toprağın ile cümle
toprağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu taşını toprağını...땅의 돌을 소지한다.
Ülke toprağını sattır Diyenin de tam tersine!주로 국내의 책(書物) 등을 팔아 준다.
Toprağın çökmesidir.땅의 현무.
Dünyanın ve toprağın ruhu ve koruyucu tanrıçasıdır.종류는 하늘의 주인과 땅의 주인이 있다.
Burada dost bir vatanın toprağındasınız.כעת אתם שוכבים על אדמתה של ארץ ידידותית.
Ülke toprağını sattır Diyenin de tam tersine!האחרים מתכננים למכור את האדמה עם מותו.
Toprağın altında, üstünde, suda yâni her yerde yaşarlar.מתחת לאדמה, מעל לאדמה ובכל דרך.
Nasıl okuyabiliriz RAB'bin ezgisini El toprağında?איך אוכל לישון בעוד האויב עליה?
İbranice'de Yer/Dünya/Toprak adamadır, dolayısıyla insan toprağın türevidir.כל בני האדם שווים וזקופי קומה/ אני רוצה את הארץ המובטחת.
Bu hiç kimsenin toprağındaki faaliyetleri azdır.תנאים אלו נדירים בשטח היבשתי של כדור הארץ.
Toprağın %70'i hâlâ keşfedilmemiş ormanlardan oluşur.70% מכלל ההכשות הם ממינים לא ארסיים.
Rusya bu toprağın mutlak kontrolünü iki yıl sonra kazandı.כשנתיים לאחר מכן התחזק כוחה של המדינה הפדרלית.
Kırlardan topladığı gelincikleri toprağının üstüne bırakır.הם יאכלו מה שכבר נמצא על פני הקרקע.
İspanyol toprağının bütünlüğü için savaşıyoruz.Той участва във Войната за Испанското наследство.
Bu yüzden toprağın sahipleri olarak kendilerine sahibü'l arz da denilmiştir.Имотите им са разграбени, а земите – конфискувани.
Toprağın bereketi kaçmış, hayvanlar ölmüştür.Животът на земята започнал да замира - растенията изсъхвали, животните умирали.
Bu dönemlerde toprağın tamamen kuruması beklenmeden sulanmalıdır.През останалото време е добре почвата да пресъхва преди полване.
Bu rakam dünya toprağının 8.7%'dir.Това представлява 7,8 % от износа на страната.
Mahallenin adı muhtemelen toprağından gelmektedir.Името си носи вероятно от руда.
Kültür toprağının kalınlığı bir metredir.Културният пласт на крепостта е дебел 1 m.
Narodnikler otokrasinin yıkılmasını ve toprağın köylüye verilmesi gerektiğini savundular.В него се заявява необходимостта да се освободят селяните и да им се предаде земя като имот.
Aradan uzun yıllar geçince de ev bütünüyle toprağın altında kalır.След като се върне на Земята, на Земята ще са минали много години.
Surtsey de ölçümlere göre her yıl 10.000 metrekare toprağını yitirmektedir.Според някои изследователи, Гоби поглъща над 2000 km2 земя годишно.
Toprağın su tutma kabiliyetini ve havalanmasını arttırır.Те неблагоприятно влияят върху способността на земята да улавя и задържа вода.
O hızla toprağın altına saplanmışlardır.Подът е просто подкопан в земята.
Suyun azlığı ve toprağın kalitesinin düşük olması onu geri kalmış bölge yapmıştı.Nedostatak vode i loša kvaliteta tla činili su ovu regiju zaostalom.
İspanyol toprağının bütünlüğü için savaşıyoruz.Sudjelovao je u ratu za španjolsko naslijeđe.
Toprağın büyük bir kısmı Avustralya'ya dahil edilmiştir.Naselio je veći dio Australije.
Larva genellikle toprağın üst seviyelerinde bulunur.Kumulusi se često nalaze na vrhovima termika.
En sonunda ondan, komşusunun toprağına göz diken bir hırsızı öldürmesi istenir.Ali na izlasku iz zgrade ga ugledaju susjedi koji ga optuže da je provalnik.
Toprağın üzerindeki kısmın yaşamı ancak bir mevsim sürer.Zbog toga se sa Zemlje može vidjeti samo jedna strana Mjeseca.
Ulusların Zenginliği, aynı zamanda, fizyokratik anlayışın toprağın önemini vurgulayışına karşı çıkıyordu.Bohatstvo národov odmieta aj fyziokratickú školu, ktorá zdôrazňovala význam pôdy.
