toprağın ile cümle

toprağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.耕 種 自 己 田 地 的 、 必 得 飽 食 . 追 隨 虛 浮 的 、 足 受 窮 乏
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.耕種 自己 田地 的 、 必得 飽食 . 追隨虛浮 的 、 足 受 窮乏
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.Các hộ dân đã bán đất của họ bây giờ có được một mảnh đất.
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.Cada familia que ha vendido su tierra obtiene ahora un terreno a cambio.
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.Cada uma das famílias que vendeu as suas terras agora tem o seu pedaço de terra de volta.
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.Chacune des familles qui ont vendu leur terre en reçoivent une partie en retour.
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.Elk van de families die hun land hebben verkocht krijgt nu een deel terug.
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.Ha egy család eladta a földjét, most egy darabot visszakap belőle.
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.Jede der Familen die ihr Land verkauft haben, bekommt nun ein Stück zurück.
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.Każda rodzina, która musiała sprzedać ziemię, znowu ją posiada.
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.Každá z rodin, která prodala svou půdu, dostala nazpět pozemek.
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.저희에게 땅을 팔았던 가정들은 현재 토지 일부를 돌려받은 상태로
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.Setiap keluarga yang sudah menjual tanahnya sekarang mendapatkan kembali sebagian tanahnya.
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.Все семьи, продавшие нам свою землю, теперь получают обратно участок земли.
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.Всяко семейство, което преди това е продало земята си, сега получи обратно парче от нея.
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.ממגדלים, לוויינים, מטוסים קלים.
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.فكل عائلة من التي قد باعت أرضها تسترجع الآن قطعة من الأرض.
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.熱帯樹木のフェンスも作りました。
Toprağını satın alacak yakın bir akrabası yoksa, sonradan durumu düzelir, yeterli para bulursa,Ako bi pa komu ne bilo odkupitelja, pa si sam opomore in pridobi, kolikor je treba v odkup:
Toprağını satın alacak yakın bir akrabası yoksa, sonradan durumu düzelir, yeterli para bulursa,Als er niemand is die het voor hem kan aflossen en hij zelf genoeg geld bijeen brengt,
Toprağını satın alacak yakın bir akrabası yoksa, sonradan durumu düzelir, yeterli para bulursa,E se alguém não tiver remidor, mas ele mesmo tiver enriquecido e achado o que basta para o seu resgate,
Toprağını satın alacak yakın bir akrabası yoksa, sonradan durumu düzelir, yeterli para bulursa,Ha pedig nincs valakinek kiváltó rokona, de maga tesz szert annyira, hogy elege van annak megváltásához:
Toprağını satın alacak yakın bir akrabası yoksa, sonradan durumu düzelir, yeterli para bulursa,Hvis en ingen Løser har, men selv bliver i Stand til at skaffe den fornødne Løsesum,
Toprağını satın alacak yakın bir akrabası yoksa, sonradan durumu düzelir, yeterli para bulursa,만일 그것을 무를 사람이 없고 자기가 부요하게 되어 무를 힘이 있거든
Toprağını satın alacak yakın bir akrabası yoksa, sonradan durumu düzelir, yeterli para bulursa,Mutta jos jollakin ei ole sukulunastajaa, mutta hän itse voi hankkia niin paljon, kuin lunastukseen tarvitaan,
Toprağını satın alacak yakın bir akrabası yoksa, sonradan durumu düzelir, yeterli para bulursa,Nếu người nào không có ai được quyền chuộc lại , nhưng tự lo cho có chi chuộc lại được ,
Toprağını satın alacak yakın bir akrabası yoksa, sonradan durumu düzelir, yeterli para bulursa,Nếu người nào không có ai được quyền chuộc lại, nhưng tự lo cho có chi chuộc lại được,
Toprağını satın alacak yakın bir akrabası yoksa, sonradan durumu düzelir, yeterli para bulursa,Pakli kdo nemaje výplatce, mohl by tomu sám dosti učiniti, tak že shledal by, což potřebí k vyplacení:
Toprağını satın alacak yakın bir akrabası yoksa, sonradan durumu düzelir, yeterli para bulursa,Se uno non ha chi possa fare il riscatto, ma giunge a procurarsi da sé la somma necessaria al riscatto
