toprağın ile cümle

toprağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu insanların beslenmesi için de daha çok toprağın işlenmesi gerekliydi.Für die Ernährung der zahlreicheren Bevölkerung wurden zusätzliche landwirtschaftliche Anbauflächen benötigt.
Bu kuşaktaki iklimlerde aylar boyunca toprağın karla örtülü kalır.Nach den damaligen Angaben soll der Boden für Monate durch das Blut verfärbt worden sein.
Ülke toprağını sattır Diyenin de tam tersine!Im Gegensatz zu seiner Schwester wollte er das Land unbedingt verkaufen.
Her biri daha fazla toprağın, diğer etnik gruplara verilmesini talep etti.Den Rest nehmen Einwohner anderer ethnischer Volksgruppen ein.
Böyle hallerde toprağın gübre ile takviye edilmesi gerekir.So sollte eine Wiederbesiedlung dieser Flächen mit Heidekraut gefördert werden.
Topraklarına korsanlar saldırmış ve birçok toprağını da kaybetmişti.Landbesetzer) verloren sie noch mehr Land.
Nasıl okuyabiliriz RAB'bin ezgisini El toprağında?Woher kannst du wissen, was die Nacht der Herrlichkeit ist?
O hızla toprağın altına saplanmışlardır.Sie verpuppen sich am Ufer unter der Erde.
Nasıl okuyabiliriz RAB'bin ezgisini El toprağında?Comment les traitez-vous à la table du Seigneur?
Tekvin 3:19'da, toprağın insan için lanetlendiğini, yemek bulmak için toprağın işlenmesi gerektiğini anlatır.En « Gen 3:17 », le sol est maudit et l'homme peinera pour en tirer de la nourriture.
Toprağın Çocukları.Les enfants des terreaux.
Ayrıca toprağın derinliğine gönderilmesine gerek yoktur.De plus elle ne nécessite pas de terre.
Toprağın çökmesidir.Profondeurs de la Terre.
Genel olarak toprağın mil oranı %2.5'un altında ise dayanıklı, üstünde ise dayanıksız olarak ifade edilir.Bien que le poids de l'optique soit de 2,5 tonnes, on peut le faire tourner à la main sans effort.
Ayrıca organik madde ilavesi de toprağın fiziksel ve kimyasal özelliklerini iyileştirir.Il dépend aussi des caractéristiques physiques et chimiques du sol.
Ülke toprağını sattır Diyenin de tam tersine!Un autre moyen de translation des terres est la vente.
Toprağın bünyesi de erozyonun başlıca nedeni olabilmektedir.La régression d'un sol est essentiellement due à l'érosion.
Toprağın mülkiyeti devlete ait olmakla beraber, 99 yıllığına sembolik bir rakamla köylüye kiraya verilir.Les propriétaires achètent l'emplacement sur l'eau pour une durée de 99 ans.
Toprağın %70'i hâlâ keşfedilmemiş ormanlardan oluşur.Environ 40 % des stocks sont constitués de ressources non découvertes.
Bu insanların beslenmesi için de daha çok toprağın işlenmesi gerekliydi.Il était urgent de réunir les subsistances nécessaires pour nourrir ce surcroît de population.
Toprağın herkese meyvelerin zenginliğini sunuyor.Su suelo da a todos la riqueza de sus frutos.
Bu yüzden toprağın sahipleri olarak kendilerine sahibü'l arz da denilmiştir.Así fue en verdad como se hizo la creación de la tierra: - ¡Tierra!, dijeron, y al instante fue hecha.
Bir kısmımız nasıl yanmış, nasıl lanetlenmiş olmalı ki, Böyle bir tohum toprağında solmuş...Cómo quemado, ¿cómo debe esta arruinada nuestra parte, Si semilla como esta se secará en su suelo. ...
Nasıl okuyabiliriz RAB'bin ezgisini El toprağında?¿Cómo haremos para ser invocados para ser recordados sobre la tierra?
Toprağın Çocukları.Hijos del país.
Ülke toprağını sattır Diyenin de tam tersine!Es el que provee de alimentos al mundo, por ser la tierra misma.
Ama ister leopar, aslan, çakal veya kuzu olalım kendimizi bu toprağın özü saymaya devam edeceğiz".Pero los leopardos, chacales y ovejas seguiremos considerándonos como la sal de la tierra."
Toprağın her türü bir eşik değerine sahiptir.Toda la región tiene unas características físicas semejantes.
Bu da toprağın kalitesinden ileri gelir.Eso trae la belleza de nuestra tierra.
Benden Selam söyle Anadolu'ya ..Toprağını kanla suladık diye bize garezlenmesin ...Y adornan con su don aire A mi tierra Santander.