Toprağın Çocukları.Svet dievčat.
Bundaki amaç üretimi arttırmak, toprağın boş kalmasını önlemekti.Tak sa mal odstrániť negatívny vplyv výroby na bývanie, či zabezpečiť nerušený oddych po práci.
Toprağın büyük bir kısmı Avustralya'ya dahil edilmiştir.Velika večina površine spada pod Avstralijo.
Eyalet toprağın %90'ı Amazon yağmur ormanına ait yağmur ormanlarından oluşur.Madagaskar je izgubil 90% svojega vzhodnega deževnega gozda.
Larva genellikle toprağın üst seviyelerinde bulunur.Zgornji del korenin je pogosto nad zemljo.
Böyle hallerde toprağın gübre ile takviye edilmesi gerekir.Na ta način zagotovijo, da žad ustreza zahtevam.
Böcekler bitkilerdeki toprağın yoksul mineral besin takviyesi için kullanılır.Voda v rastlinskih celicah je šibka raztopina mineralnih snovi.
İspanyol toprağının bütünlüğü için savaşıyoruz.Španskega je povzročila vojno za špansko nasledstvo.
Yazın toprağın üst kısmının buzları çözülür ve zemin bataklık haline dönüşür.V kratkem poletju se zgornja plast snega raztopi in voda ne more nikamor odtekati.
Toprağın üstünde de savaşlar devam etti.Mūšis tęsiasi ant grindų.
Tabii ki susuz toprağın verimi de düşük olmaktadır.Negritų potipis labai žemaūgis.
İspanyol toprağının bütünlüğü için savaşıyoruz.See põhjustas Hispaania pärilussõja.
O zamanki Fransa Kralından başka doğrudan doğruya pek çok Fransa toprağını yönetiyordu.Mõne Prantsuse kuninga ministrid juhtisid sellest hoolimata valitsust de facto.
Bu insanların beslenmesi için de daha çok toprağın işlenmesi gerekliydi.Ühiskonnas pidi aga olema vajadus selliste kaupade ostmiseks.
Ahır gübresi, toprağın işlenmesini kolaylaştırır.Väetiste kasutamine soodustab mulla säilimist.
Ayrıca toprağın nemli olması yer kullanımını zorlaştırıyordu.Tänu sellele oli masina kasutamine ebatasasel maastikul raskendatud.
Böylece toprağın ısı şartları da değişmiş olmaktadır.Nende peatuste vahel on olnud ka peatus Kliima.
Ama eğer toprağın bileşimini değiştirmezsek, bunu asla yapamayız.Aber wenn wir die Zusammensetzung des Erdbodens nicht ändern, werden wir das nie tun.
Ama eğer toprağın bileşimini değiştirmezsek, bunu asla yapamayız.Ale jeśli nie zmienimy składu gleby, nigdy do tego nie dojdzie.
Ama eğer toprağın bileşimini değiştirmezsek, bunu asla yapamayız.Ale když nezměníme složení půdy, nikdy se nám to nepodaří.
Ama eğer toprağın bileşimini değiştirmezsek, bunu asla yapamayız.Dar dacă nu schimbăm compoziția solului, nu vom putea face niciodată asta.
Ama eğer toprağın bileşimini değiştirmezsek, bunu asla yapamayız.De ha nem változtatjuk meg a talaj összetételét, soha sem fogjuk ezt elérni.
Ama eğer toprağın bileşimini değiştirmezsek, bunu asla yapamayız.그러나 우리가 토양의 구성을 바꾸지 않는다면, 우리는 절대 이 일을 하지 못할 것입니다.
Ama eğer toprağın bileşimini değiştirmezsek, bunu asla yapamayız.Mais si on ne change pas la composition de la terre, on ne pourra jamais accomplir cela.
Ama eğer toprağın bileşimini değiştirmezsek, bunu asla yapamayız.Mas se não mudarmos a composição do solo, nunca o conseguiremos.
Ama eğer toprağın bileşimini değiştirmezsek, bunu asla yapamayız.Όμως αν δεν αλλάξουμε τη σύνθεση του εδάφους, δεν θα τα καταφέρουμε ποτέ.
Ama eğer toprağın bileşimini değiştirmezsek, bunu asla yapamayız.Но если мы не изменим состав почвы, ничего не получится.
Ama eğer toprağın bileşimini değiştirmezsek, bunu asla yapamayız.Обаче ако не променим състава на почвата, никога няма да го постигнем.