Аллах (ЖВА) опустошил землю Шама для того, чтобы он правил.
Amerika'nın toprakları genişledi ve senelik üretim 4 milyon balyaya fırladı.la producción anual se disparó hasta las 4 millones de pacas.
Amerika'nın toprakları genişledi ve senelik üretim 4 milyon balyaya fırladı. Pamuk artık kraldı.연간 생산은 4백만 베일까지 폭발적으로 늘었어요. 목화가 왕이었습니다.
Amerika'nın toprakları genişledi ve senelik üretim 4 milyon balyaya fırladı. Pamuk artık kraldı.la production annuelle explosa et passa à 4 millions de balles de coton.
Amerika'nın toprakları genişledi ve senelik üretim 4 milyon balyaya fırladı. Pamuk artık kraldı.la produzione annuale esplose, raggiungendo i 4 milioni di balle.
Amerika'nın toprakları genişledi ve senelik üretim 4 milyon balyaya fırladı. Pamuk artık kraldı.היצור השנתי התפוצץ לארבע מיליון חבילות. הכותנה היתה המלך.
Amerika'nın toprakları genişledi ve senelik üretim 4 milyon balyaya fırladı. Pamuk artık kraldı.وقد حصل تضاعف للإنتاج إلى أن وصل أربعة ملاين حزمة. كان القطن ملك المحاصيل.
Araziyi alıp topografisini inşa etmemiz gerekiyordu. Toprakları ve suları üzerine serdik, bölgeyi aydınlattık.Así que levantamos la topografía y sobre esto colocamos el suelo y el agua e iluminamos el paisaje.
Araziyi alıp topografisini inşa etmemiz gerekiyordu. Toprakları ve suları üzerine serdik, bölgeyi aydınlattık.Wzięliśmy krajobraz, odtworzyliśmy topografię, nałożyliśmy warstwę gleby, zbiorniki wodne i oświetlenie.
Arbenz geldi ve dedi ki:"biliyorsunuz ,biz topraklarımızı insanlarımıza vermek istiyoruz."Árbenz je igral na to karto in dejal, da želi vrniti zemljo ljudem.
Arbenz geldi ve dedi ki:"biliyorsunuz ,biz topraklarımızı insanlarımıza vermek istiyoruz."Arbenz şi-a dat seama ce asta şi a zis: "Vrem să dăm pământul înapoi oamenilor".
Arbenz geldi ve dedi ki:"biliyorsunuz ,biz topraklarımızı insanlarımıza vermek istiyoruz."Et Árbenz a utilisé cette annonce qui disait : "Nous voulons redonner la terre au peuple".
Arbenz geldi ve dedi ki:"biliyorsunuz ,biz topraklarımızı insanlarımıza vermek istiyoruz."Ja Arbenz käytti tämän kortin joka sanoi: "te tiedätte, me haluamme antaa tämän maan takaisin ihmisille".
Arbenz geldi ve dedi ki:"biliyorsunuz ,biz topraklarımızı insanlarımıza vermek istiyoruz."거대 다국적 기업과 아르벤스가 농지분배를 놓고 싸우게 되었습니다
Arbenz geldi ve dedi ki:"biliyorsunuz ,biz topraklarımızı insanlarımıza vermek istiyoruz."Och Árbenz gick till val på att: "vi vill ge folket tillbaka sitt land".
Arbenz geldi ve dedi ki:"biliyorsunuz ,biz topraklarımızı insanlarımıza vermek istiyoruz."Osiągnął miażdżące zwycięstwo w wyborach. Dostał więcej głosów niż ktokolwiek, kiedykolwiek w Ekwadorze.