Ana içeriğe geç
Sözlük

toprağa ile cümle

toprağa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ancak kan yemeyeceksiniz. Kanı su gibi toprağa akıtacaksınız.Vain verta älkää syökö, vuodattakaa se maahan niinkuin vesi.
Ancak kan yemeyeceksiniz. Kanı su gibi toprağa akıtacaksınız.››Πλην το αιμα αυτου δεν θελεις φαγει επι την γην θελεις χυσει αυτο ως υδωρ.
Ancak kan yemeyeceksiniz. Kanı su gibi toprağa akıtacaksınız.Πλην το αιμα δεν θελετε τρωγει επι την γην θελετε χυνει αυτο ως υδωρ.
Ancak kan yemeyeceksiniz. Kanı su gibi toprağa akıtacaksınız.Само кръвта да не ядете; да я изливате на земята като вода.
Ancak kan yemeyeceksiniz. Kanı su gibi toprağa akıtacaksınız.››Само кръвта му да не ядеш; да я изливаш на земята като вода.
Ancak kan yemeyeceksiniz. Kanı su gibi toprağa akıtacaksınız.››только крови его не ешь: на землю выливай ее, как воду.
Ancak kan yemeyeceksiniz. Kanı su gibi toprağa akıtacaksınız.только крови не ешьте: на землю выливайте ее, как воду.
Ancak kan yemeyeceksiniz. Kanı su gibi toprağa akıtacaksınız.››רק את דמו לא תאכל על הארץ תשפכנו כמים׃
Ancak kan yemeyeceksiniz. Kanı su gibi toprağa akıtacaksınız.רק הדם לא תאכלו על הארץ תשפכנו כמים׃
Ancak kan yemeyeceksiniz. Kanı su gibi toprağa akıtacaksınız.واما الدم فلا تاكله. على الارض تسفكه كالماء.
Ancak kan yemeyeceksiniz. Kanı su gibi toprağa akıtacaksınız.››واما دمه فلا تأكله. على الارض تسفكه كالماء
Ancak kan yemeyeceksiniz. Kanı su gibi toprağa akıtacaksınız.››只 是 不 可 喫 他 的 血 、 要 倒 在 地 上 、 如 同 倒 水 一 樣
Ancak kan yemeyeceksiniz. Kanı su gibi toprağa akıtacaksınız.››只是 不可喫 他 的 血 、 要倒 在地上 、 如同 倒水 一 樣
Ancak kan yemeyeceksiniz. Kanı su gibi toprağa akıtacaksınız.只 是 不 可 喫 血 、 要 倒 在 地 上 、 如 同 倒 水 一 樣
Ancak kan yemeyeceksiniz. Kanı su gibi toprağa akıtacaksınız.只是 不可喫血 、 要倒 在地上 、 如同 倒水 一 樣
Ardından da bu su bir dizi seramik çanaktan geçerek, yavaş yavaş toprağa geçiyor.דרך מסנן חול, שבו הם מתנקים, ואז למטה דרך סדרות של כדי קרמיקה, ששם הם מחלחלים לאט לתוך הקרקע.
Basitçe anlatmak gerekirse, dağların zirvesinden çıkan bir güç bu, toprağa girer ve onu zenginleştirir.Det är en kraft som strålar från bergstopparna- -och tränger ner i marken och berikar den.
Basitçe anlatmak gerekirse, dağların zirvesinden çıkan bir güç bu, toprağa girer ve onu zenginleştirir.Det er en kraft, der stråler fra bjergtoppene - - og trænger ned i jorden og beriger den.
Basitçe anlatmak gerekirse, dağların zirvesinden çıkan bir güç bu, toprağa girer ve onu zenginleştirir.De uma forma mais simples, é um poder que nasce do topo das montanhas, depois entra no solo e enriquece-o.
Basitçe anlatmak gerekirse, dağların zirvesinden çıkan bir güç bu, toprağa girer ve onu zenginleştirir.En otras palabras, es un poder que emana de las cimas de las montañas, luego penetra la tierra y la enriquece.
Basitçe anlatmak gerekirse, dağların zirvesinden çıkan bir güç bu, toprağa girer ve onu zenginleştirir.Mówiąc po prostu, jest to moc płynąca z wierzchołków gór, która wnika w głąb ziemi i wzbogaca ją.
Basitçe anlatmak gerekirse, dağların zirvesinden çıkan bir güç bu, toprağa girer ve onu zenginleştirir.Per semplificare, è un potere che scaturisce dalle cime dei monti, che entra nel terreno e lo arricchisce.
Basitçe anlatmak gerekirse, dağların zirvesinden çıkan bir güç bu, toprağa girer ve onu zenginleştirir.Se on voima, jota pulppuaa vuorenhuipuista- -ja joka ravitsee maata.
Basitçe anlatmak gerekirse, dağların zirvesinden çıkan bir güç bu, toprağa girer ve onu zenginleştirir.Για να το πω απλά, είναι η δύναμη που βγαίνει από τα βουνά, εισχωρεί στο έδαφος και το εμπλουτίζει.