Toprağını satın alacak yakın bir akrabası yoksa, sonradan durumu düzelir, yeterli para bulursa,Si ese hombre no tiene quien se lo rescate, pero consigue lo suficiente para rescatarlo él mismo
Toprağını satın alacak yakın bir akrabası yoksa, sonradan durumu düzelir, yeterli para bulursa,Si un homme n`a personne qui ait le droit de rachat, et qu`il se procure lui-même de quoi faire son rachat,
Toprağını satın alacak yakın bir akrabası yoksa, sonradan durumu düzelir, yeterli para bulursa,Wenn aber jemand keinen Löser hat und kann mit seiner Hand so viel zuwege bringen, daß er's löse,
Toprağını satın alacak yakın bir akrabası yoksa, sonradan durumu düzelir, yeterli para bulursa,Εαν δε ο ανθρωπος δεν εχη συγγενη δια να εξαγοραση αυτα, και ευπορησε και ευρηκεν ικανα δια να εξαγοραση αυτα,
Toprağını satın alacak yakın bir akrabası yoksa, sonradan durumu düzelir, yeterli para bulursa,если же некому за него выкупить, но сам он будет иметь достаток и найдет, сколько нужно на выкуп,
Toprağını satın alacak yakın bir akrabası yoksa, sonradan durumu düzelir, yeterli para bulursa,Но ако човекът няма сродник да го откупи, и, като се улесни, сам намери с какво да го откупи,
Toprağını satın alacak yakın bir akrabası yoksa, sonradan durumu düzelir, yeterli para bulursa,ואיש כי לא יהיה לו גאל והשיגה ידו ומצא כדי גאלתו׃
Toprağını satın alacak yakın bir akrabası yoksa, sonradan durumu düzelir, yeterli para bulursa,ومن لم يكن له ولي فان نالت يده ووجد مقدار فكاكه
Toprağını satın alacak yakın bir akrabası yoksa, sonradan durumu düzelir, yeterli para bulursa,若 沒 有 能 給 他 贖 回 的 、 他 自 己 漸 漸 富 足 、 能 彀 贖 回
Toprağını satın alacak yakın bir akrabası yoksa, sonradan durumu düzelir, yeterli para bulursa,若 沒 有 能 給 他 贖回 的 、 他 自己 漸漸 富足 、 能 彀贖回
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız."Enam tahun lamanya kamu boleh menanami ladangmu dan mengambil apa yang dihasilkannya
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.Hat esztendeig vesd be a te földedet és takard be annak termését;
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.I sex år skall du beså din jord och inbärga dess gröda;
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.너는 육년 동안은 너의 땅에 파종하여 그 소산을 거두고
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.Kuutena vuotena kylvä maasi ja korjaa sen sato.
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.Pendant six années, tu ensemenceras la terre, et tu en recueilleras le produit.
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.Per sei anni seminerai la tua terra e ne raccoglierai il prodotto
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.Po šest let osívati budeš zemi svou, a shromažďovati úrodu její;
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.Przez sześć lat obsiewać będziesz ziemię twoję, a będziesz zgromadzał urodzaj jej;
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.Sechs Jahre sollst du dein Land besäen und seine Früchte einsammeln.
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız."Seis años sembrarás tu tierra y recogerás su producto
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.Seis anos semearás tua terra, e recolherás os seus frutos;
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.Seks År igennem skal du tilså dit Land og indsamle dets Afgrøde;
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.Seks år skal du så ditt land til og høste dets grøde;
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.Šest let posevaj zemljo svojo in spravljaj pridelke njene;
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.Šesť rokov budeš posievať svoju zem a budeš spratávať jej úrodu.
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.Timp de şase ani, să sameni pămîntul, şi să -i strîngi rodul.
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.Trải sáu năm ngươi hãy gieo trong đất , thâu lấy hoa_lợi ,
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.Trải sáu năm ngươi hãy gieo trong đất, thâu lấy hoa lợi,
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.Zes jaar achtereen kunt u uw land inzaaien en de oogst binnenhalen,
‹‹Toprağınızı altı yıl ekecek, ürününü toplayacaksınız.Και εξ ετη θελεις σπειρει την γην σου και θελεις συναγει τα γεννηματα αυτης

İlgili Sayfalar