Ölüler diyârı (toprağın altı) ile yaşayanlar diyârı (toprağın üstü) arasında dolaşırlar.Rendían culto a los muertos, a quienes colocaban en bóvedas de piedra cubiertas de lajas.
Bitki köklerinin, toprağın derinliklerine gitmesi sağlanır.Confía sus granos a la tierra.
Asıl Kazova (Kazabad) kasabası Tokat şehri toprağında yüzelli akçalık bir kazadır.Es la última estación de la Ciudad de Matsuyama en dirección a las ciudades de Iyo y Yawatahama.
Bu profillerden A: Toprağın işlendiği kısım, yani tarım yapıldığı yerdir.El conjunto minero se compone de: La zona de producción a) La mina.
Durumu daha da kötüye gitmeye ve toprağını kaybetmeye başlar.Aún más sorprendente, Will comienza a perder su estado depresivo.
Gaia: (Toprak Ana) Toprağın ve yeryüzünün tanrıçası.Gaya (tierra): Gaya es la diosa de la tierra.
Bu amaçla belli bir alandaki toprağın yeri alt-üst yapılarak ve birbirine karıştırılarak değiştirilir.De esta manera, se aprende a ponerse en el lugar de otro y a intercambiar roles.
Sevi, Sultandan Mesih olarak tanınma talep etti, ayrıca İsrail toprağının kendisine vermesini de istedi.El Faraón le pidió a Moisés eliminar esta plaga y prometió permitir la libertad de los Israelitas.
Bundaki amaç üretimi arttırmak, toprağın boş kalmasını önlemekti.La idea era fomentar el cultivo e impedir que quedaran tierras de labor abandonadas.
Toprağın yapısı düzelir.Mejora de la estructura del suelo.
Sonra uzandı boylu boyunca tozun toprağın içine, elleriyle çıkarıp kopardı, kirletti saçlarını.Después, fue hacia un terreno pantanoso, hundió las manos y las sacó llenas de barro, raíces y hojas.
Bu tazminatın miktarı da sembolik miktarlardan toprağın gerçek değerine kadar değişebilir.El peso se obtiene como el inverso de la suma de esas varianzas.
Bu borçlanma birçoğunun toprağını kaybetmesine neden oldu.La toma de este pueblo había costado la pérdida de numerosos hombres.
Bu yüzden ya çok yakın zamanda düşmüş veya uzun süredir toprağın altında bulunuyor olması gerekli.Tienes que recordar que fue hace mucho tiempo y básicamente venía de una zona pobre.
Toprağın bereketi kaçmış, hayvanlar ölmüştür.El terreno se cubrió de hollín y los animales fueron desplazados.
Kıyıya vardıklarında, Dodge bir toprak testi yapar ve toprağın yaşam için yeterli olmadığını açıklar.Una volta approdati a terra, Dodge testa il terreno e dal risultato deduce che non può supportare la vita.
Toprağın Çocukları.I figli del Sud.
Diğer bir deyişle ana materyal, oluşacak olan toprağın özelliklerini oldukça önemli bir şekilde etkiler."Grande importanza avrebbe, prima di tutto, stabilire quale capacità ha la terra.
Süzek bahçe toprağını tercih eder.Preferisce gli alberi che la terra.
Bu tazminatın miktarı da sembolik miktarlardan toprağın gerçek değerine kadar değişebilir.Questo numero può variare a seconda della semantica del verbo.
Toprağın Çocukları.Дочь земли
Ölüler diyârı (toprağın altı) ile yaşayanlar diyârı (toprağın üstü) arasında dolaşırlar.Мертвых хоронили вместе с дарами, среди которых были глиняные женские фигурки.
Bu da toprağın kalitesinden ileri gelir.Это относится к качеству земли в этой местности.
Toprağın su tutma kabiliyetini ve havalanmasını arttırır.Имеют способности к управлению водой и полёту.
Toprağın koruyucu ruhudur.Сад Души моей.
Toprağın mülkiyeti devlete ait olmakla beraber, 99 yıllığına sembolik bir rakamla köylüye kiraya verilir.Земля, оставаясь в собственности государства, была передана в аренду крестьянам на 99 лет.
İspanyol toprağının bütünlüğü için savaşıyoruz.Участвовал в войне за испанское наследство.
Toprağın altına gömülmüş bir sürü insan cesedi bulmuştur.На одном из этажей они находят множество трупов.
Toprağın büyük bir kısmı Avustralya'ya dahil edilmiştir.Большая их часть была экспортирована в Европу.
Toprağın verimli olmasını sağlar.Почва должна быть плодородной.

İlgili Sayfalar