Basitçe anlatmak gerekirse, dağların zirvesinden çıkan bir güç bu, toprağa girer ve onu zenginleştirir.Попросту говоря, это сила, которая изливается из горных вершин, а потом проникает в почву и обогащает её.
Bir de bir grup insanımız var. Bu insanların hiç toprağı yok ama toprağa fevkalade ihtiyaçları var.Ai un grup de oameni, alții, care nu au pământ, dar ar avea nevoie.
Bir de bir grup insanımız var. Bu insanların hiç toprağı yok ama toprağa fevkalade ihtiyaçları var.Ci saranno un sacco di persone che non possiedono terra, ma che hanno veramente bisogno.
Bir de bir grup insanımız var. Bu insanların hiç toprağı yok ama toprağa fevkalade ihtiyaçları var.Jadi kamu memiliki banyak lahan yang tdk dimiliki orang lain, tapi mereka sebenarnya membutuhkannya.
Bir de bir grup insanımız var. Bu insanların hiç toprağı yok ama toprağa fevkalade ihtiyaçları var.Тук имаме група други хора които си нямат земя, но пък имат нужда от нея.
Bir de bir grup insanımız var. Bu insanların hiç toprağı yok ama toprağa fevkalade ihtiyaçları var.У інших людей немає землі, але вона їм потрібна.
Birisi bir miktar toprağa sahip oluyor ve diğer insanlardan biraz daha fazla toprağı var. .Deci cineva are în proprietate o bucată de pământ. El deține mai mult decât toți ceilalți.
Birisi bir miktar toprağa sahip oluyor ve diğer insanlardan biraz daha fazla toprağı var. .Então alguém possui um terreno e ele tem possui mais terreno do que qualquer outra pessoa
Birisi bir miktar toprağa sahip oluyor ve diğer insanlardan biraz daha fazla toprağı var. .Entonces alguien comienza a poseer un poco de tierra y el posee más que todos los demás
Birisi bir miktar toprağa sahip oluyor ve diğer insanlardan biraz daha fazla toprağı var. .그래서 그 사람은 땅을 조금 갖기 시작합니다. 그리고 그 사람이 다른 사람보다 더 많은 토지를 갖고 있다고 치죠.
Birisi bir miktar toprağa sahip oluyor ve diğer insanlardan biraz daha fazla toprağı var. .Laten we zeggen dat het om grond gaat. Iemand bezit dus een lapje grond.
Birisi bir miktar toprağa sahip oluyor ve diğer insanlardan biraz daha fazla toprağı var. .Quindi, qualcuno inizia a possedere un po' di terra, e ne possiede più di tutti gli altri.
Birisi bir miktar toprağa sahip oluyor ve diğer insanlardan biraz daha fazla toprağı var. .Takže niekto začne vlastnit podu. A vlastní viac ako ostatní.
Birisi bir miktar toprağa sahip oluyor ve diğer insanlardan biraz daha fazla toprağı var. .Отже, у когось є невелика ділянка землі, але ця ділянка більша ніж у інших людей.
Birisi bir miktar toprağa sahip oluyor ve diğer insanlardan biraz daha fazla toprağı var. .Та, този човек става собственик на малко земя И има повече земя от всички останали
Birisi bir miktar toprağa sahip oluyor ve diğer insanlardan biraz daha fazla toprağı var. .شخص ما يمتلك قطعة أرض و هو يمتلك أكثر من أي شخص آخر
Biyolojik atıklar kompostun içinde toprağa dönüşmektedir.Bioavfall komposteras till mylla.
Biyolojik atıklar kompostun içinde toprağa dönüşmektedir.Biojätteestä tulee kompostissa multaa.
Biyolojik atıklar kompostun içinde toprağa dönüşmektedir.Les bio déchets se transforment en compost.
Biyolojik atıklar kompostun içinde toprağa dönüşmektedir.Los residuos orgánicos son transformados en compost.
Biyolojik atıklar kompostun içinde toprağa dönüşmektedir.Органические отходы используются в компосте для перегноя.
Biyolojik atıklar kompostun içinde toprağa dönüşmektedir.تتحول النفايات الحيوية إلى تربة في حاويات التعفين.
Biyolojik atıklar kompostun içinde toprağa dönüşmektedir.生物垃圾经过发酵处理后可变成土壤。一些地方会先对生物垃圾处理,得到生物气体,用于供电供热。
Biz onları toprağa gömeriz.Az egészet a földbe temetjük.
Biz onları toprağa gömeriz.Chúng ta chôn chúng dưới đất
Biz onları toprağa gömeriz.우린 그것들을 땅에 묻고
Biz onları toprağa gömeriz.Las enterramos en la tierra.
Biz onları toprağa gömeriz.Le îngropăm în pământ.
Biz onları toprağa gömeriz.Le sotterriamo.
Biz onları toprağa gömeriz.On les enterre.
Biz onları toprağa gömeriz.Wir vergraben sie in der Erde.
Biz onları toprağa gömeriz.Zakopáváme je do země.
Biz onları toprağa gömeriz.Τις θάβουμε στο έδαφος.
Biz onları toprağa gömeriz.Вони закладаються під землю.
Biz onları toprağa gömeriz.Заравяме ги в земята.
Biz onları toprağa gömeriz.Мы зарываем их под землю.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod